işler yolunda gitmiyor

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 12 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    işler yolunda gitmiyor konusu Allah lafını gün boyu ağızımdan düşürmem, kuranımı okurum dua ederim, çok inançlıyım, çok üzgünüm işlerim uzun zamandır hiç yolunda gitmiyor, hasta oğlum var 22 yaşında psikolojik rahatsız, akresif o beni kahrediyor doktora gitmiyor, birde 10 yaşında bir oğlum var onunla bir sorun yok, 2 çocuk annesiyim. çok fazla maddi sıkıntı var işsizlik var, mutlaka olması gereken işimiz sıra bize gelince olmuyor, benim dualarıma rağmen çok üzgünüm bugün de oruçluyum, kurban bayramına 10 gün kala oruç tutmak sevapmış dediler zaman tutuyorum. bana ne yapmam gerektiği hangi duaları okumam gerektiği konusunda yardımcı olurmusunuz...
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Hastalığın Allah'ın İzniyle Sıhhate Dönüşmesi

    Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine:

    112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi"

    3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür.

    [SIZE=-1]"Yâ Selâm" Her kim bu ismi 161 kere hasta üzerine okusa o hasta sihhat bulur


    [/SIZE]
    Üzüntü ve Tasa Halinde



    Üzüntülü İken Duâ


    İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma- der ki: Resûl-lah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi:

    [​IMG]



    "El- Azîm, el-Halîm Allah'dan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm'in sahibi Allah'dan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş'ın sahibi Allah'dan başka ilâh yok!" (19)

    Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş'ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sensin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı izâleye ancak sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz.. Bilcümle mahlûkâtın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle demektir.

    Bir de Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz, belânın ağır basmasından, yani insana ölümü hayata tercîh ettirecek şekilde gelmesinden, dünyevî ve uhrevî şekâveti mucîb bulunan ve helâke sebeb olan ahvâlden, ve kötü âkıbet, sû-i hatimeye dûçar olmaktan, düşmanlarını sevindirecek bir belâya duçar olup onları kendisine üzüntü verecek şekilde konuşdurmaktan da Allah'a sığınırdı.

    Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: "Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa:

    [​IMG]

    "Allah! Rabbim Allah'dır! O'na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!" desin. (20)

    "Kul: "Ey yedi göklerin ve büyük Arş'ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar" derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir. " (21)

    Her sabah ve her akşam yedi defa:

    [​IMG]

    diyen kimsenin dünyâ ve âhirete âid ne üzüntüsü varsa Allah giderir, bunda ister sâdık ister kâzib olsun. " (22)

    "Üzüntüye mübtelâ olan kimsenin edeceği duâ şudur:

    [​IMG]

    "Rahmetini umuyorum ey Rabbim! Beni göz açıp yu-muncaya kadar da olsa kendime bırakma (nefsime bırakma). Benim her hâlimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur. " (23)

    "Kendisine bir üzüntü ,bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimse:

    [​IMG]

    derse bütün bunlardan kurtarılır." (24)

    Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaradılmışlar senin kudret elindedir






    [SIZE=-1].[/SIZE]
    Şifa Duâları


    Hazret-i Âişe -radıyallahu anha-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- kendilerine bir hasta getirildiğinde şöyle duâ ederlerdi;

    [​IMG]

    "Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! Şifâ ver, çünkü şifâ verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Öyle şifâ ver ki hiç bir hastalık bırakmasın." (8)

    Yine Âişe -radıyallahu anhâ-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, kendisine bir hasta için şifâ bulmasına duâ taleb edildiği zaman:


    [​IMG]

    Allah'ın adiyle duâya başlarım. Bizim yerimizin toprağı, birimizin tükrüğü ile hastamıza Allah'ın izniyle şifâ verir. " (9)



    İbn Abbas -radıyallahu anhümâ-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e bir hâtûn müracaat edip:

    -Ya Resûlellah, ben sar'a illetine dûçar oluyorum. Hem de sar'a hâlinde çılıyorum. Allah Teâlâya duâ ediniz ki, bu illeti benden izâle eylesin, dedi.

    Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz kadına hitaben:

    -Dilersen sabret, bu illet mukabilinde sana cennet verilsin. Dilersen sıhhat ve afiyetin için Allah Teâlâya duâ edeyim, buyurdu.

    Sonra o hâtûn:

    -Yâ Resûlallah, böylece sabrederim. Yalnız sar'a hâlinde açılmamam için Allah teâlâ Hazretlerine duâ ediniz, dedi.

    Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de, o halinde açılmaması için duâ buyurdular. (10)

    Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyururlardı:

    [​IMG]

    "Ağrıyan dişinin üzerine şehâdet parmağını koyup Yâsin-i şerîfin son tarafını nihayete kadar oku, biiznillah teâlâ şifâ bulur." (11)

    [​IMG]

    "Sağ elini vücudunda rahatsız olduğun mahalle koyup yedi defa mesh eyle ve her meshde: "Hissettiğim bu hastalığın şerrinden Allah'ın izzetine ve kudretine sığınırım!" de. Biiznillah Teâlâ şifâ bulursun." (12)

    Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz rahatsızlandıkları zaman onu Cibril tedavi eder ve: "Bismillah. Allah her hastalıkdan seni kurtarır, ve şifâ verir, hased etdiği zaman hasedcinin şerrinden muhafaza eder, her nazarı değenin nazarından seni korur." derdi.

    Peygamberimiz bir rahatsızlıkları olduğu zaman Muavvizeteyn sûrelerini okur, kendi üzerine üfler ve onu eliyle üzerinden silerdi. Ve şöyle buyururlardı:

    "Ey Rabbim! Beni kendi devan ile tedavi et, bana kendi şifân ile şifâ ver ve beni kendi fazlınla Senden başkalarından müstağni kıl ve beni ezalarından uzak tut." (13)

    "Henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eden bir mü'min yedi defa:

    [​IMG]

    "Büyük Allah'dan, büyük Arş'ın rabbi Allah'dan sana şifâ vermesini istiyorum!" derse muhakkak afiyet bulur." (14)


    Allah Şifa Versi...
     
  3. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    sabır duası

    رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

    “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”

    BAKARA-250


    Peygamber Efendimizin (sav) Taif 'de yaptığı sabır duası:

    Allah 'ım !
    kuvvetimin tükendiğini Sana arzediyorum...
    gücümün azaldığını
    insanların gözünde küçük düştüğümü Sana şikayet ediyorum...
    Ey Merhametlilerin En Merhametlisi..!
    Sensin ezilmişlerin Rabbi..!
    Sensin benim Rabbim..!
    beni kimlerin eline bıraktın_?
    bana gaddarlık yapan yabancıların eline mi_?
    yoksa davamı ipotek edecek bir düşmana mı_?
    eğer Sen bana gücenmedinse
    kesinlikle bunlara aldırmıyorum...
    lakin iyiliğin beni rahatlatacaktır...
    Senin nuruna sığınırım;
    karanlıkları aydınlatan nuruna
    dünya ve ahiretimi kurtaracak nuruna...
    gelecek gazabın bana ulaşacak öfkenden
    kaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum...
    Sana sığındım yeter ki razı ol...
    güç ve kuvvet Sendendir
    yalnız Senden...
     
  4. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    DUA DUA…

    Allahım!

    Ey alemlerin Rabbi!
    Ey sevgiyi sevgiyle yaratan!
    Ey seven, sevdiren ve sevindiren!
    Ey rahmetin sonsuz kaynağı!
    Ey merhametlilerin en merhametlisi!
    Ey gönüllerin mutlak hakimi!
    Ey zâtını hamd ile azîz olduğum!
    Ey zâtını hamdden âciz olduğum!
    Ben, layıkıyla övemem Seni!
    Sen, övdüğün gibisin kendini!
    Seni, layıkıyla ancak Sen tanırsın!
    Seni, layıkıyla ancak Sen översin!
    Hamd’im Sana mahsustur, senâm Sanadır!
    Umudum, korkum ve sevdam Sanadır1
    Özümü Sana çevirdim, Sana tutundum!
    Elimi Sana açtım, gönlümü Sana sundum!
    Beni kovmaz diye kapına geldim
    Affı boldur diye affına geldim
    Tuttum günahımdan yüzüme perde
    Kulluk edemedim lütfuna geldim!

    Allahım!

    Kanadı kırık bir kuş gibiyim.
    Uçsam uçamıyor, göçsem göçemiyorum.
    Yarım bırakılmış bir düş gibiyim.
    Yardan da serden de geçemiyorum.
    Menzile erememe korkusu sardı benliğimi
    Kolum kanadım kırık, gönlüm bin pare!
    Ey kalpleri evirip çeviren, ey gönüller sahibi!
    Yaraları saran, dağılanı toplayan Sensin!
    Varlığım Senin varlığının şahidi
    Varlığım Senin rahmetinin şahidi

    Allahım!
    Ey Vedud olan!
    Hem seven, hem de sevilmeyi dileyensin.
    Ey varlığı sevgi olan, ey sevginin sonsuz kaynağı!
    Biz var ettiğini severiz, Sen sevince var edersin.
    O sonsuz hazinenden bizim için de bir sevgi var et!
    O sonsuz sevgi selinin içine bizi de kat; sev bizi!
    Sen seversen sevdirirsin; sevdir bizi!
    Sevdiğini cennetinle sevindirirsin; sevindir bizi!

    Allahım!

    Varsın, bütün kainat varlığının aynası.
    Birsin, bütün mevcudat birliğinin şahidi.
    İnanmışız her ne ki tek, o Yaratan’dır
    Biliriz ki her ne ki çift, o yaratılandır.
    Her şey Sana muhtaç, hiçbir şeye muhtaç değilsin Sen.
    Ehad’sin, Vahid’sin, Samed’sin Sen!

    Allahım!
    Maddedeki her atomun tesbih ettiği Sensin.
    Nefes alan her canlının zikrettiği Sensin
    Akıl emanet ettiğin her varlığın aklettiği Sen
    Duyan ve duyuran her duyunun hissettiği Sensin.
    Kadr ü kıymet bilenlerin şükrettiği Sen
    Varlığı nimet bilenlerin hamd ettiği Sensin!

    Allahım!
    Yalnız Senden yardım diler yalnız Sana kulluk ederiz.
    Seni sığınak, barınak, tutamak bilir Ya Allah deriz.
    Şeytandan Sana sığınır e’uzü billah deriz
    Her işe Seninle başlar bismillah deriz.
    Nimet verdiğinde gönülden şükrederiz.
    Versen de alsan da elhamdülillah deriz
    Hayran kaldığımızda maşallah,
    Pişman olduğumuzda estağfirullah deriz.
    Sevindiğimizde Allahüekber,
    Üzüldüğümüzde inna lillah deriz.
    Canımız sıkıldığında fe-sübhanallah,
    İlendiğimizde katelehumullah deriz
    Zafer kazandığımızda nasrun minallah,
    Rızık kazandığımızda er-rızku ala’llah deriz
    Bir işi arzu ettiğimizde inşallah
    Bir işi başardığımızda bi-izni’llah deriz
    Güçlük karşısında la-havle ve la-kuvvete illa billah
    Söz verdiğimizde vallah ve billah deriz.

    Allahım!
    Ben kulum, Sen Allah’sın.
    Ben isteyenim, Sen verensin
    Ben susayanım, Sen su verensin
    Ben muhtacım, Sen ihtiyaç giderensin
    Ben kendine yetmeyen, Sen her şeye yetensin
    Ben beni bilmeyen, Sen beni benden iyi bilensin.
    Ben bende olmayan, Sen şahdamarımdan yakın olansın.
    Kul kulca ister, Sen Allah’ça verirsin
    Halim arzuhalimdir, duruşum duam
    Sensizken neyim var, Senliyken ne gam?

    Allahım!
    İmanı olanın imkanı tükenmez
    İmandan ve Kur’an’dan ayırma!
    Kur’an’dan mahrum kalana ışık erişmez
    Kitaba uyanlardan kıl, kitabına uyduranlardan kılma!
    Kur’an’ı bizden razı, bizi Kur’an’dan razı kıl!
    Hesap gününde Kur’an’ı şahit kıl, şekvacı kılma!
    Kur’an’ı bize aç, bize Kur’an’ı aç
    Susuz yüreklere vahyi ellerimizle saç!
    İnsanlık zaman çölünde bu suya muhtaç Ya Rabbi!

    Allahım!
    Sorunlarımızın elinde imanımızı kar gibi eritme!
    İmanımızın elinde sorunlarımızı kar gibi erti.
    Bizi dünyalıklarımızın altında at etme.
    Dünyalıklarımızı altımızda Burak et!
    Sahip olduklarımızın bize sahip olmasına izin verme!
    Aklımızı ak, aşkımızı ak, yüzümüzü ak eyle!
    İmtihan potasında bizi cevher et, cüruf etme!
    Bize götüreceğimiz yükü yüklet!
    Götüremeyeceklerimi yükletme!
    Kahrından lütfuna sığınırız Allahım!
    Celalinden cemaline sığınırız Allahım!
    Senden Sana sığınırız Allahım!
    Yalnız Sana sığınırız Allahım!

    Allahım!

    Beni Allah’la aldatanlardan etme!
    Allah’la aldatanlara aldananlardan etme1
    Şeytanın eylemlerimizi süslemesine izin verme!
    Şeytanın süslediği emellerimize izin verme!
    Bana Hz Adem’in tevbesini, Hz Nuh’un direncini ver.
    Hz İbrahim’in imanını, Hz İsmail’in teslimiyetini ver.
    Hz Yakup’un dirayetini, Hz Yusuf’un iffetini ver
    Hz Musa’nın celadetini, Hz Harun’un sadakatini ver.
    Hz Davud’un sadasını, Hz Süleyman’ın gayretini ver.
    Hz Eyyub’un sabrını, Hz Lokman’ın hikmetini ver.
    Hz Zekeriyya’nın hizmetini, Hz Yahya’nın şahadetini ver.
    Hz Meryem’in adanmışlığını, Hz İsa’nın safiyetini ver.
    Ve Hz Muhammed’in muhabbetini ver Ya Rab!

    Allahım!
    Bana eşyanın hakikatini göster. http://ufoss.com
    Bana hakikate itaat, batıla isyan liyakati lütfet.
    Dininin derdini derdim kıl, özel dertlerimi satın al.
    Öyle aziz dertlere mübtela kıl ki, dermana bakmayayım.
    Bana, tadına doyum olmayan kerim acılar yaşat
    İrademi inayetsiz, bilgimi hikmetsiz bırakma Allahım!
    İmanımı gayretsiz, sadakatimi mesnetsiz bırakma Allahım!
    Mizacımı fıtratsız, ahlakımı nezaketsiz bırakma Allahım!
    Hayatımı muhabbetsiz, ahretimi cennetsiz bırakma Allahım!
    İmanımı aklımın elinde esir etme!
    Aklımı hissiyatımın elinde rezil etme!
    Hissiyatımı şehvetimin elinde zelil etme!

    Allahım!

    Ağlamayan gözden, sızlamayan özden, kızarmayan yüzden Sana sığınırım.
    Şirkten, küfürden, müşrikten,
    Cahilden, gafilden, kafirden Sana sığınırım.
    Harama dayalı servetten,
    Hak edilmemiş şöhretten Sana sığınırım.
    Korkaklıktan, pısırıklıktan, kıskançlıktan Sana sığınırım.
    Hasetten, fesattan, kesattan, nifaktan,
    Fısktan, fücurdan Sana sığınırım.
    İftiradan, ihanetten, cimrilikten, kincilikten
    Sana sığınırım.

    Allahım!

    Benliğimin yaktığı ateşte yakma beni!
    Beni nefsime kul etme, kul et nefsimi Sana
    Bir lahza dahi bana bırakma beni!
    Sen bana yetersin, yetmem ben bana
    Bilmediğimi bildir, görmediğimi göster!
    Sen bildirmezsen bilemem, göremem göstermezsen.
    Gönlüme huzur, gözlerime nur, dizime derman ver!
    Sen “Ol!” deyince olur, olmaz “Ol!” demezsen.
    Canana can, cana canan, kalbe ferman ver!
    Al işte ellerim, uzattım Sana
    Ne olur, ne olur bırakma beni bana!
    Sen bana yetersin, yetmem ben bana
    Allahım, ellerimi bırakma!

    Allahım!
    Bırakma bizi!
    Tut elimizi!
    Amin…amin…amin….

    Mustafa İSLAMOĞLU
     

Bu Sayfayı Paylaş