Hz. Muhammed'in ayı ikiye bölmesi

'Peygamber Efendimiz (S.A.V)' forumunda Mavi_Sema tarafından 22 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hz. Muhammed'in ayı ikiye bölmesi konusu Peygamber efendimizin Ay mucizesi
    Peygamberimiz ayı nasıl ikiye böldü
    Ayın ikiye bölünme mucizesi

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in hayatında çok büyük mucizeler vardır. Kuran, bu mucizelerin en büyüğüdür. Ayrıca kuşkusuz Peygamberimiz (sav)'in üstün ahlakı, tavırları, sünneti ve onun insanlara bir hidayet rehberi olarak tebliğ ettiği Kuran ayetlerinin, medeniyetten uzak bedevileri en yüksek medeniyet seviyesine ulaştırması da Allah'ın mucizelerindendir. Peygamberimiz (sav) İslam ahlakını en hikmetli şekilde tebliğ ederek, çocuklarını diri diri gömen bir kavmin, Allah'ın izniyle, herkese karşı merhametli ve şefkatli insanlar haline dönüşmesine; elleriyle yaptıkları putlara ibadet eden bir topluluğun tevhid inancına kavuşmasına vesile olmuştur.

    Kutlu Peygamberimiz (sav)'in Kuran ayetlerinde ve hadis-i şeriflerde haber verilen birçok mucizeleri vardır. Bu harikulade olaylardan biri de Ay'ın yarılması olayıdır. Allah, bu olağanüstü olayı Kuran'da bildirmiş, bu büyük mucizeyle ilgili pek çok hadis günümüze ulaşmıştır. Kamer Suresi'nde şöyle bildirilir:

    “Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve Ay yarıldı.

    Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: "(Bu,) Süregelen bir büyüdür" derler.

    Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.'” (Kamer Suresi, 1–3)

    Ayette geçen "inşikak-ı kamer" terimi inşikak ve kamer kelimelerinden meydana gelen bir tamlamadır. İnşikak'ın türediği Arapçadaki kök fiilinin kelime anlamı "yarmak, dişin eti; bitkinin, toprağı yarıp çıkması" gibi anlamlara gelmektedir. İnşikak ise "yarılmak, parçalanmak, bölünmek" manalarına gelir. Siret Ansiklopedisi'nde Ay'ın yarılması mucizesiyle ilgili bütün hadislerin toplamından çıkarılan bir özet şu şekilde aktarılmaktadır:

    “Medine'ye hicretin beş yıl öncesinde, Kameri ayın 14. gününde bir akşam vaktiydi. Ve tam o zamanda yeni doğan ay birdenbire ikiye bölündü. Bir parçası karşıdaki tepenin bir tarafına, ikinci parçası da öteki tarafına gitti. Bu bir saniyelik bir hadiseydi. Sonra ayın iki parçası birleşiverdi. Hz. Peygamber (sav) o sırada Mina'da bulunuyordu. Hz. Peygamber (sav) orada hazır bulunanlara hitap ederek, "bakın ve şahit olun!" dedi. Kafirler, Hz. Muhammed (sav)'in kendilerini büyülediğini öne sürdüler, bu sebepten gözlerinin iyi görmediğini söylediler. Orada bulunan diğer kimseler, "Muhammed (sav) bizi büyüleyebilirdi, ama burada olmayanları değil. Biraz bekleyin, bu tarafa gelmekte olanlara soralım. Acaba onlar bu hadiseyi görmüşler midir?" Dışarıdan gelenler bu olaya şahit olduklarını kabul ettiler.”


    (Siret Ansiklopedisi, Hazırlayan: Afzalur Rahman- Londra Siret Vakfı Başkanı
     

Bu Sayfayı Paylaş