Hz. Muhammed'e gelen ilk vahiy nedir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 17 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hz. Muhammed'e gelen ilk vahiy nedir? konusu Hz. Muhammed'e gelen ilk vahiy nedir?

    Muhammed (A.S) kırk yaşına gelince, Allah (C.C) onun kerametini açıklamayı ve kullarına, onunla rahmet etmeyi dilediği zaman, kendisine ilk vahiy ve peygamberlik başlangıcı, uykuda sadık rüyalar görmekle olmuştur. Peygamberimiz, altı ay bu hal üzere kaldı.
    Yüce Allah, bu altı ay içerisinde Peygamberine, uykuda, sonra da uyanık vahiy etti.
    Peygamberimiz, her yıl, Ramazan ayında Hira dağında bir ay itikâfa girer, Kureyşilerin yapageldikleri gibi, yanına gelen yoksullara yemek de yedirirdi. Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapıp durduklarını gördükçe, onlardan uzaklaşmayı, halvet ve uzlete çekilmeyi özler, Hira dağına girer, halvet ederdi.
    Peygamberimiz (A.S) yüce Allah tarafından Peygamber olarak gönderileceği ve ilahi rahmetin, kulları, onunla ihsan olunacağı gün, gelmiş bulunuyordu.
    Peygamberimiz, Ramazan ayının on beşinci cumartesi ve on altıncı pazar gecelerinde, Hira mağarasında uyuduğu bir sırada, rüyasında, Vahy meleği Cebrail (A.S) atlastan bir kab içinde bir kitapla gelip Peygamberimize "OKU!" dedi.
    Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
    Cebrail (A.S) Peygamberimizi, nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendisini ölecek sandı.
    Bundan sonra Cebrail (A.S) bırakıp Peygamberimize "OKU!" dedi.
    Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
    Cebrail Aleyhisselam, Peygamberimizi tekrar nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendini ölecek sandı.
    Sonra Cebrail Aleyhisselamın sıkmasından kurtulmak için "Neyi okuyayım?" diye sorduğu zaman, Cebrail Aleyhisselam, Alak suresinin başındaki beş ayeti okudu. Peygamberimiz de okudu.
    Cebrail Aleyhisselam, ayrılıp gittiği ve Peygamberimiz uykudan uyandığı zaman, o ayetler, sanki bir kitap olarak Peygamberimizin kalbine yazılmış gibi idi.
    Peygamberimiz, mağaradan ayrılıp Hira dağının ortasına geldiği zaman, gökten bir ses işitti ki:
    "Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im!" diyordu.
    Peygamberimiz, başını kaldırıp bakınca, Cebrail Aleyhisselam`i ayaklarını, göğün ufkuna basmış bir insan suretinde gördü.
    "Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im !" diyordu.
    Peygamberimiz duraklamış, ona baka kalmıştı. Ne bir adım ilerleyebiliyor, ne de gerileyebiliyordu.
    Eve döndüğünde, gördüklerini hazreti Hatice’ye anlattı, Hazreti Hatice,
    "Sana Müjdeler olsun! Yüce Allah sana hayırdan başka bir şey yapmaz."
    diyerek onu teselli etti.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 3 Eylül 2015
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Hz. Muhammed (A.S)'a Vahy Gelişi

    Muhammed (A.S) kırk yaşına gelince, Allah (C.C) onun kerametini açıklamayı ve kullarına, onunla rahmet etmeyi dilediği zaman, kendisine ilk vahiy ve peygamberlik başlangıcı, uykuda sadık rüyalar görmekle olmuştur. Peygamberimiz, altı ay bu hal üzere kaldı.
    Yüce Allah, bu altı ay içerisinde Peygamberine, uykuda, sonra da uyanık vahiy etti.
    Peygamberimiz, her yıl, Ramazan ayında Hira dağında bir ay itikâfa girer, Kureyşilerin yapageldikleri gibi, yanına gelen yoksullara yemek de yedirirdi. Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapıp durduklarını gördükçe, onlardan uzaklaşmayı, halvet ve uzlete çekilmeyi özler, Hira dağına girer, halvet ederdi.
    Peygamberimiz (A.S) yüce Allah tarafından Peygamber olarak gönderileceği ve ilahi rahmetin, kulları, onunla ihsan olunacağı gün, gelmiş bulunuyordu.
    Peygamberimiz, Ramazan ayının on beşinci cumartesi ve on altıncı pazar gecelerinde, Hira mağarasında uyuduğu bir sırada, rüyasında, Vahy meleği Cebrail (A.S) atlastan bir kab içinde bir kitapla gelip Peygamberimize "OKU!" dedi.
    Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
    Cebrail (A.S) Peygamberimizi, nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendisini ölecek sandı.
    Bundan sonra Cebrail (A.S) bırakıp Peygamberimize "OKU!" dedi.
    Peygamberimiz "Neyi okuyayım?" diye sordu.
    Cebrail Aleyhisselam, Peygamberimizi tekrar nefesi kesilinceye kadar sıktı. Peygamberimiz kendini ölecek sandı.
    Sonra Cebrail Aleyhisselamın sıkmasından kurtulmak için "Neyi okuyayım?" diye sorduğu zaman, Cebrail Aleyhisselam, Alak suresinin başındaki beş ayeti okudu. Peygamberimiz de okudu.
    Cebrail Aleyhisselam, ayrılıp gittiği ve Peygamberimiz uykudan uyandığı zaman, o ayetler, sanki bir kitap olarak Peygamberimizin kalbine yazılmış gibi idi.
    Peygamberimiz, mağaradan ayrılıp Hira dağının ortasına geldiği zaman, gökten bir ses işitti ki:
    "Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im!" diyordu.
    Peygamberimiz, başını kaldırıp bakınca, Cebrail Aleyhisselam`i ayaklarını, göğün ufkuna basmış bir insan suretinde gördü.
    "Ya Muhammed! Sen, Allahın Resulüsün! Ben, Cebrail’im !" diyordu.
    Peygamberimiz duraklamış, ona baka kalmıştı. Ne bir adım ilerleyebiliyor, ne de gerileyebiliyordu.
    Eve döndüğünde, gördüklerini hazreti Hatice’ye anlattı, Hazreti Hatice,
    "Sana Müjdeler olsun! Yüce Allah sana hayırdan başka bir şey yapmaz."
    diyerek onu teselli etti.
     

Bu Sayfayı Paylaş