hz ömer'in kişiliği

'Sahabeler ve Alimler' forumunda Mavi_Sema tarafından 16 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    hz ömer'in kişiliği konusu
    hz ömerin kişiliği
    hz ömerin karakteri
    hz ömerin Güçlü Şahsiyeti



    hz ömer'in kişiliği

    634-644 yılları arasında 10 yıl boyunca halifelik görevinde bulunan Hz. Ömer, Müslüman olduğu andan itibaren Peygamber Efendimiz (sav)'in yanında yer aldı ve güçlü kişiliği ve kararlılığıyla İslam ahlakının önde gelen savunucularından oldu. Abdullah İbn Mesud bu durumu, "Ömer'in Müslüman oluşu bir fetihti." (Üsdül-Gabe, IV, s. 151) şeklinde ifade etmiştir.

    Hz. Ömer (ra) de Hz. Ebu Bekir (ra) gibi, Peygamberimiz (sav)'in tüm fetihlerine eksiksiz katıldı. Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra), Peygamber Efendimiz (sav)'in istişare ettiği iki önemli istişare ehliydi. Hz. Ömer (ra), Peygamberimiz (sav)'in vefatının ardından güçlü şahsiyetini Hz. Ebu Bekir'in (ra) halife olarak kabul edilmesi esnasında da gösterdi. Bu konudaki tartışmaların ve fikir ayrılıklarının önünü almak için Hz. Ebu Bekir'e (ra) ilk biat eden kişi oldu. Ayrıca Hz. Ömer (ra), Hz. Ebu Bekir'in (ra) halifeliği boyunca her konuda kendisinin en güvendiği kişilerden biri olarak yanında yer aldı.

    Hz. Ömer (ra), sahip olduğu tüm imkanları İslamiyet'in yayılması için harcadı ve adaletli yönetimiyle kendisinden sonra gelen yöneticilere güzel bir örnek oldu. İkinci İslam halifesi olan Hz. Ömer (ra), Kuran ahlakı ve adaletin uygulanması konusundaki çabalarıyla tanındı.

    Adalet Konusundaki Hassasiyeti

    Hz. Ömer (ra), adaleti uygularken Kuran ahlakının gereği olarak, herkese eşit davranmış; soyluluk, zenginlik, akrabalık, makam gibi unsurların adaleti engellemesine kesinlikle izin vermemiştir. İdaresi altındaki topraklarda adaletin katıksız bir biçimde uygulanması için her türlü önlemi almıştır. Her zaman Müslümanlara karşı büyük bir sorumluluk duygusuyla hareket etmiştir. Tarihi kaynaklara göre bu konuda, "Fırat kıyısında bir deve helak olsa, bundan kendimi sorumlu bilirim" sözü meşhurdur.

    Adalet konusundaki bu hassasiyeti nedeniyle, herkese adaletli ve eşitlikle davranılmasını yazılı olarak yöneticilere duyurmuştur. Tarihi kaynaklara göre, Hz. Ömer'in (ra) dönemin kadılarına gönderdiği bildirilen mektup, kendinden sonra gelen tüm yöneticiler için de bir rehber olmuştur:

    "Davalara bakarken telâşa, çığırtkanlığa ve tarafların haysiyetini kırıcı davranışlara asla müsaade etme. Çünkü adaletin yerini bulması için sükûnet ve ciddiyet şarttır. Hakkın tecelli etmesi ise İlâhi adaletin itibar kazanmasına sebep olur. Bir Müslümanın niyeti iyi ise Allah, onun insanlarla olan münasebetlerini ıslah eder, ama içi başka dışı başka olursa, Allah ona musibet verir. Bu durumda hâkimin görevi Allah'ın rızk ve rahmet hazinelerinin kulları arasında adaletle dağıtılmasını sağlamaktır.” (Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, Cilt: 2 s: 109)

    Hz. Ömer'in (ra) özellikle hassasiyet gösterdiği konulardan biri de “...Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır..." (Hucurat Suresi, 13) ayetinin gereği olarak halk arasından biri ile yetki sahibi bir valinin eşit olduğunun anlaşılmasını sağlamaktı. Hz. Ömer'in (ra) nezdinde bir vali, toplumun herhangi bir ferdi gibiydi. Bu nedenle de adaleti uygularken herhangi bir kişi ile bir valiyi ayırt etmezdi.​
     

Bu Sayfayı Paylaş