Hodlu Noksani Kimdir - Hodlu Noksani Biyografisi, Hayatı

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hodlu Noksani Kimdir - Hodlu Noksani Biyografisi, Hayatı konusu Hodlu Noksani Kimdir,Hodlu Noksani Hayatı,Hodlu Noksani Biyografisi,Hodlu Noksani Eserleri

    1922-1964. Artvin'in Yukarı Hod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. Asıl adı İbrahim Muratoğlu'dur.

    Aşık edebiyatıyla içiçe olan ağabeylerinin de bilgilerini aktarmalarıyla aşıklık geleneğini küçük yaşlarda öğrendi.

    Önceleri aşıklık geleneğinde şiir ve türküleri ezberleyip kaydeden Aşık Noksani, yaklaşık 18 yaşlarından itibaren kendi de şiir yazmaya başladı. Bu ilk şiirlerin bazılarında kendi adını, 1940'ların 2. yarısından sonra Noksani mahlasını kullanmaya başladı.

    İlkokul öğrenimi olmasına karşın babası ve ağabeyinden Arapça ve kısmen Farsça öğrendi.

    Şiirlerinde zaman zaman Sümmani ve Şenlik gibi Farsça etkiler görülmesine karşın ağırlıkla yalın Türkçeyi kullandı.

    Şiirlerinde genellikle aşk ve doğa konularını işledi. Ancak taşlama ve övgü konulu şiirleri de bulmaktadır.

    Öldüğünde geride, kendi şiirleri dışında Sivaslı Aşık Talibi'den Hodlu Şamili'ye dek birçok aşığın türkü ve şiirlerinden oluşan yüzlerce sayfayı bulan elyazması ve daktilo edilmiş notlar bıraktı.

    Hodlu Noksani'ye ilişkin bir araştırma Bekir Karadeniz tarafından "Hodlu Noksani Yaşamı ve Şiirleri" (2000) adıyla yayımlandı.

    Bekir Karadeniz



    Eserlerinden bazıları:

    Belasıdır


    Kimse rızasıyla çıkmaz vatandan
    Lakin ab u dane dar belasıdır
    Meşakkatle püryan oldu her yanım
    Namerdin töhmeti ar belasıdır

    Çok kimseler ayran bulmaz içime
    Gözü yoktur bu dünyada geçime
    Altmışında kır karışmaz saçıma
    Berduşluk temelde har belasıdır

    Yolu düşmez bu dünyada yokuşa
    Kurban kessen eli gitmez bir işe
    Sevdasını vermiş alış verişe
    Zararı var ise kar belasıdır

    Gönlünü verenler var zanaata
    Zanaatın yoksa gir kanaata
    Çalışıp kazanıp kon saltanata
    Fazla zengin olmak zor belasıdır

    Neden sana mevlam az taksim etmiş
    Taksimde kısmetin yapana atmış
    Herkes çalışırken Noksani yatmış
    İdare midare var belasıdır


    Benim İçin


    Nedendir de zalim felek nedendir
    Yağan yağmur ile kar benim için
    Artıyor günbegün dert ile keder
    Niye bir kez gülmez yar benim için

    Eller gül gönderir daim dostuna
    Kahpe felek düşmüş benim kastıma
    Gözün dikmiş mezarımın üstüne
    Geniş dünya şimdi dar benim için

    Görünmez dağların başı dumandır
    Kaldım gurbet elde halim yamandır
    Yatarım burada hayli zamandır
    Derdi çekmek olur ar benim için

    Dahi mihnet çekti erlerin eri
    Nuş etti şerbeti dünyanın varı
    Geçen günler geçti dönmezler geri
    Bilmem daha neler var benim için

    Bilmem bir günümü hayli zamandır
    Yağar boran tipi karlı dumandır
    Noksan bu dünyada halın yamandır
    Belli ki yaşamak zor benim için


    Bulunmalı

    Bu gönlüm çok sever güzel methini
    Güzelde yangına sel bulunmalı
    Bakması mest eder cansız yatanı
    Gülerken yanakta hal bulunmalı

    Gezerken ceylandır bakarken maral
    İnce narin değil tam orta karal
    Gezmesen o bağda solmadan saral
    Sevda bahçesinde gül bulunmalı

    Güzeli bulmalı eyyam deminde
    Yoktur bir kusuru hub endamında
    Bulmalı eşini tıfıl çağında
    Sinesi üstünde el bulunmalı

    Ölçülmez güzelin asla kıymeti
    Herbir yerde olur onun rağbeti
    Dinlenir mecliste olsa sohbeti
    Güzelde hünerli dil bulunmalı

    Herbir mahlukatı mevlam yarattı
    Kimini çok kimin bir karar etti
    Güzelin gamzesi canlara battı
    Böyle güzellere kul bulunmalı

    Güzel olan her dernekte seçilir
    Verse bir kadehte zehir içilir
    Gezdiği yerlerde güller açılır
    Güzelde eda naz fel bulunmalı

    Nedendir Noksani fazla yazarsın
    Az şeylerden sinirlenir azarsın
    Bir gün olur tatlı candan bezersin
    Alemde cennete yol bulunmalı

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş