Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 14 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım konusu Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım.

    Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım.
    Terk ettiğin günü hatırlıyor musun?
    Sana sevgim kalmadı artık,
    kafamda bitirdim ben demiştin!..
    Bu sözleri söylemek bu kadar kolay mıydı?
    Nasılda bir çırpıda söyleyivermiştin...
    Önce kulaklarıma inanamadım.
    Yanlış duydum herhalde diye düşündüm.
    Nasıl olur? O bunları nasıl söyler!...
    Yok hayır imkansız, deliriyor muyum yoksa?
    Gaipten sesler duyuyorum dedim önce.
    Kabul etmek istemedi gönlüm.

    Oysa kulaklarım doğru duymuştu.
    Sen söylemiştin bunları.
    Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım.
    Sanki zaman durdu
    Dünya başıma yıkıldı sanki.
    Bir an gözlerim karardı
    Başım dönmeye başladı.
    Dondum kaldım kaldırımın ortasında...
    Ne kadar öylece kaldım bilemiyorum,
    Kimi insanların ters ters,
    Kimilerinin garip garip bakmasıyla geldim kendime.
    Beynimin içi boşalmıştı sanki
    Hiç bir şey düşünemiyordum.
    Robot gibi, amaçsızca yürüdüm saatlerce
    Nereye gittiğimi bilmeden, düşünmeden.

    Şimdi sevdamız bitmişti ha!..
    Sen yoktun artık öyle mi?
    Ben senin için dünyaya meydan okurken,
    Canımı bile fedaya hazırken
    Küçük bir kavga yüzünden
    Beni terk ediyordun.
    Bu kadar mıydı sevgin,
    Aşktan anladığın bu muydu?
    Kendimi savunma hakkını bırak bir yana,
    Son sözümü bile dinlemedin.

    Bu kadar acımasız olabilir miydin?
    Hiç tanımadığın insanlara bile şefkat abidesi sen!..
    Herşeyimsin derdin bana,
    Günah olmasa tapacağım neredeyse derdin
    Bende saf saf inanırdım bu sözlerine.
    Oysa acımadan terk ettin beni.
    Ne hallere düşerim, nasıl yaşarım düşünmedin bile...
    Beni sensiz, aşkımı öksüz bıraktın apansız.

    Git!..
    Eğer bu kadar basitse gitmen,
    Daha kötüsü olmadan git!..
    Ben bir şekilde yaşarım elbette,
    Acıyla kahrolsamda,
    Sensizlikten yüreğim buz kesse de
    İnsanlara olan güvenim sarsılsa da
    Korkup öksüz bıraktığın aşkımızı
    Tek başıma da yaşarım ben.
    Ben yeterim aşkımıza,

    Terk ettin diye kıyamam aşkımıza,
    O tertemiz, o saf, o yüce...
    Senin tarafından olmasa bile
    Benim duygularım açısından bu böyle,
    En azından ben satmadım seni dünya menfatlerine,
    ya da ölüm korkusuna yenilmedim.
    Sırtından vurmadım seni, bana yaptığın gibi.
    ölünceye kadar sensizde yaşarım aşkımı,
    Sana rağmen, sana inat, hayata inat!...

    Hayır nefret etmiyorum senden,
    Kızgınım belki
    Ve çok kırılmış olabilirim
    Yine de nefret etmiyorum senden
    Bu aşka layık değilsen bile,
    Senin sayende yüce bir aşkım var artık.
    Ne Kerem, ne Ferhat, ne Mecnun, ne Yusuf...
    Belki onlarınkinden bile yücedir aşkım.

    Onlar benden şanslıydı biliyorum.
    Kavuşamasalarda hiç olmazsa
    Aşklarına layıktı sevdikleri...
    Sevdikleri kadar seviliyorlardı.
    Oysa sen bir Aslı, bir Şirin, bir Leyla,
    Bir Züleyha kadar olamadın.
    Taşıyamadın sevdamızı, korkup kaçtın.
    İkimizin taşıması gereken sevdamızı
    Yükledin sırtıma düşünmeden.
    Yarıyolda bıraktın beni.

    Pişmanlık mutluluk kadar uzak değildir,
    Pişman olacaksın biliyorum.
    Kimse benim kadar sevemez seni.
    Benim gibi sevemez göreceksin.
    Geri dönmek istesende dönemeyeceksin.
    Gururun engel olacak buna.
    Gururunu bile aşamayan sevginle
    Yetişemezsin bana zaten, boş ver gitsin!..
    Gururunu yensen bile tanırsın beni.
    Kovulduğum yere gitmem bir daha.
    Ve sen kalbinden kovmuştun beni.
    Kapılarını ardına kadar açsanda gönlünün,
    Girmem, giremem bir daha...
    Mutluluğunu da, acısınıda
    Tek başıma yaşarım aşkımın
    Sana rağmen, sana inat, hayata inat
     

Bu Sayfayı Paylaş