Heva Ve Heves - Tiyatro Metni

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda DeMSaL tarafından 5 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Heva Ve Heves - Tiyatro Metni konusu Heva Ve Heves - Heva Ve Heves Skeç - Heva Ve Heves Tiyatro Metni - Tiyatro Oyunları - Tiyatro Metinleri



    ŞAHISLAR: ZİŞAN,FEHİMAN,GÜZİN,FİKRET,VİLDAN,HALİME.

    (YAVAŞÇA DERGİNİN SAYFALARINI ÇEVİRİN)

    Vildan:Bak Güzin bak,hii ayy bak şuna.
    Güzin:Ihhh harika.
    Vildan:Hii,Güzin biz neden giyemiyoruz bunları?
    Güzin:Nerdee Vildan abla,biz ancak günlük kıyafetlerimizi alıyoruz. Böyle şık kıyafetleri nereden bulalım?
    Vildan:Amaan Güzin,el yaşıyor vallahi.
    (KAPI AÇILIR)

    Zişan:Yine mi mecmuanın başındasınız?
    Güzin:Ayy anne çok güzel şeyler var,bi gel de bak.
    Zişan:Hıı iyi.
    Vildan:Bak bak Zişan abla,ne şahane değil mi?
    Zişan:Şu mu? Nesi şahane bunun? Fantezi,üstelik çok uydurma,yırtık,çarpık bir şey.
    Vildan:Aa aa Zişan abla,renk,model….. (İçini çeker) Amaan bizimki de hayat mı yani?
    Zişan:Daha ne istiyorsun Vildan? Neyin eksik?
    Vildan:Sanki neyim var ki? Neler neler var mağazalarda… Ah bir elde edebilsem istediklerimi.
    Zişan:Nasıl elde edeceksin peki? Vardır bir düşündüğün Vildan.
    Vildan:Bilmiyorum. Müşterilerine özel indirimler uygulayan yerleri takip edip hesap açtırmalıyım. Koca koca mağazalar,her şey var. Mobilyadan zücaciyeye…
    Zişan: Bakıyorum da çok heveslisin. Bunun sonu ne zaman gelecek? Bir gün ciddi bir işle meşgulken göremeyecek miyim seni?
    Vildan:Boş versene Zişan abla. Sana kalsa biz hiçbir şeye heveslenmeyelim. Ölmeyecek kadar ye,kapanacak kadar giyin. Hiç zevk almayacak mıyız biz?
    Zişan:Zevk diye diye zevkten dört köşe olacaksın.
    Vildan:Ayy bak o dediğin doğru. Hemen aerobiğe gitmem lazım.
    Güzin:Yaaa ne olur ben de geleyim.
    Vildan:Aa sana ne oluyor? Ama neyse sen de gelirsen zevkli olur.
    Zişan:Ne kadar şımarık olduğunuzun farkında mısınız? Cahil insanlar gibi vara yoğa hevesleniyorsunuz.
    Güzin:Anneciğim neden öyle diyorsunuz?
    Vildan:Ne alakası var cahillikle Zişan abla?
    Zişan:Daha ne kadar alakası olsun? Hevasını ilah edinenler bile geldi aklıma. Bu heva heves tutkusu alimi zalim eder. Siz istiyorsunuz ki,canınız ne istese onu yapasınız.
    Güzin: (Gülerek) Ama anne canımız istiyor.
    Zişan:Yaa,gül kızım,keşke biraz da zevk aldığınız için değil,gerektiği için,lüzumlu olduğu için yapsanız bazı işleri.
    Güzin:Gereken ne var ki anne?
    Zişan:Ne mi var? Aerobiğe gitmeye heves edeceğine,kalk temizlik yap da hem spor olsun bedenine,hem de ibadet. Zevk için değil de gereken tarzda giyinin de ne idüğü belirsiz özenti olmayın. Hiç olmazsa israfta olmaz.
    Vildan:Ayy Zişan abla,insanın neşesini kaçırmayı ne de seviyorsunuz.
    Zişan:İsabet olur,sevinirim Vildan. Zaten bana kalırsa fazlaca neşelisiniz. Zevkiniz için neredeyse yapmayacağınız yok.
    Güzin:Anneciğim şunun şurasında bir elbiseye özendik…
    Zişan:Bana öyle geliyor ki siz o elbisenin temsil ettiği zihniyete özeniyorsunuz.
    Vildan:Ay daha neler,kim bilir daha ne sözler işiteceğiz?
    Güzin:Sanki siz hiçbir şeye heves etmediniz anne.
    Zişan:Ettim kızım,ettim belki ama ya bilmeyerek,ya da teşvik görerek. Ee siz öyle misiniz ya? Size anlatıyoruz. Bizim yaptığımız yanlışlara siz düşmeyesiniz diye sizi uyarıyoruz.
    Vildan:Ne uyarması Zişan abla. İçimizi karartıyorsun. Kalkıp gideyim bari,ver mecmuamı Güzin. Ama bakmak istiyorsan biraz daha sen de kalabilir.
    Zişan: (Sitemli) Bırakma Vildan,al dergini al. Ola ki o elbiseden alamazsın da resmine bakıp hayalini kurarsın. Hiç olmazsa öyle avunursun.
    Vildan:İlahi Zişan abla. Yine ciddi kızdın bize.
    (FON) (CADDE)

    Fehiman:İşte yine kırmızı ışık yandı,geçemedik karşıya.
    Zişan:Acele etme kızım,ne olduysa oldu. Çok çok beş dakika gecikiriz.(Şaşkın)Fehiman,karşıda kim var,bak.
    Fehiman:Kim anne? Tanıdık birini göremiyorum.
    Zişan:Halime,Fehiman,başını açmış.(Panikle)Hii çok fena.
    Fehiman:Hani anne? Belki yanlış görmüşsünüzdür. Ay trafikte çok sıkışık.
    Zişan:Hayır kızım yanlış görmedim,o işte. Ama o da beni gördü galiba. Hiç iyi değil. Ne yapalım,görmeyelim mi?
    Fehiman:O olduğuna emin misiniz anneciğim? İsterseniz hiç bakamayalım. Belki üzülür,çok seviyorum onu.
    Zişan:Evet çok etkilendi. Çabuk geçelim,arabalar seyrekleşti. Nasılsa ışığa aldırmıyor kimse.
    Halime:Zişan abla….
    (KORNA SESİ)

    Zişan:Halime…. Benzettiğimi sanmıştım.
    Halime: (İnanmaz) Benim Zişan abla.
    Zişan:Biraz kenara gel,yolu kapatıyoruz. Nasılsın?
    Halime: (Ağlamaklı) Çok kötüyüm.
    Zişan:Evlendiğini duydum.
    Halime:Hıı,evet. Evlenmez olaydım.
    Zişan:İyi gitmiyor ha?
    Halime: (Hıçkırır) İyi mi?.......Benim için ölümden başka şey düşünemiyorum artık.
    Zişan:Nasıl bu raddeye geldi kızım? Tek üzüntün başını açman mı?
    Halime:(İçini çeker) Değil. Artık iyi olabilecek hiçbir şey yok hayatımda.
    (FON) (EVDE)

    Zişan:Halime’nin hayatında hiç sükunet olmadı ki…Bu çile nereye kadar devam edecek bilemiyorum?
    Güzin:Aman anne,isteseydi başını da açmazdı makyaj da yapmazdı. Kendi de heveslendi demek ki. O kadar üzülmeye değmez.
    Zişan:Gördüğümüzde oldukça makyajlı ve bakımlıydı.Ben de senin gibi düşünecek oldum Güzin. Bunu kendisine de ifade ettim; “Ne kadar şıksın Halime” deyince, “Suratımın nasıl olduğundan hiç haberim yok,bilmiyorum halimi Zişan Abla, duvara badana sürer gibi yüzümü boyayıp çıkarıyorlar beni.”dedi.
    Güzin:Hiç öyle şey olur mu? O müsaade etmezse nasıl yapsınlar? Kendi de hevesleniyordur.
    Zişan:Yoo öyle düşünmüyorum. Siz kendi rahat ortamlarınızda sanıyorsunuz ki her şeyi kendiniz yapıyorsunuz. Ne biliyorsunuz nelerden,hangi ortamlardan geçti de bu hale geldi?
    Fehiman:Evet,sinirleri tamamen bozulmuş,sürekli titriyordu. “Okulda bu kadar mücadelesini verdiğimiz başörtüsünü kendim açtığıma inanamıyorum” diyordu.
    Zişan:Genç işte. Annem “Genç eşittir cahil” derdi. (İçini çeker) Bir kişiyi daha kazanırız diye düşünmüş,o adamla evlenmiş.Ah ah dışarılar ne tehlikelerle dolu. Ona “Çalışma” dedikçe “Mecburum” derdi,zavallı.
    Güzin:Hani Bediüzzaman demiş ya….. Nasıldı? İsteklerin,arzuların….Ay hatırlayamadım ki…..
    Fehiman:Hııı dur. “Bazen arzu fikir suretini giyer,şahsı muhteris arzuyu fikir zanneder.”
    Zişan:Biz de yapıyoruz benzerlerini. Tefekkürsüz bir toplumuz ondan mı?
    Fehiman:Tabii,gönlümüz bir şeye meylettiğinde, içimizden onun yanlış olduğunu fark etsek bile kırk kılıf hazırlarız kendimizce. Hevamızdan işte.
    Güzin:Tabii,Halime ablaya az mı söylüyordun anne? “Bu dışarı hayatı insanı çok yıpratır,mecbur kalmadıkça işe girme.”diye.
    Zişan:İşte evde yapacak iş bulamayınca,bir iki de istemedikleri durumla karşılaşınca boş, yanlış şeylerde çare arıyorlar.
    Fehiman:Önce çok hevesleniyorlar. Sonra da mecbur olduklarını öne sürüyorlar. Bazen dersin ya anne; “O hevasından konuşuyor” diye.
    Zişan:Doğru. Gönül ister ki her şey gönlünce olsun. Zavallı Halime. Sağlığı hiç iyi değildi, belli ki tedaviye ihtiyacı var.
    Fehiman:Keşke işler doğruca olsa da,gönlümüzce olmasa. O zaman bu kadar kötü sonuçlar olmaz belki de.
    Güzin:Ablacığım siz de istiyorsunuz ki hiç bir şey gönlümüzce olmasın.
    Zişan:Neden Güzin? Kızım senin gönlün güzel şey istedi de ben ona karşı mı çıktım? Ben senden daha çok isterim ki,güzel şeyler isteyesesin. Bu istekler lütuftur.
    Fehiman:Üff,şeytan hep o güzele olan meyli kapatıyor,vesveseleriyle bunaltıyor insanı.Elimizde olmayanlar ne kadar güzel görünüyor bize. Aslında herkesin az da olsa güzel işleri yapmaya imkanı var.
    Güzin:Hiçte bile. Benim imkanım yok. Yeşillendirme vakfına üye olayım dedim, bu ne kadar güzel bir şey,izin vermediniz.
    Zişan:Niye o kadar istiyordun bunu?
    Güzin:Fena mı?Etrafı güzelleştirmek ne kadar önemli. İnsanın tabiata katkısı oluyor.
    Fehiman:Ne demezsin. Zaten hep o vakfın üyeleri bu Türkiye’yi yeşillendirdi.
    Güzin:Dalga geçme abla.
    Fehiman: Çok da hoşuna gitti hani,memleket memleket gezip ağaç dikmek,bir de adının sevap olması.
    Güzin: (Sinirli)Niye abla? Peygamberimiz; “Ölecek de olsan ağaç dik.”dememiş mi? Sen de biliyorsun çok sevap olduğunu.
    Fehiman:Duyduğuma göre; “Beşikten mezara kadar ilim edinin” de demiş.
    Güzin:Ne olmuş yani? Ne alakası var? Benim canım ilim yapmak istemiyor. Sen de ilim yap.
    Fehiman:Halime’nin de mi canı istemiyordu acaba?
    Zişan:İnsan heves ettiği şeyin öncelikli olduğunu sanıyor.
    Fehiman:Tabi acilen de hevesini tatmin etmeyi düşünüyor.
    Zişan:Güzin,kızım,canının istediğini değil de lazım olanı yapmaya çalışsan nasıl olur?
    Güzin:Ama anneciğim… Hiç zevk almıyorum ki.
    Fehiman:Ayy Güzin,keyfine zevkine bu kadar düşkün olmasan olmaz mı? Başına bir iş gelecek diye korkuyorum. Geçen yıl da faydalı diye ud dersi alayım diye tutturdun. Aklıma…..
    Güzin:Söyle abla,korkma,niye sustun?
    Fehiman:Ay hadi vazgeçtim,kapatalım. Bir şey demeyecektim.
    Güzin:Yok canım. Heva ve hevesimi put ettiğimi söyleyecektin yine. Ağzın alıştı nasılsa.
    Fehiman:Ama sen de isteklerini çok abartıyorsun. İlle de olması için uğraşıyorsun. Olmazsa olmaz. Birazcık da Allah’ın istediklerinin neler olduğunu anlamaya çalış.
    (KAPI ÇALAR)

    Zişan:Güzin,gel kazağın kolunu ölçeyim.
    Güzin:İstemediğim modeli yaptın anne. Ben giymem onu.
    (KAPI TEKRAR ÇALAR)

    Fehiman:Kim o?
    Fikret:Benim abla,çabuk aç.
    (KAPIYI AÇAR)

    Fikret: (Heyecanlı) Anne anne, yazıcı, tarayıcı, kamera,joystick.. Hepsi bin dolar… Bir görsen harika bir bilgisayar.
    Zişan:Hani nerede?
    Fikret:Gazetede,kampanya.Bi düşün,yazıcı..
    Zişan:Sen de yazıcısın.
    Fikret:Tarayıcı…….
    Güzin:Sen de tarayıcısın.
    Fikret:Kamera,joystick…
    Zişan:Sen kameraların kamerasısın.
    Fikret:Yaa anne….
    Güzin:Evet,senden iyi kamera düşünemiyorum.
    Fikret:Annee,yapmayın ya.
    Zişan:Tamam. O bahsettiğin,joystick dediğin ne?
    Fikret: (Heyecanlı) Oyun,oyun oynama yeri.
    Zişan:Oğlum senden iyi oyuncu mu var? Boşver. Bak çok lüzumsuz bir şeymiş. Artı sen üstüne üstük bir de düşünebiliyorsun.
    Fikret:Anne anne,ya hadi anne.
    Zişan:Ama oğlum,bak o hiç düşünemiyormuş bile.
    Fikret:Anne,bir görsen,daha ne özelikleri var. Intel Pentium,DVD Room.Ooo daha neler neler…Parayı verdikçe özellikleri artıyor.
    Zişan:Gel unut bu işi Fikret. Ne kadar para versen de senin gibi düşünemiyor o.
    Fikret:Anne hiç çocuğunuzu düşünmüyorsunuz. Ne kadar hevesleniyorum bak. Hem bilgisayar hepimizin işine yarar bu evde.
    Anne:İnanmam. Sizin gibi güzel şeyler yapamaz.
    Fikret:Anne n’olur,n’olur,yeter alın artık.
    Güzin:Anneciğim,her hevesi gibi bu da geçer. Alalım gitsin,evde olmayınca çok bir şey sanıyor.
    Zişan:İyi,işim gücüm sizin heveslerinizi mi tatmin etmek? Biraz zaman geçince unutur herhalde.Birçok insan çocuğunun yiyeceğini bulamazken sizin bu kadar keyfinizi düşünmenizden utanıyorum. Sizin keyfinizi mi tatmin edeyim?
    Fikret:Biliyorum anne,bizi sevmiyorsun…
    Zişan:Ah oğlum,sizi sevmesem…
     

Bu Sayfayı Paylaş