Herkes mi haklı?

'Köşe Yazıları' forumunda Dine tarafından 20 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Herkes mi haklı? konusu TAM gün yasası gibi, “ilaç fiyatları” gibi bir “sağlık” sorunu gündeme gelince, öteden beri elimiz ayağımız tutuşur. Çünkü bu konularda bir yahut iki değil, en az beş adet “doğru” aynı anda karşınıza çıkar. Aralarında “en doğru”yu bulamazsınız. Çünkü o zaten yoktur. Bu son “Tam Gün” yasa tasarısı da onlardan biri.


    Başbakan Tayyip Erdoğan geçen hafta partisinin Meclis Grubu’nda konuşurken:
    “Bakıyorsun doktor hastanede yok. Nerde? Efendim part time çalışıyor. (...) Böyle şey olur mu?. (...)” dedi.
    Eskiden hastalara hastanede ameliyat günü verilmediğini, onun yerine kart verilerek muayenehaneye davet edildiğini ifade eden Erdoğan, “Gidersin muayenehaneye, orada bedeli ödersin. Bedeli ödedikten sonra da gene o beyefendinin görev yaptığı hastaneye çağrılırsın. Orada yatırılır, ameliyat yapılır. Bugünleri yaşadık mı arkadaşlar? Biz bunu yaşatmak istemiyoruz. Bizim attığımız adım bu!” diyordu.
    Üslubu kendisinin ama dedikleri doğru mu? Doğru!
    Ama yapılmak istenen -veya tasarının getirdiği- o mu?
    İşte bu nokta tartışmalı.
    Örneğin hem Başbakan hem de Sağlık Bakanı bu tasarı yürürlüğe girince “Pratisyen hekimlerin temel maaşı yüzde 43, uzman doktorların maaşı yüzde 71, klinik şefi ve şef yardımcılarının maaşı yüzde 80 oranında artacak” diyorlar.
    Keza, “Tam Gün” yüzünden muayenehanesini kapatıp tüm gününü üniversiteye ayıran öğretim üyelerinin “kazanç kaybı olmayacağını” söylüyorlar. Oysa konuştuğumuz akademisyen hekimler hem bunun bir “aldatmaca” olduğunu iddia ediyor hem de “bu yasanın muayenehaneleri öldürüp doktorları esir almayı amaçladığını” ileri sürüyorlar.
    Doğrusu haklı da görünüyorlar. Çünkü bu yasa yüzünden “çok iyi yetişmiş hocaların üniversiteden ayrılacağı” biliniyor. Onların yerini -istisnalar hariç- “hekim olarak, bilim adamı olarak daha düşük nitelikli” öğretim üyeleri alacak.
    Nitekim ciddi akademisyenler sonuç olarak, “Halen özellikle yerleşik devlet üniversitelerinde çok iyi denecek düzeyde olan tıp eğitim ve öğretimi ile, tıbbi performansın beş-on seneye kalmadan birkaç sınıf geriye düşeceğini” söylüyorlar.
    Dahası, “Tam Gün” yasası yüzünden ayağa kalkan Tabip Odalarının yayınladıkları ortak açıklamada, “Tam Gün Yasa Tasarısı hekimlerin ücretlerinde hiçbir artış sağlamamaktadır” denildikten sonra, “Zaten alınmakta olan performans ücretinin 549 TL’sini 1450 TL maaş alan pratisyen hekime; 1080 TL’sini 1625 lira maaş alan uzman hekime vermenin, maaş artışı olmadığı” vurgulanıyor.
    En az 30 seneden beri Türkiye’de “Tam Gün” tartışılır. Bu defaki “son” mudur, göreceğiz.

    Not: Dünkü yazımda geçen “Deniz Kuvvetleri Komutanının lojmanında aşçılık yapan astsubay” ifadesini “astsubay” okuyucularım düzelterek o görevlinin “Uzman Erbaş” olması gerektiğini bildirdiler. Özür dileyerek düzeltiyorum. O.E.

    Oktay Ekşi / Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş