Her Biri Başka Bir Geceyarısı Dökülenler

'Şiirler' forumunda KaRDeLeN tarafından 25 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Her Biri Başka Bir Geceyarısı Dökülenler konusu Her Biri Başka Bir Geceyarısı Dökülenler

    İlk gece... Bir çadırın tenhasında. Açıklığında bir göğün ve bir denizin kıyısında...

    1

    Sırtımı yere verip gökyüzünü seyredalarken ben
    Bir aydınlık görmeyi arzuladım pır pır eden uzak yıldızlarda
    Pür dikkat kesilmişim
    Dudağımda ezgilenen bir türküyle eşlik ederek geceye.
    Öylesine güzel dizilmiş öylesine etkileyici ki
    Işık tarlalarınndaki ateş böcekleri gibi
    Karanlığı yırtan o küçük
    Nokta nokta
    Sıralı ve sonsuz çokluktaki yıldızlar.

    Sözcükler anlamını yitirmekte yine
    Kaygılar anlamsız
    Ölüm ise bir beyhude korkuluktur şimdi gecede.

    Ağaçları okşayan esintileriyle rüzgar
    Kimi zaman şefkatli kimi zaman çığılığa dönen sesiyle
    Duraksız bir ezgidir kulaklarımda.

    Sivrisinekler vızıl vızıl
    Aç ve heyecanlı
    Paylaşmaktayım
    Damarlarımda akan kızıl kanı onlarla
    Severek derin hislerle her ayrıntısındaki her zerreyi yaşamın.
    Varolmak güzel.

    Çelişkiye düşüyorum birden bir ısırığıyla sineğin.
    Ölüm çağırıyor yalnızlığımda kendi sofrasına beni
    Sonsuz bir karanlığın ortasındaki
    Hazin bir suskunluğa mahkum bir sona gittiğini bilmek ne kötü.

    Onurumla yaşadım.
    Onurumla ölmeyi başarabilecek miyim bakalım...

    ****************************************

    Ve ikinci gece... Yine gökyüzü yine ben yine sivrisinekler ve içimde deli mavi bir çocuk...


    2

    Yine umutlar yangında
    Yine ateşlere tutsak sevdalardayım.
    Ve beklenen gün çok çok uzakta bizlerden
    Çünkü zamansız gidişleri yaşamakta ömrümüz.

    Dalgalar vuruyor yüreğime
    Suskunlukta boğulmuş, binyılların karanlığında kalmış gönlüme.
    Avuçlarım terli yüzüm serinlikte
    Üşümekte kulaklarım
    Annemin kokusunu özler olmuşum
    Babamın gülen yüzüyle seslenişini bana
    Ve kızkardeş dolusu bir evde
    Kendi çocukluğumdaki ağlamayı ve susmayı bilmez halimi özlemişim
    Kavgaları, sürtüşmeleri ve yumurtanın kalan kısmını paylaşamazken
    Kendimi içinde bulduğum o kardeşlik dolu çekişmeleri.

    Uzanıyor ellerim yitip giden sevdalara kavgalara
    O zorlu ve büyük mücadelelerde yüreğini ortaya koyan
    Çekingen çocuğu arıyorum içimde.
    Evet.
    Gözlerim seyredalarken yıldızları
    İçeride geçmişi özlemekteyim
    Çocukça ve kederli bir düşte...

    ****************************************

    Üçüncü gece... zemin sert... sırtım üşürken içimde bir acı hasret hissetmekteyim yine...


    3

    Anlamak güç
    Ve garip şeyler olmakta
    İnsan insana uzak
    İnsan insanın acılarına yabancı

    Türküler susmuş
    Duygulara çalınmış kara lekeler
    Ve ezilmiş hislerle
    Sevinçler bile
    Gizliden gizliye yaşanmakta .

    Mutlu olmayı
    Avuçlarındaki bozukluklarda bulan çocuk
    Yok artık içimizde
    Ve kanayan bir yaradır yalnızlığımız...

    ************************************************

    Dördüncü gece... Yorulmuşluğun yükü omzumda ve bulutlar hızla yol almakta gecenin karanlığında verip sırtını rüzgara...


    4

    Konuğun olmak isterdim
    Konuk olmak sana ve sana ait sözcüklere.
    Yakın durmak yüreğindeki sıcağa
    Bir çıra tutuşturup içindeki ateşten
    Kızıla boyamak bir alevle ve yangınlar ortasında bulmak kendimi.

    Bir çiçek demeti olsun diye ellerimde
    Sana sunmak için yüreğimden
    Geçmişten, soğuktan, ölümden ve yaşanmışlıkların izinden
    Doğan günden, güneşte filizlenen umutlardan


    Nedir yitirdiğimiz dünde
    Ve nedir sürükleyen bizi
    Böyle bir paylaşımda kendini bulmaya...

    Anlamak ne de zor
    ve ne garip bir hayat değil mi?
    Tıpkı Neruda\"nın söylediği gibi...

    İnsan,
    Şairane bir çelişkidir....


    ****************************************
    Yine dördüncü gece ve geçmişten gelen acılar sancılanmakta her yerimde...


    4

    Kendini ararken bir aşkın içinde
    Bambaşka bir hüzne gömüldük zamanın içinde.
    Parçalanan anlamlarda bulduk kendimizi
    Sanki hayat dünkü bizde biçimlenen hayat değil bu gece
    Sanki biz değildik yaşayan o geçmişi

    İzler kalmış ama bizler değişmekteyiz
    Ne kadar hızlı ve çabukça yadsınmakta dün
    Ve herşey daha da maddi bir gerçeklik kazanmakta.

    Duygular kırgın ruhumuz yitik
    Bir kaybolmuşluk hissi yaşamaktayız
    Bu yoksunluk çağının içinde.
    Neydi sevgi?
    Aşk neydi?

    Sorgulamaksızın geçen tek bir an var mı kendimizde
    Siilikleşen solgunlaşan güzellikleri?
    Doğru olan nedir?
    Arıyor gözlerimiz arıyor belki de hiç bulunmayacak olanı.
    Hiç susmayacak yumuşak bir ses istiyor kulaklarımız
    Ve yüreğimiz
    Snosuz, büyük, derin ve coşkulu bir aşkı.

    Her insan gibi...
    İçinde sevgiye muhtaç sevgiye aç bir çocuk taşıyan....



    ****************************************
    4

    Bir karanfil dolusu güzellikler ortasında birbaşına duran
    Kırmızı bir gül idi aşk.
    Ve bitmiş bir aşka verilen son demet idi ellerimle uzattığım sevgiliye
    Ama ne gariptir ki
    Ömrümün ilk çiçekleriydi
    Yüreğimde çiçeklenen sevgi bahçesinden derip sevgiliye sunulan.

    Ve şimdi,
    Korkular sarmalamış bir de kaçma isteği.
    Güvensizlikler içinde kafakarışıklığı yaşamaktayım.
    Neyi ister neyi arzularım bu fani fenalıkta bilemiyorum

    Pişmanlıklara gebe bir ömrün ertelenmiş yaşanmışlıklarının
    İç burkan boyun büküklüğüdür mahkumu olduğum
    Bir ölümün kıyısındayım şimdi
    Tam da alışmışken hayata ne büyük bir acıdır
    Giderayak söylemek hayata ve aşka dair türküleri.


    Yaşayamadıklarımla avunmak zorunda ölümüm...

    Ve şimdi karanlık gölgeler büyüyor ufukta
    Gün batımı ve geceyi yaşıyor bedenim...


    ***************************************

    4

    O deniz kıyısında oturan ben
    Ne büyük kavgalardan
    Ne büyük yaralar alarak gelmiştim biliyor musun?

    Belki de bunu görmüştün kederle çizgilenen gözlerimde
    Ve belki de bu yüzdendi bana karşı hissettiğin yakınlık...

    Bir yanımda kızıllığı devrimin ve özgürlüğün renginde açan çiçekler
    Öte yanım tutsak olmuş gericiliğin zulmün ve tükenmişliğin pençelerinde.

    Çocuk düşlerim vardı büyüttüğüm bir köklü çınar gibi
    Büyüyemeden kalakalmıştım ışıksız gölgelerde.
    Yaban ve asi idim dünyaya ve hayata karşı.
    Ve herşey ne kadar da saf, el değmemiş ve güzeldi
    Yüreğimde anlamlanan yansımalarıyla.

    Günden güne kararan bir yürekte bile çoğalabilmişti sevinçler
    Ve hep kendimdendi sunduklarım yaşama
    Kendimi paralarcasına verdiklerimden ibaretti yitirdiklerim....

    Hayatı geç tanıyan bir çocuk kalmış geçmişin gölgesinde büyümeksizin
    Yüreği yaralı duyguları incinmiş
    Yalanlarla örülü bir dünyada silahsız ve savunmasız
    Yalnız bir çocuk.

    Geçmiş ne de acı.Kısık gözlerle bakabiliyorum ancak
    Uzaklardan gelen belli belirsiz ışıklara.

    Payına düşeni alıyor musun cesaretle
    Umutsuzluğa düşmüş bir çocuğun kısılmış gözlerinde
    Çoğaltabilmek için yeniden
    Yaşam denen umudu...

    ****************************************

    4

    Geçmişimden bir gölge beliriverdi aniden
    Uykuya yüz tutmuş halime inat
    Yarı gerçek yarı sanrı bir düşte
    Gözleri ve yüzü karanlığa gömülü bir kadın silüeti
    Kapıyı aralayıp girerken odama
    Patlayıverdi içimde bir acı çığlık
    Acı acı ağladım
    Geçmişimden aralanan o kapıdan giren kadını görünce.


    ****************************************

    Oktay Çaparoğlu
     

Bu Sayfayı Paylaş