Hep Yokuş Oldu Umudun Yolları

'Şiirler' forumunda Dine tarafından 15 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hep Yokuş Oldu Umudun Yolları konusu
    Hep Yok(uş)oldu Umudun Yolları...

    İfadesi alınıyor;
    Gayr-ı meşru söylemlerime
    gayri ihtiyari tanıklık eden umutlarımın…
    Ve aynı sebepten gözlem altında tutuluyor aşk’a dair cümlelerim…
    Güncemden sökülüp alınalı beri sesli harflerim;
    sessizlikteyim…
    Esaret kokulu diyarımda
    her şafak bir yaprak geriye alınıyor takvimler.
    Zamansızlığımın ince hastalık olan yaraları kanıyor duvarlarımda…
    Ne yazsam;
    susacakları bitmek bilmiyor
    kağıtları zehirlemekten hüküm giymiş sabıkalı kalemimin…
    İşte o sabıkalı kalemim elimde şimdi…
    Bir türlü söyleyemediklerim arkamdan ağladı hep…
    Oysa uzun cümleler kurardım bağıra-çağıra…
    Uzun cümlelerim tel örgülerde kısaldı sevgili…
    Şimdi ;içimdeki en militan duygularımı ayaklandırsam
    bu AŞK ölümlerden kurtulur mu ?
    Bu devasa yıkımlardan mutlu yarınlar çıkar mı ?
    Çıkmazındayım…
    Bu yüzden deliyorum acımın ambargosunu :

    içtima alanlarına
    akar-adım postallarıyla
    yürüyen askerler vardı.
    Coğrafyamda sağ-sol sesleri…
    uygun adımların tek sesli hüznünde
    büyüdü (k)ayıplarımız.
    ihtilal sonrası kargaşada;
    gözlem altında yitirilen gülüşlerim
    ve inancıma pervasızca çöreklenen
    kirli yüzler vardı.
    Yankısı kurşunlanmış seslerim
    anne karnında doğmamış ölümlerim vardı.
    Kimse duymadı fısıldadığımı ölürken ben…



    Birbirini yineleyen tek-düze günlerin boğuntusunda
    yürüdüm yaşlı maltaları.
    Yüzüme çarpan mezar taşlarıyla uyandım kaç sabah.
    Yitirdim iki paralık aklımı suçun yangınlarında…
    İki dil arasında sıkışıp kaldım…
    Ne söylesem;
    savaş yangını çıkardı cümlelerim.
    Oysa barışın çevrelediği bir dünyada paylaşılan ateşler yakmaktı amacım…
    Ol(a)madı…

    Yine deliyorum acımın ambargosunu:

    Diline biber sürülmüş
    türkülerimden
    hep acı notalar yazdım sayfalara
    zulümlerden öfke birikti isyanıma…
    içi doldurulamamış politikaların boşluğunda;
    hep bir yok(uş)oldu umudun yolları…
    çıkamadık…

    Yine de uzaklaştırıyorum kanayan öfkemi insancıl yanlarımdan.
    Yeterince "görülmüştür" yaz(g)ısı hazin hikayelerim.
    Umutlu bir düşe tempo tutuyorum göğüs kafesimde
    tüm kalbimle.
    Solu(ğu)mda mutlu uluslarla kaplı kumsallar
    maviye sevdalı (b)akan nehirler damarlarımda...
    ki damarlarım; neşterle kesip yeniden diktiğim.
    Acı (y)anlarım.



    Hasan Karadeniz
     

Bu Sayfayı Paylaş