Hayvanlar ve doğa da Allah'a ibadet ediyor mu?

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda Dine tarafından 23 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hayvanlar ve doğa da Allah'a ibadet ediyor mu? konusu Hayvanlar ve doğa da Allah'a ibadet ediyor mu?

    Dua, kulluğun simgesi ve başlı başına bir ibadet olduğuna göre, sadece insana has bir olgu değildir Bu yönüyle kainattaki bütün mahlukat onunla ilgilidir

    Toprağın bağrına atılan bir tohum, çatlamak, başını topraktan çıkarmak ve güneşe doğru filizlenmek için dua eder Ama biz onun dilini anlamayız Yumurtaları üzerinde yatan kuş, yavruları için dua eder Ama kendi lisanında Ağaçlar, mevsimi geldiğinde meyve vermek için dua ederler Ama insan bunun farkında değildir İşte müminin kainata bakışı budur Kur'an-ı Kerim'de buyrulur ki;

    "Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz" (İsra, 17/44)

    “Hiç bir şey yoktur ki Allah’ı tespih ve Ona hamd etmesin,” mealindeki âyet-i kerimede geçen “şey” tabiri, canlı-cansız her varlığı içine alır Her şey Onu tespih eder ve Ona medih ve senada bulunur

    Yine Kur'an'da Allah korkusundan yarılan, dağlardan yuvarlanan taşlardan bahsedilir Gök gürültüsünün hamd ile Allah'ı tesbih ettiğinden bahsedilir Peygamber Efendimiz (asv) "Bu dağ Uhud'dur O bizi sever biz de onu severiz" buyurur Yine Peygamberimiz hayvanların kendi dillerince Allah'ı andığını söyler Evet Allah'tan korkan taşlar, insanları seven dağlar, Allah'ı zikreden canlı veya cansız mahluklar Müminin kainata bakışı budur Biz bu mahlukatın dillerini anlasaydık fırtınalı denizin "Ya Celil, Ya Celil" diye zikrettiğini duyacaktık Dillerini anlasaydık, kedilerin "Ya Rahim, Ya Rahim" diye dua ettiğini işitecektik Yani sözün kısası sadece insanlar dua etmez; bütün mevcudat, bütün varlık kendi dilinde dua eder

    Yeryüzünde insan dışındaki canlılara baktığımız zaman esas olarak üç şekilde görürüz:
    Dik olarak ayakta duranlar: Bitkilerin çoğunluğu ile iki ayaklı hayvanlar gibi
    Yarı ayakta, yani, eğik olarak duranlar: Dört ayaklı hayvanlar gibi
    Yerde sürünenler: Sürüngen hayvanlarla bâzı bitki çeşitleri gibi
    Bu saydığımız mahlûklar, yukarıdaki âyetin ifade ettiği ibâdetlerini, bulundukları şekilleriyle (kıyam, rüku, secde) yapmaktadırlar

    Kur'an'ın bildirdiğine göre Kainatta canlı cansız her şey Allah'ı zikir ve tesbih eder

    Kur'an'da, yerde ve gökte bulunan her şeyin Allah'ı tesbih ettiği haber verilmiştir:

    "Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmiştir O, Aziz'dir, Hakîm'dir" (Hadîd, 57/1 )

    Ayetteki "Her şey Allah'ı tesbih etmiştir" ifâdesi, çeşitli şekillerde yorumlanmıştır Canlı varlıkların Allah'ı tesbih etmeleri, O'nun her çeşit noksanlıklardan ve yüce şanına yakışmayan şeylerden berî olduğunu dil ile ifade etmeleridir Bütün alimler, canlı varlıkların Allah'ı bu şekilde tesbih ettiklerini söylemişlerdir Fakat, canlı olmayan varlıkların Allah'ı tesbih etmeleri hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür Bazı alimlere göre, canlı olmayan varlıkların Allah'ı tesbih etmeleri, O'nun yaratıcılığına, gücünün her şeye yettiğine delil olarak gösterilmeleridir Bu şeylerin varlığı, Allah'ın yüceliğini göstermektedir Onların bu hali, tesbihleridir Bazı alimler de, cansız varlıkların canlı varlıklar gibi Allah'ı zikrettiklerini söylemişler ve bu hususta delil olarak da yukarıda geçen şu ayeti göstermişlerdir:

    "Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız O, Halîm'dir, çok bağışlayandır" (İsrâ, 17/44)

    Bu görüşü savunan alimlere göre, cansız sanılan her şeyde, insanların fark edemedikleri bir canlılık vardır Bütün eşya, atomlardan meydana gelmiştir Atomun çekirdeği etrafındaki elektronlar, akla şaşkınlık verecek bir hızla dönmektedir

    Diğer bazı âlimlere göre, ise, kâinattaki her şey, canlı ve cansız bütün varlıklar, Allah'ın emrindedirler Yüce Allah, dilediği gibi bu varlıklarda tasarrufta bulunur Her şey onun emrinin karşısında teslimiyet içerisindedir Onların tesbihleri, bu teslimiyetleridir (Muhammed Ali es-Sabûnı, Safvetü't-Tefâsîr, İstanbul 1987, III, 319 vd)
     

Bu Sayfayı Paylaş