Hayvancılık Destekleri, Pazarlama ve Örgütlenme

'Diğer Hayvanlar' forumunda Siraç tarafından 22 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hayvancılık Destekleri, Pazarlama ve Örgütlenme konusu Hayvancılık Destekleri, Pazarlama ve Örgütlenme

    Hayvancılık destekleri nelerdir?
    Hayvancılık ve yem bitkileri ile ilgili destekleme politikalarında son yıllarda önemli artışlar olduğunu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2005 yılı destekleme bütçesindeki hayvancılık desteklerinin miktarı önceki yıla göre yaklaşık iki misli arttığını ve önümüzdeki yıllarda da bu desteklerin artarak devam edeceğini biliyor musunuz? Özellikle bölgemizdeki sizin gibi hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizin bu artan desteklerden azami ölçüde yararlanması gerekir. Bu desteklerin çeşit ve miktarları aşağıdaki çizelgede verilmiştir. Eğer sizin 15 saf kültür ırkına sahip bir sütçülük işletmeniz olsa, bu desteklerin tümünden yararlandığınızda yaklaşık 20.000 YTL bir parayı devletten almanız mümkündür.

    HAYVANCILIK DESTEĞİNİN ADI
    TÜRÜ
    BİRİME DESTEK VE BİRİM MİKTARI
    Damızlık Belgeli Hayvanların Desteklenmesi
    Pedigrili
    500 YTL /baş
    Saf ırk sertifikalı
    250 YTL/baş
    Suni Tohumlama Sonucu Doğan Buzağıların Desteklenmesi
    Ön soy kütüğüne kayıtlı
    40 YTL/baş
    Soy kütüğüne kayıtlı
    80 YTL/baş
    Süt Teşviki
    Hast. ari DSYB üyesi
    0,075 YTL/litre
    Hast. ari koop. üyesi ve diğer
    0,06 YTL/litre
    DSYB üyesi
    0,06 YTL/litre
    Tarımsal kal. koop. üyesi
    0,04 YTL/litre
    Diğer
    0,03YTL/litre
    Küçükbaş hayvan sütü
    0,03 YTL/litre
    Sağım Hijyeni ve Süt Kalitesini Artırmanın Desteklemesi
    Sağım makinesi
    8335 YTL/işletme
    Soğutma tankı
    3778 YTL/işletme
    Sağım ünitesi ( komple )
    11207 YTL/işletme
    Yem Bitkileri Üretiminin Desteklenmesi
    Yonca
    75 YTL/da
    Korunga
    60 YTL/da
    Fiğ
    30 YTL/da
    Mısır
    40 YTL/da
    Diğer
    30 YTL/da
    Alet ekipman
    (müracaatta kesinleşir)
    Tohum
    5 YTL/da
    Hastalıklardan Ari İşletmelerin Desteklenmesi
    Hayvan başına pirim
    40 YTL/baş
    Tazminat
    2000 YTL/baş
    Hayvan Gen Kaynaklarının Desteklenmesi
    Büyükbaş
    250 YTL
    Küçükbaş
    30 YTL/baş
    Suni Tohumlama Desteklemesi
    K.Ö.İ + soy kütüğü işletmeleri
    40 YTL/baş
    Diğer iller
    20YTL/baş
    Et Teşviki
    Sığır (190 kg ve üstü karkas)
    0.5YTL/kg
    Hayvan Kimlik Sistemi
    Kayıt, küpe
    2 YTL/baş
    Hastalıklarla Mücadele
    Aşı, mezbaha, vet. hekim
    0.5 YTL/baş

    DSYB: Damızlık sığır yetiştiricileri birliği
    K.Ö.İ.: Kalkınmada öncelikli iller

    Hükümet desteklerini nasıl alacağız?
    Eğer bu listedeki desteklerin muhatabı siz iseniz ve bu desteklerden bir kısmını ve hatta tümünü alabilme şartlarına sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine başvurup neler yapmanız gerektiğini öğrenin. Verilen bilgiler doğrultusunda gerekli formları doldurmanız ve istenen belgeleri getirmeniz müracaat için yeterli olacaktır.
    Satmak için neyi, nasıl üretmeliyiz?
    “Üretebildiğini değil, satabildiğini üret” ifadesi ürünlerimizi pazarlama ile ilgili tutumumuzun yanlışlığını güzel bir şekilde ifade etmektedir. Eğer satmak için üretim yapıyorsanız, piyasanın isteklerini dikkate alarak üretim yapmanız gerekir. Burada önemli olan aslında neyi ürettiğinizden çok, ürettiğiniz malın kalitesidir. Piyasanın istediği kalitede ürün (et ve süt) üretirsek, bu ürünün satılması bizim için önemli bir sorun olmaz. Çünkü piyasada kaliteli ürün satın almak isteyen, fakat bulamayan çok sayıda süt fabrikası, mandıra ve et işleyen girişimciler mevcut olduğu bilinmektedir. Yeter ki bu alıcıları bulalım ve onlarla bağlantı yapalım.
    Çiftçilik sadece üretmek midir?
    Geleneksel olarak biz çiftçiler, ürettiği ürünleri pazarlama ve satma konusunda önceden kafa yormayız ve çiftçiliği sadece tarımsal ürünleri üretmek olarak biliriz. Halbuki, ürettiğimize pazar aramak ve sütümüzü ve besi hayvanımızı satmak çiftçiliğimizin bir parçası olmalıdır. Yani biz çiftçiler de kendi malımızın sahibi patronlar olarak esnaf veya tüccar zihniyetiyle hareket etmeliyiz. Ben bu ürettiklerime nasıl pazar bağlantıları kurarım, ileriye dönük ve kontrat usulü olarak ürünlerimin satışını nasıl garanti ederim ve değer fiyattan nasıl satarım konularında kafa yormamız ve çabalamamız gerekir.
    Pazarlama beraber çalışmayı gerektirir
    Ürünlerimizin pazarlaması, özellikle yöremizde bizim gibi küçük aile işletmeleri açısından birlikte hareket etmeyi gerektirir. Yani köydeki biz çiftçiler bir araya gelerek veya birlikte hareket ederek ürünlerimizin daha kolay bir şekilde ve değer fiyattan satılmalarını sağlayabiliriz. Örneğin; köyümüzdeki bir çiftçi günde ürettiği 25 kg sütü, kendisi satmaya kalksa hem her gün bu işe zaman ayırması ve epey bir masraf yapması gerekir hem de değer fiyattan satacak pazarlığı yapamaz. Ama eğer her biri 25 kg süt üreten 40 çiftçi birlikte hareket edersek, 1000 kg sütü bir mandıraya veya fabrikaya daha düşük pazarlama masrafıyla ve pazarlık gücüyle değer bir fiyattan satabiliriz.
    İşbirliği ve örgütlenmek
    “Bir elin nesi var iki elin sesi var” atasözü ve köylerimizde eskilerde uygulanan ve gittikçe azalarak devam eden imece müessesesi, bizim toplum olarak işbirliği geleneğimizin olduğunu gösteriyor. Fakat son yıllarda bu vasfımızı kaybetmişiz. Eskiden köylerimizde insanlar bazı büyük ve zor işleri imece usulü ile başarmış iseler bugün de, başta araç ve ekipman olmak üzere kullandığımız örneğin gübre, ilaç, yem ve araç gereci daha kolay ve ekonomik bir şekilde temin etmemiz mümkündür. Yeni teknolojileri takip ederek üretime sokmak, destekleme politikalarını yakından takip ederek yararlanmak ve ürettiğimiz ürünleri değer fiyattan pazarlayabilmek için birlikte hareket etmek, yani örgütlenmek ve kooperatifler kurarak çalışmak zorundayız.
    Kooperatifler
    Kooperatifçilikle ilgili geçmişte yaşanan olumsuzluklar, bu müessese ile ilgili bizde negatif yargıların oluşmasına neden olmuştur. Halbuki Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde kooperatifler, üretilen tarımsal ürünlerin pazarlaması ve uygun fiyattan ilaç, gübre ve alet ekipman gibi ihtiyaçların temini başta olmak üzere önemli görevleri üyeleri menfaati doğrultusunda başarılı ve etkin bir şekilde yürütürler. Örneğin üretilen sütün 3/4’ünden fazlası kooperatifler aracılığıyla pazarlanır. Pazarlama başlığı altında da belirtildiği gibi, Türkiye tarım sektörünün çoğunluğunun küçük aile işletmelerinden oluşması kooperatifçiliğin önemini daha da artırmaktadır.
    Kooperatif ve birlikler birer sivil toplum örgütüdür
    Avrupa Birliği hibe programlarına proje hazırlayabilmemiz ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının destekleme programlarından daha fazla yararlanabilmemiz için biz çiftçilerin kooperatif kurmaları veya birlik şeklinde örgütlenmemiz gerekmektedir. Bu para kaynaklarından yöremizin, köyümüzün ve kendimizin faydalanabilmesi için bu birlik veya kooperatifler aracılığıyla başvuruda bulunmak gerekiyor. Örneğin; yöremizde silajlık ürünleri yetiştirmek ve silaj yapmayı yaygınlaştırmak istiyoruz. Bunun için, sertifikalı tohum, silaj biçme makineleri ve silaj siloları yapılması gerekmektedir. Bu gibi alımların yapılabilmek için, ancak “sivil toplum örgütü” olarak kabul edilen kooperatifimiz veya birliğimiz olması gerekir. Kooperatif ve birlik adına ancak bu tip projeleri uygulayabiliriz.
    Üretim maliyetleri düşük bir hayvancılık yapmalıyız
    Yüksek maliyetli et ve süt üretmek, Türkiye ve özellikle bölgemizin en önemli problemlerinden biridir. Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi, küçük işletmelere sahip olmamız nedeniyle ahır, alet-ekipman, makine ve işgücü gibi sabit girdileri tam kapasitede ve etkin bir şekilde kullanamamaktayız. İkincisi ise, hayvancılıkta maliyetlerin yaklaşık % 60-70’ini oluşturan yemleri pahalıya mal etmekteyiz. Bu durum, et ve süt üretim maliyetlerinin doğrudan yükselmesine neden olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, işletmelerimizin büyüklüğünü 3-4 baş hayvandan 15 ve üzerinde hayvana çıkarmamız ve kullandığımız yemleri ucuza temin etmemiz gerekmektedir. Yemi ucuza temin etmenin en doğru yolu, hem kaba hem de karma yemi kendimizin üretmesidir. Kendi arazimizde yetiştirdiğimiz arpa ve mısır gibi dane yemleri kırarak karma yem yapmamız mümkündür. Bunları yapmadığımız takdirde, yüksek maliyetli et ve süt üretmeye devam etmek ve “piyasa fiyaları maliyetlerimizin çok altında” diye şikayet etmek durumunda kalmaya devam ederiz. Ayrıca unutmamamız gerekir ki dünyadaki üretim maliyetleri, bizim maliyetlerimizin yarısı kadardır. Bu da fiyatların gelecekte de düşeceğini göstermektedir.



    Hazırlayanlar :
    Prof. Dr. Fahri YAVUZ
    Prof. Dr. Mete YANAR
    Prof. Dr. Ömer AKBULUT
    Prof. Dr. İbrahim ÖRÜNG
    Prof. Dr. Mustafa TAN
    Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi
    Prof. Dr. Armağan ÇOLAK
    Doç. Dr. Yavuz Selim SAĞLAM
    Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif YÖRÜK
    Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi
    Vet. Hek. Cengiz CEYLAN
    Erzurum Tarım İl Müdürlüğü
     

Bu Sayfayı Paylaş