Hayatımızı Ne İle Boyamalıyız ?

'Makaleler-Denemeler' forumunda semyav5mitq tarafından 23 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hayatımızı Ne İle Boyamalıyız ? konusu Hayat kimilerimizce yaşam biçimimize göre renklendirildiğimiz bir tablodur. Çizgi ve renklerin duygularla karıştığı, iradenin kararı ile son halini alan vuruşlarla dopdoludur bu tablolar. Her yeni günün yirmi dört hecesinde nice desenler hakim olur ömür tablomuza.

    İlk olarak zamanını ve zeminini Yaratan'ın hazırladığı ve kullanımını bizlere bıraktığı bembeyaz sayfalar halinde önümüze sunulur bu heyecan. Bundan sonra bize düşen her gün açılan bu ak pak sayfaları işleyip, haşre hazır hale getirmektir. Yağmurun kainatı yıkadığı dakikalarda, rahmetin sarhoşluğuna gönüllerimizi salışlarımız ve dua dua yalvarmalarımız ıslak ellerimizle, Habibullah'ı (s.a.v.) hatırlayışlarımız bu yağmur altında. Yine nefesimizin hüküm sürdüğü her dakikada nefesi vereni anışlarımız. O bizi sevsin, sevdiklerine sevdirsin diye okşadığımız yetim başları, hürmet edip kazandığımız anne babalarımızın sevgi ve duaları, hatta tefekkür ikliminde koşan gönüllerimizin attığı her adım, bu tablolarda hoş esansların sarhoşluğunda vurulmuş fırça darbeleridir adeta.

    Keşke her daim bu tonlar hakim olsa yüreklerimize ve meleklerce vurulan bu fırça darbeleri şahit olsa kulluğumuza dilimizin bağlanacağı o dehşetengiz günde. Ama bizler teslim edince ruhumuzu haramlar kulvarına, tüm renkler cazibesini yitiriveriyor bir anda. Kendimizi bırakıp başkalarını konuşmaya daldığımız o dakikalarda, gökkuşaklarına karalar çalınıyor nasılsa. Ne zaman duyarsızlaşsa elimiz, dilimiz ve yüreğimiz muhtaçlara, kanlı gözyaşları ıslatmaya başlıyor tüm o güzelim renkleri acılarıyla.


    Aslında biliriz anahtarını bu çirkinlikleri yıkamanın.
    Biliriz ardına kadar açık kapılar vardır bizlere "gel" diye haykıran.
    Birden bir titreme alır bizi yaptığımız yanlışlıklar sonrası.
    Şükrederiz önce fark ettirdiği için hatamızı,
    sonra kulak verip yola koyulmaya hazırlanırız tövbe kapılarına doğru.

    Nasıl gidilir bu yolda.
    Tedirginlik hakimdir yüreklerimize alacalı renkleriyle.
    Aklımıza gelir o renklerin ve her şeyin sukut ettiği Mirac gecesi birden.
    Resulullah'ın (s.a.v.) Cebrail’e sorusu düşer aciz halimize ışık tutarcasına
    "Nasıl gidilir Sidre-i Müntehaya?"
    ve cevabı Cebrail'in:
    "AŞKLA"..​
    Bizim makamımız oralarda değil ama, bu cevap bize de yol göstermeli elbet. Silmek için karaları bu tablodan ve yaklaşmak için en yakın olmamız gereken adrese, aşkla yola çıkmalı ve tövbe boyaları ile cilalanmalıyız. Her şeyin sahibi olana müracaat etmeliyiz nihayete sağlam ulaşmak için. Sormalıyız bize Lutfu ve Keremi ile gönderdiği kelimelerin hüküm sürdüğü kelama. Korkularımızdan arınmak ve doğru renkleri bulmak için müracaat etmeliyiz vakit kaybetmeden o yüce Kur’an'a. Göreceğiz sıcacık ve şefkat yüklü bir ayet yol gösterecek bize. Rabbimiz seslenir o eşsiz çağrısıyla: "’ALLAH'IN VERDİĞİ RENGİYLE BOYANDIK. ALLAH'TAN GÜZEL RENGİ KİM VEREBİLİR? BİZ ANCAK ONA KULLUK EDERİZ’ DEYİN." (Bakara, 138)

    Hepimiz, haşr meydanında Rabbimizin huzurunda seyredeceğimiz tablolarımızı SIBGATULLAH ile boyama yolunda aşkla ilerleriz inşaallah. Rabbim bu eserin altında yazılı olacak asıl ismimizi, yani O'nun tecellisi olan ve çoğumuzun hayatı boyunca bulup zikrine mazhar olamadığı gerçek ismimizi de gönüllerimize ilham eder inşaallah.

    O vakit fırça darbeleri zikrin verdiği feyizle bambaşka olacaktır şüphesiz ...


    E.Sümeyra KABZE
     

Bu Sayfayı Paylaş