hayalet ağ nedir

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 31 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    hayalet ağ nedir konusu hayalet ağ hakkında bilgi veriri misiniz, hayalet avcılık ile ilgili bilgi verir misiniz?
    hayalet ağla nasıl avlanabilirim
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    denizin dibinde kalan her türlü sahipsiz,işlevini yitirmiş kopmuş,düşürülmüş ağ parçalarına, takımlarına hayalet ağ denir, bunun sebeb olduğu avcılığada hayalet avcılık denir..

    bu hayalet ağlar,deniz dibinde canlılar için potansiyel ölüm tehlikesidir, özellikle,yunuslar,foklar gibi deniz dibini seven canlılar bu başıboş ağlara takılıp ölmektedir, bir çeşit deniz dibi kirliliği diyebilirsin bu hayalet ağ 'a...



    Hayalet Avcılık

    “...Zeynel yandaki merdivenden aşağıya indi, burnuna acı bir çürük Haliç kokusuyla taze deniz kokusu geldi, çocuklar, yaşlı kişiler, emekliler, alttaki korkuluklardan, köprünün aralıklarından oltalarını sarkıtmışlar, dalmışlar, gözleri, üstü domates, patlıcan, yeşil biber, soğan, lastik top, yongalar, ağaç parçaları, yapraklar, pırasa yaprakları, kağıtlar, kavun, karpuz kabuklarıyla kaplı denizde dehşet bir beklemenin heyecanındaydılar, oltaya vuracak balığın gerilmişliğinde tetikteydiler. Zeynelin canı şuradan, köprünün altındaki köşeden, oltacı Abidinden bir olta alıp balık tutmak istedi. Tam bu sırada arkasındaki çocuk denizden oltasını, yumulmuş, çabuk çabuk, bütün bedeni, varlığıyla çekmeye başladı, o çektikçe uzun mavi naylon ip yere yığılıyordu. Sonunda balık çıktı denizden oynayarak, havada sağa sola atlayarak çocuğa kadar geldi, palamutun mavi sırtı güneş vurunca menevişledi.”
    Yaşar KEMAL’in Deniz Küstü adlı eserinde uzun mavi ip yere yığılıyor ve balık ele geliyor. Su üstünden bir enstantene. Peki ya o uzun mavi ip yere yığılamazsa?

    [​IMG]

    STH’nin Karaköy etkinliklerinde sualtı temizlik çalışmaları sırasında dalgıçlar tarafından o uzun mavi ipin ve ucundaki kancanın köprü üstüne çıkamayanlarının, sahipleri farkında olmasalarda, başarılı bir şekilde balık ve diğer canlıları avladıkları gözlemlendi. Etkinlik sırasında mümkün olduğunca misina ve diğer ağ parçaları temizlendi. Fakat, her geçen gün daha çok uzun mavi ip sualtında hayalet avcılık yapıyor.
    Hayalet avcılık; kaybolmuş yada terkedilmiş ancak su içerisinde işlevini sürdürerek, insan kontrolü olmaksızın sucul organizmaların ölümüne neden olan av araçlarının gerçekleştirdiği avcılığı ifade etmektedir.[1]

    [​IMG]

    Av araçları kaybolmalarının ardından hedef türler üzerindeki avcılık faaliyetlerini sürdürürken, yakalanan türleri yemek için ağa veya tuzağa gelen diğer canlıları da yakalayarak av durumuna düşürmektedir. Bu durum, av aracı suda tamamen bozulup parçalanıncaya kadar devam edebilmektedir. Bazı tuzaklarda ölen türlerin vücutları, parçalanmış organları ve bunların kokuları diğer türleri tuzağın içine çekebilmekte, bazen de tuzağı yuva olarak kullanan balıkların içine girdikten sonra çıkamayarak ölmesi, tuzağın tekrar yemlenmesine ve hayalet avcılığın tekrar tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu durum av aracı işlevini yitirene kadar devam etmektedir.[2]
    Kaybolan ağın aktif olarak avcılığa devam etmesi ve parçalanma süresi ağın imal edildiği malzemenin yapısına ve kaybolduğu bölgenin oşinografik özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kimyasal işlem uygulanmamış ahşap tuzaklar iki aya, kimyasal işlem uygulanmış olanlar ise (kimyasal boya ve koruyucular ile boyanmış) iki yıla kadar, denizel ortamda bozulmadan kalabilmektedir. İskeletleri demirden ve paslanmaz çelikten, etrafı da vinil kaplanmış ağ gözlerinden donatılmış sepetlerin, on – on beş yıl kadar dayanabildiği bildirilmektedir. Özellikle son gelişmelerle, plastik sepetler, on ila otuz yıla kadar, suda bozulmadan iyi koşullarda kalabilmektedir.[2]
    Ağın kaybolduğu bölgenin taban yapısı ağın suyun altında aktif olarak kalma süresini etkileyen bir faktördür. Araştırıcılar tarafından kayalara yada resiflere takılan ağların üç boyutlu şeklini daha uzun süre sürdürdügü belirtilmiştir. Bu durum, kayalık bir bölgede bir ağın daha uzun süre yıkıma uğramadan av yapmaya devam edebileceği saptamasını yapmaya olanak sağlayacaktır.[1] STH’nin Sedef Adası yakınlarında kayalık bir zeminden çıkardıkları metrelerce uzunluktaki ağ parçası bu duruma en iyi örneklerden biridir.
    Kayıp av takımları ve onların parçalarının, kaybolduktan sonra avcılık faaliyetine devam etmesi, deniz ekosistemi ve deniz dibi kirliliği açısından oldukça tehlikelidir.[3] Hayalet av araçlarının çevreye etkileri: hedef türleri avlamaya devam etmesi; hedef olmayan balık ve kabuklu türlerini avlamaya devam etmesi; diğer deniz canlılarının (fok, kaplumbaga ve su kuşları) ölümüne neden olması; çürüme esnasında deniz fauna(belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü) ve florasını(bir bölgede yetişen bitkiler) etkilemesi, bentik çevreye fiziksel olarak zarar vermesi olarak sıralanabilir.[1] Kayıp av araçlarının sediment birikimine neden olarak bulundukları bölgede deniz tabanını yoksullaştırdığı ve biyoçesitliliği azaltığı yönünde gözlemler yapılmıştır. Bu durum, fouling organizmaların ağ gözlerini tıkayarak bölgedeki akıntıları yavaşlatması, bununda ilgili bölgede çöküntüye neden olduğu teorisiyle açıklanmıştır.[1]

    [​IMG]

    Hayalet av araçlarının denizel çevre üzerine etkileri av aracının türüne göre farklılık göstermektedir. Örnegin uzatma ağları ve kafes tuzaklar kaybolduktan sonrada uzunca süre av yapmaya devam etmektedirler. Dolayısıyla bu av araçları, denizel organizmalar üzerinde kontrolsüz şekilde ölümlere neden olmaktadır. Bu ölümler ise önemli miktarda su ürününün ekonomik bir değer kazanmadan kaybedilmesi, biyoçesitlilik ve çevrenin zarar görmesi gibi sorunları beraberinde getirmektedir.[1] Kaybolduktan sonra av yapmaya devam eden uzatma ağı ve kafes tuzaklar, stoklar üzerinde kontrolsüz ölümlere neden olarak ekonomik zararlara neden olmaktadır. İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa neden olan kayıp uzatma ağı miktarının tespitine yönelik bir araştırmada trol ve algarnaların neden olduğu uzatma ağı kayıpları 2002 yılında yaklaşık 200-280 km olarak tespit edilmiştir.[3]
    Kayboldukları ilk dönemde hedef türleri avlamakta, zaman ilerledikçe yakalanan bireyler ve üzerlerinde oluşan fouling organizmalar (denizel ortamlarda doğal olmayan yüzeylere tutunan ve gelişen canlılar) nedeniyle çökmektedirler. Ancak ağ üzerlerinde kalan bireyler yem etkisi yaparak etraftaki hedef olmayan türleri ağa doğru çekmektedir. Bu durum ağ çökmüş olmasına rağmen, demarsal türlerin ve kabuklu türlerinin ağa takılmasına neden olmakta ve hedef dışı av miktarını arttırmaktadır. Ağ tamamen parçalanana kadar bu etki devam etmektedir. uzatma ağlarının önemli bir etkisi de deniz memelilerinin ve kuşlarının ölümüne neden olmasıdır.
    Her yıl bir milyonun üzerinde deniz kuşunun ve 100000 üzerinde deniz memelisi ile deniz kaplumbağasının hayalet ağlara takıldığı tahmin edilmektedir.[1] Trol, gırgır, paraketalar kaybolduktan sonra kendilerine özgü av yapma özelliklerini kaybetmektedirler.
    Ancak bu av araçlarının da özellikle vahşi yaşam ve denizel çevre üzerinde olumsuz etkileri olduğu saptanmıştır. Örneğin, çok sayıda deniz kaplumbağası paraketa misinalarına takılarak ölmektedir.[1] Ağlarda batırıcı olarak kullanılan kurşunlar su kuşları tarafından yenilerek zehirlenmelere yol açmaktadır.

    [​IMG]

    Yapılan hesaplamalar İsveç’te sadece bir balıkçılık sezonunda 200 tondan fazla kurşunun denizel ortamda kaybolduğunu göstermiştir. Bir ağır metal olan kurşunun bu kadar büyük miktarda insan etkisiyle deniz ortamında bulunması da çevre açısından ciddi bir olumsuz etkidir.[1]
    Tüm bu olumsuz etkiler sonucunda, Dünya Tarım Örgütü (FAO) 1995 yılında hayalet avcılığı, balıkçılık endüstrisini olumsuz yönde etkileyen bir faktör olarak açıklamış; seçiciligi düşük av araçları, hedef dışı av, habitatların yok edilmesi gibi sorunlarla aynı kategori içerisine almış ve kaybolan ağların tekrar bulunmasını önermiştir.[1]
    Aşırı ve kaçak avcılık, hedef dışı av ve av araçlarının neden olduğu habitat tahribatlarının önlenmesi ile ilgili olarak özellikle FAO Sorumlu Balıkçılık Uygulama Kodları esas alınarak yönetici ve balıkçılar eğitilmeli ve koruma kontrol uygulamaları etkinleştirilmelidir.[4] Avcılığımızın geliştirilmesi için av verimini arttırmak kadar ekosistemin korunmasına da önem verilmelidir. FAO tarafından belirlenen sorumlu balıkçılık ve kaynakların kullanılmasında ihtiyatlı yaklaşım prensiplerinden ödün verilmemelidir. Bunu sağlamak için ülkemizde idari ve hukuksal düzenlemeler getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.[4]

    Merve Pelin Sütçüoğlu Su Ürünleri Mühendisi
    Kaynaklar
    1. KARATAŞ VE YUMURTALIKTA (İSKENDERUN KÖRFEZİ) BİR AV SEZONUNDA KAYBOLAN AV ARAÇLARININ MİKTARININ BELİRLENMESİ. TAŞLIEL, A.S., Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi. Adana. 2008
    2. AYAZ, A. ÖZEKİNCİ, U., ALTINAĞAÇ, U., ÖZEN, Ö. Üstten Girişli Yuvarlak Tel Sepetlerin Hayalet Avcılık Açısından İncelenmesi. E.Ü. Su Ürünleri Dergisi, 2006. Cilt 23, Ek(1/3): 351-354
    3. AYAZ, A. ÜNAL, V., ÖZEKİNCİ, U. İzmir Körfezi’nde Hayalet Avcılığa Neden Olan Kayıp Uzatma Ağı Miktarının Tespitine Yönelik Bir Araştırma. E.Ü. Su Ürünleri Dergisi, 2004. Cilt 21, Sayı(1-2):35-38.rn
    4. II. Tarım Şurası. IV. Komisyon. Hayvan, Su Ürünleri Yetiştiriciliği ve Sağlığı. Ankara. 2004
     

Bu Sayfayı Paylaş