Hattiler Çerkeslerin Ataları mı ?

'Ülke Kültürleri' forumunda ÜmiT KoTaN tarafından 5 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hattiler Çerkeslerin Ataları mı ? konusu Hattiler-Hititler-Adigeler

    Millet, aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, soy, tarih, kültür,duygu, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluklarını tanımlayan sosyolojik bir kavramdır. Fakat milleti oluşturan unsurlar aynı tarih,kültür ve etnik kökenden gelmezler. Yüzyıllarca asimilasyon ve kültürel bütünleşme sonucu aynı ortak dil etrafında birleşerek milleti oluştururlar. Milleti oluşturan bireylerin birkaç kuşak önceki ataları, soyu farklı bir etnik gruba ve kültüre dâhil olabilirler.

    Kafkasya birçok dilin, halkın, kültürel zenginliğin ve etnik grupların birarada yaşadığı, dünyanın ilginç bölgelerinden birisidir. Bin yıldan daha fazla bir geçmişi olan toplumdur. Birçok araştırma sonucu Adige-Abhaz-Abaza halklarının kökeni Hititlere dayandığı bilimadamları tarafından savunulmuştur.

    Hititlerin Anadolu'ya göç tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö.2000 yıllarında Hint-Avrupa kavimlerinin doğuda Kafkasya üzerinden Anadolu'ya girdikleri en kabul gören tezlerdendir. Karadenizden geldikleri gibi bir varsayımda vardır. Anadolunun ilk devletini(Uygarlığı) kurmuş ve zamanla genişleyip imparatorluk şeklini almıştır.

    Başkentleri Hattuş, bugün bir türk köyü olan Boğazköy yakınlarındaydı. M.Ö. 1299 yılında Hititliler ile Mısır arasında günümüz Suriye sınırları içerisinde kalan Amurru ve Amka toprakları gibi büyük ticari yolları ele geçirmek amacı ile Kadeş savaşı olmuştur[​IMG]aha sonra bu iki devletin dost olmasıyla Hitit Kralı Muvatalli kızını Mısır Kralı ll. Ramses’e vermiştir. Hitit halkı bu olayı benimsememiştir ve günümüzde hala Çerkeslerce “Ramsesi yinise woh (Ramses’in geliniolasın)” bedduası kullanılmaktadır. Hitit devleti M.Ö. 1200 yıllarında Frigler tarafından yıkılmıştır. Bazı kaynaklar Hititlerin yıkılışından sonra, bir kısmının Kafkasya’ya döndükleri sanılır söyler.

    Kendilerine has, sağlam kültürleri ve gelenekleriyle dönemlerinde tek başlarına ve bağımsız yaşamış medeniyet yapılarıyla tanınmaktadırlar. Kendilerine has alfabe ve yazılarını geliştiren Hitit halkının alfabe ve harfleri bugün hala kullanılmakta olan çerkes sülale armalarıyla birebir örtüşmektedir. Hititçe tabletlerde bulunan ve günümüze ulaşan yüzlerce sözcük ve tümce yapısının bugünkü Kafkas dilleri içerisinde en yaygın dil olan Adige dili ile birebir aynı anlamları taşıması, Adige-Abhaz milletlerinin Hititlerle akrabalığını ortaya koyan unsurlardan biridir. Dilbilgisi formatlarının karşılaştırılması sonucu Hititlerin dilinin eski Kafkas dilleri ailesine mensup olduğu görüşünü destekler niteliktedir.

    Dünyanın en eski dillerinden birisi olan çerkesce çok güçlü bir dildir.Bu dili derleme ve işlemede her ne kadar gecikmiş olsakta dilimizi öğrenerek ve unutmayarak ona verdiğimiz önemi eksik etmemeliyiz.Oldukça zengin olan çerkesce dilinin çeşitli şiveleri vardır.

    Adige/Abhaz milletlerinin Hititlerden geldiği savı sadece dillerinde değil,arkeolojik kazılarda bulunan Hitit mezarları, o mezarlardan çıkan eşyalar, cenazenin defin törenleri vb... hususlarda birçok benzerliği bulunmakta ve bu iki grup arasında elde edilen bulgular aralarındaki bağlantıyı ortaya koymaktadır.

    Çok eski Çerkes xoaxuelerinde(günü sözü bildiren), çerkes kişi ve sülale isimlerininde ve çerkesçe’nin bazı yerlerinde Hatti/Hitit etkisi, çokda incelemeye gerek görmeden fark edilebilir. Çerkes adlarından olanve hala bilinmekte olan bu adlar(Hatu,Hate,Hatiy,Hatıze,Hatid,Hatıkue,Hateukh ) Hatlarla bağlantılıdır.Keza, Çerkes sülale adlarından olan Hatıquey(Hatti oğlu– Hatti’den gelen manasındadır), Hatıjjookue, Hateqşşokue de bu görüşe destek için örnek olarak verilebilir.

    Çerkesler çok yaşlı birinden, ya da çok eski bir eşyadan bahsederken“Kuruwaa dırukulop” (Kurlarla yaşıt) deyimini kullanırlar. Kimdir bukadar eski olan “Kur” halkı? Öğrendik ki Hititler kendilerine Hitit demez,“Hatti Ülkesinin Çocukları” anlamına gelen “Lu-meş Kur-uru” yani“Kurların oğulları” derlermiş.

    Kültürler arası etkileşimin ne kadar doğal olduğu halkların sözlü ürünlerinden hemen anlaşılmaktadır. Adige dilinde “Hatı-yıkua(Hattioğlu)” diye başlıyan, Abhazca’da ”Hatnı sıqan( Hatti yurdundayım)“diye biten tekerlemeler vardır.

    Hitit ve Adigelerin çakışan bir diğer özellikleri ise kadına ve ata çok önem vermeleridir. Hititler de çocukların annelerinin adlarıyla çağırılması, Kafkas tarihinde de görülür. Hititler; kadın, köle ve at bakımı üzerinde yönetmelik hazırlamış ilk ve tek halktır. Tapınak ve tutuk evleri olmayan kentler sadece Hititler ve Kafkasyalılar da vardır. Çünkü işlenilen suçlar mal ya da hizmetle ödetilirdi.

    Günümüze kadar uzanan kız kaçırma geleneği ise bu benzerlilkerin en ilginç örneğidir. Kafkasya tarihi incelendikçe bu savaşlar, bu olasılıklar,bu benzerlikler çoğaltılabilmektedir. Yalnızca deyimler, tabletler,heykeller değildir günümüze taşınan ve Çerkeslerin kökeni binlerce yıl öncelere dayanan bulgulardır. Hititler ve Adige-Abhaz milletleri arasında bulunan bağı soyağacımızla pekiştirecek olursak bu savın daha net bi şekilde doğruluğunu ortaya koyarız.

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş