Hatay kaleleri

'Hatay Tanıtımı' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 27 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hatay kaleleri konusu HATAY KALELERİ

    Koz Kalesi (Kürşat Kalesi) : Aynı adla anılan köyün yakınındadır. Eski çağlarda kullanılan ve Altınözü tarafından gelip Harbiye’den geçerek Antakya’ya giren Kuseyr yolu üzerindedir. Bu kalenin Antakya’nın güney bölgesini emniyet altına almak amacıyla Antakya Prensliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Antakya Latin Patriğinin de ikamet ettiği yer olan kale, 1268 yılında Baybars tarafından kuşatma sonucunda teslim alındı. Bir tepeyi içine alacak şekilde yapılan kalenin sadece büyük blok taşlarla inşa edilmiş olan yarım daire şeklindeki iki burcu ayakta olup, diğer kısımları harap ve belirsiz durumdadır. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)

    Bakras Kalesi : Aynı adla anılan köyün hemen üst tarafındadır. Köyün yolu Antakya-İskenderun yolunun 27. Km.sinden ayrılır. Yolun batısında, dağların arasında sarp bir tepe üzerine yapılmıştır. Strabon’un bu kaleden bahsettiğine bakılırsa, tarihi çok eski olmalıdır. Kale önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine hizmet etti. Haçlılar döneminde de, Antakya Prensliği’nin kuzeyde en önemli savunma noktasıydı.

    Birkaç defa el değiştirdikten sonra Templier Şövalyeleri’nin eline geçen kale 1268 yılında Baybars tarafından kuşatılarak zapt edildi. Birkaç katlı ve bir alay askeri barındıracak büyüklükte olan kale genel olarak harap olmaya yüz tutmuş olmakla birlikte, birçok mekanları sağlam durmaktadır.
    (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)


    Payas Kalesi

    Payas’ta Sokullu Külliyesi’nin batısındadır. Burada eskiden harap bir kale vardı. Sahilde inşa edilen Payas Limanı ile tersanenin güvenliği için 1567 yılında kale ve hendeği tamamen sökülerek yeniden yapıldı, yapımı 1571 yılında tamamlandı. Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)

    Cin Kulesi

    Kale ile liman arasında, hemen aşağıdaki limanı korumak için 1577 yılında inşa edilmiştir. Eskiden “İskele Kalesi” adıyla anılan bu yapı 360 derecelik görüş alanına sahip bir karakol kulesidir. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)

    Sarıseki Kalesi : İskenderun - Payas arasında eski anayol güzergahı üzerindedir. Hellenistik dönemde veya Haçlılar döneminde yapıldığı sanılmaktadır. Harap haldeki kalenin Yavuz Sultan Selim döneminde yeniden yapımına başlandı, ancak Kanuni Sultan Süleyman döneminde tamamlanabildi. Kısmen ayakta olan kale halen askeri bölge içindedir. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)

    Şalan Kale : Nur (Amanos) Dağları üzerinden aşarak İskenderun Körfezi ile Kırıkhan Ovasını birbirine bağlayan eski dağ yolu üzerinde, Değirmendere yakınlarında sarp bir tepe üzerindedir. Harap halde ve sadece birkaç duvarı ayakta olan kalenin Haçlılar dönemine ait olduğu ve yolun güvenliği için yapıldığı sanılmaktadır. Kale Şuğlan, Çivlan, Şıvlan gibi adlarla da anılır. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)
    Darbısak Kalesi ve Bayezid Bestami Makamı : Kırıkhan’ın kuzeyinde Alaybeyli Köyü’nün hemen önünde bir tepe üzerindedir. Bu kale Antakya Haçlı Prensliği döneminde yörenin önemli kalelerinden biri idi. Hem İskenderun Körfezinden gelen dağ yolunun doğu girişinin, hem de Belen geçidini kuzey girişinden güvenliğini sağlıyordu.

    1268’de Baybars tarafından alındıktan sonra önemini yitiren Kale uzun süre terk edilmiş halde kalmış, 19. yüzyıl sonlarında burada Karamürselzade Mustafa Şevki Paşa tarafından İslam evliyalarından Bayezid Bestami adına bir cami ve ziyaret yeri yaptırılmıştır. Kalenin bazı bölümleri kısmen ayaktadır. Cami ve Bayezid Bestami’nin makamı her yıl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilir. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)
    Mancınık Kalesi:
    Payas - Dörtyol arasında sarp bir tepe üzerinde 1290 yılında yapılmıştır. Çok az kalıntısı vardır. (Antakya ve iskenderun'dan dolmuşlarla gidilir.)
     

Bu Sayfayı Paylaş