Hasreti Bilir Misin - Dini Şiir

'İlahi Sözler Ezgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 26 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hasreti Bilir Misin - Dini Şiir konusu Hasreti bilir misin?

    Hani böyle parçası kalmayana kadar bir şeyi kıyarsın ya İşte öyle bir şeyler kıyılır içinde
    Aynı zamanda bir sızı yayılır, canına ciğerlerine Bir bulut birikir, gizli bir diyarlarındaBüyür, büyür, her bir zerrene yakıcı bir duman gibi dolar

    Daralırsın, boğulursun O bulut gezinir gezinir de içinde, bir türlü yağmurlar çözülüp de katrelenemez, çözülüp de düşemez, şerha şerha yarılıp dağılmış kurak topraklarına

    Karanlıktasındır, bir türlü güneş doğmaz mana iklimlerine Neyin nerede olduğunu bilemeyecek kadar koyu bir karanlık! Görüyor olsan dahi, maddî gözlerinin ötesinde her şey karanlıktadır sana Bir yola çıkmışsındır Şuurun erince bir bakarsın, yollar binleşir

    Ne yapacağını şaşırır, biraz birine, biraz diğerine derken, bir sürü ıstıraplarla geri döner, esas başlangıç noktasını da kaybettiğin için şaşkın, sonu çıkmaz yollar arasında çaresiz öyle dolanırsın ya

    Kuşlar havalanır içinden Aklının, ruhunun, kalbinin, her türlü ince hissiyatlarının semasında durmadan uçar Hiç bir dala konmadığı için, senin göğün ötesine bakmanı engellerler ya

    Yaşamak istiyorsun, hayatın sana sunduğu bütün güzellikleri tek tek tatmak istiyorsun, ama çok derin karanlık bir denize düşmüşsün Üstelik yalnızsın, üstelik yüzme de bilmiyorsun, batıp batıp çıkıyorsun Kaygı ve endişenden, hayatı kaybetme korkusundan, hayata dair ne varsa hiç birini algılayamayıp, sadece korkudan ibaret, bir endişe yumağına dönüşüveriyorsun ya


    Hasret böyle karmakarışık bir his yumağıdır işte Hasret, hasret duyulan şeye göre büyür


    Ve kavuşmak,

    Ve buluşmak,
    Ve vuslat,

    Çözmeye başlar yumağı Hakikatleri ortaya çıkarmaya başlar Bazen hasret duyulan şeye kavuşulduğunda, bunca ezici, boğucu sıkıntıların, ona değmeyeceğini anladığında, öyle bir yıkım olur ki, öyle bir pişmanlık sarar ki seni, nereye gideceğini, neye inanacağını şaşırır öylece kalakalırsın


    Birçok şey, neden ve niçinini bilmeden peşinde gidildiği için, bir sürü vakit kaybı ile birlikte yarı yolda bırakıverir insanıKime neye hasret duymalıyız? Hangi yolu takip edeceğimizi kime sormalıyız?İşte bir sürü şaşkınlık, kayıp, acı ve ıstıraptan sonra, Cenab-ı Hakkı, Yaratıcımızı bulduğumuzda, anlarız ki;


    yollar Ona sorulur

    Istıraplar Onda diner,
    yanlışların doğru olanlarını O gösterir

    Yorulmuş, hırpalanmış manevî varlığımız Ona kavuşunca tazelenirOnu bulmak; elemsiz, kedersiz, karmaşasız, fevkalade güzel, engin, huzurlu, nurlu bir dünyanın kapılarını açar bizeOnu bulmak var ya;Hem hasrettir, hasretlerin en derini, en güzeliHem vuslattır, kavuşmaların en derini, en ferahlısı, en muhabbetlisi, en tatlısıİşte hasret ile vuslatın buluştuğu en önemli noktadır hidayet O noktayı bulan,O noktada duran,O noktada kalan,O noktadan hayata bakan,O noktayı hayatının rotası yapan Allah’ın izni ile şaşmaz
     

Bu Sayfayı Paylaş