Hamilelikte psikolojik gelişmeler

'Gebelik ve Annelik' forumunda Mavi_Sema tarafından 27 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hamilelikte psikolojik gelişmeler konusu
    HAMİLELİKTE PSİKOLOJİK GELİŞMELER


    Ruhsal olarak sağlıklı kadınlar hamileliği, kendilerini gerçekleştirme, temel bir ihtiyacı
    tatmin etme, dişilik hakkında kendileriyle ilgili şüphelerini azaltan ve kadın kimliklerini
    tam olarak yaşamalarını sağlayan bir üretme eylemi olarak algılarlar Hamilelikte duygusal
    değişime neden olan etkenler şu şekilde sıralanabilir:
    - Hormonal değişiklikler
    - Vücut biçiminin değişiklikleri ve algılanması
    - Hamilelikle ilgili bilinçli ya da farkına varılmayan düşünce, duygu, tutum, beklenti ve
    çatışmalar

    Hamileliğin her üç ayında kendine özgü bir uyum süreci yaşanmaktadır

    İlk üç ay: Bu aylarda kadın hamile olduğu gerçeğine uyum sağlanmaya çalışılır Eğer
    istenilen bir gebelikse mutluluk, haz, doğum duygusu beraber yaşanır Kadının aile ve iş
    durumu, eşiyle ilişkisi hamilelik durumunun yaratacağı yeni güçlük ve gereksinimleri
    karşılamasında etkili olur Bu dönemde duygu, mizaç değişiklikleri görülür İlk üç ayda
    yaşanılan mide bulantısı, kusma, ağız sulanması, iştah değişiklikleri, duygu-mizaç
    değişiminin şiddetini ve seyrini de etkiler
    İkinci üç ay: Bu dönemde bebekle olan bağ daha derinleşir Çünkü artık bebeğin hareketleri
    hissedilmekte ve yeni, canlı ayrı bir varlığın farkına varılmaktadır Üçüncü üç ay: Bu son
    dönemde bebek annenin bütün sistemlerini etkilemiştir Doğum yaklaştıkça, doğumun nasıl
    gerçekleşeceği, bebeğin sağlıklı olup olmayacağı, doğum sonrası bebeğin bakımı, annelik rol
    ve işlevinin yeterince yürütüp yürütemeyeceği gibi endişeler ortaya çıkmaya başlar
    Huzursuzluk, uykusuzluk, sabırsızlık, kaygılı bekleyiş, doğumu da zor ve acılı bir deneyim
    haline getirir

    Eş ve çevre faktörleri: Hamilelikte kadının psikolojisi doğrudan doğruya etkileyen çok
    önemli diğer faktörler, eşinin tutumu ve içinde yaşadığı psiko-sosyal çevredir Erkeğin
    destek, güven ve yakın ilgisi, her iki tarafın da yaşadığı ruhsal karmaşayı azaltır Erkek
    çeşitli zorlamalarla ne kadar başarılı biçimde baş edebilirse, kadının uyum sağlamasını da
    o kadar kolaylaştırır Erkeğin yapısı ve olgunluğu, yardımcı olmaya, paylaşmaya, destek
    olmaya müsait değilse, kadının yükü ağırlaşacaktır

    Doğum sonrası ruhsal reaksiyonlar: Doğumu izleyen ilk bir haftada yeni duruma uyum sağlama
    ve annelik rolüne adaptasyonla birlikte, biyolojik, hormonal dengedeki ani değişikliklerle
    ortaya çıkan hafif huzursuzluk, uyumsuzluk ve ağlama krizleri görülebilir Bu durum,
    annelerin % 50-80?inde ortaya çıkar ve 1-2 hafta içinde, herhangi bir tıbbi müdahale
    olmadan geçer Loğusalık depresyonu ise annelerin % 10-15?inde görülebilir ve tedavi
    gerektiren ciddi bir durumdur

    Anne ilk günlerde bebeğinin ağlamasını anneliğinin yetersizliğine bir tepki biçimde
    algılayabilir Yeni anneye çevreden verilen tutarsız, çelişkili mesajlar da şaşkınlığını ve
    endişesini arttırır Bunun yanında annenin iş hayatı ve kariyer beklentilerine yönelik
    kaygıları da rol çatışmasına yol açabilir Yeni doğanın mutlak bağımlılığını kabul etme
    güçlüğü ortaya çıkabilir

    Bu dönemin sağlıklı geçirilebilmesi için eşin ve yakınların yardımı, duygusal desteği ve
    sosyal destek mutlaka sağlanmalıdır

    Ayrıca anne adayı demir ilacını ve emzirdiği sürece vitamin ilaçlarını kullanmalı, uyumaya,
    beslenmeye özen göstermeli, kendisine zaman ayırmalı, eşiyle yemeğe, sinemaya, konsere,
    alışverişe çıkacak zamanlar ayırmalıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş