Hamilelikte en yaygın hurafeler

'Gebelik ve Annelik' forumunda Fatma tarafından 23 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hamilelikte en yaygın hurafeler konusu Dünya geneline baktığımızda en çok hurafeye maruz kalanlar Türk kadınları. Adet kanamasından lohusalığa kadar ilginç ve komik hurafelerle dolu bir toplumuz. Rahat doğum yapmak için olandan tutun da bebeklere kadar ne ararsanız var...

    Kadın ve hurafe

    Kadın ve hurafe denilince belki de dünyada en çok hurafelere maruz kalan kadınlardır. En basitinden adet kanaması ile ilgili hurafeler çok fazladır. Örneğin Menstrüasyon Mens ay demek. Kadının 28 günde bir ay döngüsüne göre yani ayın şekline adet gördüğüne inanılıyor. Ve de bazı toplumlarda kadın adet gördüğü esnada uğursuz sayılıyor. Yani kadın o anda yok. Adet görmek kadını bir kere 0'a indiriyor. Türkçe’de bunun karşılığı kirlenmektir. 'Ne zaman adet gördün?' diye sorulunca kadın anlamaz ama 'Ne zaman kirlendin?' denildiğinde, 'Haa' der. Hurafelerden önemli bir kısmı da hamilelikle ilgili. Eskiden hamilelik kapalı bir kutuydu.
    Şu anda bile kapalı kutu sayılır. İnsanlar cinsiyet tahminlerini ona göre yapmaya çalışıyorlardı. Rahat doğum yapmak için hurafeler var. Bebeklerle ilgili hurafeler var. İlginç ve komik hurafelerle dolu bir toplumuz. Bu arada hurafeden gerçeğe dönüşen şeyler de var. Mesela hurafe şudur: Gebeliğin erken dönemlerinde bulantısı, kusması olanların kız çocuğu olur diye bir hurafe var. Bu bilimsel çalışmalarla şu anda kanıtlanmış durumda. Kız bebeğin salgıladığı hormonlar kadında daha çok bulantıya neden oluyor.

    Lohusanın mezarı 40 gün açık kalır
    Bir de çok ilginç bir inanış var. Lohusanın mezarı 40 gün açık kalır. Tıbbi olarak lohusalık 40 gündür. Ama halk bunu kendisi türetmiş. Yani bu şu anlama gelir , lohusalık döneminde kadının başına her şey gelebilir. Hurafeler yaşantılardan çıkıyor. Lohusanın mezarı 40 gün açık kalır denmesinin sebebi şu. Eskiden hamilelik riskli bir olaydı. Yani hamile kadına ölebilir gözüyle bakıyorlardı. Şu anda bu risk oldukça azalmış durumda. Şu anda hamile kadının veya lohusanın hayatını kaybetmesi çok ender bir olay.
    Mesela lohusalık döneminde ölen kadınlar var. Kanamadan, kan pıhtılaşmasından, enfeksiyondan. Bu 40 günlük döneme yayılmış olabilir gerçekten. Oradan da bu şey türüyor. Ve hakikaten tıpta da süre 40 gündür. Bunlar hurafe ama gerçeğe yakın hurafe.

    Ye ekşiyi doğur Ayşe’yi
    "Bebeğin anne karnında ilk kıpırdadığı an kadın kime bakarsa bebek ona benzer" diye bir hurafe daha var. Bu çok yaygın. Ya da bir çift arasında kim daha çok seviyorsa bebek ona benziyor gibi yaygın bir inanç var. Mesela kız doğurmak istiyorsan "Ye ekşiyi doğur Ayşe'yi" derler. Erkek çocuk doğurmak isteyenlere "Ye tatlıyı doğur atlıyı" tekerlemesi denk düşmüş. Tatlı ile erkek çocuk arasında bağ kurulmuş.

    Sakız çiğnersen ölü eti yersin’ derler.
    Hayatımızın her yönü batıl inançlar ve hurafelerle dolu ve biz bazen bilinçli olarak bazen de bilinçaltımız yoluyla bu hurafelerin yaşamımızı yönlendirmesine izin veriyoruz. Elbette ki bunlardan bazıları gerçekten doğru olabilir, ancak bilimsel olarak kanıtlanmamış olan önermelere boş inanç gözüyle bakmalı ve bunların bizi olumsuz etkilemesine izin vermemeliyiz. Mesela geceleri tırnak kestirmezler. Uğursuzdur. Sakız çiğnersen ölü eti yersin derler. Aslında çok ilginç şeyler bunlar.
    En yaygın hurafe örnekleri
    Hamile kadının karnı ‘sivri’ olursa veya ‘tatlılara’ aş ererse çocuk erkek, karnı ‘yuvarlak’ ise veya ‘ekşili ve acılı’ yiyeceklere aş eriyorsa çocuğun kız olacağı” iddiası, bilgi eksikliğinden veya yanlışlığından doğan batıl inanç ve uygulamalara bir örnek sayılabilir.
    İlk kıpırdadığı an...
    Birçok kişi, kadının hamileliği sırasında baktığı, yediği, içtiği ve yaptıkları ile doğacak bebek arasında bağ kuruyor. ‘Bebeğin anne karnında ilk kıpırdadığı an kadın kime bakarsa bebeğin ona benzeyeceği, özellikle aşerme döneminde ekşili, acılı yiyeceklerin kız, tatlı yiyeceklerin de erkek bebeğe işaret ettiği’, en yaygın batıl inançlar arasında yer alıyor.
    Kilit açma, saç çözme
    Ayrıca doğumun kolay olmasını sağladığına inanıldığı için, doğum sırasında ‘kilit açma’, ‘örgülü saçları çözme’ ve ‘dilenciye sabun verme’ gibi adetler de sürüyor. Bu tür inançların örneklerine eski uygarlıklarda da rastlanıyor. Eski Mısır’da ‘hamile kadın bedenli, su aygırı başlı doğum tanrısı’ Thoeris’in heykelciğinin doğuran kadınlara uğur getirdiğine inanılırken, Asur ve Babil’de ‘Filistin’in rüzgar cini, rüzgar cinlerinin kralı Hanbi’nin oğlu korkunç yüzlü, dört kanatlı, kuş ayaklı, hayvan pençeli ve akrep kuyruklu Pazuzzu’ heykelciği, hamilelerin koruyucusu olarak görülüyor.


    Bugünün 'hurafesi' yarının bilimsel verisi de olabilir mi?...Hurafe veya boş inanç dediğimiz etrafımızı saran tehlikeli bilgiler özellikle gebelik döneminde bizleri derinden etkilemeye devam eder. Biz bilim insanları hurafeleri ele alırken hemen bir köşeye atmıyoruz. Öncelikle bu hurafenin nasıl çıkmış olabileceğini düşünüyor, sonra da hurafede gerçeklik payı olup olmadığını değerlendiriyoruz, bugünün “hurafesi” yarının bilimsel verisi de olabilir.
    Zihnimiz hurafelerin yanlış olduğunu “bastıra bastıra söylese de” gönlümüzün bir köşesi bunlara inanmakta direnir. Hurafe veya boş inanç dediğimiz etrafımızı saran bu tehlikeli bilgiler özellikle gebelik döneminde bizleri derinden etkilemeye devam eder. Biz bilim insanları hurafeleri ele alırken hemen bir köşeye atmıyoruz. Öncelikle bu hurafenin nasıl çıkmış olabileceğini düşünüyor, sonra da hurafede gerçeklik payı olup olmadığını değerlendiriyoruz.
    Elbette bugünün “hurafesi” yarının bilimsel verisi de olabilir, “dünyanın yuvarlak olduğu” geçmiş zamanlar için bir hurafeydi ve bu düşünceye o zamanın insanları gülüyorlardı. Son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalar erken gebelik döneminde aşırı bulantıları olan anne adaylarının daha çok kız bebek doğurduklarını net olarak ortaya koymuş ve bir “hurafeyi” alıp “gerçeklik” mertebesine ulaştırmıştır. Bazı hurafelerde gerçeklik payı olabilir. Şimdi de yukarıdaki ilk öneriye bakalım: sizce bundan 1000 yıl sonra bile olsa daha erken haftada doğmuş bir bebeğin yaşama ihtimali daha ileri haftada doğmuş bir bebeğe göre daha fazla olabilecek mi? Hurafelerin önemli bir kısmı gülünç ve boş inançlar olarak kalmaya mahkumdurlar.
    Etkilemesine izin vermeyin...
    Hayatımızın her yönü batıl inançlar ve hurafelerle dolu ve biz bazen bilinçli olarak bazen de bilinçaltımız yoluyla bu hurafelerin yaşamımızı yönlendirmesine izin veriyoruz. Elbette ki bunlardan bazıları gerçekten doğru olabilir, ancak bilimsel olarak kanıtlanmamış olan önermelere boş inanç gözüyle bakmalı ve bunların bizi olumsuz etkilemesine izin vermemeliyiz.
    Hurafeleri ikiye ayırabiliriz
    Biri senin, benim gibi hakkaten herkesin inanabileceği türden hurafeler. Yani akla yatkın gelen şeyler. Bir de akla fikre sığmayan hurafeler var.
    Bunların hangisi doğru?
    “7 aylık doğan çocuk yaşar, 8 aylık doğan yaşamaz!”
    “5. aydan sonra ortaya çıkan mide ekşimeleri (bazıları bulantı da derler) bebeğin saçlandığının işaretidir!”
    “Hamile kadın hayvanlara bakmamalıdır, bebeği o hayvana benzeyebilir!”
    “Hamile kadın saç kestirmez, kestirirse bebeğinin ömrü kısalır!”
    Yukarıdaki önermelerden hangileri doğrudur?
    Cevap: hiçbiri

    alıntı
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    Eline sağlık paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş