Hamilelik dönemleri- Asamalari

'Gebelik ve Annelik' forumunda NeslisH tarafından 24 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hamilelik dönemleri- Asamalari konusu Hamileliğin sürdüğü toplam 9 ay, bebeğin gelişimi açısından üç ana döneme ayrılır. Bunlar, ilk trimestri (üç ay), ikinci trimestri ve üçüncü trimestri olarak adlandırılmıştır.

    İlk Trimestri

    2. Hafta - 6. Hafta Arası: Hamileliğin ilk belirtisi geciken mensturasyondur. Bulantı hissi, sabah halsizliği ve kusma ise diğer erken belirtilerdendir. Sık ve az öğünlerle beslenmek, sabah kalkmadan önce hafif bir şeyler atıştırmak sabah halsizliklerinin olumsuz etkilerini azaltmada oldukça etkilidir. Ayrıca asitli gıdalardan ve kokulu her türlü maddeden uzak kalınması da tavsiye edilir. Genellikle bu halsizlikler ilk trimestrinin bitmesiyle beraber kaybolur. Ancak bulantı ve kusmalarla beraber halsizlik ve idrar renginde koyulaşma görülmekte ise mutlaka doktora başvurulması gerekir.

    Yorgunluk görülebilir, en iyi yöntem dinlenmektir.

    Bunun yanında aşerme olarak da adlandırılan, bazı gıdalara ve tatlara karşı aşırı istek duyulması da hamileliğin ikinci veya üçüncü haftasından itibaren görülebilmektedir.

    Göğüslerin dolgunlaşarak daha hassas hale gelmesi, meme ucundaki koyu renkli halkanın (areola) genişlemesi ve renginin daha da koyulaşması, areola üzerindeki bezlerin dışarı doğru yönelerek süt yapımına hazırlanmaları, meme üzerindeki mavi renkli ince toplardamarların belirginleşmesi ve sümüksü vajinal akıntı vücutta gözlemlenen diğer değişikliklerdendir.

    İlk trimestri sırasında, vajinal kanama ya da lekelenme ile karşılaşıldığında mutlaka doktora danışılması gereklidir. Görülen kanama ciddi olmayabilir, ancak düşük ve dış gebelik olasılıkları açısından mutlaka değerlendirilmeleri gereklidir. Kanama yerine kramp veya karın ağrısından şikayet ediliyorsa da mutlaka doktora başvurulmalıdır.

    6. Hafta - 13. Hafta Arası: Bu dönemde sık idrara çıkma ve kabızlık yaşanabilir. Mensturasyon öncesi dönemlerdekine benzeyen aşırı duyarlılık ve sinirlilik gibi psikolojik değişimler görülebilir. Dönem sonunda uterus, karından elle hissedilebilecek kadar büyümüş ve pelvis dışına doğru yükselmiştir.

    Hamileliğin ilk 6. haftasında embriyonun kalbi atmaya başlar. Kalçalar belirginleşir, kafası ve leke şeklinde görülebilen gözleri oluşmaya başlar.

    7. haftada embriyonun kafası vücuduna göre oldukça büyük bir şekil almaya başlayacaktır. Bu dönemde kollar, bacaklar, kaburga kemikleri, kulaklar ve omurga giderek sertleşir. Çene şekillenmeye başlar, hatta yutkunabilir. Kendi idrar kesesinden idrarını yapabilir. Cinsel organı oluşmaya başlar.

    13. haftada, embriyo hareket etmeye başlar. Baş, vücut, omurga ve iç organları gelişmeye devam eder. Boyu 5 cm’ den 7 cm’ ye çıkar. Alt çenede diş yuvaları belirir, kas yapısı gelişmeye, beyin kas hareketlerini kontrol etmeye başlar. Göbek kordonu plasentadan fetusa gerekli maddeleri taşırken, fetustaki artık maddeleri de annenin dolaşım sistemine aktarır.

    Anne adayı bulantıları azaldığından daha rahat beslenebilmektedir.

    İkinci Trimestri

    İkinci trimestri hamileliğin en rahat dönemidir.

    14.Hafta - 16. Hafta Arası: Bebek tamamen bir insan görünümündedir. Kaslardaki gelişmine bağlı olarak zaman zaman kafasını dik tutabilmektedir. Bu haftalarda bebeğin parmak izi oluşur, tüm besin ve oksijeni plasenta yardımıyla anneden karşılar. Ağırlığı yaklaşık 25 gr ve boyu ise 10 cm civarındadır. Saçları çıkmaya başlayabilir, cildi oldukça incedir. Deri altındaki damarlar rahatlıkla görülebilir. Refleks olarak parmağını emmeye başlayabilir. 16. hafta civarında göz ve kulaklar son noktalarına yerleşir. Dolaşım sistemi tam anlamıyla fonksiyoneldir. Göbek kordonu olgunlaşmaya başlar.

    Progesteron hormonunun etkisinden kaynaklanan düz kaslardaki gevşeme nedeniyle annede bel ağrıları, kabızlık ve tansiyonda hafif düşmeler görülebilir. Yine bu hormonun etkisi yüzünden mide içeriği yemek borusuna kaçabilir ve mide yanması yaşanabilir. Bulantılar geçtikçe beslenme düzelecek, vücudun enerjisi artacaktır.

    16.Hafta – 20.Hafta Arası: Bebeğin tüm organ sistemleri fonksiyoneldir. İçinde yüzdüğü amniyon sıvısını akciğerlerine çekmekte ve geri vermekte, böylece ilkel bir soluma gerçekleştirmektedir. Bu, bebeğin doğum sonrası normal nefes alıp verişini sağlayacak sistemlerin olgunlaşması için gereklidir. Kalbi ise günde yaklaşık 25 ila 30 litre arasında kan pompalamaktadır. Cilt altındaki yağ depoları dolmaya başlar. Bu, bebeğin hızlı bir büyüme dönemine girdiğini gösterir. Kemikleri giderek sertleşmeye başlar. Anne karnındaki bebeğin uyanık olma ve uyuma aralıkları vardır. Bebek kendisine uygun ve sevdiği bir uyku pozisyonu seçebilir ve uyku döneminde bu pozisyonu alabilir. Gözlerin üzerinde kaşlar ortaya çıkmaya başlar. Kız bebeklerde yumurta hücreleri ve uterus, erkek bebeklerde ise prostat bezi oluşur. Bu dönemin sonlarına doğru bebeğin hareketleri hissedilebilir.

    Bebeğin büyümesine paralel olarak anne adayı da kilo almaya başlar. Bu haftalara kadar 2-4 kilo almak oldukça normaldir.


    20. Hafta – 26.Hafta Arası Fetusun ilk hareketleri hissedilebilir. Bu haftalarda fetus oldukça hızlı bir büyüme içerisindedir. Yaklaşık olarak, ağırlığı 340 gr’ a ve boyu ise 25 cm’ e kadar gelişir. Tırnak, saç ve kirpik oluşumu yaşanmıştır, bu dönemde yapılacak bir ultrasonografik incelemede organları rahatlıkla seçilebilir. Vücudunun büyük bir kısmı lanuga olarak adlandırılan yumuşak ve tüylü bir tabaka ile kaplıdır.

    Bu dönemde bebeğe yer kazandırabilmek amacıyla öne doğru ilerleyen pelvisten dolayı bel ve sırt ağrıları görülebilir. Masaj ve ağrıyan bölgelere sıcak uygulaması önerilmektedir.

    Yine bu dönemde, düzensiz kasılmalar hissedilebilir. Genelde dinlenme ile geçen bu kasılmalar, düzenli aralıklarla yaşanıyorsa veya dinlendikten sonraki bir saat içerisinde 4 defadan daha fazla görülüyorsa mutlaka doktora danışmak gereklidir.

    24. haftada, bebeğin boyu yaklaşık 33 cm ve ağırlığı ise 560 gr civarındadır. Oldukça buruşuk olan cildini verniks olarak adlandırılan bir madde kaplar. Bebek parmağını emebilir, öksürebilir ve hatta hıçkırabilir.

    26. Hafta – 28.Hafta Arası: Bebeğin akciğerlerinde hava kesecikleri oluşmaya başlar. Yapılan araştırmalarda 26 haftalık bebeklerin beyin dalgaları incelendiğinde dokunmaya beyin dalgaları ile cevap verdikleri görülmüştür. Bebeğin bu haftalarda göz rengi belli olmuştur, göz kırpabilir. Boyu yaklaşık 25 cm ve ağırlığı ise 1 kg civarındadır.

    Bu haftalarda birdenbire karında bir sertleşme hissedilebilir. Bunlar rahimde, normalde görülen kasılmalardır, ancak sıklıklarını belirleyerek doktora danışılması tavsiye edilir. Ayrıca solunum ve uyku problemleri çekilebilir. Yatmadan önce ufak bir yürüyüşe çıkmak, ya da yatarken kullanılan yastık sayısının arttırılması önerilir. Ayrıca kan basıncını kontrol etmek amacıyla dört günde bir tansiyonun kontrol edilmesi faydalıdır.

    Üçüncü Trimestri

    28. Hafta – 30. Hafta Arası: Bebek hızla büyümeye ve rahim içini mümkün olduğunca doldurmaya devam eder. Gözleri hareket etmeye başlamıştır, zaman zaman gözlerini açıp kapayabilir. Kasların gelişimi tamamlanmıştır. Annenin sesini ayırt edebilir. Kafası ile gövdesi daha orantılıdır. Cildini kaplayan ince tüyler kaybolmaya başlar, el ve ayak tırnakları uzar. Kemik iliği kan hücresi üretimini karaciğerden devralır. Bebek doğum ağırlığının yaklaşık üçte ikisidir. Anne adayının bulunduğu yere bağlı olarak aydınlık ve karanlığı algılayabilir.


    30. Hafta – 36.Hafta Arası: Bebeğin kemikleri hızla olgunlaşmaktadır. Cilt altı yağ dokusu gelişmeye devam ederek bebeğin renginin kırmızıdan pembeye dönüşmesini sağlar. Hareketleri iyice artar. Duyabilir, görebilir ve hissedebilir. Zamanının büyük bir kısmını uykuda geçirir. Derin uykuya dalar ve REM uykusuna geçebilir. Uyurken gözlerini kapatır. Bağışıklık sistemi gelişmiştir, basit enfeksiyonlara karşı koyabilir.

    Anne adaylarında rastlanacak sindirim sistemi ile ilgili sorunlar az ama sık yüksek lifli yiyecekler tüketerek ve bol sıvı içerek azaltılabilir. Bacaklarda kramp şikayetleri ile oldukça sık karşılaşılır. Doğuma kadar vitamin ve mineral alımını sürdürmek hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından oldukça önemlidir. Halsizlik ve yorgunluk özellikle 34. haftadan sonra daha sık hissedilir. Bu sırada annenin ağırlığı da 7 – 8 kilo kadar artmıştır. Genel olarak, özel haller dışında ayda bir kez kontrole gidilmesi yeterli olmakla beraber, 36. haftadan sonra doktorun insiyatifine göre bu ziyaretler daha da sıklaştırılabilir. Bu muayeneler sırasında tansiyon ölçülür, uterusun büyümesi kontrol edilir ve fetusun rahim içindeki pozisyonu değerlendirilir.

    36.Hafta – 40.Hafta Arası: Bebek 2.500 ile 4.050 gr ağırlığında ve 45-50 cm uzunluğunda olacaktır. Bu dönemde fetus diğer dönemlerine göre daha çok kilo alır, cildi düzgünleşir, gözleri ışığa karşı hassaslaşır. Attığı tekmeleri anne tarafından hissedilebilmektedir. Bu dönemde erken doğum yaşanması halinde bile bebek artık dış dünyaya uyum sağlayabilir, ayrıca anneden bebeğe geçen antikorlarla en az 6 ay boyunca enfeksiyonlara karşı direnebilir.

    Son dört hafta içinde bebeğin düşmesi de denilen bebeğin pelvis içinde aşağı doğru kayması yaşanır. Bebek annenin akciğerinden biraz daha aşağıya indiği için daha rahat soluk alınmasını sağlar, ancak pelvis içinde baskı hissetmek gayet doğaldır.

    Son haftada amniyon zarı açılır ve su gelebilir. Eğer su geldiği düşünülüyorsa mutlaka doktora haber verilmesi gerekmektedir. Doğum anı yaklaştıkça rahim ağzı yavaş yavaş açılmaya başlar. Bu açıklık yaklaşık 10 cm’e ulaştığında doğumun ilk evresi tamamlanmıştır. Bundan sonra ikinci evre ile bebek anne karnında geçirdiği yaklaşık 41 haftalık süreyi tamamlayarak dünyaya gelir.
     

Bu Sayfayı Paylaş