Hamilelik Döneminde Beslenme

'Gebelik ve Annelik' forumunda maviboncuk tarafından 17 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. maviboncuk

    maviboncuk Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hamilelik Döneminde Beslenme konusu Hamilelik Döneminde Beslenme


    Dünya üzerindeki en güzel duygulardan biri olan annelik için hazırladığınız hamilelik döneminde; bebeğiniz ve sizin sağlığınız için beslenmenize her zamankinden daha fazla önem vermelisiniz.
    Hamilelik Döneminde Beslenme
    [​IMG]

    Hamilelik döneminde özellikle bebeğinizin sağlıklı gelişimi protein, kalsiyum, vitamin ve mineralleri yeterli miktarda almanız gerekir.
    Protein
    Anne karnında bebeğin geçici yuvası plazmadır. Protein, plazmanın dış etkenlere karşı korunması için hücrelere destekleyicidir. Kan oluşumunu ve hücrelerdeki oksijen miktarının artmasına yardımcı olur. Bebeğin, doğum gününe kadar normal sayılabilecek kiloya ulaşması için protein ihtiyacı vardır. Kırmızı et, yumurta, süt, yoğurt, peynir, tavuk eti, fındık ve ceviz gibi gıdalarda bol miktarda protein bulunmaktadır.

    Kalsiyum
    Dünyaya gelmek için hazırlanan bebeğinizin kas ve kemik yapısının oluşabilmesi için kalsiyuma ihtiyacı vardır. Süt ve süt ürünleri, pekmez, susam, fındık, limon, çilek gibi gıdalar kalsiyum kaynağıdır. Günde 2 litre su içmek kalsiyum desteği sağlayacaktır. Hamilelik döneminde kalsiyum içerikli gıdalara beslenme planınızda ağırlık vermeniz gerekir.

    Demir
    Hamilelik döneminde 4.aya geldiğinizde bebeğinizin karaciğeri oluşmuştur. Anne kanındaki demir, bebeğin karaciğerinde depolanır. Karaciğer, doğum sonrasında anne sütünden alamayacağı demiri bu şekilde telafi etmeye çalışır. Sizin sağlığınız için de demir içeren gıdalarla beslenmeniz gerekmektedir. Özellikle doğum sonrasında görülen saç dökülmesi demir eksikliğine bağlıdır. Yeşil sebzeler, yumurta, tahıl ürünleri, tahin, Antep fıstığı, pekmez gibi gıdalar demir kaynağıdır. Hem bebeğinizin hem de sizin vücudunuzun ihtiyaç duyduğu demiri bu gıdalardan sağlayabilirsiniz
    .
    A Vitamini
    Bebeğinizin hücrelerinin sağlıklı gelişimi, diş oluşumu, görme işlevi için A vitamini hayati önem taşımaktadır. En iyi A vitamini kaynakları; kara ciğer, yumurta sarısı, ıspanak, yeşil biber, domates, havuç, portakal ve kayısıdır. Beslenme planınıza, A vitamini içeren sevdiğiniz sebze ve meyveleri eklemeniz anne ve bebek sağlığı için gereklidir.

    D, B Vitaminleri
    Kas ve sinir dokularının sağlıklı gelişimi için D vitamini ihtiyacı hamilelik döneminde en üst seviyededir. En büyük D vitamini kaynağı güneştir. Sizi rahatsız etmeyecek süre gün içinde güneşlenmek D vitamini alımı sağlayacaktır. Ayrıca, balık yağı, süt, karaciğer gibi gıdalar D vitamini kaynağıdır.

    Bakır, Çinko, Fosfor
    Hamilelik döneminde anne bebek sağlığı için bakır, çinko, fosfor minerallerinin alımı büyük önem taşımaktadır. Et, karaciğer, balık, bezelye, kuru fasulye, patates gibi gıdalardan gerekli mineral desteğini sağlayabilirsiniz.
     
  2. maviboncuk

    maviboncuk Üye

    Vejeteryan mısınız? Vejeteryanlar protein alımını dengelemek için mutlaka süt ve süt ürünleri ve yumurta yemelidir. Aynı zamanda B12 vitamini takviyesi almaları gerekebilir. Çünkü bu vitamin sadece hayvansal ürünlerde bulunur.

    Çinko, magnezyum, kalsiyum, demir ve D vitamini yetersizlikleri anne ve bebek mortalitesinde önemlidir.

    Günlük öğün sayınızı en az beş olacak şekilde tekrar ayarlayın...
    Burada amaç midenin aşırı dolmasını ve size rahatsızlık vermesini engellemektir. Toplam alacağınız gıdayı üç öğün yerine beş ya da daha fazla öğünde yemek, erken gebelikte bulantı şikayetlerinizi engellemede, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikayetlerinizi önlemede yardımcı olacaktır.

    Su temel bir besin maddesidir Suyu ve sıvı içeren gıdaları gebelik öncesi döneme göre daha fazla miktarlarda almanız kabızlık yaşamanızı engellemeye yardımcı olacak ve özellikle yaz aylarında halsizlik şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. İdrar renginizin açık sarıdan daha koyu sarı bir renkte olması (idrar yolu enfeksiyonunuz yoksa) sıvı alımınızın yetersiz olduğunun habercisidir. Günlük aldığınız sıvıları yemekler arasında almanız, midenizin aşırı dolmasını engellemeye önemli katkılarda bulunur.

    Kahve ve çaylar Kahve içme alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmelisiniz. Günde bir fincan ya da maksimum iki fincan kahvenin olumsuz bir etkisi olmamasına karşın daha fazla miktarlarda vücuda giren kafein, dolaşım sisteminizin olumsuz etkilenmesine ve uykusuz kalmanıza neden olabilir. Dahası, yüksek miktarlarda kafeinin (günde 10 fincan ya da daha fazla) düşük, erken doğum ya da bebekte gelişme geriliği yaptığına dair bazı çalışmalar bulunmaktadır. Kafein içeren diğer sıvılar (kolalar, çeşitli çaylar) için de aynı öneriler geçerlidir. Çay konusunda ise kahve konusunda söylenenlerden biraz daha fazla şeyler söylemek gerekir. Çay, kafein dışında teofilin denen bir madde ve niteliği tam olarak belirlenmemiş bazı maddeler içerir. Aşırı miktarlarda (günde 10 fincandan fazla) tüketildiğinde içerdiği kafeinin yaptığı olumsuz etkilere ek olarak, besinlerle alınan demirin emilimini de azalttığı bilinen bir içecektir. Bu yüzden gebelikte çay tüketimi tercihan günde iki fincan ile kısıtlanmalıdır. Suni tatlandırıcılar içlerinde genellikle aspartam adlı bir madde içerirler. Bu maddenin gebelikte kullanımında bir sakınca bulunmamıştır. Ancak fenilketonüri (doğumsal bir aminoasit metabolizma bozukluğu) tanısı konmuş anne adaylarının bu tatlandırıcıları doktorlarına danışarak kullanmaları gerekir.

    Tuz Yıllar boyu anne adaylarına hekimler tarafından tuzsuz diyet önerilmiştir. Bunun altında yatan düşünce de preeklampsi gelişiminde vücutta tuz ve su tutulmasının birincil mekanizma olduğu, tuz alımı durdurulduğunda bu normaldışı durumun gelişmeyeceği varsayımıydı. Günümüzde bu uygulama artık kabul görmemektedir. Gebelikte vücutta sıvı tutulması gebeliğin normal seyrinin bir parçasıdır ve bu sürecin kesintiye uğraması sakıncalıdır. Preeklampside ani kilo alımı ve sıvı tutulması tuz alımıyla ilgili değildir. Bu yüzden anne adaylarının yemeklerine yeterince tuz katmalarında bir sakınca yoktur. Preeklampsi gelişimini engellemek için önceleri anne adaylarına hekimler tarafından diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar neredeyse rutin olarak verilmekteydi. Ancak bu ilaçlar da sıvı ve elektrolit dengesini bozduklarından gelişmesi muhtemel problemleri önlemek bir yana, tümüyle normal seyreden bir gebelikte bile sıvı-elektrolit dengesizlikleri oluşmasına neden olabilirler. Anne adaylarının gebelikte artmış iyot ihtiyacını karşılamak amacıyla iyotlu tuz kullanmaları önerilir.

    Sıvılar Gebelikte vücudun sıvı miktarı artar ve kan hacmi yaklaşık %50 oranında genişler. Amnios sıvısı da yaklaşık olarak üç saatte bir tümüyle yenilenir. Bu nedenle anne adayının vücudundaki sıvı dengesi çok önemlidir. Anne adaylarının günde en az iki litre sıvı almaları gerekir.

    Hamilelikte alkol kullanımı
    Hamileliğiniz süresince alkol almayın. Alkol merkezi sinir sistemini baskılar ve vücuttaki pek çok organa zarar verir. Hamilelikte yoğun alkol kullanımı bebeğinizin hassas vücuduna zarar verecektir. Yapılan araştırmalar alkolün plasentayı geçip bebeğe ulaştığını göstermiştir. Bebeğinizin minik boyutları ve henüz gelişmekte olan sistemi, alkolün size verebileceği hasardan çok daha fazlasını bebeğe vermesine neden olur. Yoğun alkol kullanımı bebekte beyin hasarı ve zeka geriliğine neden olur. Bebeğin normal gelişimide bozulur ve daha zayıf ve küçük kalır.Yüzünde bozukluklar, kalp problemleri ve koordinasyon bozukluklarına neden olur. Günümüzde ne kadar alkol alımının "çok" sınıfında olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden hiç kullanmamanın risk almamak açısından en doğru yöntem olduğunu düşünüyoruz.

    Hamilelikte ilaç kullanımı Pek çok ilaç plasenta'yı geçip bebeğe ulaşabildiği için hamilelik süresince sadece hekiminizin önerdiği ilaçları kullanmanız doğru olur. Hekim önerisi olmadan eczaneden alabileceğiniz ilaçlar örneğin kabızlık ilaçları, uyku yapıcı ilaçlar, sakinleştiriciler, ağrı kesiciler ve aspirin kullanılmamalıdır. En doğrusu yine çok mecbur kalmadıkça hiç ilaç kullanmamaktır.

    Hamilelikte sigara kullanımı Yoğun sigara kullanımı sonucu sigaradan alınan nikotin ve karbonmonoksid gelişmekte olan bebeğe kan sunumunun kısıtlanmasına, azalmasına neden olur. Bu kısıtlanma bebeğe sunulması gereken besin miktarında azalmaya ve vücut atıklarının uzaklaştırılmasında yetersizliğe neden olur. Sigara kullanımı ile annede iştahsızlık olacağı için annenin beslenmesinde de yetersizlik ve hamilelik süresince alınması gereken kiloda eksiklik olur. Bunların tamamı bebeğe gelişme azlığı ve düşük doğum ağırlığı olarak geri döner. Bu durum bebeğinizde ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
    Asla hamileliğiniz süresince diyet yapmayın! Hamilelik öncesi şişmansanız hamilelik sırasında kilonuzu vermek ya da az kilo almaya çabalamak yanlıştır. Bebeğinizin yeterince gelişip büyüyememesine neden olursunuz.
     

Bu Sayfayı Paylaş