Hamam - Karagöz ve Hacivat Oyunu

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 23 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hamam - Karagöz ve Hacivat Oyunu konusu Tasvirler:

    Karagöz
    Hacivat
    Çelebi
    Zenne
    Ana kadın
    Külhancı
    Kilci
    Arap Mercan
    Arap Şetaret
    Çalgıcı kızlar
    Karagözün karısı
    Karagözün oğlu (Yaşar)
    Matiz (Tuzsuz Deli Bekir)
    Beberuhi
    Hamam
    Merdiven


    Nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalktıktan sonra Hacıvat semai söyleyerek gelir:
    Acep ol dilber-i râna, Öpülmez mi sevilmez mi vay
    Semai bittikten sonra perde gazelini okur, perde gazeli bittikten sonra devamla;
    Hacıvat: Huzur-u haziran, cemiyet-i irfan, vakt-i safâyı merdan, lâindir, dinsizdir, münâfıktır şeytan, şeytanın dinsizliğine, rahmânın birliğine, bizi temâşâya tenezzül buyuran ahibbânın sağlığına (yeri öper, ayağa kalkar, devamla) demem o demek değil, ben bendenize, ben duacınıza eli yüzü yunmuş, sohbeti tatlı
    Karagöz: (penceresinden) Hoş geldin şalgam suratlı
    Hacıvat: Edebiyat bilse, Arabiyat bilse, Fârisi bilse, ilm-i hendese, ilm-i taktaki, ilm-i vakvaki
    Karagöz: (penceresinden) Daha ne halt etse?
    Hacıvat: Biraz da fenni şşir-i musikiye aşina olsa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem o dinlese
    Karagöz: (penceresinden) Hacıvat da bekçi Mehmet ağadan bir temiz sopa yese
    Hacıvat: Her ikimiz söyleşirken seyreden ahibbâ safâyâb olsa, diyelim işimizi mevlam rast getire, yar bana bir eğlence medettt, aman bana bir eğlenceee medeett
    Karagöz: (penceresinden) Hacıvat, bağırma gelmeyeceğim
    Hacıvat: Gel benim serv-i bülendim
    Karagöz: (penceresinden) gelemem benim sümüklü efendim
    Hacıvat: Gel benim ömrümün hâsılı
    Karagöz: (penceresinden) Gelemem ayağımın mayasılı
    Hacıvat: Gel benim serseri gezenim
    Karagöz: (penceresinden) Atlarsam kafanı ezerim
    Hacıvat: Karagözüm aşağı gel
    Karagöz: Memgel
    Hacıvat: Pergel mi?
    Karagöz: Hayır beş on tane usta dülger
    Hacıvat: Anlaşıldı Karagözüm, bu akşam canın gene letaif istiyor
    Karagöz: Nasıl da bilirsin kadayıf istediğimi
    Hacıvat: Öyleyse lisan bilir misin?
    Karagöz: Nisanı da bilirim Mayısı da
    Hacıvat: Rumca bilir misin?
    Karagöz: Bilirim
    Hacıvat: Elado
    Karagöz: Elin doluysa oraya ko
    Hacıvat: Peki Ermenice bilir misin?
    Karagöz: Bilirim
    Hacıvat: Egurnayim
    Karagöz: Ko oraya sonra alayım
    Hacıvat: Peki Yahudice bilir misin?
    Karagöz: Bilirim
    Hacıvat: Venaki
    Karagöz: Al parayı ver rakıyı
    Hacıvat: İngilizce yes yes?
    Karagöz: Geveleme sesini kes
    Hacıvat: İtalyanca bilir misin?
    Karagöz: Zahir
    Hacıvat: Venikova
    Karagöz: Yeni kova eski kova sana ne?
    Hacıvat: Fransızca bilir misin?
    Karagöz: Bilirim
    Hacıvat: Vönezisi
    Karagöz: Yandı yorganın eskisi
    Hacıvat: Şu halde Çingenece bilir misin?
    Karagöz: Süt be süt
    Hacıvat: Öyleyse uclan
    Karagöz: (atlar) Soskiros
    Hacıvat: Ben ne diyeceğim?
    Karagöz: Somborloskeros
    Hacıvat: Bu ne din kelamı ve ne dil lisanı?
    Karagöz: Çingene işi
    Hacıvat: Anlamadım
    Karagöz: (hafifçe) Çingene
    Hacıvat: Çengelde mi?
    Karagöz: Hayır sırıkta asılı
    Hacıvat: Doğru söyle siz kimlerdensiniz?
    Karagöz: Biz Unkapanında elek yapar elek satarız
    Hacıvat: Siz Unkapanında börek yapar börek mi satarsınız?
    Karagöz: Sen de benden Zeyrek’te bir tokat yer misin (vurur)
    Hacıvat: karagözüm doğru söyle siz kimlerdensiniz?
    Karagöz: Çiinn..... gaaa...... neee..... (vurur) Bizim Çingeneliği meydana vuruncaya kadar uğraştı
    Hacıvat: Aman Karagözüm sen Çingene değilsin, sana çingene diyenler bühtân ederler, senin ahlakın Çingenedir
    Karagöz: Milletin dilini tutamazsın ki, yalan yanlış derler
    Hacıvat: Şimdi beni dinle Karagözüm
    Karagöz: Söyle kulak tozum
    Hacıvat: Geçen gün benim nazlımla nâzeninim hamam a gitmek üzere hazırlanırlarken kapı çalınır, nazlım kapıyı açar bir de bakar ki o senin şıllık, şırfıntı, bî müsibet, bî edep pis murdar karın değil mi? Nazlım terbiye ve nezaketi itibariyle buyurun der
    Karagöz: Hacıvat, o nazlı olacak kim oluyor?
    Hacıvat: O benim karım
    Karagöz: Senin hanımının güzel adı var da benim karımın neden o kadar berbat adı oluyor?
    Hacıvat: O senin şıllık şırfıntı mendebur pis murdar karın içeri girer, pis ayaklarıyla, o pis feracesiyle paldır küldür yukarı çıkar, odadan içeri girer, sakızlar gibi tertemiz yeni yayılmış minderin üstüne çıkar kurulur
    Karagöz: Aferin benim karıya
    Hacıvat: böyle hazırlanmışsınız nereye gidiyorsunuz? Der. Nazlımla nazeninim hamam a gidecektik derler, o senin şıllık şırfıntı pis murdar karın ben de gelirim diyerek hemen kalkar gider evden yırtık pırtık parça parça pis bir iki silecek peştemalı bohçalayıp nazlımla nazeninimin peşine takılarak hamam a girer.
    Karagöz: yaşasın benim karı!
    Hacıvat: Hamam cı kadınlar nazlımla nazeninimi buyur ederler, temiz sedirler üzerine bohçalarını açarlar, soyunurlar, ipekli peştamallarına sarınarak usta hanımla natır hanımın kolları arasında kurnaları başına otururlar Arkalarından o senin şıllık, şırfıntı pis murdar karın da yırtık pırtık pis peştamallarına sarınarak içeri girer. Nazlımla nazeninimin yıkandığı kurnanın başına oturup yıkanmaya başlar. Nazlımla nazeninim utançlarından yerlere girerler
    Karagöz: Aminn, sen de beraber inşallah
    Hacıvat: Nazlımla nazeninim hamam a giderlerken turşu istemişlerdi. Köşedeki turşucudan enfes bir çanak turşu yaptırdım götürdüm, hamam cılara haber verdim, ana kadın elimden aldı içeri götürdü. O senin şıllık şırfıntı pis murdar karın ana kadının elinden turşu çanağını alıp göbek taşının üstüne koyup şapırdata şapırdata yemeye başlamış
    Karagöz: Şapırdata şapırdata yemiş haa?? Aferin benim karıya
    Hacıvat: Orada da bir gebe kadın varmış, turşuya imrenmiş, ne olur demiş gebeyim imrendim bir lokma verir misiniz demiş. O senin şıllık şırfıntı pis murdar karın zavallı hamile kadına bir lokma bile vermemiş, inadına şapırdata şapırdata yemiş
    Karagöz: Madem ki benim karımın o kadar adı vardır, yarım lokma bile vermez
    Hacıvat: İnsanlık yerin dibine mi girdi Karagöz? Şurada sen turşu yesen gebe bir kadın karşına gelse bir lokma istese vermez misin?
    Karagöz: Veririm ama hani ya turşu?
    Hacıvat: Diyelim ki önünde bir çanak turşu var sen de yiyorsun, ben de gebe bir kadınmışım, bir lokmacık verirsin değil mi?
    Karagöz: Belki veririm
    Hacıvat: Hadi sen şimdi şakacıktan turşu yemeye başla
    Karagöz: Olur (yer gibi) Ohhh turşuuuu
    Hacıvat: Efendim ne yiyorsunuz?
    Karagöz: (ağzını şapırdatarak) Turşuu, limon suyuyla yapılmış canım turşuuu
    Hacıvat: Efendim ben bir gebe kadınım, imrendim ne olur bana da bir parça vermez misiniz?
    Karagöz: Kimin umurunda (yer gibi) turşuu, turşuların turşusu, lahana turşusuuu
    Hacıvat: ne olur, yalvarırım, sonra çocuğumu düşürürüm yazık edersin
    Karagöz: (tokat atar, Hacıvat gider) Turşu ye diyerek bana yerdeki çakıl taşlarını yutturmaya çalışıyor, sen gidersin beni buraya mıhlamazlar, pamuk ipliğiyle hiç bağlamazlar, ben de çeker giderim idgaha dollaba dilber seyrine bakalım ayine-i devran ne suret gösterir (gider)
    Muhavere burada biter, yardaklar (varsa sazlar) şarkı söylerken Hacıvat tarafına hamam kurulur, şarkı eşliğinde hamam ın sahibi olan Çelebi gelir
    (Şarkı Uşşak)Câna râkîbi handân edersin, Ben bî nevayı giryân edersin
    Hacıvat: (karşılar) vay efendim maaşallah safa geldiniz hoş geldiniz uğurlar kademler getirdiniz
    Karagöz: (içerden) Şeftaliyi yediniz boş küfeyi mi getirdiniz diyor
    Çelebi: Safada daim olunuz Hacıvat çelebi
    Karagöz: (pencereden) Vefa’da da amcam olunuz beyefendi (çekilir)
    Hacıvat: Teşekkür ederim efendim, böyle nerden gelip nereye gidiyorsunuz?
    Çelebi: Bilhassa zâtıalinizi ziyaret ve bir de şu Çifte hamam lar meselesini görüşmek için geliyordum
    Hacıvat: Bu hamam ların kapanması mahallemizi çok üzdü
    Çelebi: İnşallah yakında sizin de himmetinizle açılır. Yalnız sizden bir ricam var.
    Hacıvat: Ne gibi efendim?
    Çelebi: Şu hamam ların çalışması için içinde çalışacakları bulmanızı, daha ne yapmak lazımsa yapmanızı rica edeceğim, velhasıl hamam ları sizin üstünüze devredeceğim, haddim olmayarak para benden çalışma sizden
    Hacıvat: Başım üstüne efendim, gücüm yettiği kadar yapmaya çalışırım
    Çelebi: Buyurun, size bir miktar para, daha ne kadar lazım olursa takdim ederim, şimdilik allahaısmarladık efendim
    Hacıvat: Güle güle efendim, hoş geldiniz safalar getirdiniz, (kendi kendine) şimdi önce külhancıyı, sonra da usta, natır ve diğer içeride çalışacak kadın ve erkekleri bulup getireyim
    Karagöz: (gelir) Hacıvat, gene buralarda bir şeyler oluyor
    Hacıvat: Bu çifte hamam lar gene açılacak
    Karagöz: Çok iyi olur biz de bedava yıkanırız
    Hacıvat: Olur Karagözüm, ben şimdi gidip hamam da çalışacak adamları bulayım (gider)
    Karagöz: Ben de gidip benim karıya haber vereyim, hamam a hazırlansın (gider)
    Türkü söyleyerek Külhancı gelir:La vara vara vara, ateş düştü şalvara, Ağzım dilim kurudu kız yalvara yalvara
    Hacıvat: (karşılar) Vay külhancı dayı hoş geldin
    Külhancı: Hoş bulduk Hacıvat çelebi
    Hacıvat: Hamam larımızı açmaya karar verdik, onun için size haber saldım, buyurun eskisi gibi işinize bakınız
    Külhancı: Sen merak etme Hacıvat çelebi, ben külhanı eskisinden daha iyi yakarım, hamam ı bi kızdırıram bi kızdırıram ki...
    Karagöz: (penceresinden) Göbek taşına kimse oturamasın (gider)
    Külhancı: Gelen müşteriler memnun olsunlar (gider)
    Hacıvat: Ben de gideyim kilci babaya haber vereyim (gider)
    Türkü söyleyerek Kilci gelir:Ey hamam cı bu hamam a güzellerden kim gelir, Kınalanmış parmakların yâr gelir
    Hacıvat: (karşılar) Vay kilci baba, hoş geldin
    Kilci: Hoş buldum Hacıvat çelebi, duydum ki hamam lar açılmış, kına gibi kil getirdim
    Hacıvat: Arkada külhan yeri var oraya boşalt
    Kilci: Olur Hacıvat çelebi (gider)
    Hacıvat: Gidip Ana kadını da bulayım (gider)
    Türkü söyleyerek Ana kadın gelir:Çergeci başının gelini gelini, Ambara dayamış belini belini
    Hacıvat: (karşılar Vay, hoşgeldiniz ana kadın. Ayol nerelerdesin, hiç görünmüyorsun?
    Karagöz: Hacıvatın kaynanası gelmiş, şunu görelim (pencereden) Oooo.. gözün aydın Hacıvat, kaynanan gelmiş
    Hacıvat: Hadi ordan münasebetsiz
    Ana kadın: Abe Hacıvat kim o damdan öten
    Hacıvat: Bizim Karagöz, sen iyi tanırsın yabancı değil
    Karagöz: (pencereden) Hacıvat sülalesini bana bildiriyor (gider)
    Hacıvat: İşinize başlayın, ben Şallı natır ile Salkım İnciyi çağırmaya gidiyorum
    Ana kadın: Abe Hacıvat çelebi, onlar birbirlerine dargın
    Hacıvat: Ben onları barıştırırım, sen işine başla (gider)
    Türkü söyleyerek Şallı Natır ve Salkım İnci (karşı karşıya) gelirler:Hamam ın kapısı vuruldu, İçeriye meclis kuruldu ayol
    Hacıvat: (gelir) Vay hanım kızlarım, hoş geldiniz safa geldiniz
    Şallı Natır: Hoş buldum Hacıvat çelebi
    Salkım İnci: Hoş buldum Hacıvat çelebi
    Karagöz: (pencereden) Ooo aşağıya karı panayırı kurulmuş
    (Şallı natır ile salkım İnci birbirlerine dargın olduklarından başları aşağı eğik dururlar)
    Hacıvat: Bana bakın kızlarım, böyle dargınlık olmaz, hele böyle ekmek kapısında hiç olmaz. Barışın bakayım
    Şallı Natır: Ben barışmam
    Salkım İnci: Ben hiç barışmam
    Karagöz: Ben hiç barışmam, böyle işlere ben de karışmam (gider)
    Hacıvat: yani ne oldu, birbirinizin anasını babasını mı öldürdünüz?
    Şallı Natır: Öyle ama o benim saçımı başımı yoldu
    Salkım İnci: Sen de benim gözümü çıkaracaktın
    Hacıvat: Canım kızlarım, şimdi bunları unutalım, benim hatırım için bu seferlik barışınız bakayım
    Şallı Natır: Barışmazdım ama Hacıvat amcamızın hatırı var
    Salkım İnci: Ben de barışmazdım ama Hacıvat babamızın hatırı var
    (Birbirlerine yanaşırlar, öpüşüp barışırlar)
    Salkım İnci: Seni de çok göreceğim gelmişti
    Şallı Natır: Sen de benim gözümde tütüyordun, allah razı olsun Hacıvat çelebiden
    Karagöz: (pencereden) O çok iyi arabuluculuk yapar (gider)
    Hacıvat: Hadi bakalım işinize (gider)
    (Salkım İnci ve Şallı Natır içeri girerler, içerden konuşmalar duyulur)
    Ana kadın: Abe buyurun çifte kumrular, sizi hangi rüzgar attı böyle?
    Şallı Natır: Geldik işte
    Salkım İnci: Ne yaparsın ekmek kapısı
    Ana kadın: Haydi soyunun bakayım işinize
    Karagöz: (gelir) Şu hamam a bir gireyim (girer, içerden) Ooo burası baya sıcakmış, şurada soyunayım
    Ana kadın: Abe orda soyuna kimdir?
    Karagöz: Eyvah gördüler!
    Ana kadın: Abe bu Karagöz, ne işin var senin kadınlar hamam ında? Abe utanmaz, topla pırtılarını çık dışarı
    Karagöz: Ne olur be, ben de yıkanayım, parasıyla değil mi?
    Ana kadın: Daha söylenir utanmaz! Kızlar, birer ıslak peştamal bükün, vurun şu utanmaza (döverler, sokağa atarlar)
    Karagöz: (titrer) Vay anam vay, karılardan dayak yemesi de ne fena, pırtıların yarısı da içerde kaldı, üşüyorum be dı.. dı.. dı...
    Hacıvat: (gelir) Bu da kim? Aaa! Karagöz ne oldu sana böyle çırılçıplak?
    Karagöz: Hamam da dayak yedim
    Hacıvat: Hangi hamam da?
    Karagöz: Burada kaç tane hamam var, işte şurda
    Hacıvat: Kadınlar hamam ında ha?
    Karagöz: Ne bileyim ben orasının kadınlar hamam ı olduğunu, yanlış girmişim bir daha girmem, donuyorum pırtıların yarısı içerde kaldı
    Hacıvat: Dur bakayım, (içeriye seslenir) Bana bakın hamam cı hanımlar, Karagöz yanlış girmiş, bir daha girmez, pırtıları içerde kalmış, veriverin
    Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın utanmaz
    Karagöz: (girer giyinik çıkar) Oh be dünya varmış
    Hacıvat: Bir daha girme, bak erkekler tarafı burası (gider)
    Karagöz: Bir daha girer miyim hiççç! (gider)
    Türkü söyleyerek Arap Mercan ve karısı Şetaret gelirler:Hobeleka hobeleka hobeleka, Dinkala kadin dinkala
    Mercan: Hamam lara geldik, sen burdan kadınlara ben de arkadaki erkekler tarafına gidiyorum (giderler)
    Ana kadın: (içerden) Abe hoş geldiniz Şetaret kalfa, buyurun hamam ımız bu sefer çok temiz çok sıcak
    Şetaret: Öyle olmalı
    (Şetaret kadınlar hamam ına girerken karagöz de onun arkasından gizlice girer)
    Ana kadın: (içerden) Şöyle soyunun Şetaret kalfa, (Karagözü görür) Abe oradaki de kim? Vay utanmaz herif gene içeri girmiş, getirin ordan ıslak peştamalları, vurun şu herife atın dışarı (karagözü dövüp çıplak halde dışarı atarlar)
    Karagöz: Vay canına gene dayak yedik, pırtıları nasıl almalı acep?
    Hacıvat: (gelir) Ne o gene ne oldu?
    Karagöz: İşte böyle olduk Hacıvat, kuzum Hacıvat ne olur benim şu pırtıları alıver içerden
    Hacıvat: Bundan sonra ben karışmam var titre burda
    Karagöz: Bir daha girmem Hacıvat
    Hacıvat: Canın hamam isterse arkada erkekler hamam ı var oraya gir
    Karagöz: Bilemedim Hacıvat, bir daha girmem, donuyorum dı.. dı.. dı.. dı...
    Hacıvat: (içeriye seslenerek) Bana bakın hanımlar, bilmeyerek girmiş bir daha girmez verin şunun pırtılarını
    Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın utanmaz adam
    Hacıvat: Hadi git al pırtılarını, bir daha girme karışmam bak (Karagöz içeri girer)
    Ana kadın: (içerden) Abe kör müsün, görmez misin orada erkeler hamam ı var
    Karagöz: O kapı arkada kalmış görmedim
    Ana kadın: (içerden) Al pırtını defol
    Karagöz: (giyinik olarak gelir) Soyunmak bir şey değil ama dayak fena (gider)
    Şarkı söyleyerek lohusa hanımla çalgıcı kızlar gelirler
    (Şarkı: Hüzzam Curcuna)Nice bir hasret ile rûz-u şeb efgan edeyim, Nice bir derdin ile cismimi püryân edeyim
    Ana kadın: (gelenleri karşılar) Buyurun hanımım buyurun (hepsi girerler)
    Karagöz: (gelir) Onlar girer de ben giremez miyim?
    Ana kadın: (içerden) Hamam ımıza neşe getirdiniz hanımım, abe çalgıcı kızlarım siz de şöyle soyunun
    Karagöz: (içerden) Bugün burda eğlence var ha? Allah vere de beni görmeseler
    Ana kadın: (içerden) Abe hanımım kaç kişi geldiniz?
    Zenne: (içerden)Bir ben iki de sazenedeler
    Ana kadın: (içerden) Ya o arkandaki kim?
    Zenne: (içerden)Her halde bir hayvan girmiştir
    Karagöz: (içerden) Eyvah gene gördüler
    Ana kadın: (içerden) Abe yine o edepsiz girmiş, bükün peştamalları kızlar
    Karagöz: (içerden) Eyvah, bu peştamal dayağı berbat
    Ana kadın: (içerden)Vurun edepsize atın dışarı (Karagözü çıplak olarak dışarı atarlar)
    Karagöz: Vay anam babam, bu peştamal dayağı berbat
    Hacıvat: (gelir) Ne o Karagöz gene anadan uryan olmuşsun?
    Karagöz: Sonra da püryan olacağız galiba
    Hacıvat: Gene yanlış kapı mı çaldın?
    Karagöz: Yoo yolu şaşırdım, arka kapıyı bulamadım, işte bu kapıdan girdim, dayağı yedim çıplak attılar beni dışarı
    Hacıvat: ne halin varsa gör
    Karagöz: Kuzum Hacıvat şu benim pırtıları kurtari yoksa donacağım
    Hacıvat: Ben sana demedim mi kadınlar tarafına girme diye?
    Karagöz: Bir daha girmem Hacı cav cav
    Hacıvat: Bana bakın hamam cı hanımlar, bir daha girmeyecek verin şunun pırtılarını
    Ana kadın: (içerden) Gelsin alsın, bir daha gir de bak ne yapacağız sana (Karagöz girer giyinik olarak çıkar)
    Karagöz: İçerde eğlence var, çalgılar çalıyor, çengiler oynuyor. Dur bakalım aklıma bir şey geldi, benim karıya giderim derim ki... (eve girer, içerden) Yahuu
    Karagözün karısı: (içerden) Huuu
    Karagöz: (içerden) Kalk, çoluğu çocuğu topla hamam a gideceğiz
    Karagözün karısı: (içerden) Aaa eksik olma kocacığım, kirden her tarafım kaşınıyordu
    Karagöz: Gevezeliği bırak da hadi yürü (Karagözün karısı önde onun arkasında Karagözün oğlu Yaşar, en arkada da Karagöz perdeye gelirler) Hadi çal bakalım hamam ın kapısını
    Karagözün karısı: Hamam cı hanımlar huuuuuu
    Ana kadın: (hamam ın kapısından kafasını uzatır) Aaa buyurun hanım kızım safa geldiniz buyurun oturun
    Karagöz: (karısına fısıldayarak) Beni de unutma
    Karagözün karısı: Bana ne sen de gel
    Karagöz: hadi Yaşar girsene
    Yaşar: Bana ne annem beni kaynar suyla yıkar ben girmem (kaçar)
    Karagöz: Benim oğlan kaçtı, karı içeri girdi, ben burda kaldım ben de hamam ın kapısının önünde oturur içeriyi dinlerim (oturur, hamam ın içinden çalgı sesleri gelir)
    Ana kadın: (içerden) Hadi bakalım kızlar, hamam ımızın açılmasının şerefine kemanlar çıksın, defler çalınsın, göbecikler atılsın, haydiiii bir recalim varrrrrrr (hep birden) Kime kimeeee kızlarımızın şerefinee ya heyyyyyy
    Sazlar çalar, çengiler oynamaya başlar: Yaz bahar olunca leylim şen olur dağlar hey, Açılır lalesi aman güzel hisarın
    Karagöz: (içerde sazlar çalınırken bir taraftan oynar bir taraftan kendi kendine söylenir) Ben bu hamam a girmeliyim ama nasıl? Ben en iyisi gidip evden merdiveni alayım, hamam ın damına çıkıp ordan içeriyi seyrederim. (gider merdiveni getirir, hamam dayar yukarı çıkarak içeriyi seyretmeye başlar) Ooo içerde çalgılar, göbekler gırla gidiyor (karagözün oğlu gelip merdiveni alır götürür) bu böyle olmaz ben de girerim bu hamama (merdivenden inmek için aşağı merdivene bakar ki merdiven yerinde yoktur) eyvah! merdiven gitmiş, ne yapayım ben de tepeden atlar girerim içeri (yukardan hamamın içine atlar, içerde bağırışlar)
    Ana kadın: (içerden, bağırarak) Aamanınnn can kurtaran yok mu, kubbeden içeri bi ayı düştü
    Karagöz: Ayı babandır
    Tuzsuz Deli Bekir şarkı söyleyerek gelir: Nice sevmeyeyim dostlar bir acayip dili var, Yanağında gül açılmış etrafında hâli var
    Tuzsuz: Eyyy gidi felek beeeeeeee, eyy gidi feleekkk (NOT: Hamamın içi kalabalıktır, erkekler tarafından kadınlar tarafına yol vardır, ana kadın erkekler tarafından kadınlar tarafına adam almıştır, karagözün hamam musallat olması bu işi ortaya çıkarmak içindir, Tuzsuz nâra atınca içerisi karmakarışık olur)
    Tuzsuz: Nedir bu gürültü hamamın içinde be? Ne halt ediyorsunuz hamamın içinde çıkın dışarı be
    Karagöz: Eyvah şimdi hapı yuttuk (içerden iki çelebi beberuhi çıplak olarak dışarı çıkarlar)
    Tuzsuz: (1. çelebiye) Ne işin var kadınlar hamamında senin?
    Çelebi: Ben ordan çıkmadım
    Tuzsuz: Ya nerden çıktın?
    Çelebi: ben erkekler tarafında yıkanırken çıkın dışarı diye bir ses duydum ondan çıktım
    Tuzsuz: Defol (çelebi gider, Tuzsuz diğer çelebiye) Ya sen de mi böyle fırladın he? 2.
    Çelebi: (titreyerek) Eeeevvet efendim
    Tuzsuz: Defol (beberuhiye döner) Ya sen nerden fırladın?
    Beberuhi: Ha ha ben atladım kaçtım sarhoş amcaa
    Tuzsuz: Defol (beberuhi gider)
    Karagöz: Eyvah sıra bana geldi
    Tuzsuz: ben gidip şu hamamı yıkayım bu ne rezalettir
    Karagöz: Aman etme , içerde benim pırtılar var
    Tuzsuz: Vay Karagöz senin burda işin ne?
    Karagöz: (titreyerek) Şeeyy şeyy şey oldu da
    Tuzsuz: Söyle herif ne oldu?
    Karagöz: Benim karıyla hamam a gittik de
    Tuzsuz: Kadınlar tarafına mı?
    Karagöz: Hayır, benim karı girdikten sonra ben çıktım
    Tuzsuz: Ulan utanmaz herif şimdi sen de buradan çıktın, bana maval mı okuyorsun, bana adıyla sanıyla Tuzsuz Deli Bekir derler ben kül yutmam
    Karagöz: Sen zaten kıvılcım yutmuşsun ateş püskürüyorsun
    Tuzsuz: Çabuk söyle senin kadınlar hamam ında ne işin vardı?
    Karagöz: Hamam ın içinde bir ses işittim, çalgılar, köçekler, göbekleri yaheyler, vur patlasın çal oynasın. İçerde ne oluyor diye merdivenle hamamın üstüne çıktım, bir de içeri baktım ki ne göreyim?
    Tuzsuz: Ne gördün çabuk söyle
    Karagöz: Göbek taşının üstünde çalgılar çalıyor, erkekli dişili bir oyun bir oyun
    Tuzsuz: Eeee?
    Karagöz: Bu kepazeliğe dayanamadım, hiddetim galeyana geldi, tepe camını kırdım, küt diye içeri düştüm. Sen nârayı basınca cascavlar fırladım
    Tuzsuz: Şimdi göbek taşının üstünde rakılar duruyor mu?
    Karagöz: Ne gezer, sen nârayı atınca içerde ne kadar karı varsa herşeyi toplayıp arka kapıdan zamkinos
    Tuzsuz: Demek bu hamamın bir de arka kapısı var öyle mi, dur bakalım içeri gireyim kalmış rakı meze varmı (girer)
    Karagöz: Ben de girip pırtılarımı alayım (girer, giyinik olarak çıkar) Tuzsuz arkadan savuşmuş, ben de şu kepazelik kaynağı hamamı ateşe vereyim, bakalım nasıl tutuşacak (hamamı ateşler yakar)
    Hacıvat: (gelir) Aman Karagöz kim yaktı bu hamam ı?
    Karagöz: O hamam değil rezalet yuvası ben de verdim ateşi temizledim
    Hacıvat: Öyleyse Karagözüm geçmiş ola
    Karagöz: Allah layığını versin (vurur)
    Hacıvat: Hoş olsun külhani, yıktın perdeyi eyledin viran varayım sahibine haber vereyim heman
    Karagöz: Hoş olsun kel Hacıvat, tez kurtuldun elimden, bir daha elime geçersen baka sana neler ederim. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola. İnşallah yarın akşam .................. oyununda sizleri yine beklerim. (seyirciyi selamlayarak çıkar, ışığın sönmesiyle oyun biter)


    Not:Önemli olan oyunu yazılı olduğu şekliyle ezberleyip oynatmak değildir. Önemli olan karagöz oyunlarının en temel özelliği olan doğaçlama geleneğini kullanarak oyunun temel örgüsünü bozmadan uygun yerlerine güncel espriler ve motifler ekleyerek ilgi çeker bir hale getirmektir. Bu metinde örnek olarak kullanılmış olan müzikler de değiştirilip seyircinin ilgisini çekebilecek güncel müzikler kullanılabilir, ancak kullanılacak müziğin ilgili tiplemelerin genel karakteristiğine uygun olması gerekir.

    Karagözün Çifte hamam oyunu Mehmet Muhittin Sevilen (Hayali Küçük Ali) tarafından yazılan Milli Eğitim basımevi tarafından 1969 yılında basılan KARAGÖZ adlı kitaptan alınmıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş