Halüsinasyon Görüyor Muyuz?

'Psikoloji' forumunda Mavi_Sema tarafından 7 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Halüsinasyon Görüyor Muyuz? konusu [​IMG]




    Ekonomik krizin patladığı o malum günden hemen sonra bizim bacanağa bir haller oldu.
    Ne uyku, ne durak!..
    Ne yemek, ne içmek!..
    Alıp doktora götürdüm.
    Doktor şöyle bir baktı bacanağa, 'Borsacı mısınız?' dedi son derece sıradan bir ifadeyle!..
    Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım.
    Adam ruh doktoru değil, falcı. Bir görüşte anladı bacanağın 'borsacı' olduğunu.

    Meğer bacanakla aynı dertten muztarip pek çok hastası varmış. Alışkanlık kesbetmiş. Görür, görmez şıp diye tanıyor, borsacıyı.

    Bacanağın durumunun emsallerinden daha vahim olduğunu söyledi ve mal bulmuş Mağribi gibi hemen hastaneye yatırdı...

    İşe, güce dalıp unuttum bacanağı.

    İki gün önce beni çağırtmış. Utana, sıkıla hastaneye ziyaretine gittim.

    Daha kapıdan girer, girmez pür telaş 'Kapat kapıyı' dedi. 'Perdeleri de kapat!..'

    Dediklerini yaptım.
    'Gel' dedi, 'Gel otur şöyle!..'
    'Bacanak iyi misin?' dedim.
    Sanki etrafta bizi dinleyen birileri varmış gibi sağına, soluna baktı iyice sokuldu bana 'Boşver şimdi benim iyi olup, olmadığımı da, anlatacaklarımı dinle. Buldum' dedi gözleri parlayarak. 'Krizi çözdüm'
    'Bu iyice kafayı yemiş' diye geçirdim aklımdan.

    Sanki aklımdan geçeni okumuş gibi, 'Ben anlatayım da sen yine inanma. Spekülasyon kasımda başladı. Şöyle bir denediler. Tuttuğunu görünce ortamı hazırlayıp, beklediler, uygun zamanı kolladılar. Sonunda bekledikleri fırsat ayaklarına geldi. Ecevit'in MGK'da Cumhurbaşkanı ile tartışmasının hemen ardından patlattılar bombayı!'

    'Dur bakalım bacanak', dedim. 'Ne oluyor, neyi patlattılar?'
    Sanki beni hiç duymamış gibi 'Yirmi dakika' dedi. 'Yirmi dakikada olup bitti her şey. Acemi bir pehlivan gibi, yirmi dakikada sırtının üstüne devrildi Türkiye. Oysa Ecevit MGK toplantısına girmeden önce açıkladı. 'Denetimin de denetimi mi olurmuş?' dedi. 'Bu bize güvensizlik değil mi?' dedi. Sonra da toplantıya girdi. Cumhurbaşkanı ile tartıştı. Hüsam, Müsam, derken toplantıyı terketti. Hemen açıklama yapmak istedi...'

    Durdu bacanak, gözlerime diktiği gözleri çakmak, çakmaktı...
    'Dur hele sakin ol' dediler Ecevit'e. Açıklamayı Başbakanlıkta yaparsın dediler. Bir de sigara ikram ettiler. Ecevit Başbakanlığa gitti ve yirmi dakika sonra yaptı açıklamayı...
    Yine sustu ve yatağa uzandı usulca. Sanki bütün enerjisi tükenmişti. Gözlerini tavana dikti ve duyulur, duyulmaz bir sesle 'Olanlar o sırada oldu' dedi. 'Bu yirmi dakika içinde...'
    Gözlerini kapadı... Tam hemşireyi çağırmaya niyetlenmiştim ki, hemşire elinde ilaçlar ve bir bardak su ile içeri girdi.

    Minik drajelerin bir kısmını bütün, bir, ikisini de ikiye bölüp yutturdu bacanağa...

    İlaçlar hemen etkisini göstermiş gibi yeniden dikildi bacanak ve kaldığı yerden salvolarına devam etti.

    'Pazartesi oldu bu olay' dedi. 'Pazartesi'nden önceki cuma her şey normaldi. G-20 ülkelerinin temsilcileri buradaydı. IMF Başkanı buradaydı ve olumlu açıklamalar yapıyorlardı. Hazine'nin çok yüklü miktarda iç borç ödemesi ve itfası vardı. Kasım krizinden sarkan etkilenmelerle faizlerin % 65'de tutulup, Hazine'nin de % 65 faizle borçlanması düşünülüyordu. Ben de bu iyimser havaya kendimi kaptırıp saat tam 10'da oturdum bilgisayarımın başına ve ufak, ufak alıp, satmaya başladım. Borsa alım ağırlıklı seyrediyordu... Beni bilirsin öyle kolay, kolay yaş tahtaya ayak basmam...'

    Hakikaten de benim bacanak borsada ünlüydü. Tanıyanlar, borsayı bilen üç, beş kişiden biri olduğunu söylerler.

    Bacanağın sesi yine düştü, yüzü gölgelendi...

    'Bir baktım ekranda bir şeyler oluyor', diye devam etti. 'Alıcılar geliyor ama satışlar hakim. Yani birileri çaktırmadan mal satıyor. Mal dediysem, hisse senedi, hazine bonosu filan... Mal satıyorlar ve döviz alıyorlar. N'oluyoruz demeye kalmadan olanlar oldu. Ecevit açıklamasını yaptı ve 'bu bir krizdir' dedi.

    Bacanak krizi farketmişti ama olanlar olduktan, iş, işten geçtikten sonra.

    'Eee!..' dedim. 'Birileri senden önce farketmiş, şansına küs. Papaz her zaman pilav yemez.'

    'Hayır' dedi. 'Benden önce farketmediler. Hazırlıklıydılar. Sadece haber aldılar!..'

    Bizim bacanak gazozuna tenis oynarken bile yenilgiyi kabul etmez. Ne yapar, eder kazanır maçı.

    Haline içim acıdı...

    Hırpalanmış ruhunun zorlamalarıyla iyice bitkin düşen bedenini yeniden bıraktı yatağa ve belli belirsiz bir şeyler mırıldanmaya başladı...

    Sayıklıyordu...

    Kulak verdim 'Güvercinler...' diyordu. 'Güvercinler.. Kuşlar.. Kargalar.. Pır, pır uçarlar... Uçururlar!..'

    Hemen doktoru çağırdım.

    'Halüsinasyon' dedi doktor.

    'Hastalık biraz ağır seyrediyor!..'

    Canım ülkem düştü aklıma...

    Derin bir iç geçirdim!..

    Kenan Işık
     

Bu Sayfayı Paylaş