Hakkari İlçeleri Tanıtımları ve Bilgileri

'Hakkari Tanıtımı' forumunda NeslisH tarafından 23 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hakkari İlçeleri Tanıtımları ve Bilgileri konusu Ç U K U R C A İ L Ç E S İ

    Çukurca, Urartu uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak bilinmektedir.Abbasiler bu küçük yerleşim yerini "mir" adı verilen dini,siyasi askeri şeflikle yönetmişleridir. Selçuklular döneminde Çukurca İmadiye Beyliği'ne bağlanmıştır. Selçuklular'dan sonra Osmanlı döneminde Hakkari beyliği'ne tabi olmuştur.I. Dünya savaş 'ında Ruslar ve Nasturi 'ler Çukurca yı yakıp yıkmışlardır. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca, 1926 yılında Ankara antlaşması ile Türkiye toprakları içine alınmıştır.6068 sayılı kanunla 1953 yılında ilçe yapılmıştır.

    Çukurca nın 1997 sayımına göre toplam nüfusu 15.194 kişidir Nüfusun 5068'i ilçe merkezinde 10.216'sıda köylerde yaşamaktadır. Gündeş ve Çığlı köyleri dışındakiler Terör olayları nedeni ile boşaltılmıştır.İlçede merkez ve Uzundere belde Belediyesi vardır.



    Çukurca nın yüzölçümü 1009 km2'dir Doğuda Yüksekova, Batıda Şırnak, kuzeyde Hakkari Merkez ilçe güneyde ise Irak sınırı ile çevrili olup, rakımı1285m'dir. İlçe yerleşim merkezi dağlarla çevrilidir.

    Çukurca'dan sanayi kuruluşu yoktur. Hayvancılık köyler boşaltıldığı için oldukça gerilemiştir. En önemli geçim kaynağı memurluğu, koruculuk ve küçük esnaflıktır. Tarıma elverişli arazi az olduğu için tarım ancak aile tüketimine yönelik olarak yapıla bilmektedir. yerleştirilen en önemli tarımsal ürün pirinçtir.

    Çukurca'da 16. Yüzyıl Osmanlı Mimari'sinin güzel bir örneği olan Emir Şaban Medresesi vardır. Çukurca Kalesi'nde çok katlı (2-3-4) kesme taştan yapılmış tarihi evler mevcuttur. Ayrıca içine taş merdivenle inilen 5-6 metre derinliğinde, 3-4 metre genişliğinde 4 tane su sarnıcı bulunmaktadır. Kuzeyi Bey Mahallesinde, akıt denilen taştan kesilmiş su arkı önemli eserlerdendir.





    Coğrafi Konumu ve Nüfusu:

    Eski adı Çal olan Çukurca Irak sınırının sıfır noktasında 480 km kare yüzölçümüne sahiptir. Doğuda Yüksekova, batıda Şırnak, kuzeyde Hakkari Merkez İlçe, güneyde Irak devlet hududu ile çevrili bir ilçedir. Zap Suyunun araziyi aşındırması nedeniyle engebeli bir coğrafyaya sahip olan Çukurca, deniz seviyesinden 1285 m yüksekliktedir. İl merkezine uzaklığı 75 km�dir.



    1990 yılı Nüfus sayımına göre Çukurca�nın toplam nüfusu 20351 dir ilçenin 16 köyü ve 17 mezrası bulunmaktadır. 1997 yılı nüfus sayımına göre ise ilçenin toplam nüfusu 13.520 dir.





    Tarihi:

    İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte ilçe, Urartu Uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini �Mir� denilen dini, siyasi, askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca, İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. Selçuklulardan sonra Osmanlı Döneminde Hakkari Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-çal adı ile kaza teşkilatı kurularak Van Sancağına, 1890 yılında ise; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkari İl Beyliğine bağlanmıştır. l. Dünya Savaşında Ruslar ve Nasturiler Çukurca�yı yakıp yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca, 1926 yılında Ankara Antlaşması ile T.C. sınırları içerisine alınmış, 1953 yılında ise ilçe yapılmıştır.



    Ekonomik Yapı

    İlçenin temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup, terör nedeni ile gerilemiş ve ciddi bir gelir kaynağı olmaktan çıkmıştır. Halen devlet memurluğu, koruculuk ve küçük esnaflık temel geçim kaynaklarıdır. İlçede her hangi bir sanayii tesisi bulunmadığı gibi ciddi anlamda sanatkar kesimde mevcut değildir.

    Bu alandaki eksikliği gidermek üzere 580 metrekare alana sahip küçük bir sanayi sitesi projesi Kaymakamlıkça hazırlanmış Valilikçe de desteklenerek uygulanmaya geçirilmiştir. Projenin uygun nitelikte işyeri temin etme işlevi yanında marangozluk, demir doğrama, oto tamirhanesi, sıhhi tesisatçılık alanlarında atölyeler açılmak suretiyle bu alanlardaki ihtiyaç karşılanarak iş imkanı yaratma ve sanat eğitimini teşvik etme yönü bulunmaktadır. Atölyeler kapsamında 10 milyarlık makine alımı gerçekleştirilmiştir. Projenin Nisan 1999 sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır.

    İlçede dar alanda yüksek verim elde etmek ve tarımı geliştirmek amacı ile ilçenin iklim koşulları da göz önüne alınarak kaymakamlıkça seracılık projesi hazırlanarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kanalı ile uygulamaya 1998 yılı ilkbahar mevsiminden itibaren geçirilmiştir. Proje kapsamında her biri 195 metre kare olan 20 adet sera ile üretim için gerekli tohum, ilaç ve suni gübre bulunmakta, üreticiye teşvik amaçlı olmak üzere ücretsiz olarak temin edilmektedir.

    Tarımın canlandırılması yanında geçmiş yıllarda temel geçim kaynağı olan hayvancılığın geliştirilmesi de amaçlanmıştır. Kaymakamlıkça hazırlanan küçükbaş hayvancılık projesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca desteklenmek sureti ile uygulamaya konulmaktadır. Bu kapsamda 8 milyarlık harcama yapılarak yaklaşık 60 aile projeye alınmıştır.

    Alternatif üretim biçimlerini ilçe ile tanıştırmak amacıyla alabalık üretim tesisi projelendirilmiş projeye yüzme havuzu da ilave edilerek sosyal boyut kazandırılmıştır. Proje sayın Valimiz tarafından desteklenerek uygulamaya sokulmuştur.



    Çukurcada Eğitim

    Eğitim, sonucu geç alınan fakat sonucu en etkili olan yatırımdır. Çukurca�da eğitim bu yaklaşımla ele alınmaktadır. Eğitim düzeyi düşük olmasına karşın eğitimli toplum olma hedefine ulaşma gayreti içinde bulunmaktadır. İlçede halen beş ilköğretim okulu, bir YİBO, bir lise bulunmakta, sekiz derslikli ilköğretim okulu ile bir YİBO inşaatı devam etmektedir.

    Öğrencilerin eğitim hedeflerini üniversiteye taşımada yardımcı olmak amacıyla halk eğitim bünyesinde ücretsiz üniversite hazırlık kursları 1997-1998 eğitim öğretim yılından itibaren verilmektedir. Geçmiş yıllar da sadece üniversite birinciliği kontenjanıyla bir yüksek kurumuna yerleşmek olanaklı iken kurslar sayesinde 1998 yılında yüksek başarı elde edilmiştir. Halen bütün branşlarda, eksiksiz olarak, öğretmenlerimiz üniversite hazırlık kurslarına özverili bir şekilde devam etmektedir.

    Halk Eğitim

    Çukurca da Halk Eğitim faaliyetlerine özel bir önem verilmektedir. Göreceli olarak daha düşük eğitim düzeyine sahip genç kızların eğitilmesi ve üretken nüfus haline gelmesi amacıyla değişik kurslar açılmaktadır. 1994 yılında bölücü terör örgütü mensuplarınca yakılan Halk Eğitim binası Valimiz Sayın Nihat CANPOLAT ve Milli Eğitim Bakanlığının katkılarıyla onarılarak 1998 yılı aralık ayında faaliyete geçirilmiştir.

    Yöresel motiflerin potansiyel zenginliğini ekonomik üretim haline getirebilmek için Valilikçe temin edilen 84 kilim tezgahı ile kilimcilik; 13 dikiş makinası ile biçki dikiş; BEKO firmasınca temin edilen 10 piko makinasıyla makine nakışı; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kanalıyla temin edilen 27 adet trikotaj makinası, Romeus ve Overlok makinasıyla trikotaj kurs ve atölyeleri yer almaktadır. Bu kurs ve atölyelerin yün, iplik, kumaş gibi üretim ihtiyaçlarının tamamı genç kızların ailelerinin ekonomik durumları nedeniyle Kaymakamlıkça karşılanmaktadır.

    Kursiyerler arasında temel eğitim görmemiş olanlar için okuma-yazma kursu uygulamaya sokulmuştur. Okuma-yazma kursları halk eğitim binası dışında ilçe merkezi ve köylerde geniş çapta sürdürülmektedir.



    Öğretmen Evi

    Yurdumuzun kırsal kesimlerinde öğretmenlik yapmak oldukça meşakkatli bir görevdir. Çeşitli teknik yetersizlik, sosyal hayatın kısıtlılığı ve özellikle barınma sorunları öğretmenliği zor meslek haline getirmiştir. Bu cümlelerden sonra da kırsal bir alan olan Çukurca�da öğretmenlik yapmanın çok zor olduğu üzerinde durulması gerektiği sanılabilir. Ancak Çukurca�da öğretmenlerin daha çağdaş mekanlarda barındıkları ve çeşitli sosyal ihtiyaçlarını karşılayabildikleri Türkiye�deki kırsal alanlara örnek gösterilebilecek bir öğretmen evi olduğu söylenebilir.

    Özellikle 10 daireli ve kaloriferli öğretmen lojmanlarının yanında ayrıca 13 odalı 24 kişi kapasiteli her odasında televizyon ve telefonu bulunduğu, çeşitli etkinliklerin yapılabileceği 80 kişilik salonu, yine 50 kişilik 70 ekranlı televizyonların bulunduğu dinlenme salonu, yemekhanesi ile ve bir çok kırsal bölgeden daha iyi durumda olduğunu söyleye biliriz.

    Barınma, sosyal ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçların giderildiği ortamlarda çalışan öğretmenlerimizin verimlerinin artacağı da kaçınılmaz bir gerçektir. Üniversite başarısını buna bağlamak her halde o kadar yanlış olmaz.



    İlçe Halk Kütüphanesi

    1998 yılı Mart ayında ilçede Kaymakam Kadir OKUTAN�nın büyük gayretleri ile Kültür Bakanlığına bağlı İlçe Halk Kütüphanesi açılmıştır. Öğretmen evine bağlı binanın zemin katında hizmete açılan kütüphane 100 metre karelik alanda 50 kişilik okuyucu salonu ile 4 bilgisayar ünitesi desteğinde okurlarına hizmet vermektedir. 6000 adet kitap bulunan kütüphanede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden geçici görevle görevlendirilen bir memur görev yapmaktadır.

    Eğitsel faaliyetleri desteklemek üzere açılan kütüphaneye değişik yayınevi ve üniversitelerden kitap temin edilmiştir. Bu katkılar öğrenci ve vatandaşça şükranla karşılanmıştır.



    Tarihi Ören Yerleri

    Emir Şaban Medresesi: 16.yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir.

    Tarihi Taş Evler: Çukurca kalesinin yamacına kurulmuş kesme taştan yapılmış tarihi Çukurca evlerinin günümüze kadar uzanmış güzel birer örnekleridir. Tarihi evler çok katlı ve kaleye yaslanmış vaziyette inşa edilmişlerdir.

    Bunların dışında: Çukurca kalesi, taş merdivenle inilen 5-6 metre derinliğinde 3-4 metre eninde 4 adet su sarnıcı ile Kuzeyi Bey mahallesinde akit denilen taştan kesilmiş su arkı da belli başlı tarihi ören yerlerindendir.
     
  2. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Ş E M D İ N L İ İ L Ç E S İ



    Eski bir yerleşim birimi olan Şemdinli'de Sümerler, Urartular ve Asurlar 'ın uzun süre yaşadıkları anlaşılmıştır. Bölge, daha sonra Med'ler, Babil'ler,Pers'ler, Makedonya'lılar ve Silveskoslar 'ın eline geçti. Hz. Ömer döneminde Müslüman birliğine katılan Şemdinli, Yavuz Sultan Selimin 1514 Çaldıran Seferi'nden sonra Osmanlı egemenliğine girmiştir.



    l.Dünya savaş �ında defalarca Rus işgaline uğrayan ilçemiz, 1917 tarihinde keşif kolları kuvvetlerimiz tarafından kurtarılmıştır.

    1926'da yapılan Ankara Antlaşması'yla Musul ve Hakkari'nin beş bölgesi sınır dışı kaldı. Nihayet Çölemerik, Çal (Çukurca). Gever. (Yüksekova), Şemdinan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkari vilayeti kuruldu. Cumhuriyet Döneminde bir süre Van vilayet içinde kaldı. 4 Ocak 1936 tarihinde Hakkari tekrar vilayet olunca Şemdinli ilçesi de Hakkari'ye bağlanmıştır.


    Şemdinli'nin toplam nüfusu 1997 sayımına göre 39.447'dir toplam nüfusun 12.133' ü ilçe merkezinde.27.314' ü köylerde yaşamaktadır. Şemdinli 'nin 22 köyü ve 77 mezrası bulunmaktadır. Derecik 'ten başka beldesi yoktur.


    Şemdinli'nin yüz ölçümü 1652 Km2 olup rakımı 1406 'dir. İlçenin doğusunda İran, güneyinde Irak ve kuzeyinde de Yüksekova ilçesi vardır. Kuytu ve ormanlık bir derede bulunan Şemdinli tamamıyla dağlıktır. İklim bakımından yazları sıcak, kışları kar yağışlı ve ılımandır.



    Şemdinli, sanayi bakımından gelişmemiştir. En önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. Ayrıca Şemdinli, balı, ceviz ve tütünüyle meşhurdur.


    İlimize has Şemdinli balı diğer kesimlerde olduğu gibi insan bünyesini rahatsız edici hiç bir özelliği taşımamaktadır. Antiseptik ve antitoksin özelliği vardır. Saf çiçek tozundan alındığı ve katkısız olduğu için mide, kalp, karaciğer, Şeker hastalığı, kemik hastalıkları ve hatta kanseri iyi edici özellikleri, bulunmaktadır.


    Arı için gerekli olan polen ve nektar kaynakları oldukça fazladır. Ormanlık alanda bulunan söğüt, yabani yonca, elma, armut, alıç, erik, geven, kır çiçekleri ile ekilen yonca ve tütün çiçeklerinde fazla miktarda bulunan nektarda bulunan nektar. Balın kalitesini daha da yükseltmektedir. Öncelikle Şemdinli ilçesinde kara kovan ile yapılan arıcılık 1968 yılında sonra yerini fenni arıcılığa bırakmıştır.1970 yılında 40 ton olan bal üretimi en verimli yılını 1986 yılında yaşamıştır 1986 yılında sonra bal üretimi ile kovan sayısında düşüş görülmüştür.




    Şemdinli ilçemizde tütün akim tarihçesi bilinmemekle birlikte ilk ekim 19.yüzyılın başlarında yörede yaşayan Nasturiler zamanında yapılmıştır. Bu ekim dar alanı kapsamaktaydı. Yapılan tütün ekimi kapalı ekonomi kapsamında ancak ekicinin ihtiyacını karşılayacak düzeydeydi. Daha sonra 1936 yılında Şemdinli ilçe olduktan sonra tüm köy ve mezralarda geniş kapsamlı ekime başlandı. Ayrıca tütün üretimi de ticari amaçla yapılmaya başlandı. Yıllarca yöre halkının tek geçim kaynağı olma özelliğini korudu Ancak tütün ekiminde 1976 yılından sonra düşüş görülmeye başlandı. 1986 yılına kadar bu yörede üretilen tütün Tekelce alınıp bitlis ilindeki sigara fabrikasında işlenmekteydi. Şemdinli tütünü özellikle kireç ve azotça orta potasyon ca zengin killi,kumlu,tınlı,hafif veya nötr topraklarda iyi yetişir, bitki boyu 60-100 cm kadardır.Yapraklar gövde üzerinde dik durumdadır. Dik Yapraklar karınlı çap oranları artar. Dir Yapraklar(Dipaltı) küçük orta yapraklar(analar) büyük uç yaprakları ise küçüktür.

    Şemdinli tütünü belirgin özelliklerden dolayı Osmanlı padişahları ve saray halkının tütün ihtiyacı büyük miktarda Şemdinli ilçesinde üretim tütünlerden karşılanmaktaydı.

    En büyük özelliği içimi çevreye verdiği tatlı kokudur. Ne varki gün geçtikçe üretimi azalmaktadır.
    İçme Suyu



    İlçe içme suyu ihtiyacı 19 Km. uzakta bulunan Tan yolu köyünden karşılanmaktadır. 1988 yılında faaliyet geçen içme suyu şebekesi göçler nedeniyle ihtiyaca cevap verememektedir.


    TARİHİ

    Bölgenin tarih çağına Sümerler ve Akatlar�la girdiği, kentte ilk önce Sümerler�in Hakan Boyu olduğu, sonra Akatlar, Urartu�lar ve Asur�ların bölgede uzun süre yaşadıkları anlaşılmıştır. Bölgenin daha sonra Med�ler, Babiller, Pers�ler, Makedonya�lılar ve Silveskoslar�ın eline geçtiği, Hz.Ömer devrinde İslam ordularının bu bölgeyi Müslüman birliğine kattığı, daha sonra Yavuz Sultan Selim�in 1514 yılında Çaldıran Zaferinden sonra Osmanlı egemenliğine girdiği ve tarih boyunca bir çok kavimlere belde olduğu görülmüştür.

    Rusların 1853 yılında Türk�lere savaş açması sonunda Dağıstan�daki Şeyh Şamil ile işbirliği yapan Şemdinli�li Seyit Taha düşmana savaş ilan etmiştir. Ölümü üzerine Kardeşi Şeyh Salih Azerbeycanlıları ve Hakkari�lileri Ruslara karşı ayaklandırdı. Fakat güneyde Cizre�de hüküm süren İzzettin Şir Ruslar tarafından kandırılarak isyan çıkarması sağlandı. Yezidi ve Nasturi�lilerle birleşen İzzettin Şir Musul ve Bitlis dolaylarını yağma ile işgal etti. (1854) Fakat Diyarbakırlı Hacı Timur Ağa asileri tamamen ortadan kaldırdı. (1855) sonra Van Sancağına bağlı Şemdinan (Şemdinli) Albak, Çölemerik (Hakkari), Gever (Yüksekova), Beytüşşebap, Çal, tiyari ve Kotur ilçeleri ile birlikte Erzurum Vilayetine bağlandı. 1865�te Van Vilayetinin kurulması ile ilçeler Van�a bağlandı.

    1914 ile 1917 tarihleri arasında dört defa Rus işgaline uğramış olan Şemdinli�nin ilk işgali 5 Kasım 1914 olup, Aralık 1914 tarihinde Kuvvetlerimiz tarafından geri alınmıştır. 13 Mayıs 1915 tarihinde ikinci defa Rus işgaline uğrayan ilçe kısa sürede Rus işgalinden kurtarıldı. 31 Temmuz 1916 tarihinde kuvvetlerimiz tarafından Rus�lar tekrar geri püskürtüldü. İşgallerinde ısrarlı olan Rus Kuvvetleri Şemdinli�yi 10 Ağustos 1916 tarihinde dördüncü kez işgal ettiler. Rus�lar ve işbirlikçileri olan Nasturiler kötü düşüncelerine tüm Doğu Anadolu üzerinde olduğu gibi küçük Şemdinli üzerinde de sürdürmeye çalıştılar. Ançak yörenin insanları Ordu birliklerimiz ile el ele vererek onların bu hain emellerine engel oldular. 24 Kasım 1917 tarihinde kuvvetlerimiz tarafından bir daha dönmemek üzere Rus kuvvetlerini geriye kaçırdılar. Şahanklı Sinko Milli Mücadele sırasında 20.nci Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR Paşa ile işbirliği yaparak Yurdumuzdan kovulduktan sonra Urumiye bölgesine çekilen Ermenilerin bölgeye girmelerine engel oldu.

    1926 yılında Ankara Antlaşması ile Musul ve Hakkari�nin 5 bölgesi sınır dışı kaldı. Nihayet Çölemerik (Hakkari) , Gever (Yüksekova), Şemdihan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkari Vilayeti kuruldu. Cumhuriyet döneminde bir süre Van Vilayeti içerisinde kaldı. 4 Ocak 1936 tarihinde Hakkari tekrar Vilayet olunca Şemdinli de Hakkari�ye bağlandı.



    COĞRAFİ BİLGİLER

    Şemdinli ilçesi Doğuda İRAN hududu (53 Km.) Güneyde ve Batıda IRAK hududu (117 Km) . Kuzeyde Yüksekova ilçesi (40 Km) olmak üzere 210 Km.lik Mülki sınırlara sahiptir.

    İlçe İran ve Irak Devletleri sınırlarında konuşlanmış olmasından dolayı konum itibari ile önem taşımaktadır. Sınır ilçesi olması ve 170 Km.lik Irak ve İran kara sınırları ile çevrili olması Kara ve yaya yoluyla yapılabilecek kaçakçılığa imkan sağlamaktadır. Arazinin çok engebeli ve ormanlık olması nedeniyle bununla mücadelede güçlükler yaşanmaktadır.

    Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan İlçemiz tabiat güzelliği bakamından Hakkari ilinin en gözde ilçesidir. Türkiye�nin İran ve Irak�a hudut teşkil eden üçgeninde yer alır. Yüzölçümü 1452 Km2, Rakımı ise 1450 M.dir.

    Genellikle dağlık olan ilçemiz alanının %45�i Ormanlık , %41�i tarıma elverişsiz alan, %10�u dört veya beş ay kullanılabilen çayır ve mera ve %4�ü tarıma elverişli alandır. Ormanlarda bulunan ağaçların cinsi genellikle meşedir.

    Bölgede önemli dağlar Derecik bölgesinde Katina Tepe, Ortaklar bölgesinde Karadağ, Tahta taş Tepe, Süngü Tepe ve Akpınar Dağıdır. Ayrıca Eldir, Elmira, Geveroki dağları ilçemiz sınırlar içerisindedir. Bölgemiz Ova yönünden çok fakir olmasına rağmen büyük ve küçük 15 kadar yayla bulunmaktadır. En önemlilerinden Helana, Geveruk, Bestereş, ve Kani Haydar sayıla bilir.Yaylalar yılın Nisan ve Ekim aylarında barınmaya imkan verir.

    Bölgemizde Haruna geçidi, Şapatan geçidi, Mezar gediği, Ortaklar Gediği, Ulaşan Gediği, Katina Boğazı , Gilini Gediği, Su Gediği önemli gedik ve geçişlerdir.

    İlçemiz Doğu Anadolu Bölgesinde bulunmasına rağmen iklimi oldukça değişiktir. Yazlar oldukça sıcak geçmesine karşın, kışları genellikle kar yağışlı ve ılımandır. İlkbahar ve Sonbahar mevsimleri yağmur, kışlar kar yağışlı olup, yaz mevsimi kurak geçer. Kar yağışı genellikle Ocak ayında gerçekleşir. Rüzgar genellikle Güneybatıdan eser ve şiddetli görüldüğü ay Kasım ayıdır.Yüksek zirvelerde kış aylarında sis görülür.Şemdinli �Yüksekova karayolu belli yerlerde kış aylarında buzlanma yapar, yoğun kar yağışı, çığ ve aşırı rüzgarın etkisi ile belirli zamanlarda kapanır.

    Bölgenin genelde Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya meyilli bir arazi yapısına sahip olması akarsu yönünden zengin olmasını sağlamıştır. Ancak Akarsuların rejimi bu dağlık yapı nedeniyle düzgün değildir. En önemlisi Şemdinli Çayı�dır. Bu çaya bağlı Kayalar ve Tanyolu�ndan gelen koluyla, Güzelkonak bölgesinden gelen kolu, Zorgeçit bölgesinde birleşerek daha batıda Konur�dan gelen Gülkan çayıyla birleşip Ormancık bölgesinden geçip Batıda Irak topraklarına akar. Diğer önemli akarsu Güneyimizde Irak Devletiyle hududumuzu teşkil eden Hacıbey Çayıdır. Bu akarsular kış ve bahar aylarında köprüler dışında geçit vermezler. İlçemizde Göl, Gölet ve Baraj bulunmamaktadır.



    NÜFUS VE İDARİ YAPI


    2000 Nüfus sayımına göre Merkez Nüfusu 14.177 Derecik Beldesi 8.302, Köy ve mezraların nüfusu 23.451 olmak üzere toplam 45.930�dir. Km2�ye düşen insan sayısı 32 Kişidir.

    Şemdinli 01.06.1932 yılında yürürlüğe giren 2042 sayılı Kanunla Bucak yapılmıştır. 20.05.1935 tarihinde Hakkari ili lağvedilince Van iline bağlanmıştır. 1936 yılında Hakkari tekrar Vilayet olunca Şemdinli ilçe statüsü kazanıp Hakkari iline bağlanmıştır.

    Merkeze bağlı 19 Köy ( Alan, Altınsu, Anadağ, Korgan, Yaylapınar, Uğuraçan, Tütünlü Gelişen, Günyazı, Kayalar, Öveç, Ortaklar, Bağlar, Boğazköy, Konur, Beyyurdu, Çatalca,Bozyamaç, Çubuklu) ve bunlara bağlı 79 mezra ile Drecik Beldesi ve bu beldeye bağlı 14 mezra bulunmaktadır. 5 Köy merkezi; Ayranlı, Meşelik, Anadağ, Boğazköy, Çevre ve 8 köye bağlı 14 mezra Ayranlı (Merkez, Üzümkıran), Anadağ(Merkez), Gelişen�Koryürek, Toklu, Suçıktı, Mordağ, Karakoç), Bozyamaç (Öncü), Korgan (Tuğlu,Aşağı Tuğlu,Kola), Kayalar (Erikli, Seçkin Mağaraönü), Ortaklar (Ormancık) güvenlik nedeniyle daha önceki yıllarda boşaltılmış olup, bu köylerden Çevre, Ayranlı ve Meşelik Köylerinin mühürleri geri alınmıştır.

    İlçe Mülki sınırlar içerisinde iki belediye, Şemdinli Belediye Başkanlığı ile Derecik Beldesi Belediye Başkanlığı ve bunlara bağlı 9 mahalle bulunmaktadır. (Şemdinli Belediyesi Sınırları içerisinde; Yeni Mahalle, Moda Mahallesi ve Yayla Mahallesi. Derecik Beldesi Belediye Sınırları içerisinde; Merkez Mahallesi, Balkaya Mahallesi, Güney Mahallesi, Hacıbey Mahallesi, Vapurtepe Mahallesi ve Orta Mahalle)
     
  3. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Y Ü K S E K O V A İ L Ç E S İ


    Dağlar arsında bir çöküntü alanı olan ve Yüksekova ilçemizin üzerine kurulu gever ovasıdır. Ovada rakım 2000 metredir. Genişlik 15, Uzunluk 40 km dir. Kapalı Bir Havza konumunda olan ovanın Kışın soğuk hava kütlelerinin ova üzerine çökmesi ile çok uzun ve soğuk kışlar geçirir.

    Alüvyon Topraklara sahip olmasına rağmen ağaç ve meyve yetiştiriciliği düşük sıcaklık sebebiyle çok azdır. Aylık ve günlük sıcaklık farkları tarımdan çok gür Çayır ve Meralarla hayvancılığa zemin hazırlamıştır.

    Tarihi bir kent olan Yüksekova'da yerleşimin Yüksek Ova İlçesinden GörünüşM.Ö. 7000'lere değin uzandığı kesin olarak bilinmektedir. M.Ö. 1000 'de ise yörede Urartu Uygarlığı yaşanmıştır.

    Eski adı Gevar olan Yüksekova, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    Yüksekova 1.Dünya Savaşı sonunda Rus İşgaline uğramış, İlçenin Milis kuvvetleri ve Ordunun başarısı sonucu 5 Mayıs 1918 'de düşman işgalinden kurtulmuştur.

    19.yy 'da Van Vilayetine bağlı Hakkari livası'nın kazası olan Yüksekova, 1936'da ilçe durumuna getirilmiştir. İlçe merkezinin eski adı Dize 'dir.

    Yüksekova'nın toplam nüfusu 1997 sayımına göre 91.424 kişidir. Bu nüfusun 55.591'i ilçe merkezinde 3769'u büyük çiftlik'te 3114 'ü Esendere 'de 28.950 'si köylerde yaşamaktadır. Nüfus artışı diğer yerleşim yerlerine göre yüksektir.

    Yüksekova'nın yüzölçümü 2291 Km2 'dir. Coğrafi yapı olarak iki kısmı ayrılır. Ova kısmı 200.000 de kardır. Bu kısmın 30.000 dekarı bataklıktır. ikinci kısmı ise dağlık kısımdır.Yüksekova'nın rakımı 1950 m' dir. İklimi karasal iklim özelliğe sahiptir. Kışları sert ve uzundur. Ekim ayı sonunda düşen kar Nisan ayı sonunda kalkmaktadır.

    Yüksekova 'ya bağlı 49 köy köylere bağlı 106 mezra bulunmaktadır. Ancak terör nedeniyle köy ve mezralardaki nüfusun büyük çoğunluğu ilçe merkezi göç etmiştir.

    İlçede göç nedeniyle işsizlik sorunu yaşanmaktadır. Geçim kaynağı hayvancılığa özelliklede küçük baş hayvancılığa dayanmaktadır. Tarımsal üretim çok azdır. Yüksekova'da iki adet un fabrikası ile bir adet 'de süt ve süt ürünleri fabrikası bulunmaktadır.

    Tarihi eser olarak Urartu Uygarlığının en kalıcı kanıtları ünlü "Ordu Yolu" dur. Bu yol Yüksekova Kelişin Geçidin 'den Van 'a uzanmaktadır. Ordu yolu üzerindeki Keleşin ve Topzama Stelleri anıtları üzerinde Urartu diliyle yazılmış yazıtlar vardır ki, bu uygarlıkla ilgili en doğrudan bilgiler bu yazıtlardan elde edilmiştir.

    Büyük Çiftlik (Hırvata) köyü kalıntıları ; Yüksekova'nın batısında Aviş deresi ağzında büyük bir kent ve kale kalıntısıdır. Buranın önemli Urartu kentlerinden musaşir olduğu sanılmaktadır. Ayrıca Derav Vadisi Gegevran köyü yakınlarında 11.yy'da kayalara oyulmuş kiliseler vardır. Duvarları içten, ve Hz. isa 'nın yaşamına konu alan freskolarla süslüdür.


    İçme Suyu

    Artan nüfus artışı nedeniyle mevcut su şebekesi yetersizdir. Su oranı gidermek amacıyla ilçemiz mahallerinde sondaj çalışmaları devam etmektedir.

    Yüksek Ova Kuş Türleri

    Türkiye�nin en önemli kuş alanlarından biri olan Yüksekova, deniz seviyesinden 1925 m yükseklikte 2800 ha�lık geniş bir ovadır. Burası flora ve fauna yönünden hayli zengin bir bölgedir. Ovanın ortasında kıvrılarak akan Nehil Çayı çevresi bozulmamış orkide bakımından zengin sulak çayırlar, insan boyunu aşan saz ve kamışlarla kaplıdır. Çevre bilimcilerin tespitlerine göre burası halen doğal dokusu bozulmamış ender bölgelerden biridir. Yüksekova�da tarımın gelişmesi habitatların hızla bozulmasına neden olacaktır.

    Bölgede kuluçkaya yatan en önemli kuş türleri şunlardır. Erguvan, balıkçıl, saz delicesi, çayır delicesi, leylek, turna, toy, ve kızılbacak.Kızıl akbaba, yılan kartalı, doğu atmacası, küçük orman kartalı, kaya kartalı, küçük kartal, doğan ve puhu gözlenen diğer türlerdendir.
     

Bu Sayfayı Paylaş