Hafız Fidan

'Karadeniz Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 15 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hafız Fidan konusu Hafız Fidan Kimdir?

    1949 Kelkit (Karaçayır Köyü) Gümüşhane doğumluyum. İlköğretim Eğitimimi Kelkit'te bitirdim. Lise tahsilimi, 1971 yılında Erzincan Lisesinde tamamladım. 1971 yılında Yüksek Tahsilimi yapmak üzere Almanya'nın Berlin Şehrine gittim.

    Üç yıllık lisan Eğitimi ve Okul öncesi stajımı tamamladıktan sonra, Berlin T.F.H.'de yüksek öğrenime başladım. 1981 Yılında adı geçen üniversiteden Yüksek Mimar olarak mezun oldum.

    Aynı yıl Memleketim olan Kelkit'e kesin dönüş yaptım. 1982 yılından 1988 yılına kadar Kelkit İlçesi ve çevresindeki İlçe ve Belde Belediyelerinde sözleşmeli mimar olarak çalıştım ve İmar Müdürlüğü görevlerinde bulundum. Aynı süre içerisinde devam eden S.S. Kelkit Küçük Sanayi Sitesi 212 İşyeri ve Sosyal Tesisler İnşaatının Kontrol Mühendisliği'ni yaptım. 1989 yılında İstanbul-Ümraniye'de Serbest Mimarlık Bürosu kurdum.

    1 Kasım 1992 tarihinde yapılan ara seçimlerde R.P.sinden Kelkit Belediyesi Başkan adayı olarak seçimlere katıldım.

    1994 Nisan seçimlerinde R.P.sinden Ümraniye Belediyesi Meclis üyesi adayı olarak seçimlere katıldım. Seçimleri kazanmamızın akabinde; Ümraniye Belediye'sinde, Meclis üyesi olarak dönem sonuna kadar görev yaptım.3 Kasım 2002 Genel Seçimlerinde A.K.P.'den İstanbul 1. Bölgeden Milletvekili adayı oldum.

    Mayıs 2000 yılından bu yana Yapıların Denetimi ile ilgili olarak kurduğumuz, Kent Yapı Denetim Şirketi yoluyla İstanbul genelinde çalışmaya devam ediyorum.

    Evli dört çocuk babasıyım. Almanca bilmekteyim.

    Hafız Fidan dünden bugüne neler söyleme ister?

    Hayatımızın tamamı mücadele ile geçti. Bölgemiz (Kelkit) tarım bölgesi olduğu için hem okuyordum, hem de tarlada çalışarak yaşamımı idame ettirmeye çalışıyordum. Hedefimde okumak vardı. Vardı ancak; Türkiye gibi bir ülkede istediğiniz mesleği seçme gibi bir şansa sahip değilsiniz, çünkü sebepleri vardı imtihanlar bunların en önemlisi ben yabancı dil bilmediğim halde en yüksek puanı Fransızcadan aldım. Almanya'da Berlin Yüksek Mimarlık bölümünden mezun oldum.

    Sn. Fidan mesleğinizden bahsedelim biraz Yapı Denetim nedir, Yapı Denetimi deyince aklımıza ne gelir, neleri kapsar.

    Yapı Denetim deyince aklımıza 3194 sayılı mimarlık kanununda belirtilen yapıların denetlenmesi konusunda Teknik elemanların sorumlulukları gelir. Biz buna "TUS" diyoruz. Yani Teknik elemanların sorumlusu. Kanun projeyi yapan şahsa bir sorumluluk veriyor

    Binanın yapımının başlangıcından sonuna kadar yapan şahsa sorumluluk veriyor, ama bu kanunun gereğini kimse bugüne kadar yaptıramadı. Veya yapamadı. Sadece bu "TUS" dediğimiz teknik elemanlar sorumlusu imzayı atıyor ve vatandaş kafasına gere binayı yapıyor. İşin ilginç yapı bugüne kadar da kimse bir sorumluluk aramadı 1999 yılı depremi oldu. Bütün binalar yıkıldı. Bu binaların teknik sorumlusu olduğu halde kimseye ceza vermediler. Çünkü Teknik Uygulama imzalaması lazım, projeyi aldıktan sonra başından sonuna kadar kontrol edilmesi gerekir. Müteahhitler ücret verme taraftarı olmadığı için sadece bir imza alıyorlar işlerine devam ediyorlardı. Bakanlık depremden sonra bu eksikliği gördü ve 4708 sayılı kanunu çıkardı. Bu kanunla 3194 sayılı kanundaki hükümler 4708 sayılı kanunla Yapı Denetimlerin oldu.



    Ülkemiz deprem kuşağında ve coğrafi yapısıyla da bu değişmeyeceğine göre Yapı denetimlere bu konuda büyük bir sorumluluk düşüyor, değimli?

    Sorumluluk düşmesine gerek yok zaten Bakanlık çıkardığı 4708 sayılı kanunla bunu Yapı denetimlere vermiş. Yapması gerekenleri, bu sorumluluklarını yerine getirmediği takdirde neler olabileceğini belirlemiş yanı binanın yapımından bitimine kadar Yapı deneticilerin sorumluluğu altındadır ve bunu sekiz tane mühendis omuzlarında taşır. Bunları mimari konular, statik konular ve tesisat olarak sayabiliriz. Isı yalıtımı ve zemin emniyeti bunlara ek olarak sayabiliriz. Doğru, temiz kontrollü bir işlem yapmak mecburiyetimiz var. Direk Bakanlığa bağlıyız. Teftişlerimizi bakanlık yapmaktadır. Bizim yapmış olduğumuz binalardan hangisini incelerseniz inceleyin kalite optimum noktadadır. Yapı denetimiyle yapılara % 100 kalite geldi.

    Ümraniye İlçesini ele alırsak belirttiğimiz bu görüşler doğrultusunda güvenli bir yapı sistemi var mı? Sizin görüşleriniz nelerdir?



    Yapı denetimler özel şirketler, bakanlığa bağlı ama sorumluluğu denetleme oluyor. Türkiye gibi bir ülkede işini doğru yapan, buna mukabil yapmayanda var. Yapı Denetim bu konuya kati bir çözüm getirdi diyemeyiz. Çünkü bu anlattığım konular öyle ayaklara düştü ki, ne yazık ki bu işi sadece para kazanmak içinde yapanlarda var. Bu kıstasları da bulup çıkarmak konusunda basına yani sizlere büyük iş düşüyor. Bu çarpıkları basın olarak sizin ortaya çıkarmanız gerekiyor. Bir defa her şeyden önce biz, işimizi Şirket olarak yapılarda can ve mal güvenliğini sağlamak, kaynak, israfına sebep olan plansız kontrolsüz ve kalitesiz yapılaşmayı önlemek çağdaş norm ve standartlarda yapı üretmek ve bunun için yapı denetimi sağlamak yapı hasarı nedeni ile zarara uğrayan kişilerin kanun hükmünde kararname ve bu hususta çıkmış yönetmelik hükümlerine göre haklarını korumak ve zararların tazminini sağlamak amacıyla kurulmuştur.



    Kent Yapı'dan, temel ilkelerinden bize bahsedermisiniz?



    Yeryüzünün en aktif deprem kuşaklarından birinin içerisinde bulunan, topraklarının % 96 sı deprem tehlikesine sahip olan ve nüfusunun %98'i bu bölgelerde yaşayan ülkemizde, uzun yıllardır yürürlükte olan imar ve afet mevzuatlarındaki çeşitli doğru ve haklı hükümlere rağmen uygulamada etkili bir yapı denetiminin sağlanamadığı açık bir gerçektir.

    Ülkemizde son 20 yıl içerisinde meydana gelen her depremden sonra bu durumun olumsuz sonuçları açıklıkla görülmüş fakat bu güne kadar yapı denetimi konusunda olumlu bir gelişme sağlanamamıştır,

    Aksine hızlı nüfus artışı ve göçler neticesinde, denetimsiz şehirleşme ve sanayileşme yoğun kaçak yapılaşma ve sık sık başvurulan imar afları ülkemizde deprem ve diğer afetlerin zarar risklerini her geçen gün daha da artırmıştır.

    Olası afetlerde can ve mal güvenliğini zarar gelmemesinin tedbirini almak

    Kaynak israfı ile plansız, kalitesiz ve kontrolsüz yapılaşmayı önlemek,

    Çağdaş norm ve standartlarda yapı üretimini sağlamak,

    Denetimsizlik ve ihmal nedenleriyle zarara uğrayan üçüncü şahısların haklarını korumak,

    Yapı üretiminde kusur, ihmal ve yetersizliği görülen yapı sorumlularına karşı gerekli işlemleri yerine getirmek,

    Yapıda can ve mal güvenliğini sağlamak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak,

    Depreme dayanıklı, çağdaş norm ve standartta yapı üretmek,

    Meydana gelecek depremlerin ve kalitesiz yapıların mal sahiplerine vereceği zararları sigorta sistemi yoluyla karşılamak ve tüketiciyi korumak,

    Yapım ve denetim sistemi içerisinde görev almış olan yapı müteahhidi, proje müellifi, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşları gibi yapı sorumlularına etkili görev, yetki ve sorumluluklar vermek,

    Uzmanlık kavramı getirilerek mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek



    Kullanılan malzemeler Marmara Bölgesinin özelliğini taşıyan maddelerde oluşmakta ve bu inşaat alanı kullanımında sıkıntı yaratmakta neler söylemek istersiniz?

    Yapı denetim olsun olmasın yirmi sene öncesine kadar bilgisiz, betondan anlamayan, bütünü itibarı ile işi bilmeyen kişilere şu kadar kuma, şu kadar çimento, şu kadar su, karıştırın katı oldu su dök, az oldu çimento at, diyerek beton dökme stili vardı. Dünya yüzünde böyle bir anlayış yok.Herşeyden önce bilmemiz gereken önemli unsur beton bir uzmanlık işidir. Betonda kimyasal olarak mukavemet sağlayacak oranlar vardır. Mesela çeliğin hangi cinsi daha iyidir. Laboratuarda denenerek yapılır. Çimento yapımı da aynı şekildedir. Mesela deniz suyunu kullanamazsınız. Şimdi ise hazır beton santralleri kuruldu. Bunlar laboratuarda yapılıyor. Burada yapılan betonlar eskisine göre yüzde yüz kaliteli. Yapı denetim olarak biz bazı değerleri söyle tespit ediyoruz. Kalıptaki çimento, çakıl vb. maddeleri yedi ve yirmi sekiz günlük dönemler halinde değerlendiriyoruz. Teknolojinin de yardımıyla aldığımız değerler bize betonun güvenli olup olmadığını gösteriyor. Tabii ki yanımızda işin uzmanı laborant'larda var. Betonun basınca dayanıklılığı vs. gibi gözlemler sonucunda kullanım aşamasına gidiyoruz. Yapı denetimin yaptığı binaların betonu sağlamdır.

    Oturduğunuz binalar için bunu söyleyebilir misiniz?

    Bakın önemli olan binaların yapay ve dikey hareketler sonucu yani depremler sonrası ayakta kalıp kalmadığıdır. Yoksa köylerde de yıllardır çamur ve taştan yapılmış evlerde oturuyoruz.

    İsteseniz de yüzde yüz güvenli bina yapamazsınız. Depremin şiddeti ve süresi bu konuda etkilidir. Binanın röntgen gibi filmi çekilmekte çeliği, betonu inceleniyor.Öyle ki,bir hastalık tespiti gibi betonun ve yapının sağlıklı olup olmadığını anlayabiliyoruz.

    Bize Gümüşhane'den bahsedermisiniz?

    Memleketimi çok seven birisiyim. Gümüşhane'li olmaktan gurur duyan birisiyim. Nereye gidersem gideyim Gümüşhane'li doğruluğu, dürüstlüğü sıcaklığı ile tanınan insanlardır.

    Örneğin, Almanya'ya gittiğimde şunu gördüm. Bir Alman vatandaşı Gümüşhaneli ile çalışmışsa daha ılımlı ve ön yargısız olabiliyor . Gümüşhane ekonomik ve sosyal açıdan gelişmemiştir. Ama vatanperver ve dürüstlüğü ile tanınmıştır. Ülkesini seven bir topluluk diye düşünüyorum her fırsatta memleketi ziyaret ederim.

    Gümüşhane'nin en büyük sıkıntısı nedir?

    Benim yaşım itibarı ile, tecrübelerime göre, Gümüşhane'nin eğitim sorunu yok. Bu sorunu çözmüş hatta Türkiye'nin ilk üç sırasına girecek kadar eğitimli insanı var. Gümüşhane'nin en büyük sıkıntısı Gümüşhane'nin sahibinin olmayışıdır. Gümüşhane'yi insanlar İstanbul'da Hilton'da Ankara'da falan yerde düşünürler. Gümüşhane'ye kimse yatırım yapmaz. Parası olan hep akıl verir, öyle yapacağına git yatırım yap kardeşim.

    Vilayetiz, bir ilin gelişmişliği sosyo,ekonomik ve kültürel başarısıyla özdeşleşmiştir. Basın ne kadar kuvvetliyse o il,bir o kadar ön plandadır. Gündoğumu gazetesi bu konuda öncülük yapabilir, bana göre sözde Gümüşhane düşünülmez şiirlerle senede bir dergide yazı yazmayla Gümüşhane değerlendirilmez, sevilmez.

    Buradaki bir iş adamı gidip Gümüşhane'ye zararına da olsa 50-100 kişiye bir iş kuramıyorsa, Ah Gümüşhane, Vah Gümüşhane demesine gerek yok.

    Buradaki iş adamı Antalya'da şurada burada Gümüşhane'yi düşünüyorlar; böyle bir şey olamaz. Oradaki insanlar benim akrabam, kardeşim vatandaşım ben oraya bir katkı sağlayamıyorsan uzaktan uzağa mektup yazmanın hatır sormanın bir anlamı yoktur.

    Bizim geriye dönüş yapmamız gerekir. Paralı olan ,ekonomisi iyi olan gücü olan herkes Gümüşhane'ye yatırım yapması lazım. Gümüşhane'nin siyasi ve sosyal potansiyeli bu konuda çoktur. Mesela Aydın Doğan Kelkit'e yatırım yapmıştır. Yirmi otuz köye iş veriyor.

    Uzman götüreceksin ne yetişir ne üretilir bakacaksınız. Ben Almanya'da öğrenciyken Kelkit'e iki fabrika kurduk biri bizim çabamızla değerini devlete kurdurduk.

    Sivil Toplum kuruluşları nasıl olmalı?

    Her şey yapılırken bu konuda uzmanlık dalı olması lazım. Yetişmiş insanla kurulmalı. Örneğin Gümüşhane'nin kalkınması için bir uğraş veriyorum o işin uzmanı olmalıyım. Sadece fotoğraflarla görünmek abartılmakla bu iş olmaz insanlar basit bir olayı çok büyük başarıymış gibi göstererek kendilerini tatmin ediyorlar.

    Sivil toplum kuruluşları yaptıkları işi uzmanıyla yapmalıdır. Cebimizden kesemizden bir şey feda ederek bu işi başarmalıyız. GÜSİAD gibi bir kuruluşumuz var ne etkinliği var.Gümüşhane için. Etkinliği yoksa neden kuruldu,ne işe yarar,teşvik ediyormuş falan filan.İcraat yap kardeşim icraat.Gümüşhaneli'nin akıla ihtiyaç yok

    Belediyeciliği bilen biri olarak Gümüşhane'ye Belediye Başkanlığını düşünürmüsünüz?

    Bütün bu maraton'dan sonra olayın sonuna gelmiş birisiyim ,birikimlerimi ben memleketimde yeterince kullandığımı sanıyorum, her seçimde Kelkit'te olurum. Benim düşüncem ve inancıma göre memleketime yapılcak gönülden hizmetler herşeyden önce karşılıksız olmalı."Halka hizmetin,Hakka hizmet olduğunun bilinciyle Memleketimi, Milletimi, inancımı daha iyi yaşama siyasetidir benim düşüncem. Fahri olarak ben bilgi verebilirim seve seve. Gençlerin önünü açıp destek vermeliyiz diye düşünüyorum.

    Gazetemizle ilgili mesajınız nedir?

    Herşeyden önce gazetenizin çizgisini,tasarımını çok beğendiğimi ifade ederek bu çizginin altına düşmeyip çok daha güzel yerlerde olmanızı temenni ediyorum.Sıladan gurbete gurbetten sılaya bir köprü vazifesi veren gazetemize tüm Gümüşhane'linin sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum.
     

Bu Sayfayı Paylaş