Hadisler olmadan Kuranla amel edebilir miyiz

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda DeMSaL tarafından 3 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hadisler olmadan Kuranla amel edebilir miyiz konusu Hadislerin kuranda yeri-kuranda hadislerin yeri




    Kur'an da her şey açık değildir.

    Sual: Hadisler olmadan Kur’anla amel edebilir miyiz?

    Cevap: Hadis-i şerifler olmadan Kur’an-ı kerimle amel etmek mümkün olmadığı gibi mezhepler olmadan da hadis-i şeriflerle amel etmemiz mümkün olmaz.
    İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:

    İmam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:
    Eshab-ı kiramdan İmran bin Husayn (Radıyallahü anh) şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder.

    Oradakilerden biri der ki:
    - Siz hadisler bildiriyorsunuz fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

    İmran bin Husayn hazretleri buyurur ki:
    - Sen Kur’anı okudun mu?
    - Evet.

    - Kur’anda sabah namazının farzının iki akşamınkinin üç öğle ikindi ve yatsının farzının ise dört rekat olduğuna rastladın mı?
    - Hayır.

    - Peki bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun şu kadar devede şu kadar şu kadar paraya şu kadar dirhem zekat düştüğüne rastladın mı?
    - Hayır.

    - Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kâbe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kâbe’yi yedi defa tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?
    - Hayır.

    - Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı?
    (Peygamber size neyi verdiyse onu alın size neyi yasakladıysa ondan sakının.) [Haşr 7]

    Hz. İmran daha sonra buyurur ki:
    Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır. (Mizan)

    Bir âyet-i kerime meali:
    (Size âyetlerimizi okuyacak sizi her kötülükten arıtacak size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan bir resul gönderdik.) [Bekara 151]

    İmam-ı Şafii hazretleri (Bu âyetteki hikmetten maksat Resulullahın sünnetidir. Önce Kur’an zikredilmiş peşinden hikmet bildirilmiştir) buyuruyor.

    Kur’an-ı kerim açıklamasız öğrenilseydi Peygamber efendimize (tebliğ et yeter) denilirdi ayrıca (açıkla) denmezdi. Halbuki açıklanması da emredilmiştir. İki ayet meali şöyledir:

    (Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

    (Biz bu Kitabı hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

    Bu âyetler açıklamayı gerektiren âyetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi bunu açıklamaya Resulullahın yetkisi olduğunu da göstermektedir. Kur’an-ı kerimde her bilgi vardır. Ancak açık değildir. Resulullah bunları vahiy ile öğrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. İki hadis-i şerif meali de şöyledir:

    (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]
    (Cebrail aleyhisselam Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]
     
  2. Yüce Allah ın indirdiği kuranda yazılı olan bu sureleri anlamayacak kaç kişi var hepsini tek tek kontrol edebilirsiniz kuran mealinden

    Bu Kuran uydurulacak bir hadis (söz) değildir. Aksine o önündekini tasdikleyici, her şeyi detaylandıncıdır. İnanan bir topluluk için kılavuz ve rahmettir.

    12-Yusuf Suresi 111

    Şimdi sen bu hadise (söze) inanmazlarsa, belki de arkalarından kendini eritircesine üzüleceksin.

    18-Kehf Suresi 6

    İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir ki onları sana gerçek olarak okuyoruz. Hal böyleyken Allah’tan ve ayetlerinden sonra hangi hadise inanıyorlar?

    45-Casiye Suresi 6


    Kimin hadisi (sözü) Allah’tan daha doğru olabilir?

    4-Nisa Suresi 87

    Eğer doğru sözlüler iseler onun benzeri bir hadis getirsinler.

    52-Tur Suresi 34


    İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah yolundan bilgisizce saptırmak ve o yolu oyalanma aracı yapmak için hadis eğlencesi satın alırlar. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır.

    31-Lokman Suresi 6


    Ey inananlar, yemeğe çağrılmadan Peygamber’in evlerine girmeyiniz… Yemeği yiyince dağılın, bir hadise dalmayın. Böyle davranmanız Peygamber’i rahatsız eder.

    33-Ahzab Suresi 53

    Hani Peygamber eşlerinden birine gizli bir hadis söylemişti. Derken o bunu haber verdi. Ayllah da ona bunu açığa vurunca, o da bir kısmını açıklamış bir kısmından vazgeçmişti.

    66-Tahrim Suresi 3

    Buda sizin hadisciniz bütün ansiklopedilerde bulabilrisiniz

    Muhammed ibn İsmail el Buharî veya İmam Buharî (Özbekçe: Imom al-Buxoriy ; Arapça: محمد بن إسماعيل البخاري d. 21 Temmuz 810, Buhara - ö. 31 Ağustos 869 Hartenk, Semerkand), Buharalı Fars[1] bir muhaddistir. Yazdığı Sahih-i Buhârî diye bilinen (Arapça: الجامع الصحيح, El-Camius-Sahih) eser, sonradan Ehl-i Sünnet için güvenilir hadis kaynaklarını teşkil eden ve Kütüb-i Sitte diye anılan serinin ilk kitabıdır.

    21 Temmuz 810 yılında günümüzde Özbekistan'da bulunan Buhara şehrinde doğmuş, 869 yılında ölmüştür. Genç yaşta annesinin terbiyesi altında Arapçayı ve Kur'an'ı öğrenmiştir. Mekke'ye ilk gidişi hac amacıyla 16 yaşında annesi ve kardeşi ile birlikte olmuş, annesi ve kardeşi Buhara'ya dönerken kendisi ilim öğrenme isteğiyle Mekke'de kalmıştır (Hicri 210/Miladi 825).[2][3] Babasından kalan servet, onun hiç kimseye muhtaç kalmadan ilim öğrenmesine vesile olmuştur. İmam olarak anılan Buhârî, İslâm dininin en büyük muhaddisi sayılır. İslâm Peygamberi'nin vefatından 178 yıl sonra Dünya'ya gelen Buhârî, hadisleri halk içinden duyduğu ve kendi araştırmaları ile kaydetmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş