Hacivat ile Karagöz İdam Fermanı Masalı

'Çocuklara Masallar Fıkralar' forumunda Mavi_inci tarafından 2 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hacivat ile Karagöz İdam Fermanı Masalı konusu Hacivat ile Karagöz İdam Fermanı Masalı
    Hacivat ile Karagöz idam fermanı hikayesi 

     
    Günlerden bir gün, Karagöz, Bursa sokaklarında turşu satarken, yanına bir adam yaklaşır.
     
    ” Ben beni arıyorum ama bulamıyorum. Sen beni buldun mu? ” diye sorar. Adamın ne dediğini anlamayan Karagöz sadece ” hı ” der. Bunun üzerine adam tekrar sorar:
     
    ” Ben kendimi arıyorum ama yokum. Yoksam yokum ve ben yoktan çıkıp, kendimi bulup kendimle kucaklaşmak istiyorum. ”
     
    Karagöz: ” Bre adam, kendinle nasıl kucaklaşacaksın ki? İnsan ancak bir başkasıyla kucaklaşabilir. ”
     
    Adam: ” İnsanlar çift yaratılmıştır derler. Böyle birşey doğruysa eğer, işte ben bu çiftimi, benzerimi arıyorum.
     
    Karagöz: ” Görmüşlüğüm var. Onunla konuştum bile. ”
     
    Adam: ” Gördün mü? Konuştun mu? Nerde gördün, konuştun, çabuk söyle? ”
     
    Karagöz: ” Az önce görmeye, konuşmaya başladım. Şimdi de onu görüyorum, konuşuyorum. O sensin ya. ”
     
    Karagöz ile konuşan, onu ara sokaklara çeken, Hacivat’tır.. Ertesi gün tebdil kıyafet camiye gelen Orhan Gazi, Karagöz ile Hacivat’ın tartışmalarını izler ve gülümsemekten kendini alamaz. Saray dönünce, verdiği ölüm kararı için pişman olur. Padişah, fedailerinden birini, Hacivat’a gönderir..
     
    Hacivat evine gider ve sakallarını keser, sadece bıyıkları kalır. Yıllardır giymediği elbiselerini giyer, Karagöz’ü arar.. Hacivat olanları Karagöz’e küt diye anlatsa, padişahın idam fermanına karşı gelmek istemeyecek Karagöz, kendini celladın önüne atacaktır.
     
    Hacivat Karagöz’ü Bursa dışına çıkarınca normal sesiyle konuşmaya başlar, Hacivat olduğunu söyler ve olanları anlatır. Karagöz Hacivat’ı yıllardır sakallı gördüğü için, sakalsız haline güler ve Hacivat’la alay eder. Hacivat’ın tanınmamak için sen de sakalını kesmelisin demesi üzerine Karagöz:
     
    ” Sen ne diyorsun Hacivat? Ben hayatta sakalımı kesmem. ” der.
     
    Bunun üzerine Hacivat:
     
    ” Sakalını kesmezsin ama tanınır da yakalanırsan ne olacak? İnsanın hayattaki en önemli amacı, hayatını devam ettirebilmesi olmalı. Geride kalacak karını, çocuğunu düşün. Onlar sensiz ne yapar, ne yer, ne içerler? ” der.
     
    ” O da doğru ya. ”
     
    ” Gel bakalım, şu dere boyunda traşını ol. Erkek adama bıyık da yakışır. ”
     
    Traştan sonra Hacivat, Karagöz ile birlikte, yakındaki bir çiftlikten iki at satın alırlar ve atlarına binip hep batıya doğru yol alarak, Balıkesir taraflarına giderler. Birkaç yer dolaştıktan sonra, bir köyde iş bularak, tarlada ırgat olarak çalışmaya başlarlar.
     
    İki ay içinde çalışkanlıkları ve doğrulukları sayesinde köydekilerle sağlam dostluklar kuran Karagöz ile Hacivat, bu arada kendilerine birer ev yaparlar. Köylülerin yardımıyla ailelerini buraya getirtirler ve uzun yıllar boyunca sakin bir hayat yaşarlar.
     
    Bu arada Karagöz ile Hacivat’ın idam edildikleri söylentisinin çıkması üzerine arkadaşları Şeyh Küşteri çok üzülür ve perde gerisinde Karagöz ile Hacivat oyunu oynatmaya başlar. Oyun, Bursa halkı tarafından çok beğenilir ve zamanla tüm Anadolu’ya yayılır. O köyde ve civar köy ve kasabalarda pek çok defa kimliklerini belli etmeden oyunları seyreden iki dost çok önemli bir ayrıntı hariç, oyunları beğenirler.
     
    Karagöz’ün hemen her oyunda Hacivat’a vurup, O’nu dövmesi…
     
    Bu durumun açıklamasını Karagöz şöyle yapar:
     
    ” Ben Hacivat’a neden vurayım? O tam bir beyefendi.. İşsiz, parasız kaldığım durumlarda bana iş buldu. Bu durum beni üzüyor. ”
     
    Hacivat ise:
     
    ” Yok efendim, yok. Dayak, vurma falan yok. Bu oyunu oynatanlar, ilgiyi en üst düzeyde tutabilmek için, Karagöz’e beni dövdürtüyorlar. Gerçekte, Karagöz bana bir fiske dahi vurmamıştır. Oyun oynanırken, Karagöz bana vurduğunda seyredenler gülmeseler, zamanla bu kötü hareketin oyun harici kalacağına inanıyorum.
     
    Yazan: Serdar Yıldırım
     

Bu Sayfayı Paylaş