Hıristiyanlığın tahrif edildiğine dair iddialar

'Diğer Dinler İnançlar' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 28 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Hıristiyanlığın tahrif edildiğine dair iddialar konusu Hıristiyanlığın tahrif edildiğine dair iddialar
    Bazı Müslüman yazarlar ve Hristiyanlığı bırakmış olan yazarlar (Rahip Dan Barker, Tom Harpur, Timothy Freke, Arthur Weighall gibi), Hristiyanlığın Yunan paganizminden etkilendiğini iddia etmektedir. Onlara göre Hristiyanlık, Museviliğin Yunanlılaştırılmış, putperest dinine dönüştürülmüş halidir. [kaynak belirtilmeli]

    İncil'in içinde pek çok pagan öğesi bulunmaktadır. İsa'dan önce de ölen ve dirilen pagan Tanrıları vardı. Grekoromen etkisinde büyümüş hristiyanlık da bu grekoromen pagan dinlerinin devamı niteliğindedir. Grekoromen kültürün hıristiyanlığı etkilediğine kanıt olarak Yeni Ahit'in İsa'nın konuştuğu dil olan Aramice değil, Yunanca yazılmış olması da gösterilmektedir.

    İsa’nın "Tanrı oğlu" yahut "Tanrı'nın özünden Tanrı" olması, İsa'nın kanıyla günahlardan/suçlardan arınma fikri (İbraniler 13:12, Romalılar 3:25-26, vs.), İsa'nın ölüp dirilmesi, şeytana karşı savaşıp zafer kazanması ve daha pek çok öğe, Grekoromen pagan dinlerinin ayrıca bunlara bağlı mistik gizem kültlerinin etkileri sonucudur. [kaynak belirtilmeli]

    Hristiyanlığı doğrudan etkileyen Yunan tanrılarından birinin Dionisos olduğu iddia edilmektedir. Diyonizos Greklerde "şarap Tanrısı" idi. Buna kanıt olarak Dionisos'un da İsa'nın da geleneğe göre 25 Aralık'ta doğmuş olması gösterilmektedir. [kaynak belirtilmeli]

    Yeni Ahit'te eski Yunan - pagan etkilerinin, gizem kültlerinin en çok görüldüğü bölümlerin "Yuhanna İncili" ve Pavlus’un mektupları olduğu iddia edilmektedir. Bu bölümleri paganlıktan Hristiyanlığa dönmüş kişilerin yazdığını tahmin edenler vardır. [kaynak belirtilmeli]

    Yuhanna İncili'nde paganizmden kaynaklanan pek çok "mistik" ve "gizem" anlatımları bulunduğu öne sürülmektedir. Örneğin: İsa onlara şöyle dedi: "Size doğrusunu söyleyeyim, insanoğlunun bedenini yiyip kanını içmedikçe, sizde yaşam olmaz. Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim. Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir. Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda. (Yuhanna 6:53-56)

    Bu ayetlerin kaynağı olarak Eski Yunanlıların pagan Dionisos ve Attis kültü gösterilmektedir. Bu kültteki bir ayinde, Dionisosçular sembolik olarak (hatta bazen bir hayvanı kurban ederek onun etini sembolleştirip) Dionysos'un etini yiyip kanını içiyorlardı. Bu sembolik ayin ile Diyonizos'un ruhuyla birleştiklerine, ölümsüz olduklarına, arınıp yeniden doğduklarına inanıyorlardı. (Prof. Barry Powell'in belirttiği gibi) [kaynak belirtilmeli]

    Bugün kiliselerde yapılan ayinlerin bu eski pagan kültüne dayandığı iddia edilmektedir. Özellikle katolik ve ortodoks kiliselerinde ekmek bölünür, İsa'nın eti ya da bedeni denilerek yenir. Kırmızı şarabın, gerçekten İsa'nın kanına dönüştüğüne inanılır "İsa'nın kanı" diyerek içilir. Yuhanna İncili'nin yazarının Paganların bu ayinini, İsa'ya uyarladığı öne sürülmektedir.

    Buna karşılık, şarap ve ekmek (üzüm ve buğgay) tipik Akdeniz iklimi ürünleri olduğu ve İsa'nın döneminde de son derece yaygın oldukları için, yine aynı yöredeki başka kültürlerle ortak sembol olmaları doğal karşılanabilir.

    Jung'a göre, bu ayin bir tür kurban ayinidir. Hz. İsa, kendisini kurban etmektedir ve kurbanın adandığı kişi de yine kendisidir. Bu bir tür birleşimi sembolize eder. Tanrı, eril ve dişil, yersel ve göksel unsurları kendi bütünlüğünde toplamaktadır (Jung, C.G., Transformation Symbolism in the Mass, Ark Paperbacks, Londra 1993, s 117). Dolayısıyla bu ayin pagan ayinlerinin ötesinde bir anlam içermektedir.

    İsa'nın üçüncü gün ölümden dirilmesinin de Dionisos kültürüyle ilgili olduğunu savlayanlar vardır. Dionisos ile ilgili hikayelerin çoğunda Diyonizos ölür, gömülür ve sonra ölümden dirilir. Hatta Dionisos'un ölümden dirilmesi bu pagan dininin taraftarlarınca her yıl kutlanıyordu. [kaynak belirtilmeli]

    Ayrıca Eski Yunan dinlerinde MÖ 400 yılından itibaren "pharmakos" kavramı önem kazandı. Pharmakos "günah keçisi" anlamına gelir. Dionysos'da kutsal "pharmakos" idi. Yani aynı İsa gibi kaderinde acı çekmek ve insanların iyiliği için ölmek vardı. İnsanların günahlarını kanıyla affettiriyordu. [kaynak belirtilmeli]

    Hristiyanlığın bir diğer pagan kaynağının ise Mitracılık olduğu iddia edilmektedir. Bu da Dionysos kültü gibi bir gizem kültü idi. Pek çok bilim adamı ve yazar Mitraizmin Hıristiyanlığı doğrudan etkilediğini söylemektedir. [kaynak belirtilmeli]

    Roma Mitrası'nın da Hristiyan İsa'sı ile benzeşen pek çok yönü olduğu öne sürülmektedir. Mitracılığın Roma versiyonunda Mitra ölüp dirilir, kendini insanlık uğruna feda eder. [kaynak belirtilmeli]

    Ayrıca, pagan dinleriyle Hristiyanlık arasında bağlantı kurmaya çalışan kişiler, haç ve balık sembollerinin, Hristiyan kültüründeki süslemelerin pagan kökenli olmasına da değinirler. [kaynak belirtilmeli]

    Ancak bu tür benzerliklere başka dinler arasında da rastlanmaktadır. Örneğin, pagan (putperest) dönemde Arapların bir Ay Tanrıçası olduğu, camilerde bol miktarda görülen ay sembollerinin bu tanrıçaya dayandığını iddia edenler de vardır. [1]

    Hıristiyanlığın tahrif edildiğini savunan bazı kişiler, Hristiyanlığın kurucusunun Aziz Pavlus olduğunu iddia etmektedirler. Bunların en ünlülerinden biri Tevrat uzmanı ilahiyatçı Prof. Hyam Maccoby'dir. [kaynak belirtilmeli]

    Pavlus Yunan felsefesine hakimdi, Yunan kültürünü çok iyi biliyordu. Pavlus'un Hıristiyanlığa "Tanrı'nın oğlu", "çarmıhta ölerek günahlara kefaret olma", "İsa'nın kanıyla yıkanıp aklanma" gibi öğretileri eklediği iddia edilmektedir.

    Bazı Müslüman yazarlar, Pavlus'tan önce ve onun döneminde, İslam inançlarını paylaşan Hristiyanlar olduğunu iddia ederler. İncil'de de bunu destekleyen ayetler bulmak mümkündür. Örneğin Pavlus, kendisinin tanıttığından "farklı bir İsa Mesih" tanıtan elçilerin olduğundan bahseder ve pek çok ayette onları lanetler. (Gal 1:9)

    2Ko 11:4 "Çünkü size gelen ve bizim tanıttığımızdan değişik bir İsa'yı tanıtanları pekâlâ hoş görüyorsunuz. Ayrıca, aldığınız ruhtan farklı bir ruhu ve kabul ettiğinizden farklı bir müjdeyi kabul ederek bunları hoş görüyorsunuz.

    2Ko 11:5 Bu sözüm ona üstün elçilerden hiç de aşağı olduğumu sanmıyorum!

    2Ko 11:6 Acemi bir konuşmacı olabilirim, ama bilgide acemi değilim. Bunu size her durumda her bakımdan açıkça gösterdik.

    2Ko 11:7 Sizin yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrı'nın müjdesini size karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?

    2Ko 11:8 Size hizmet etmek için yardım aldığım başka toplulukları âdeta soydum.

    2Ko 11:9 Aranızdayken ihtiyacım olduğu halde hiçbirinize yük olmadım. Çünkü Makedonya'dan gelen kardeşler eksiklerimi tamamladılar. Size yük olmamaya hep özen gösterdim, bundan böyle de özen göstereceğim.

    2Ko 11:10 Mesih'in gerçeği bende olduğu kadar kesinlikle diyebilirim ki, Ahaya ilinde hiç kimse beni böyle övünmekten alıkoyamaz.

    2Ko 11:11 Neden mi? Sizi sevmediğimden mi? Tanrı bilir ki, sizi seviyorum.

    2Ko 11:12 Övündükleri konuda bize eşit sayılmak isteyen fırsatçılara fırsat vermemek için, yaptığımı yapmaya devam edeceğim.

    2Ko 11:13 Bu tür adamlar sahte elçiler, aldatıcı işçiler, kendilerine Mesih'in elçisi süsü verenlerdir.

    2Ko 11:14 Bu şaşılacak şey değildir. şeytan bile kendisine ışık meleği süsü verir."
     

Bu Sayfayı Paylaş