Hüznün Gözyaşları

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 14 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hüznün Gözyaşları konusu
    Sana hasret yüreğim...
    Sensizliğin doruklarında hiç yılmadan bekler seni...

    Şu gelen sen misin...
    Bu ayak sesi senin mi...

    Çalan telefonu açmaya korkuyorum... ya sen değilsen...
    Ne hezeyanlar doğuyor yüreğimde, ne kalp ağrıları yaşıyorum bir bilsen...
    Sev desem sever misin...

    Ne garip bir tecellidir bu, kendiliğinden gelişen...
    Hiç beklemediğim bir anda geldin ve yerleştin gönül sarayıma...
    Meğer ne çok beklemişim seni yıllardır...
    Suya hasret toprak gibi, özledim yağmur olup yağmanı...
    Gecelerden çıkıp güneşim olmanı, karanlıklarımı aydınlatmanı...
    Bak çiçeklerim boyun büktü sensiz...

    Ne çok bekleyip, ne çok özledim seni...
    Sevdim seni bir dağ çiçeği gibi
    Sevdim...

    Ufacık bir söz... ufacık bir söz...
    Bir melodi... hüzünlendirir, ağlatır...
    Sorarım kendime, gönül nedir isyanın, neden ağlarsın...
    Bir sevdiğin mi var...
    El cevap; hayır yok...
    Utanmaz rezil derim...
    Peki neden duygulanırsın durup dururken...

    Bir çiçeği seyrederim, gözlerim dolar...
    Bazen kainatı kucaklayacakmışım gibi olurum...
    İçimdeki boşluğun adını bir türlü koyamadım...

    Şu anda da gözlerim doldu ve boğazıma bir şeyler düğümlendi...
    Birazdan boşalır yaşlar biliyorum...
    İnan bana. o kadar dolu dolu yaşıyorum ki yalnızlığı, dolu dolu yaşıyorum hüznü, dolu dolu geçiyorum sevdandan...
    Gülleri görmüyorum, ellerim boş kalıyor, dolu dolu yaşıyorum sensizliği... gözyaşlarım eşlik ediyor yalnızlığıma...

    Uzatıyorum ellerimi boşluğa,
    Bir hayali yakalamak istercesine...
    Bomboş iki yana düşüyor kollarım...
    Ben yorgun, yüreğim yorgun, geçmişim viran, geleceğim meçhul...
    Damladıkları yerde kan güller açıyor gözyaşlarımdan...
    Duvarlarda sarmaşıklar büyüyor, içimde sevgin...

    Akşam üstü seferlerine çıkıyorum ardından, sokak sokak arıyorum ayak izlerini...

    Göz yaşlarım, yanaklarımdan aşağı bir şelale misali iniyorlar, yüreğimden yüreğine yol ararcasına...

    Papatyaları kokluyorum sen diye, ufku seyrediyorum gözlerin gibi...

    Gözlerimin okyanusunda dalgalar çırpınıyor
    Şimdi daha hırçın, daha deli...
    Kardelenleri şimdi daha iyi anlıyorum, hem anlıyorum ağlıyorum, hem yürüyorum, hem arıyorum, vazgeçiyorum hırslarımdan sana geliyorum...

    Adımlarım adımlarını takip ediyor, kokunu alıyorum, esen yelde...
    Sen diyorum gördüğüm her nilüfer’e, seni taa içimde hissediyorum...
    Kumsala vuran dalgalar çağırıyor beni...
    Ben çağırırım o gelmez, o çağırır ben gidemem...
    Uzanır ellerime almak isterim, kayar gider parmaklarımın ucundan...

    Geriye bir avuç kum kalır, Hüznün Gözyaşları gibi...​
     

Bu Sayfayı Paylaş