Gurbet Şiirleri

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 18 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gurbet Şiirleri konusu Gurbet Akşamı

    Hasret kırbaç olur gözüm yaşlanır
    Şu gurbet ellerde akşam olurken,
    Efkardan el titrer bağrım taşlanır
    Şu gurbet ellerde akşam olurken

    Sımsıcak dost sesi beklersin her an
    Lakin gözükmez hiç kapını vuran
    Koca dünya olur sana bir viran
    Şu gurbet ellerde akşam olurken

    Garibansın sokaklarda yürüsen
    Azaplar kol gezer evine dönsen,
    Yer demir gök bakır çaresizsin sen,
    Şu gurbet ellerde akşam olurken..

    Baktığın her köşe sana yabancı
    Ciçekler kokmuyor sanki yalancı,
    Depreşir icinde yeni bir sancı
    Şu gurbet ellerde akşam olurken..

    Göz göz olur yaraların daldıkca
    Serabı tanırsın yalnız kaldıkca
    Kahr olursun can sesleri geldikce
    Şu gurbet ellerde akşam olurken,,

    İçini ayrılık kurdu kemirir
    Hayalin karsına yurdu getirir
    Ümidin, emelin tükenir bir bir
    Şu gurbet ellerde akşam olurken

    Ozan Tekin gerçek söyler her şeyi,
    Hatırlarsan üzülürsün gülmeyi
    Ayrılıktan yeğ tutarsın ölmeyi
    Şu gurbet ellerde akşam olurken..
     
  2. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet (Özledim Sılamı Gidemiyorum)

    Özledim sılamı, gidemiyorum...
    Gurbet; düğüm, düğüm bağlamış beni,
    Kalemimle mektup yazamıyorum,
    Gurbet; satır, satır işlemiş beni.

    Bu hasretlik, beni verem mi eder?
    Gurbet; buram, buram tüttürür beni.
    Akan gözyaşlarım, bağrımı deler,
    Gurbet; erim, erim eritir beni,

    Karanlık basarken, umudum biter...
    Gurbet el isyana sürükler beni,
    Sabahın güneşi, hayale gider,
    Gurbet; pare, pare pareler beni.

    Demoğlu'yum; yüreğimde odu var,
    Gurbet; kömür gibi yakıyor beni,
    Çekilmiyor hayat, dünya sanki dar,
    Gurbet; tez götürür ölüme beni.
     
  3. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet Yazılı

    Kalktım şafağınan yollara düştüm
    Düştüğüm yollarda gurbet yazılı
    Nere gittiğimi sorsan bilmiyom
    Gittiğim yerlerde gurbet yazılı

    Bitince fitilim söndü fenerim
    Yakmak için diyar diyar giderim
    Cebimdedir yazdığım not defderim
    Sayfa sayfa bakın gurbet yazılı

    Bülbülün feryadı her daım güle
    Garibim halimden eller ne bile
    Günlerim geçiyor ağlayıp güle
    Her geçen gününde gurbet yazılı

    Yüce dağlar girdi kardeş araya
    Derman bulunmaz ki yaraya
    Benzedim simdi sanki arıya
    Konduğum çiçekler gurbet yazlı

    O toz pembe hayal kuran başımda
    Hamlıktan olgunluğa eren yaşımda
    Gönlümde pisirdiğim aşk aşında
    Tadında tuzunda gurbet yazılı

    Yağan yamur karı esen yelinde
    Taze açmiş goncasında gülünde
    İyi olsada yüreğin de dilinde
    Bana hitabında gurbet yazılı

    Elimle ayağım oldu hep nasır
    Unuttum gülmeyi bilmemki nasıl
    Günlerim gecmiyor sanki bir asır
    Gecmeyen günümde gurbet yazılı

    Taşa toprağına kurban olurum
    Geldıiğim gün gibi durur onurum
    Ben değil olacak evlat torunum
    Dilerim yazmasın gurbet yazılı

    Ozan yıldız söyler alman elinden
    Okur yazımda kendi dilimden
    Yıllar geçti ayrı kaldım köyümden
    İçimde hasreti gurbet yazılı

     
  4. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Yolcu İle Arabacı


    Gurbet ademden kara, hasret ölümden acı.
    Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?
    Henüz bana "Yolunun sonu budur!" denmedi,
    Ben ömrümü harcadım, bu yollar tükenmedi.


    Atları hızlı sür ki köye pek geç varmasın,
    Nişanlımın gözleri yollarda kararmasın.
    Düştüğüm yollar gibi sonsuzdur benim tasam,
    Bekliyenim olsa da razıyım kavuşmasam...


    Bir kere görse gözüm köyün aydınlığını
    Kül bağlar içerimde bu kızıl kor yığını.
    Senin de yolun biter, diner gözünde yaşlar,
    Benim uğursuz yolum bittiği yerden başlar!
     
  5. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Hasret çiçeğim

    Yağmurlar düşerken körpe bağına
    Süzülür damlalar gül yaprağına
    Takılıp gurbetin hüzün ağına
    Bir sen mi solarsın hasret çiçeğim

    Sarıp dikenlere gönül acını
    İndirme başından ümit tacını
    Rüzgarda savrulan ipek saçını
    Bir sen mi yolarsın hasret çiçeğim

    Eserken başında bahar yelleri
    Okşarsın hasretle açan gülleri
    Andıkça geldiğin ırak yerleri
    Bir sen mi dolarsın hasret çiçeğim

    Seller feryad eder dağlar ses verir
    Bir ömre bir sevda sanma az gelir
    Şimdi her gönülde bir ah yükselir
    Bir sen mi ağlarsın hasret çiçeğim

    Denizler dalgalı alınlar sisli
    Yollar sıra sıra engel dizili
    Herkesin ateşi içinden gizli
    Bir sen mi yanarsın hasret çiçeğim

    Coşkun akan seldim duruldu kalbim
    Gurbet eller gezdim yoruldu kalbim
    Aşkın hançeriyle vuruldu kalbim
    Bir sen mi kanarsın hasret çiçeğim
     
  6. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Ah Anadolum

    Yükledin yükümü gurbet ellere
    Dur diyen olmadı ah anadolum
    Kor düştü yanıyor bak yüreklere
    Su veren kalmadı vah anadolum

    Dalımda bir heybe gözyaşı dolu
    Uzadıkça uzar gurbetin yolu
    İstersen ardımda çalma davulu
    Gidenler dönmüyor ah anadolum

    Dağların başına duman sis çökmüş
    Her geçen bu yolda gözyaşı dökmüş
    Bakarım yavrular boynunu bükmüş
    Gitmek zor geliyor ah anadolum

    Çekeriz çileyi çekeriz kahrı
    Adımız garibe çıkmıştır gayrı
    Anadan babadan bacıdan ayrı
    İçimiz kanıyor ah anadolum

    Kimi zevk peşinde sefaya dalmış
    Kimisi yokluktan derten bunalmış
    kimi sakat kimi arada kalmış
    Yoksulluk ar geliyor vah anadolum

    Hainler maskeyi yüzüne çekmiş
    Doğrunun gözleri ırmakmış selmiş
    Yiğitler namerde boynunu eğmiş
    Gücümüz yetmiyor ah anadolum
     
  7. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Yol ver sılamıza dönelim dağlar

    Gurbetlik garibe meskenmiş yurtmuş
    Avcı vurmuş yuvasından uçurtmuş
    Uzak düştük dostlar bizi unutmuş
    Yol ver hanemize dönelim dağlar
    Hasretin acısı bağrımı dağlar

    Bu gün bayram günü eller öpülür
    Benim gurbet elde boynum bükülür
    Avuç avuç gözyaşlarım dökülür
    Yol ver sılamıza gidelim dağlar
    Gurbetin acısı sinemi dağlar

    Yıllardır çekerim gurbet elinde
    Dertsiz nerden bilsin dertli halinde
    Her kuş öter imiş kendi dilinde
    Yol ver köyümüze dönelim dağlar
    Hasretin ateşi bağrımı dağlar

    Can Nuriyim bahçe bağım har oldu
    Ömür gelip geçti, mevsim kar oldu
    Geniş dünya acımıza dar oldu
    Yol ver evimize dönelim dağlar
    Gediğin başında sevdiğim ağlar
     
  8. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam

    Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
    geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran
    şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
    geldi hazân, yine giryân, yine figan ,yine efgân
    gönüllere elem konuk her akşam ...

    Bülbülü bir güle zar eylemişler
    dünyayı sevene dar eylemişler
    sevdayı göğsüme nar eylemişler
    geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
    yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan
    bir ince sızıdır nereye baksam�

    Bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
    bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân
    ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
    bir ince sızıdır düşer sineye her akşam

    Hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
    şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
    yine boyun büktü akşamlar öksüz
    ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar
    yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var
    bir ince sızı düşer sineye her akşam ah leyli yar

    Rüzgar hicran inler gönül secdede
    nağmeler aşkı kanar her hecede
    ay küser bir efkâr basar gecede
    yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam
    yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran
    bir kara dumandır iner her akşam

    Felek ki, demirden örmüş ağını
    ceylanlar aşk için yakmış dağını
    gazeller savurmuş gönül bağını
    geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam
    yan ey deli gönül dermansız derdine yan

    Yine efkar vakti, yine her yer karardı
    bahçe gazel döktü yaprak sarardı
    her sokak başını bir elem sardı
    geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
    yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran
    bir ince sızıdır nereye baksam

    Tipi bize, boran bize, kar bize
    feryat bize, figan bize, zar bize
    hicran bize, fizan bize, har bize
    yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
    dinmez bir sızıdır yüreğinde ne yapsan
    gönüllere elem konuk her akşam

    Geldi hazân, yine hicran,yine hüsran, yine giryân bana düştü...
    yine firgat, yine hasret,yine figan, yine efgân cana düştü...
    attı felek, her birimiz bir yana düştü
    yan ey gönül yan, şimdi dermansız derdine yan
    ah ile vah ile geçip gidiyor zaman

    hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
    ah!
    neylersin leyli yar...
     
  9. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet Akşamları

    Hiç istemem yine gelir,
    Çatar gurbet akşamları
    Yüreğime hançer olur,
    Batar gurbet akşamları.

    Öldürecek beni dertler,
    Bende geçti bini dertler,
    Dertlerime yeni dertler
    Katar gurbet akşamları.

    Bilmiyorum dertten gamdan,
    Zevk mi alır intikamdan?
    Kanlım gibi şu yakamdan,
    Tutar gurbet akşamları

    Şimdi akşam bak şu anda,
    Zindandayım ben zindanda,
    Zindan ne ki zindandan da
    Beter gurbet akşamları

    Acılara beler beni,
    Kesip doğrar diler beni,
    Parça parça böler beni,
    Yutar gurbet akşamları.

    Memleketim ilim obam,
    Kavim, gardaş, dost, akrabam,
    Gözlerimde anam, babam,
    Tüter gurbet akşamları.

    Kadir Mevlam yardım etsin
    Ozan Arif yurda gitsin
    Bitsin artık bitsin bitsin...
    Yeter gurbet akşamları.
     
  10. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet El

    Beni ettin otağımdan yurdumdan
    Ne demeli sana bilmem gurbet el
    Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
    Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

    Rüyalarda Micingirt�te gezerim
    Karabasan sabahlarım gurbet el
    Kaf dağından köye mektup yazarım
    Zehir oldu yataklarım gurbet el

    Ömür gitti bahar gitti kış gitti
    Sevdalarım heba oldu gurbet el
    Amcaların mezarında ot bitti
    Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

    Bizde büyüklere hürmet varidi
    Burda moruk olmuş baba gurbet el
    Nasırlıydı eller rahmet varidi
    Çıbanım çok ağır veba gurbet el

    Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
    Duygular köpürdü yine gurbet el
    Saçlarım aklandı yaşlanmış meğer
    Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el
     
  11. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    ACI GURBETLİK...

    Gurbetin içine düşmeye görün,
    Suyu kana benzer, lokması acı...
    Derdindir içinde gönlünden derin,
    Hasretliğin yoktur bil ki ilacı...

    Mekanın tapusuz, yatağın taştan,
    Yalnızlıktır dostun, hayalden, düşten,
    Gönlün anlar olsa bile, her işten,
    Gariplik var her gününe davacı...

    Sılanın hanesi, bir de nazlı yar,
    Özlemin de senle olur bin diyar,
    Gecede hayalin sevdiğin sarar,
    Yokluğu ki içinde, acıdan acı..

    Gurbetliği içinde yaşarsın önce,
    Perdeyi hasretten çekip her gece,
    En bildiğin sevdan da, olur bilmece,
    Özlemlerin kalırlar içinde sancı...

    Güneşin her doğuşu, yalnızlığındır,
    Lokmanın bölünüşü, yalnızlığındır,
    Dün gecenin düşü, yalnızlığındır,
    Gurbetlik bu, kime olsan davacı...
     
  12. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet Gurbet

    Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
    Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim...
    Her mevsim de başka renk, başka amber
    Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim....

    Sılayı gönülde gizem yapmışız
    Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim...
    Hasret hırkasını melanet takmışız
    Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim...

    Gözlerim ufukta şafağı bekler
    Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim...
    Nazlı yar sıla da yolumu gözler
    Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim...

    Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
    Gurbet gurbet ağrır başımız bizim...
    Baba oldu, dede oldu kırardı
    Gurbet gurbet gezer salımız bizim...

    Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
    Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim...
    Anamı, sılamı görürüm düşde
    Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim.....
     
  13. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Anama Mektup

    Hasretin demliyor kalbimi anam
    Seni,babamı,kardeşlerimi ve dağınık odamı,
    Mis kokulu elini saçımda gezdirişini,
    Kalk bir vakit namaz kıl deyişini,
    Her isteyişimde sevdiğim yemeği yapmanı,
    Eve geç kalınca bana kızışını,
    Hasta olduğumda baş ucumda uyumanı,
    Sinirlendiğinde bana kızışını,
    Babamdan benim için para istemeni,
    Odamı dağıttığımda bana bağırmanı,
    İnce giyme hasta olursun deyişini,
    Başımı kucağına koyuşumu,
    Akşamları beni camda bekleyişini,
    Benimle beraber ağlayıp benimle gülüşünü,
    Uyumam için bana ninni söylemeni,
    Geceleri üstümü örtüşünü,
    O hep gülen gözlerini özledim
    Az kaldı anacığım sabrediyorum
    Hasretinizi kalbimden çıkaramıyorum
    Az kaldı anacığım bekle geliyorum.
     
  14. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet

    Ne evim var nede yurdum
    Bırak artık zalim felek
    Gurbet ele meskan kurdum
    Yeter artık zalim felek

    Zalim gurbet hain gurbet
    Hain gurbet zalim gurbet
    Birtek sevdiğim vardı
    Onudamı aldın gurbet

    Viran koydun sen yuvamı
    Işıtmadın hiç dünyamı
    Nettin anamla babamı
    Yeter artık zalim felek

    Zalim gurbet hain gurbet
    Hain gurbet zali gurbet
    Bir tek sevdiğim vardı
    Onudamı aldın gurbet

    Kaderim doğuştanmı kötü
    Gezdirdin diyarı gurbeti
    Bana çok gördün sadeti
    Hain felek zalim felek

    Çileli doğmuşum baştan
    Öksüz koydun sen doğuştan
    Kurtulmuyor başım dertten
    Hain felek zali felek
     
  15. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Gurbet

    Bunalırsın üfül üfül içinde eser gurbet,
    Unutursun ikliminde güzellikler yok olur
    Neye baksan, neyi görsen sonsuz ötesi hasret
    Bilmem hangi saatinde karabasan son bulur.

    Gökyüzü kararmıştır gündüz vakti olsa da
    Duymak ister boğulursun gök katından bir sadâ
    Ne olurdu şu dünyada hiç yalnızlık olmasa
    Ne diyorsun, acımaz ki, içine çöker gurbet.

    Çıkmayagör seher vakti dışarıya bir kere
    Ta ruhunu söker alır bir canavar yok yere
    O vakitte umutsuzluk dağıtan o göklere
    Acımasız pencesiyle bir selam eder gurbet

    Ta yollar çatallaşır, çelişki kaplar seni
    Pişmanlıktan biçmiştir ayrılık elbiseni
    Her günkü yalnızlıktan alman için hisseni
    Sabahları peşinde dolaşıp gezer gurbet

    Gurbet belki bazı gün, olur çayına şeker
    Gün batarken hayatın güzün yaprağın döker
    Yapma bir sevinç ile gelir hakiki keder
    Yüreğini cenderede günbegün ezer gurbet

    Acımasız yüzlerden mezalim okunursa
    Bir sıkıntı üstüne bin sıkıntı konursa
    Kalır mı ellerinle umut ektiğin arsa
    Gül bahçene kan akıtır dikenler eker gurbet

    Gözler ağlamak için hep bir sebep ararken
    Bulutlanan fikrini kem şeytanlar sararken
    Bir de sadece sana bahtsız geceler yarken
    İzin vermez, ağlatmaz, gözüne çöker gurbet

    Sanki matem havası, gelen ölüm haberi
    Basıverir ruhuna, uyutmaz geceleri
    Bir de özlemek yok mu ocak tüten evleri
    Ertesi güne kadar yok olup gider gurbet

    Gurbet başka bir alem, her ne kadar boğsa da
    Ayrılsam donuyorum, yaklaşsam yanıyorum
    Sımsıcak yatağıma bin güneşler doğsa da
    Bu gurbete galiba bir fırsat tanıyorum...
     

Bu Sayfayı Paylaş