Grip Ve soğuk Algınlığı Belirtileri Arasındaki Farklar Nelerdir

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_inci tarafından 6 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Grip Ve soğuk Algınlığı Belirtileri Arasındaki Farklar Nelerdir konusu Havaların soğumaya başladığı bugünlerde hapşırık nöbetleri geçiriyor ve sürekli burnunuz aktığı için elinizde mendillerle mi dolaşıyorsunuz?


    [​IMG]

    Hemen grip oldum diye endişeye kapılmayın. Çünkü yaşadığınız bu şikayetler “Soğuk Algınlığı”ndan da kaynaklanıyor olabilir. Medical Park Fatih Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. İlker İnanç Balkan, grip ve soğuk algınlığı arasındaki farklar hakkında bilgi verdi.

    Soğuk algınlığı ve grip genelde sık görüldükleri mevsim, bulaşma yolu, klinik seyir ve belirtileri ile birbirinden ayrılamadığı için yanlış olarak birbirinin yerine kullanılıyor.



    Grip deyip geçmeyin…

    Grip, Influenza A,B ve C virüslerinin neden olduğu bir solunum yolu enfeksiyonudur. Ancak zatürreye dönüştüğü zaman ölümle sonuçlanabiliyor.Gripte, soğuk algınlığından farklı olarak, ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, şiddetli baş ve kas ağrıları görülüyor. Gribin üç etkeninden Influenza C çok hafif atlatılan bir klinik tabloya yol açarken, Influenza B mevsimsel salgınlara sebep olabiliyor. Influenza A ise, yapısında barındırdığı değişken antijenik özellikler nedeniyle dünya çapında salgınlarla (pandemilerle) karşımıza çıkabiliyor.1918'de “İspanyol gribi” olarak adlandırılan Influenza A salgınında 21 milyon insan hayatını kaybetmiştir. 1978'de görülen son pandeminin ardından yeni bir grip salgını beklenmekte, bunu önlemek için gerekli çalışmalar Dünya Sağlık Örgütü tarafından yürütülmektedir. Her yıl dünya üzerinde görülen Influenza A virüs alt tiplerinin referans laboratuvarlarda tespiti ve bu tespit doğrultusunda bir sonraki yılın grip aşısı bileşiminin belirlenerek aşı üreticilerine verilmesi bu çalışmalardandır. Grip mevsimi başlangıcında, o yıl için etken olması beklenen grip virüsüne uygun içerikle hazırlanmış grip aşısını yaptırmak, gripten korunmanın en doğru şeklidir.

    Grip ve soğuk algınlığı belirtileri arasındaki farklar

    Soğuk algınlığına Rhinovirus, Coronavirus, Adenovirus başta olmak üzere 200'den fazla farklı yapıda virüs neden oluyor. Soğuk algınlığında genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğaz ağrısı, boğazda yanma ve öksürük görülüyor. Bu tabloya bazen ateş eklenebiliyor. Ancak soğuk algınlığında görülen ateş, gripte yaşanan ateşe göre daha düşük seyrediyor. Vücut direnci yeterli ve bağışıklık sistemi sağlam olanlar içinsoğuk algınılığında yatak istirahati şart değildir. Gripte ise ani başlayan yüksek ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrısı ve kuru öksürük ile karakterize daha ağır bir klinik tablo vardır. Yol açtığı ciddi halsizlik nedeniyle grip, kişiyi birkaç gün yatağa bağlar ve işgücü kaybına neden olur.

    Ellerinizi sık sık yıkayın…

    Grip ve soğuk algınlığına neden bazı olan virüsler, yapısı gereği nem oranının düştüğü soğuk aylarda uygun yaşama koşullarını bulabildiklerinden bu hastalıklar daha çok kış aylarında meydana gelir. Özellikle ocak ayı, grip vakalarının en çok görüldüğü aydır. Ayrıca kış aylarında grip ve soğuk algınlığının salgın haline dönüşmesinde, kapalı ortamlarda toplu olarak bulunma sıklık ve sürelerinin artmış olması da önemli rol oynuyor.
    Grip ve soğuk algınlığına neden olan virüsler damlacık yolu ile bulaşır. Konuşma, öksürme, hapşırma sırasında havaya saçılan virüs yüklü damlacıklar, bir metre ve daha yakın mesafe içeren yakın temaslarda kişiden kişiye rahatlıkla bulaşır. Bulaşmayı izleyen 3 gün içinde hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bulaştırıcılık ise, hastalık belirtilerinin başlamasından 1 gün önce başlar ve hastalık belirtileri başladıktan sonra 3-7 gün devam eder. Gripte damlacık yolu ile bulaşma ön planda iken soğuk algınlığı-nezle bulaşmasında (Rhinovirüsler cansız yüzeylerde uzun süre canlılığını koruyabildiği için) eller çok önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle nezle veya soğuk algınlığı geçirmekte olanların ve onlarla temas halindekilerin sık sık ellerini yıkaması gerekir.

    Grip aşısı yaptırmayı ihmal etmeyin!


    Grip ve soğuk algınlığı her yaşta görülebilir. Ancak yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar ve küçük çocuklar her iki hastalığı da daha ağır geçiriyor. Gribin en önemli iki komplikasyonu; gribin zatürre ile seyretmesi ve ikincil bakteriyel enfeksiyonların tabloya eklenmesidir. Soğuk algınlığında ise orta kulak iltihabı ve sinüzit görülebiliyor.

    Neden olduğu ağır komplikasyonlar nedeniyle, salgından en çok kronik tıkayıcı akciğer hastalığı, astım, diyabet, kanser, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, bağışıklık bozukluğu, kronik kan hastalığı (ör:hemoglobinopati) rahatsızlığı olanlar etkileniyor. Bu tip hastalıkları olan kişilerin, dördüncü ayından itibaren gebelerin, 50 yaş üzerindekilerin, sık seyahat edenlerin, işgücü kaybı tolere edilemeyecek meslek gruplarının, öğrenci ve askerlerin sonuç olarak gripten korunmak isteyen herkesin grip aşısı yaptırması öneriliyor. Çünkü aşının koruyuculuğunun % 70-90 arasında olduğu bildirildiyor. Aşı olduğu halde grip geçirenler ise hastalığı daha kolay atlatıyor.
    Ancak unutulmamalıdır ki “Grip aşısı” kişiyi soğuk algınlığından, nezleden, diğer virüs ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlardan korumaz. Bunlardan korunmada yakın temastan kaçınmanın, el yıkamanın, dengeli ve düzenli beslenmenin faydası vardır
    Bol bol ıhlamur için…

    Grip, soğuk algınlığı, nezle gibi virüslere bağlı enfeksiyonların tedavisi birbirine benzer. Geleneksel bitkisel çaylar( ıhlamur vb) dahil her türden bol sıvı ve C vitamini alınması, istirahat ve semptomlara yönelik ilaçlar (ateş düşürücü, ağrı kesici) tedavi için yeterlidir. Nadir görülen ikincil bakteriyel enfeksiyonlar tabloya eklenmedikçe tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur.
    Hiçbir ilaç kullanılmasa da gerek grip gerek diğer viral üst solunum yolu enfeksiyonları en geç bir hafta içinde kendi seyrini tamamlar ve iyileşir. Bu süreç, sigara içicilerinde (geçmeyen öksürük) ve bağışık yanıtı baskılanmış kimselerde daha uzun sürebilir. Ateşin düştükten bir süre sonra yeniden yükselmesi, koyu sarı-yeşil renkli burun-geniz-kulak akıntısı, koyu balgamlı öksürüğün ortaya çıkması ikincil bakteriyel enfeksiyonlar açısından uyarıcıdır, mutlaka hekime başvurulmalıdır.

    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş