Gizli hipotiroidiye dikkat edin

'Genel Sağlık' forumunda Siraç tarafından 8 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gizli hipotiroidiye dikkat edin konusu
    Gizli hipotiroidiye dikkat edin

    Tiroid bezi herhangi bir nedenle yeteri kadar tiroid hormonu üretemediği zaman, metabolizmada başlayan değişiklikler bir süre sonra yavaş yavaş organlara da yansıyor.

    Tiroid bezinin hormon üretimi yavaşlayınca ortaya çıkan değişiklikleri endokrinloglar “sağ şeride geçip yavaşlama” gibi değerlendiriyor. Haksız da değiller!

    Tiroid hormonlarının üretimi yavaşlayınca, vücudunuz 100 km. süratle giden bir aracın birden bire hızını 20-30 km’ye düşürmesi, hatta bazen tamamen yolda kalması gibi bir durumla karşılaşıyor. Tiroid hormonlarının azalması metabolizmanın, kalbin hızını düşürüyor, bağırsakları yavaşlatıyor, terleme dahil birçok fonksiyon kendini “stand by” durumuna alıyor.

    İŞARETLERİ NELER


    Metabolizmada ortaya çıkan yavaşlamanın ilk işaretleri yorgunluk, kolay üşüme, yavaş yavaş artan kilolar, cilt kuruluğu, terlemenin azalması, saç dökülmesi ve depresyon... Özellikle yorgunluk, keyifsizlik ve enerjisizlik hali uzun sürdüğünde hipotiroidiyi anımsamak gerekiyor.
    Yavaş yavaş alınan kilolar, iştah kaybı, kalp hızının düşmesi, uyku eğilimi, vücudun farklı bölgelerinde baş gösteren gezici ve can sıkıcı kas ağrıları, cinsel güç ya da istekte azalma ve periyot düzensizlikleri de bir süre sonra dikkati çekici hale geliyor.

    KADINLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI


    Tiroid hastalıklarına genelde kadınlarda daha yaygın rastlanıyor. Örneğin hipotiroidinin en önemli nedenlerinden biri olan Haşimoto hastalığına kadınlar, erkeklerden 3-4 kat daha sık yakalanıyor. Durup dururken kilo almaya başlayan, yorgunluk, halsizlik yakınmalarının ilerlediğini fark eden, kabızlık, cilt kuruluğu, saç sorunlarından yakınan kadınların bu sağlık sorunu yönünden daha uyanık olmalarında yarar var.

    BELLEĞİ ZAYIFLATIYOR

    Hipotiroidinin bir başka önemi de yaşlanmayı hızlandırması... Hipotiroidi, giderek kötüleşen hafıza kaybına neden olabiliyor. Hatta bazı yaşlılarda hafıza kaybı ve depresyon uzun süre bu hastalığın ilk ve tek belirtisi bile olabiliyor. Diğer taraftan hipotiroidili yaşlılarda kalp yetmezliği, artrit gibi problemlere de beklenenden daha erken ve sık rastlanıyor.

    YILDA BİR KEZ TSH ÖLÇÜMÜ ŞART

    Bazen çok sessiz ve müphem belirtilerle seyredebilen bir sağlık sorunu olduğu için yıllık sağlık taramalarınızda mutlaka tiroid kontrollerinizin de yapılmasını isteyin. En azından son derece güvenli, basit ve ucuz bir kan analizi olan TSH seviyenizi ölçtürün. Kanınızdaki TSH seviyesi tiroid problemi olup olmadığının en iyi göstergesidir.

    Dişeti iltihapları kalbi hasta ediyor

    BİR UYARI

    Dişeti iltihapları, kanda pıhtılaşmayı hızlandıran faktörleri harekete geçiriyor. Damar sertliğini hızlandırabildiği gibi, kalp krizi riskini bile artırabiliyor. Bu nedenle sağlıklı bir kalbe giden yol, biraz da düzenli diş bakımından, dişleri sık sık fırçalamaktan ve zaman zaman yapılacak diş ve dişeti kontrollerinden geçiyor. “Periodontidis” olarak bilinen dişeti iltihaplarını ciddiye almakta ve diş-ağız temizliği konusunda hassas davranmakta yarar var.

    Sebze ve meyveleri daha çok kullanmanın yolları

    BİR BİLGİ

    1- Kahvaltıda yediğiniz hazır tahılların içine kuru veya taze meyve katın.
    2- Kek ve kurabiyelerin içine kuru veya rendelenmiş taze meyve parçacıkları ekleyin.
    3- Salatalarınıza ıspanak, ebegümeci, semizotu, nane, maydanoz gibi yeşil sebzeler ekleyin.
    4- Ispanaklı veya domatesli makarna kullanın.
    5- Etli yemekleri mutlaka yanında sebze ile yiyin.
    6- Çorbalarınıza değişik sebzeler ekleyin.
    7- Meyve soslu tatlılar yapın.
    8- Kola yerine maden suyu ile karıştırılmış yüzde 100 meyve suyu için.
    9- Taze üzümleri dondurun ve bonbon yerine yiyin.
    10- Çantanızda ara öğünler için kuru meyve bulundurun.

    Riskli gruba giren fazla kilolulardan mısınız

    Aşırı kiloluluk veya obezitenin herkesin yaşam kalitesini azalttığı kesin. Kilo sorununuz belirginleştikçe dizleriniz, kalçanız, beliniz ağrımaya başlar. Mutsuz, keyifsiz, yorgun biri haline gelirsiniz. Giyeceklerin içine sığmanız güçleştikçe kendinizden daha az hoşlanmaya başlarsınız.
    Sorun ilerledikçe bacaklarınızın iç yüzünde ve göğüs altınızda pişikler, hatta mantar enfeksiyonları gelişmeye başlar. Uykuda horlama problemi, hatta sık sık uyanmalar baş gösterir. Nefes almanız güçleşebilir, merdiven veya yokuş çıkarken tıknefes biri olmaya başlarsınız. Bunlar her fazla kilolu ve şişmanın yaşadığı ortak problemlerdir.

    Kilo sorununun bir özel tipi var ki, o çok daha tehlikelidir. Bu durum kiloların karın içi ve bel çevresinde biriktiği, özel metabolik hallerdir. Bu kişilerde şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, gut hastalığına yakalanma riski yükselmektedir. Yine aynı kişilerde kalın bağırsak, prostat, meme, yumurtalık kanserleri gibi bazı özel kanser tiplerine yakalanma olasılığı da çoğalır. Özellikle göbek ve bel çevresinden kilo alan biriyseniz, yüksek riskli bir kilolu olduğunuzu unutmamanızda fayda var.

    Kırmızı etten faydalanın

    Kırmızı et, mümkün olduğu kadar yağsız kısımlarından tüketildiği takdirde yetişkin bir insanın haftada en az 2-3 kez yiyecek planında bulundurması gereken bir besin maddesidir. Kırmızı eti uzun süre suda haşlayarak kısık ateşte pişirmek ya da buharda fırında hazırlamak en iyi yararlanma biçimidir. Katkı maddelerinden dolayı sucuk, salam, sosisin pek yenmemesi, özellikle aşırı ateşte ve kızgın kömürde yakılarak pişirilmemesi tavsiye edilir.

    Et bilhassa demir, B12 vitamini, CoQ10, karnitin ve protein yönünden çok önemli bir besin kaynağıdır. Kırmızı eti zaman zaman tavuk ve hindi etiyle de değiştirmeniz faydalı olur. Özellikle açık alanda büyüyen köy tavuğu veya kümes tavukları tavsiye edilir. Hayvansal proteinlerin önemli bir kaynağı da balıklardır. Özellikle mevsiminde ve taze tüketilen küçük balıklar tercih edilmeli, balığın saklanması ve pişirilmesi dikkat isteyen bir protein kaynağı olduğu unutulmamalıdır.

    [​IMG]


    hurriyet.com.tr
     

Bu Sayfayı Paylaş