Gine Hakkında Bilgi - Batı Afrika

'Ülkeler Coğrafyası' forumunda DeMSaL tarafından 19 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gine Hakkında Bilgi - Batı Afrika konusu Gine Batı Afrika Cografyası Hakkında - Gine Batı Afrika Tarihi - Gine Sanat Edebiyatı Hakkında





    GİNE, Batı Afrika'da devlet: 250 000 km2; 5 400 000 nüf. Başkenti Conakry. Resmi dili fransızca.
    COĞRAFYA
    • Doğal çerçeve. Gine, manzaraları ve kaynakları bakımından çelişkili dört doğal bölgeye ayrılır. Atlas okyanusu kıyısındaki deniz kıyısı Glnesi, 50-90 km genişliğinde, Futa-Calon'dan inen küçük ırmakların "ria"-larınca yarılmış bir ovadır. Burada yağışlar çok boldur (Conakry'de 4 300 mm), ama beş ay süren bir kurak mevsim doğal bitki örtüsünü yarı nemcil ormana İndirgemiştir. Buna karşılık kıyıda mangrov genelleşmiş-tir D.'da, Orta Gine Futa-Calon'u İçerir. Yağışlar, yükseltinin artmasına karşın, daha azdır (Labe'de 1 715 mm) ve hava daha serindir. Doğal bitki örtüsü, kurak yüksek kesimlere özgü ormandır. Daha da doğuda, Futa-Calon'un eteğlndeki Yukarı Gine şistli bir havzadır. Yağışlar 1 500 mm dolayındadır (Kankan'da 1 700 mm, Slgiri'de 1 400 mm); ama burada, kurak mevsim uzar ve sıcaklık farkları artar. Doğal bitki örtüsü seyrek orman, hatta ağaçlı savandır. Nihayet, G.-D.'da, yani ormanlık Gine'de, Nimba ve Simandu dağ zincirleriyle arazi yeniden engebeli bir görünüm kazanır 2 000 mm'yi aşan yağışlar 11-12 aya yayılır. Bitki örtüsü tropikal yağmur ormanı tlpin-dedir.
    • Nüfus. Nüfus artış hızı, doğumların çok fazla olması nedeniyle °/o 2,5'a yaklaşmaktadır. Etnik öğeler çeşitlidir. Ama geleneksel olarak, Futa-Calon'un Pöller'i ile kenar kesimlerin Paleosudanlılar'ı ayırt edilir: kıyıda Susular; kuzeyde Basarller, Koniagl-ler ve Badiarankeler, Yukarı Gine'de Malln-keler orman bölgesinde Kişiler ve Gerze-ler. Nüfus sıklığı çok düzensizdir; Futa-Calon'da (km2'ye 50 kişi) ve kıyıda büyük yoğunlaşma vardır Kırsal kesimde yaşayanların oranı °/o 80'e yakındır Conakry bir yana bırakılırsa, kentler küçüktür.
    • iktisat. Doğal ortamın çeşitliliğine ve bazı
    bölgelerin zenginliğine karşın, tarım oldukça İhmal edilmiştir. Besin maddeleri ekimi önceliğini korumuştur. Pirinç, mısır, darı, manyok, hint patatesi ve tatlı patates, yer fıstığı vb. yetiştirilir. Çin'in desteğinden yararlanan sulu pirinç ekimi, Yukarı Gine'deki ve ormanlık Gine'deki mangrov topraklarında gelişmiştir Bununla birlikte üretim 300 0001 dolayında duraklamıştır ve hükümet dışalımlara başvurmak zorunda kalmaktadır. Ticari tarım ürünleri ekiminde eşsiz bir gelişme görülmektedir. Fransız sömürgecilerin Batı Gine'ye soktuğu muz ağacı ekimi, 80 000 t dolayında ürün sağlamaktadır. Daha yakın dönemlerde ormanlık Gine'de gelişen kahve ekiminin daha da artacağı sanılmaktadır. Üretim 20 000 t'a yakındır. Değer açısından kahve dışsatımları muz dışsatımlarından fazladır. Bununla birlikte ananas üretimi en kârlısıdır. Ananas yetiştiriciliği devlet-özel kesim ortaklıklarının önderliğinde muz ekimi yapılan bölgelere yerleşmiştir. Üretim 30 000 t'u bulur. Buna karşılık, eskiden küçük bir dışsatım ticaretini besleyen turunçgiller ve yağ palmiyesi üretimi hemen hemen yok olmuş, Yukarı Gine'deki pamuk ekimi duraklamıştır. Fransız işletmecilerin toplu göçü, kırsal kesim halkının geleneksel zihniyeti, modern üretim araçlarının yetersizliği, satış güçlükleri ve üreticilere ödenen düşük taban fiyatları bu durumun temel nedenleridir. "Üretim kollan" ve "sosyalist kooperatifler" denemeleri zaman zaman yeniden gündeme getirilmektedir. Futa -Calon'da yoğunlaşan sığır yetiştiriciliği, hemen hemen 2 milyon başa ulaşmıştır. Ne var kl yetersiz sağlık koşulları nedeniyle sığırlar az üretkendir. Balıkçılık, Japonya ve ABD'nln yardımı sayesinde biraz gelişmiştir.
    Maden üretimi başlıca gelir kaynağı olarak ortaya çıktı. Gine'nin, Kaloum yarımadasında, Boke ve Telimele bölgelerinde ve özellikle de Nimba ve Simandu dağlarında demir cevherleri vardır. Ormanlık Gine'deki rezervler (maden oranı % 65-70 arasında değişir) 300-500 Mt olarak tahmin edilmektedir. Gine ayrıca Boke, Fria, Kindia, Dabola ve Tougue'de önemli boksit yataklarına sahiptir. Boksit rezervlerinin 4-8 milyar ton olduğu tahmin edilmektedir. Gine ayrıca, Bure'de altın, ormanlık Gine'de elmas, grafit, kobalt, nikel madenlerine sahiptir.
    Altın arama çalışmaları yok olmaya yüz tutmuştur, ama elmas madenlerinin İşletilmesine yeniden başlanmıştır. Üretim 70 000 - 80 000 kırat arasında oynar. Demir cevheri çıkarımı 3 Mt'a yakın bir üretim sağlamaktadır. Ama en büyük üretim boksitten elde edilmektedir. Toplam üretimleri 12 Mt'u bulan birçok boksit yatağı işletilmektedir: Fria, Kindia ve Boke yatakları bunların başlıcalarıdır. Bu yataklar var olan yatakların en önemlileri dejil, en kolay ulaşılabilir olanlarıdır.
    Fria yatağı yakınında, yabancı sermayeyle bir alümin fabrikası yapıldıysa da Gine, kompleksi İşleten yeni şirketin hisselerinin % 49'unu aldı ve fabrikanın kapasitesi 1 100 000 t'a yükseltildi.
    Öteki sanayi girişimleri (çoğu sosyalist ülkelerin yardımlarıyla gerçekleştirilmiştir), devlet şirketlerinin ya da katılımın büyük bölümü devletin olan karma şirketlerin elindedir. Bu şirketler öteki yerel ürünleri (kereste, tarım ürünleri) değerlendirir ya da dışalımları azaltan mallar üretirler. Bu kuruluşlar az İşçi kullanırlar ve özellikle yerel pazara yöneliktirler (ananas konserveciliği dışında).
    Kömür ve petrolden yoksun Gine, hidroelektrik potansiyeli değerlendirmeye başlamıştır. Kindia yakınındaki Büyük Çağlayanlar'ın ve Pita yakınındaki Kin-kon'un düzenlenmesinden sonra, Çin'in yardımıyla, Dabola maden merkezinin yakınında Tinkiso barajı yapıldı. Fria alümin fabrikasının yakınında, Konkoure üzerinde daha önemli projeler öngörülmektedir
    Ulaşım yollan yetersizdir. Karayolu ağı kopuk kopuktur. Karayolu ağı, her mevsim ulaşıma açık yaklaşık 80 000 km ilkel yol içerir, ¡ki toprak karayolu, Boke ve Fria'yı Conakry'ye bağlar. Asfaltlanmış iki karayolundan biri ormanlık Gine'deki Kissido-ugou ve Faranah'ı Mamou ve Kindia'dan geçerek başkente, öteki Futa-Calon'un kuzeyi, Mali, Labe ve Pita'yı Mamou'ya bağlar. Boke ile Mali arasında, Gine'yi aşan yola koşut olarak, Mamou, Dabola, Kouroussa ve Kankan arasında, N'Zere-kore, Beyla ve Kankan arasında, ormanlık Gine'de Masenta, Gueckedou ve Kls-sldougou arasında çalışmalar yapılmaktadır. Gine'yi aşan yeni bir yolun yapımıyla bağlantılı olarak, Kankan ile Kissidou-gou arasında bir hızlı yol ekseni öngörülmektedir. Conakry-Kankan demiryolunun gerilemesinden olumsuz etkilenen ormanlık Gine ve Yukarı Gine bu karayolunun yapılmasıyla güç ulaşılır bölgeler olmaktan bir ölçüde kurtulacaktır. Çözümü güçleştiren bir başka nokta da, zar zor ge-çllebllen dar yolların varlığı, kusurlu bir bakım ve genel yedek parça kıtlığı nedeniyle taşıtların (20 000 kadardır; bunların yaklaşık yarısı kamu kesimlnindir) kötü durumudur. Bununla birlikte, Fria-Conakry ve Boke-Kankan özel demiryolu ağları yeterliyse de, Conakry-Kankan devlet demiryolu (boksit taşımak için son yıllarda çift hat haline getirilen, Kindia-Conakry bölümü dışında) hemen hemen kullanılamaz durumdadır. Bunlara karşın, Gine'nin bölgeleri Conakry'ye ve birbirine Gine havayol-ları'nın düzenli uçuşlarıyla oldukça iyi biçimde bağlanır. Gine'nin, ülkeye İyi dağılmış ve ulaşımı iyi sağlayan üç uluslararası havalimanı (Conakry, Kankan, Faranah) ve bölgesel havalimanları (Siglri, N'Zere-kore, Kissldougou, Masenta, Labe) vardır. Şu açıktır ki ormanlık Gine'nin ve Orta ve Doğu Futa-Calon'un zenginlikleri ancak karayoluyla ve gelecekte yapılacak, Gine'yi boydan boya aşan bir yolla değerlendirilebilecek ve daha genel olarak, ormanlık ve Doğu Gine bölgeleri kıyı Gine İle bütünleşecektir.
    iç ve dış ticaretin ulusallaştırması, komşu devletlere kaçak dışsatımları desteklemiştir. Öz potansiyelinin ve aldığı yardımların büyüklüğüne karşın, hep akıntıya kapılmış gibi oradan oraya sürüklenen bu devletin kalkınmasını hızlandırmak için çok büyük çabalar gerekmektedir. Parası uluslararası pazarda tanınmamıştır. Alümin, boksit, belki de demir ve elmas (İstatistiklerde görünmemektedirler) ülke dışsatımlarının hemen hemen tamamını oluşturmaktadır. Buna karşılık Gine dışardan besin maddeleri (özellikle pirinç), tüketim ve donanım malları almaktadır. Alışveriş yaptığı ülkelerin sayısı çoktur, ama, Batı ülkeleriyle yaptığı ticaret, alümin ve maden filizleri satışı sayesinde fazlalık vermektedir.
    TARİH
    Fransa kralı Louis-Philippe döneminde köle ticaretini engellemekle görevli deniz üssünün komutanı olan kaptan Bouet -VVİllaumez, bordeauxlu tüccarların İsteği üzerine, yerel yöneticilerle anlaşmalar yaparak "Güney Irmakları" üstünde ticaret merkezlerinin kurulmasını sağladı. Çeşitli halklar arasında bölünmüş bu ülkenin tarihine ilişkin pek az bilgi vardır. Landuman-Tyapiler'in (Cocolller), Baga-lar'ın ve Nalular'ın XVIII. yy. ortalarında Susular'ın egemenliği altına girdiği sanılmaktadır. Susular da, Futa-Calon* Pölleri tarafından kıyıya sürülmüştür. XVI. yy.'dan başlayarak Senegal ve Masina'dan gelen Pöller büyük bir teokratik devlet kurdular ve yerli halkı, özellikle Susular gibi man-ding kökenli olan Dialonkeler'i de egemenlikleri altına aldılar. Senegal'e bağlanan, sonra da ayrılan (1854) ve yeniden bağlanan (1859) ticaret merkezleri daha sonra Fildişi Kıyısı ve Gabon fransız tesisleri adıyla, deniz üssünün komutanı emrine verildi. 1875'te denizcilik bakanı bunları Gambiya ile değiştirmek istediyse de Büyük Britanya parlamentosu razı olmadı. Ticaret merkezleri 1882'de yeniden, oldukça belirsiz bir statüyle Senegal valisinin denetimine bırakıldı.
    1880'de, Olivier Pastre de Sanderval, Pöller'in başkanıyla yeni bir protektora antlaşması imzalayarak, yapımına ancak 1890'da başlanacak olan Conakry-Nijer demiryolunun imtiyazını elde etti. 1881'de Futa'ya gönderilen doktor Bayol imzaladığı yeni protektora antlaşmasıyla bütün Güney Irmakları yöresini denetimi altına aldı. Yönetim merkezi 1889'dan başlayarak Conakry oldu ama bölge Senegal'in denetiminden çıkmadı. Fransız Ginesı 1893'te kuruldu, ilk vali N.-E. Ballay'di Fransa protektora antlaşmasını ihlal edin ce Futa-Calon'da olaylar patlak verdi. Al mami Sorya Bubakar öldürüldü ve ülke doğrudan yönetim sistemine geçti.
    Yerli halkını Malinkeler'in oluşturduğu Kuzey Gine önce Mail* imparatorluğu' nun bir parçasıydı. Daha sonra Mllo'da Kankan egemenliği (XVII. yy. başında Ka-balar'ın Soninke soysopunca kurulmuştu) görüldü ve Diula Malinkeler de Nijer ve Bandama arasındaki bölgenin'tümüne sızdılar. Bu bölgenin ele geçirilmesine Sudan'dan başlanmıştır ve bu hareket, Fransızların Elhac Ömer, Mamadu Lamin ve özellikle Samori'ye karşı giriştikleri eylemlerle bağıntılıdır. 1848'de Futa-Calon'un kuzey-doğusu'nda Dinguiraye'ye yerleşmiş olan Ömer'in yerini kardeşi Agibu aldı ve 1887'de Fransız protektorasını kabul etti. Mamadu Lamin'ln aynı yıl Gallienl' ye yenilmesi ise yüzyılın başından beri güneyde gözü olan ve çıkar çatışması içinde bulunan Kankan, Clsse, Konyan şeflerinin ve Samorl'nin iştahını kabarttı. Sa-morl büyük bir Diula krallığı kurmaya çalışıyordu. Eski düşmanı Sikasso kralıyla rahatça uğraşabilmek için Fransa ile Bisan-dugu antlaşmasinı imzaladı (1887). Ama-du'ya karşı girişilen harekâtla ortak yürütülen harekâtın alanı önce Yukarı Fildişi Kıyısı daha sonra da güneye kaydı ve Sa-mori'nln Beyla'dan gelen bir birlik tarafından tutsak edilmesiyle sonuçlandı (1898). Kisi ülkesi 1893'te İşgal edilmişti. Büyük Britanya (1885 ve 1895) ve Portekiz ile (1886) yapılan anlaşmalar komşu kolonilerle olan sınırları çizmişti. Gine, Fransız Batı Afrikası genel valiliğine katıldı (1895). Fransız-ingiliz dostluk antlaşması ile (nisan 1904) Büyük Britanya Conakry'nln karşısındaki Los adalarını Fransa'ya bıraktı.
    Muz plantasyonlarına karşın ülke genelde çok yoksuldur, ikinci Dünya savaşı'nı izleyen yıllarda, Fria'daki boksit yataklarının değerlendirilmesine başlandı. Boke' de boksit, Nimba tepelerinde demir yatakları ortaya çıkarıldı.
    Gine'de siyasal yaşam 1945'te canlanmıştır. Sendikacı Sekou Toure 1952 yılında Gine Demokratik partisi'nin (GDP) genel sekreteri oldu. Bu örgüt, Afrika Demokratik birllği'nin Gine koludur. 1956 çerçeve antlaşmasinın ve GDP'nln büyük başarı kazandığı mart 1957 seçimlerinin ardından, Sekou Toure Yerel yönetim konseyi başkan yardımcılığına getirildi, ilk işi, yönetim kadrosunun Afrikalılar'dan oluşmasını sağlamak ve parti içindeki geleneksel başkanlık sistemini ortadan kaldırarak, yerine parti kademelerini esas alan bir başkanlık sistemi kurmak oldu.
    General de Gaulle'ün önerisi üzerine yapılan referandum ile ülke bağımsızlığı seçti (28 eylül 1958). Aynı zamanda hükümet başkanı da olan Sekou Toure'nln başkanlığında Gine Cumhuriyeti kuruldu. Bu tarihten sonra ülkedeki Fransızlar'ın neredeyse tümü geri çekildi. Fransızca konuşan Afrika ülkelerinden dışlanışından doğan yalnızlığı Gana'nın desteğiyle doldurmaya çalıştı; İki ülke Mali ile birlikte Afrika Devletleri birllği'ni kurdular (1961). Sekou Toure rejimi SSCB'den, Çekoslovakya ve Çin'den yardım aldı. 1962'den sonra Gine, ABD yardımının belirlediği daha tarafsız bir siyaset izlemeye başladı. Afrika Birliği örgütü'nün kuruluşunda etkin rol oynadı.
    1964'ten sonra, eski Fransız Batı Afrika-sı'nın ılımlı devletleriyle İlişkiler kötüleşti. Ülke bir komplo suçlamasından sonra Fransa'dan bütünüyle koptu. 1966'da Gana'da Nkrumah'ın düşmesiyle, sosyalist ülkelerle sıkı İlişkiler İçinde olan, öte yandan da ABD ile ticaret yapan Gine, Afrika'da yalnız kaldı.
    1 ocak 1968'de yeniden cumhurbaşkanı seçilen Sekou Toure radikal bir rejime yöneldi (fransızca yerine yerli dillerin konuşulması, yabancılara ticaret yasağı, vb.). Mall'de Modibo Keita'yı düşüren darbeden sonra Sekou Toure, yabancı ülkelerin kendisini devirmeye çalıştıklarını ileri sürdü: aralarında eski bakanlardan Fo-deba Kelta ile Barry Dlawandou'nun da bulunduğu 13 kişi, mayıs 1969'da ölüm cezasına çarptırıldı ve cezalan İnfaz edildi. 22 kasım 1970'te, Sökou Tourö'ye karşı olan Gineliler, Portekizliler'İn yardımıyla Conakry'ye çıkartma yaparak siyasal tutukluları özgürlüğe kavuşturdular. Ordunun müdahalesiyle düzen yeniden sağlandı. 24 ocak 1971'de 91 kişi ölüm cezasına çarptırıldı ve 58 kişi asıldı. Ağustosta açılan yeni davada ise Conakry başpiskoposu Çldimbo ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Fransa, Almanya Federal Cumhuriyeti, Senegal, Fildişi Kıyısı ile ilişkiler daha da gerginleşti. Kabinede art arda yapılan değişiklikler gücün bütünüyle SĞkou TourĞ'de toplanmasını sağladı. Halkın komşu ülkelere, aynı zamanda da Avrupaîya göçü yoğunlaştı.
    1974'te bir kez daha cumhurbaşkanlığına seçilen Sekou Toure, Fransa'ya yanaştı. Kasım 1975'te Gine'ye bir fransız misyonu yerleşti ve 1977 başında mail uyuşmazlık sorunlarını çözmeye yönelik bir anlaşma İmzalandı. 1978 yılı İçinde Senegal ve Fildişi Kıyısı ile ilişkiler normalleştl: Fransa cumhurbaşkanı Glscard d'Estaing aralıkta Gine'ye gitti. Bu arada özellikle 1976'da yeni komplo söylentileri yaygınlaştı. Afrika Birliği örgütü'nün eski genel sekreteri Diallo Telll'nin hapishanede öldürülmesi uluslararası kamuoyunu sarstı. 1977'de yapılan gösteriler Sekou Tou-râ'yl yumuşattı. 1978'de GDP'nin XI. kongresi, genel sekreter Sekou TourĞ'yl yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Sekou Tourö, devlet ile parti arasındaki bağlan güçlendirdi ve seçim tarihini haziran 1979 olarak saptadı. Bu seçimler rejimi daha da güçlendirdi. Başpiskopos Çidlmbo' nun serbest bırakılması da aynı yıla rastlar. 9 mayıs 1982'de Sökou Toure yeniden cumhurbaşkanı seçildi.
    28 mart 1984'te ölünce ülke büyük değişmeler geçirdi. Başbakan Lansana Beaovogul geçici başkan oldu. Ancak ordu 3 nisanda bir darbeyle yönetime elkoy-du. Albay Lansana Conte başkanlığında bir Ulusal düzenleme askeri komitesi kuruldu. Gine Demokrat partisi kapatıldı,meclis dağıtıldı. Albay Dlara Traoré başbakan oldu. Eski dönemde tutuklanmış bütün siyasi suçlular serbest bırakılırken o dönemin yöneticileri tutuklandı. 18 aralık 1984'te başbakanı uzaklaştıran Conté, yeni bir kabine kurdu. Fransa yaptığı yardımı iki misli artırarak 40 milyon franga çıkardı. Temmuz 1985'te bir darbe girişimi önlendi. Darbenin önderi olduğu savıyla eski başbakan Traoré İdam edildi. İMF ile Stand-by anlaşması imzalanarak dış borçlar ertelendi, devalüasyon yapıldı (ekim 1986, ocak 1987). Gine syli'si yerine Gine frangı, para birimi olarak yeniden kabul edildi.
    EDEBİYAT
    SANAT
    • Baga sanatı. Gine Bağaları islamlaşmış ve kendilerinden daha dinamik olan Su-sular'ın etnik bütünü içinde eriyip yok olmaya yüz tuttuklarından yakın dönemlere kadar gerçek özgünlüklerini korumuş Gine-Bissau Bagaları'nın sanatını işlemek daha yerinde olacaktır. (-♦ GIne-BİSSAu.)
    • Toma sanatı. Liberya sınırında ve Gine' nin güney-doğu'sunda bulunan Macen-ta bölgesini İşgal eden Tornalar kendilerine düşman bir çevre içinde yaşamak zorunda kaldılar. Az ya da çok gizli toplulukların -yalnızca acıya katlanma deneyimi geçirmiş olan erkekler ve kadınlık organları çıkarılmış kadınlar girebilirlerdi- ve kimi "insan-hekimler"ln bu toplum İçinde oynadıkları çok etkin rol, kısmen, doğaüstü güçlerle uzlaşarak insanın doğa karşısındaki çaresizliğini ödünlemek İsteğiyle açıklanabilir Köyü çevreleyen orman bir tapınak işlevi görür, ayinlerde kullanılan çeşitli eşyalar burada korunur; ayrıca erginlik çağına yeni girmiş gençlerin ilk cinsel deneyimlerini edindikleri yerdir. Bu arada, gizli kültlerin büyülü törenlerini yabancılardan gizlemeye de yaramaktadır.
    Orman tanrısının cisimleşmesi olan karaağaçtan yapılmış yarı timsah yarı koç biçimindeki büyük okoguzogi maskesi yalnız geceleri ortaya çıkarılır. Büyük, yassı ve yarı açık ağızlı bu maske bir kâhin tarafından taşınır ve Bagalar'ın banda maskesini anımsatır ama üzerinde hiçbir süs yoktur. Yüce varlık Atvt nin cisimleşmesi olan angbai maskesi bir tür sırt sepetinde korunur; çıplak, yassı, oval bir yüzü vardır. Gözü yoktur, burnu büyük ve uzundur, geniş ve çıkık alnında bir çift boynuz yer alır. Bakorogi maskglerlyse angbai maskelerini andırır. Panter pençesini simgeleyen üç dişli bir yaba taşıyan maskeli kişiler kimi şenliklerde ve cenaze törenlerinde dans ederler.
    • Kisi sanatı. Değişik kökenlerden gelmelerine rağmen Yukarı Gine Kişileri yaşam biçimleri, konutları ve toplumsal kurumlarıyla orman halklarına özgü özellikler gösterirler. Köyleri, kült yerlerini ve gençlerin ilk cinsel deneyimlerini edindikleri düzlük-

    leri de barındıran tarıma açılmamış bir ormana gizlenmiştir. Yamaçlarda ya da vadilerin dibinde son derece bakımlı pirinç tarlaları uzanır. Pirinç tarımına çok önem verdikleri İçin Klsiler'e "pirinç İnsanları" adı yakıştırılmıştır.

    Komşuları Tomalar'ın tersine, bunlar ağaç heykeller yapmaz, kültlerinde taş heykelcikler kullanırlar. Büyük bir saygıyla tapındıkları bu heykelcikler kendi ürünleri değildir, tarlalarda bulunmuştur. Köy meydanına yakın bir yerde duvarsız, çatısı samandan ve kazıklardan oluşturulmuş bir barınak yükselir. Bir toplantı yeri olan bu barınak aynı zamanda da ölülerin tapınağıdır, barınakta killi bir tekne içinde pomta ("ölülerin resmi") adı verilen taş figürler saklanır. Bu küçük İnsan heykelcikleri ya da üstüne kurumuş kurban kanı sürülmüş pamuk parçalarına sarılı ha-vanelinl andıran, altlan damalı bu küçük tahta parçaları, halkın saygı ve bağlılıklarını sunduğu nesnelerdir ve kâhinlik törenleri sırasında çok aranırlar. Kişiler bu eşyaların çok uzak ataları tarafından yapılmış olduğuna ve bunların, varlıklarını düşlerinde ya da bir kehanet sırasında öğrendikleri ölmüş önderlerinin ve ileri gelenlerinin resimleri olduğuna inanırlar. İnsan figürleri, üzerinde kaba hatlarıyla çlziktl-rilmiş bir yuvarlak başın yer aldığı silindirlerdir. Erkek heykelcikleri genellikle sakallı, kanca burunludur ve üst dudaklar yukarı doğru kalkık, dişler meydandadır. Kimilerinin elinde bir sopa ya da bir silah bulunur. Bu taş heykellerin tarihleri belirsizdir ve üsluplarının farklılığı çok değişik dönemlerde yapıldıklarını düşündürmektedir
     

Bu Sayfayı Paylaş