Gidersen yarım kalır devrimim

'Ayrılık ve Yalnızlık Sözleri' forumunda Dine tarafından 24 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gidersen yarım kalır devrimim konusu
    Gidersen,
    Başlar içimdeki ülkede ayaklanmalar
    Yüreğim
    Özledikçe büyüyen aşkına örgütlenir
    Her şehrimde seni yaşar kurtarılmış bölgem

    Sokaklarıma taşır her gün adaletsiz bir düzene karşı yapılan eylemler
    Meydanlarım, anıtlarım zamana haykırır
    Kederim grev çadırları kurar
    Sana akmak isteyen sesim ölüm orucunda
    Şekerli suya konuşur sustuklarını yalnızca

    Gidersen
    Sana hediye ettiğim türküler izinsiz yürüyüşe geçer
    Şiirim her dizesine pankart açar
    Sazım tellerini boykot eder

    Savunmam yapılır konuşmalarda
    Dağıtılan bildirilerde
    Gizli adreslerde
    Bodrum katlarında yapılan toplantılarda
    Eleştiri üzerine eleştiri alır
    Özeleştirimi bir tek sana yaparım

    Gidersen
    Yaz, kış her mevsim sonbahar olur
    Hani hangi yaprak düşse içinin titrediği
    Hani dallar kırgın
    Gökyüzü içli mi içli
    Dokunsan ağlayacak
    Aylardan Eylül ya hani...
    Hüzün bulutları gözlerimde
    Sonra yağmurlar yağar yetim yüreğime

    Bir sabah
    Mitinglerde buluşur içimdeki binler
    Binler bir olur
    Bir ben,
    Ben sen

    Ansızın
    Gaz bombaları atılır içime
    Genzim yanar, kirpiklerimi yakar
    Avuçlarımdan nefes diye içime çekerim seni

    Çatışmalar başlar alanlarda
    Sol yanım çaresizce vuruşur sağımla
    Mantığım ruhumla
    Taşlar sopalar fırlar her yana...

    Saçından sürüklenir sevdam
    Dizleri kanar
    Kaşı patlar
    Sert yumruklar oturur yüzüne,
    Acımasız coplar kırılır belinde...

    Göğsüme
    Tam da senin olduğun yere
    Tazyikli suyu yerim olanca hızıyla
    Yığılır kalırım öylesine bir duvar kenarına
    Dilimde çığlığını beklemekte olan sloganımla...

    Anlayacağın sevgili
    Gidersen içimdeki ülke olağanüstü hal durumda

    O gün
    Bir ilkbahar sabahı gibi önce ortalık sanki
    Sonra kus seslerinin, yaprak salınışlarının, güneş parıltısının
    Üzerinde ağır ve yorgun panzerler...
    Tanklar arka sokaklarımdan geçer
    Baslar akşamüstü caddelerde jandarmaların gece devriyesi...

    Bir cinayet olurum "faili meçhul" denilen
    Örtmeye çalışır koca bir kaldırım taşına tutuşturulan eski bir gazete sayfası
    Tenimdeki yalnızlığın kurşun izlerini
    Parçalanmış, delik deşik hayallerimi

    Kaskatı kesilirim gecenin ayazında
    Ay ışığında
    Gazete altında sıcacık kanım çekilir buz gibi asfalta

    Gidersen
    İçimdeki bu karanlık ülkeden
    Sana, sesine doğru uçarım usulca rengarenk kelebekler gibi...
    Sokağa çıkma yasağını delerim uğruna sevgili
    Taşırım narin kanatlarıma taktiğim özlemimi
    Özledikçe büyüyen sevgimi
    Nerde olursan ol
    Ben yine de bulurum seni...


    Bir günlük ömrüm sana yetişmez
    Issız caddelerde
    İki kırık kelebek kanadı olursa eğer
    Bil ki benim ..

    Unutma
    Gidersen bir Eylül sabahıymış gibi darbe iner yüreğime ..
    Ve yarım kalır devrimim sevgili..
    ALıNTı​
     

Bu Sayfayı Paylaş