Gideceğimiz Yeri Seçen Bizmiyiz?

'Dini Sohbetler Dini Forum' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 4 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gideceğimiz Yeri Seçen Bizmiyiz? konusu
    GİDECEĞİMİZ YERİ SEÇEN BİZMİYİZ?

    İnsanın cüz-i ihtiyari adı verilen iradesi önem-siz gibi görünmekle beraber, kâinatta geçerli olan kanunlardan istifade ederek büyük işlerin meydana gelmesine sebep olmaktadır.
    Bir apartmanın üst katının lütuflarla, bodrum katının ise işkence aletleri ile dolu olduğunu ve bir şahsın bu apartmanın asansörü içerisinde bulundu-ğunu farzediniz. Kendisine apartmanın bu keyfiyeti daha önce anlatılmış olan bu zat, üst katın düğme-sine bastığında lütfa mazhar olacak, alt katın düğ-mesine bastığında ise azaba düçâr olacaktır.

    Burada iradenin yaptığı tek şey, sadece han-gi düğmeye basılacağına karar vermesi ve teşeb-büse geçmesidir. Asansör ise, o zatın kudret ve ira-desiyle değil, belirli fizik ve mekanik kanunlarla ha-reket etmektedir. Yâni insan üst kata kendi iktidarı ile çıkmadığı gibi, alt kata da kendi iktidarı ile in-memektedir. Bununla beraber asansörün nereye gideceğinin tayini, içindeki şahsın iradesine bırakıl-mıştır.

    İnsanın kendi iradesi ile yaptığı bütün işler, bu ölçüyle değerlendirilebilir. Mesela Cenâb-ı Hak, meyhaneye gitmenin haram, camiye gitmeninse faziletli olduğunu insanlara bildirmiş bulunmakta-dır. İnsan bedeni ise kendi iradesi ile, misaldeki a-sansör gibi her iki yere de gitmeye müsait yapı-dadır.

    Kâinattaki faaliyetlerde olduğu gibi, beden içindeki faaliyetlerde de insanın iradesi söz konusu olmamakta ve insan bedeni, kanun-u külli adı veri-len İlahi kanunlarla hareket etmektedir. Fakat onun nereye gideceğinin tayini, insanın irade ve ihtiyarı-na bırakılmıştır. O hangi düğmeye basarsa, yani nereye gitmek isterse, beden oraya doğru hareket etmekte, dolayısıyla da gideceği yerin mükafatı veya cezası o insana ait olmaktadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş