Geyik Ne Melersin Türküsü Hikayesi

'Müzik Sohbet & Fan Club' forumunda Mavi_inci tarafından 17 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Geyik Ne Melersin Türküsü Hikayesi konusu Geyik Ne Melersin Türküsünün Hikayesi



    Fethiye'nin Günlükbaşı köyünden Mustafa Topcu'dan derlenmiştir

    Güney Anadolu da Akdeniz'e paralel uzanan Toros sıradağları karlı doruklarıyle mavi Akdeniz'in yücelerde patlayan ak köpüklü dalgalarıdır sanki...

    Toros sıradağları arasında coşkun dereler ve ince-uzun ovalar vardır. Bu yörenin insanları doğaya dolayısıyla her türlü yaban yaratığına yakındırlar. Çokluk Türkmenler tahtacılar yaşar Toros'larda.

    Yıl boyu sürü güdüp tahta biçen tahtacılar güz geldimiydi doğru Elmalı'mn Akçainiş köyü yakınındaki Tekke mevkiinde alırlar soluğu. Fethiye'den Antalya'ya Kaş'tan Korkuteli'ne dek yöredeki tüm Aleviler kurbanlarını burada keserler. Çünkü Hacı Bektaş-ı Veli'nin önde gelen müritlerinden Abdal Musa tekkesi buradaydı bir zamanlar.

    Hacı Bektaş-ı Veli Abdal Musa'nın yetişip olgunlaştığım görünce O'na <<el vermiş>>ti. Bektaşilikte <<el vermek>> <<tamam sen piştin>> demek...

    Abdal Musa <<pir>> inin elini öptükten sonra O'nun elçisi olarak Bektaşiliği yaymak üzere Elmalı'ya gelip Akçainiş köyü dolaylarına yerleşmiş. Öylesine bilgili öylesine güçlü bir kişiymiş ki; kısa sürede çok büyük bir yandaş (taraftar) kitlesi toplamış.

    Aradan yüzyıllar geçtiği halde o yöreler halkı hala; Abdal Musa'nın kudretini hayranlıkla anlatır. O'nun gösterdiği mucize ve yaptığı işlerin çoğu halk arasında söylenceleşmiş (efsaneleşmiş) tir.
    Bir geyikle şakalaşmasını dile getiren söylenceyse Fethiye-Antalya arasının en ilginç türkülerinden birine konu olmuştur :

    Abdal Musa bir gün yenice yavrulamış bir geyikle karşılaşmış. Geyiği sınamak için yavrusunu bir kazana saklamış. Geyik melemeye yavrusunu aramaya başlamış. İşte o sıra Abdal Musa ile geyik arasında geçen söyleşi kırk dörtlüklük (kıt'alık) bir şiir oluşturmuş. Bugün türküde genellikle beş dörtlük söyleniyor.

    Aşağıda sunduğumuz sözlerin birinci ikinci ve dördüncü dörtlükleri Abdal Musa'nın; üçüncü ve beşinci dörtlükleri geyiğin ağzından söylenmiştir :

    Geyik ne melersin
    Dağı taşı delersin
    Bir yavrunun yolu
    Geyik ne çok melersin?

    Adayıp atandadır İskilip'ine ereyim
    Okuyup yazandadır Gonca güller dereyim
    Geyik ne ararsın dağı taşı Beriye geliver geyik
    Yavrun bu kazandadır. Ben yavrunu vereyim.

    Adayıp atand'dolsun İskilip'ine eremem
    Okuyup yazand'olsun Gonca güller deremem
    Benim yavrumu alanın İnsanoğlu çiğ süt emmiş
    İki gözü körolsun. Sözüne güvenemem...



    Kaynak:
    Ahmet Günday
    Bağlama Metodu
    Notaları ile Halk Türküleri
    ve Türkü Hikayeleri Nisan 1977
     

Bu Sayfayı Paylaş