Gesi bağları türküsü hikayesi öyküsü gesi bağları kaç kıta biliyormusunuz?

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda RiVeR_Nn tarafından 25 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. RiVeR_Nn

    RiVeR_Nn Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gesi bağları türküsü hikayesi öyküsü gesi bağları kaç kıta biliyormusunuz? konusu GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ:

    Eski zamanlarda bir yerden bir yere gidip gelmenin zorluğu malûm. Öyle bir zamanda Gesi`ye uzaktan getirilen bir gelinin ruh halini, dramını yansıtıyor bu türkü. Türkünün hikâyesinin birçok varyantları olmakla birlikte, biz müşterekliklerin ortaya koyduğunu, toparladığımız kadarıyla hikâyesiyle berâber Gesi Bağları Türküsünü sizlere sunmaya çalışacağız:
    Aşk, sevgi, ölüm, ayrılık, gurbet, sıla özlemi, yalnızlık, haber gönderememe ve haber alamama; tabiatın yeşillenmesi, güllerin renk renk açılması, gül ve çiçeklerin devşirilmesi; bülbüllerin feryat ve figanı; inişli çıkışlı merdivenler, tarlalar, bağlar, bahçeler ve buralarda çalışanların duygularını, gönüllerinde barındıran Kayseri ve Gesi Sâkinleri, bu türküye kendi özünden bir şeyler katıyor, kendinden sonrakilere yolluyor… Böyle olduğu için türkünün sonu yok; devam ediyor, yeni ve orjinal katkılarla zenginleşiyor, belki daha da güzelleşiyor…
    Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur.
    Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylanan bakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur.
    GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ
    Offf… off… offf…
    1-Gesi bağlarından gelsin geçilsin
    Kurulsun masalar, yensin içilsin
    Herkes sevdiğini alsın çekilsin
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    2-Gesi bağlarında bir top gülüm var
    Hey Allah’tan korkmaz, sana bana ölüm var
    Ölüm var da şu gençlikte zulüm var
    Atma anam atma beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    3-Gesi bağlarında tokaçtım taşa
    Gardaş ekmeğini, kakarlar başa
    Çalışıp yeldiğim emeğin boşa
    Örtün pencereyi değmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    4-Gül koymuşlar menekşenin adını
    Dünyada almadım ben muradımı
    Ben ölürsem dertli koyun adımı
    Yas tutsun ellerim, kına yakmayım,
    Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim.
    5-Gesi bağlarında üç ırgat işler
    Anamdan mı gelir şu uçan kuşlar?
    Analar doğurur ele bağışlar
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel başım idi, bir de kuzum var
    6-Gesi bağlarının gülleri mavi,
    Ayrıldım anamdan gülemem gayrı,
    Alımı yeşili giymeyim gayrı.
    Gel otur yanıma, başımın tâcı
    Ayrılık günleri ölümden acı
    7-Gesi bağlarında dolanıyorum,
    Yitirdim yârimi aranıyorum
    Bir çift selâmına güveniyorum
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar,
    Varın, yoğun elinden alsak diyorlar.
    8-Saç üstünde fısır fısır bazlama
    Ana yâralıyım ciğer közleme
    Ben ölüyom gelir diye gözleme
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun,
    Bize sebep olan içten vurulsun.
    9-Şu görünen bahçe m`ola bağ m`ola?
    Şu dağın ardında anam var m`ola?
    Anam da benim gibi yanar m`ola?
    Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz,
    Kulların başına gelmedik olmaz.
    10-Gesi bağlarında kaynar serince
    İçerim kan ağlar anam seni anınca
    İflah olmam ben bu dertten ölünce
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    11-Şu dereden akan bulanık seller
    Derdi ben içerim ne bilsin eller
    Oturup ağlasam delisin derler
    �Gayri dayanacak özüm kalmadı
    Mektuba yazacak sözüm kalmadı….�
    12-Ocağa et koydum yiyesim geldi
    Ciğerim anamı göresim geldi
    Açıp mezarım giresim geldi
    Ne deyip ağlayım alın yazısı
    Kader böyle imiş onmaz bazısı
    13-Gesi bağlarında şıvga dalım yok
    Derdimi söylesem dinleyenim yok
    Herkes güler oynar, sorgu sual yok
    Devşirdim çiçeğim elimde kaldı
    Gidiyom gurbete benim nem kaldı?
    14-Gesi bağlarında bülbüller öter
    Ateşim yanmadan tütünüm tüter,
    Bana bir hal oldu ölümden beter.
    Ne deyim ağlayım ah alnımın yazısı,
    Böyle olur anam gelinlerin bazısı
    15-Gesi bağlarında kılarım namaz,
    Kılarım kılarım Hakk`a yâramaz,
    Dostun ettiğini düşman yapamaz.
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötüler�in kahrı çekilmezimiş
    16-Bir yüzük yaptırdım dar mı geliyor?
    Gurbet eller sana zor mu geliyor?
    Yalınız yatması ar mı geliyor?
    Gel otur yanıma, başımın tacı
    Ayrılık günleri ölümden acı
    17-Dağdan yuvarlandı kayalarımız,
    Gam ile yuğrulmuş mayalarımız,
    N`ola taş doğuraydı analarımız.
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    18-Bu yıl meyve çoktur dallar götürmez
    Dağlar diken olmuş kervan oturmaz,
    Benim bağrım yufka sitem götürmez,
    Örtün pencereyi değmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    19-Gesi bağlarında pişirdim nohut
    Yârim ben ölüyom sen beni unut,
    El kadar yavrumu yerime büyüt
    Yas tutsun ellerim, kına yakmayım,
    Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim.
    20-Gesi bağlarına indi bir Frenk
    Ah çeker ağlarım dayanmaz yürek
    Gönderin yârimi o bana gerek
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel başım idi, bir de kuzum var
    21-Gesi bağlarında kaynar kum idim
    Fener gibi yanan anam mum idim
    Evvel Allah sonra, sensin ümidim
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    22-Gesi bağlarında bir top gül idim
    Yağdı yağmur güneş vurdu eridim
    Ezel yârin sevgilisi ben idim
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar,
    Varın, yoğun elinden alsak diyorlar.
    23-Gesi bağlarında geçilmez yastan
    Her yanım ıslandı yağmurdan yaştan
    Sağ yanın ağrırsa sol yana yaslan
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun,
    Bize sebep olan içten vurulsun.
    24-Gene kalaylandı sofranın tası,
    Silerim durulmaz gözümün yaşı
    Şu benim çektiğim soysuzun işi
    Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz,
    Kulların başına gelmedik olmaz.
    25-Yüceye kaldırın gelin ölüsü
    Elmalar donatın söğüt dolusu
    Bana derler kadersizin birisi
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    26-Gesi bağlarında ötüşür kuşlar
    Kalmadı başıma değmeyen taşlar
    Anam bana kıydı ele bağışlar
    Gayri dayanacak özüm kalmadı
    Mektuba yazacak sözüm kalmadı….
    27-Gesi bağlarında üç ağaç iğde
    Ciğerim tutuşur gözlerim yerde
    Çârem yok tutuldum amansız derde
    Ne deyim ağlayım alnım yazısı,
    Böyle olur gelinlerin bazısı
    28- Ah çeker ağlarım dinmiyor acım
    Ne yapsam silinmez şu alın yazım
    Böyle m`olur gelin iken şu yüzüm?
    Devşirdim çiçeğim elimde kaldı
    Gidiyom gurbete benim nem kaldı?
    29-Gesi bağlarının erimez karı
    Ciğerim sızılar ağlarım zâri
    Evvel benim iken şimdi el yâri
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    30-Halımı dokuyup bağ mı tutayım?
    Issız gecelerde nasıl yatayım?
    Kendimi ben ırmağa mı atayım?
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel bir başımdı, şimdi kızım var
    31-Urganım atmadık dallar mı kaldı?
    Başıma gelmedik hallar mı kaldı?
    Bende söylemedik diller mi kaldı?
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötüler�in kahrı çekilmezimiş
    32-Gesi bağlarında üç oylum kaya
    Yatamam yıldızı hep saya saya
    Tan vakti arkadaş olurum aya
    Atma anam atma beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    33-Gesi yamacında öten gumrular
    Ötüp de yuvada yatan gumrular
    Halimi görüp de utan gumrular
    Örtün pencereyi değmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    34-Kurbağalar sağ yanımda ötüşür
    Ötüşür de zıp zıp zıplar sekişir
    Yazıda yatanın üstü pek üşür
    Yas tutsun ellerim, kına yakmayım,
    Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim.
    35-Katar katar gökyüzünde uçan kaz
    Köşe bucak avcılardan kaçan kaz
    Söyleşip yâr ile bana açan kaz
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel başım idi, bir de kuzum var
    36-Gesinin bahçeleri yoncalıklar
    Tatlı suda oynar ala balıklar
    Gelin saçlarında ince belikler
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    37- Gesiye giderken yollar ayrılır,
    Bindim arabaya başım devrilir,
    Bize kısmet gurbet elde verilir.
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar,
    Varın, yoğun elinden alsak diyorlar.
    38-Ne deyim ağlayım alnım yazısı
    Gütmezimiş anaların kuzusu
    Gütmezimiş anaların yavrusu
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun,
    Bize sebep olan içten vurulsun.
    39-Tıkır tıkır merdivenden inmedim
    Güle güle yâr koynuna girmedim
    Cahilidim kıymetini bilmedim
    Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz,
    Kulların başına gelmedik olmaz.
    40-Kuruldu kazanım herenim yoktur
    Söküldü sim saçım örenim yoktur
    Kapıdan içeri girenim yoktur
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    41-Gesi bağ bahçe mola bağ m�ola?
    Şu dağın ardında anam var m�ola?
    Oturur da beni yadeder mo�ola?
    Gayri dayanacak özüm kalmadı
    Mektuba yazacak sözüm kalmadı….
    42-Gesi bağlarında bulanık seller
    Derdim içerimde ne bilsin eller,
    Oturup ağlaşam divâne derler
    Ne deyip ağlayım alın yazısı
    Kader böyle imiş onmaz bazısı
    43-Ateş alıp ısınmladım korunda
    Güle güle yâr gezmedim kolunda
    Methim gezer, elalemin dilinde
    Devşirdim çiçeğim elimde kaldı
    Gidiyom gurbete benim nem kaldı?
    44-Yüce dağ başında kamber tay olur
    Anamı andıkça aklım zay olur
    Ayrılık dediğin birkaç ay olur
    Ne deyim ağlayım alnımın yazısı,
    Böyle olur gelinlerin bazısı
    45-Bülbül gelmiş gül dalına konuyor
    Hangi dala yuva yapsa kuruyor
    Herkesin yâri yanında duruyor
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötülerin kahrı çekilmezimiş
    46-Bülbülüm uçtu da kafesi durur
    Ne güzel ellerin baban da görür
    Babasız yuvada evlât mı büyür
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötülerin kahrı çekilmezimiş
    47-Gesi Bağlarında takıldım taşa,
    Kardeş ekmeğini kakarlar başa,
    Yelip çalıştığım, emeğim boşa,
    Atma anam atma beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    48-Dolup dolup taşar gözüm pınarı
    Arayıp bulayım özüm o yâri
    Ne etsin durdursun bendeki zarı
    Örtün pencereyi değmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    49- Gesi bağlarında kumrular olur
    Zayıf kalan yavru yuvada kalır
    Erken tüleyenler ömürlü olur
    Yas tutsun ellerim, kına yakmayım,
    Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim.
    50-Gesi bağlarında bade içerler
    İçerler de hep kendinden geçerler
    Şafakla birlikte yonca biçerler
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel başım idi, bir de kuzum var
    51-Yazmam gül yaprağı düremem gayrı
    Yalınız evlere giremem gayrı
    Bana bir hal oldu giremem gayrı
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    52-Gesi bağlarının gülü olayım
    Arayı arayı yâri bulayım
    Gül,bülbülden başkasına sorayım
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar,
    Varın, yoğun elinden alsak diyorlar.
    53-Gesi bağlarında kamber tay olur
    Anamı andıkça anam aklım zay olur
    Ayrılık dediğin bir kaç ay olur
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun,
    Bize sebep olan içten vurulsun.
    54-Sandıktan basmamı giyesim geldi
    Ciğerim anamı göresim geldi
    Varıp iki elin öpesim geldi
    Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz,
    Kulların başına gelmedik olmaz.
    55-Sofraya oturdum gelin kız gibi
    Yüzüme bakarlar imkansız gibi
    Ortadaki yemek acı tuz gibi
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    56-Güğümlere su doldurdum ılımış
    Benim kader ilk akşamdan uymuş
    Ne yapayım dostlar yazgım buyumuş
    Gayri dayanacak özüm kalmadı
    Mektuba yazacak sözüm kalmadı….
    57-Gesi bağlarını belleyen olsa
    Şu cahil gönlümü eyleyen olsa
    Beni de anama yollayan olsa
    Ne deyip ağlayım anam alın yazısı
    Kader böyle imiş anam onmaz bazısı
    58-Merdiveni tıkır ıkır inerken
    Yazması boynunda yâri överken
    Uyumuşum ak gerdandan severken
    Devşirdim çiçeğim elimde kaldı
    Gidiyom gurbete benim nem kaldı?
    59-Gesi bağlarında has nâne biter
    Bana bir hal oldu ölümden beter
    Sevdiğim ettiğin canıma yeter
    Ne deyim ağlayım alnımın yazısı,
    Böyle olur gelinlerin bazısı
    60-Bu nasıl tecelli bu nasıl kader
    Derdim içimdedir ne bilsin eller
    Otursam ağlasam deli mi derler
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötüler�in kahrı çekilmezimiş
    61-Gesi bağlarında gülünen çayır
    Ana ben ölüyom başını çevir
    Kaynanam imansız, güveği gavur
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    62-Elimi atmadık dallar mı kaldı?
    Başıma gelmedik haller mi kaldı?
    Beni söylemedik diller mi kaldı?
    Atma anam atma beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    63-Gesi bağlarının yılanı olsam
    Dolanı dolanı yanına varsam
    Yattığın yaztığa başımı koysam
    Örtün pencereyi anam değmesin yeller
    Dertli olduğumu anam bilmesin eller
    64-Gesi bağlarında gülünen süsen
    Hiç iflah olmuyor yârine küsen
    Candan kimsen yok ki derdini disen
    Yas tutsun ellerim, kına yakmayım,
    Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim.
    65-Anam yok ki baş ucumda ağlasın
    Babasıza kız kuşağı kim bağlasın?
    Kardeş yok ki dönüp dönüp çağlasın
    El kadar alnımda, kara yazım var
    Evvel başım idi, bir de kuzum var
    66-Bülbüle su verdim altın tasınan
    Yolunu beklerm anam bir hevesinen
    Günlerim geçiyor çığlık sesinen
    Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim
    Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim
    67-Çıra yanmayınca ceviz kavlamaz
    Ciğer yanmayınca gözler ağlamaz
    Ben derdimi desem kimse dinlmz
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar,
    Varın, yoğun elinden alsak diyorlar.
    68-Gesi bağlarında bir tarla nohut
    Ben ölüyom anam bir Yasin okut
    Küçük kardeşimi yerime büyüt
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun,
    Bize sebep olan içten vurulsun.
    69-Bana gül diyorlar nasıl güleyim
    Yürekte ayrılık kime söyleyim
    Yaz mektup gönder de gönlüm eyleyim
    Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz,
    Kulların başına gelmedik olmaz.
    70-Bulamadım kır atımın gemini
    Süremedim gençliğimin demini
    Ben sürmedim eller sürsün demini
    Yaz yaz mektubunu postaya bırak
    Varamam yanına yollarım ırak.
    71-Çattım ocağıma hürmetim yoktur,
    Döktüm zülfü saçı örenim yoktur
    Anamdan babamdan gelenim yoktur
    Gayri dayanacak özüm kalmadı
    Mektuba yazacak sözüm kalmadı….
    72-Ekin ektim orak alıp biçmeye
    Ayran yaptım, testi ile içmeye
    Gavli karar kıldım burdan göçmeye
    Ne deyip ağlayım anam alın yazısı
    Kader böyle imiş anam onmaz bazısı
    73-İçesiğe ben salınıp gezmedim
    Haram lokma yeyip uçkur çözmedim
    Gesi bağlarını anam sensiz gezmedim
    Devşirdim çiçeğim elimde kaldı
    Gidiyom gurbete benim nem kaldı?
    74-Gesi yokuşunda kumrular uçar
    Uçar da haberi ellere saçar
    Herkes sevdiğine kucaklar açar
    Ne deyim ağlayım ah alnımın yazısı,
    Böyle olur anam gelinlerin bazısı
    75-Düzlüğünde harman edip savurdum
    Eleyip ısıttım, toprak kavurdum
    Koç yiğidi yazılara koyurdum
    Meğer taşa biber ekilmez imiş
    Kötüler�in kahrı çekilmezimiş
    76-Engine yüksekli kayalarımız,
    Gam ile yoğrulu mayalarımız.
    Doğurmaz olsaydı analarımız,
    Neyleyim neyleyim hep anlımın yazısı,
    Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
    77- Mezarımı geniş açın dar olsun,
    Etrafı mor sümbüllü bağ olsun,
    Ben ölüyom ahbablarım sağ olsun
    El kaldır anlımda türlü yazım var
    Evvel bir başımdı şimdi körpe kuzum var.
    78- Sandıktan basmamı giyesim geldi,
    Ayırdı şu dağlar da ölesim geldi
    Anam seni artık göresim geldi
    Örtün pencereyi esmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    79-Gesi bağlarında da açılmış güller
    Derdimi söylesem de deli olmuş derler
    Şu gizli sevdamı da bilmesin eller
    Gel otur yanıma da boyu posu güzelim
    Gülerim ağlarım da ah çekerek gezerim
    80-Gesi bağlarında kaynar karınca
    İçim kan ağlar anam yaşıtım görünce
    Ben bu dertten iflâh olmam, ölünce
    Hep yalan mı oldu anam o geçen günler?
    Bahçemizde ötmez oldu anam bülbüller.
    81-Gesi bağlarında yiğitler gezer
    Eller ne bilsin anam yüreğim ezer
    Yârim gitti gurbete de hasreti üzer
    Ben gülsem oynasam anam yasak diyorlar,
    Varını eliniden anam alsak diyorlar.
    82-Gesi bağlarının köpeği olsam
    Koklayı koklayı da anamı bulsam
    Bulduğum yerde de öpüp koklasam
    Ama garip anam yazılara ayabana
    Keşke verseyidin köyümüzde çobana
    83-Gesi bağlarında da bülbüller öter,
    Anamın ekmeğide burnuma tüter
    El kadar verseler de o bana yeter
    El kadar alnımda türlü türlü yazım var
    Evvel bir başımdı, bir de körpe kuzum var
    84-Gesi bağlarında yolun sağında
    Güller çiçek mi açar yavru bağında
    Yavrusu koynunda elin yanında
    Yas tutsun ellerim kına yakmayım
    Kör olsun gözlerim de sürme çekmeyim
    85-Gesi bağlarına attım urganı,
    Üstüme örttüler gurbet yorganı
    Benim anam çifte kessin kurbanı
    Ne deyim ağlayım hep anlımın yazısı
    Kader böyle imiş onmaz bazısı
    86-Gesi bağlarında dikili taşlar
    Benden selâm söylen gökteki kuşlar
    Gurbetelde kaldı yâren yoldaşlar
    Örtün pencereyi esmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    87-Her boyadan bir boyalı taşım var
    Yaşım küçük ne belalı başım var
    Feleğinen döğüşecek işim var
    El kadar alnımda türlü türlü yazım var
    Evvel bir başımdı, bir de körpe kuzum var
    88-Anam kirmenini alsın eline,
    Tarasın yününü taksın beline,
    Gelsin baksın yavrusunun haline,
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar
    Varını elinden alsak diyorlar
    89-Başına bürünmüş el kadar astar
    Asker babasını yavrusu ister
    Bir suretin sal da yavruya göster
    Neyleyim dünyayı yâr olmayınca
    Tomurcuk gül iken koklamayınca
    90-Gesi bağlarında salkım söğütler
    Oynaşırlar gölgesinde yiğitler
    Anam yok ki versin bana öğütler
    Neyleyim neyleyim hep anlımın yazısı
    Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
    91-Ocağımı çattım harenim yoktur,
    Söküldü zülüfüm örenim yoktur
    Kapımdan içeri girenim yoktur
    Gel otur yanıma başımın tacı
    Ayrılık ekmeği zehirden acı
    92- Gesi bağlarında açıldı güller
    Sevdiği yanında sefada eller
    Hep bize dokanır yâramaz diller
    Ben gülsem oynasam yasak diyorlar
    Varını elinden alsak diyorlar
    93-Arı olsam her çiçeğe konarım
    Yâr yitirdim yana yana ararım
    Var mı benim şu Gesi�ye zararım
    Atma anam atma beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    94-Gesi dedikleri bir çatal dere
    Ahbablar içinde yüreğim yâra
    Çok emekler verdim vefasız yâra
    Örtün pencereyi esmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    95-Yine suyla doldu sokunun taşı
    Silerim de dinmez gözümün yaşı
    Benim çekdiklerim bir soysuz yası
    Meğer taşa biber ekilmezimiş
    Kötülerin kahrı çekilmezimiş
    96-Anam beni ne hal ile doğurdu
    Çok kapıda hamur edip yoğurdu
    Gücüm yeter yetmez işler buyurdu
    Gurbet elde neler geldi başıma
    Anam yokki şu derdime katıla
    97-Anam, mendilimi düremiyorum
    Yalnızım, evlere giremiyorum
    Anasız babasız duramıyorum
    Neyleyim neyleyim hep alnımın yazısı
    Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
    98-Anam yok ki ağıdımı dinlesin
    Babam yok ki şikâyetim, inlesin
    Şu cahil gönlümü kimler eğlesin
    El kadar alnımda türlü türlü yazım var
    Evvel bi bsaşımdı, şimdi körpe kuzum var
    99-Gesi bağlarında gülüm duruyor
    Hangi dala yuva yapsam kuruyor
    Bülbül bile kadersizi biliyor
    Ne deyip ağlayım hep alnımın yazısı
    Gülmemiş bu dünyada anamın kuzusu
    100-Yazmam gül yaprağı düremiyorum
    Yalnızım, eşikten giremiyorum
    Sökük sim saçımı öremiyorum
    Devşirdim çiçeği aman dalda nem kaldı?
    Gidiyom gurbete benim burda nem kaldı?
    101-Belletim bağımı yemedim üzüm
    Kaynattım pekmezi gelirim güzün,
    Garibe vermezler bir salkım üzüm
    Neyleyim ağylayım anam alın yazısı
    Kader böylye imiş anam onmaz bazısı
    102-Bu yıl çiçek çoktur dallar götürmez
    Dağlar diken olmuş kervan götürmez
    Benim bağrım yaz olmuş sitem götürmez
    Eğil dağlar eğil yârim, göresim geldi
    Siyah zülfüm yüzüne süresim geldi
    103-Yazmam gül yaprağı karanfil irenk
    Aksine vuruyor devranı felek
    Gesi bağlarında Leylâ diyerek
    Ah neyleyim anam şu alnımın yazısı
    Kader böyle imiş anam onmaz bazısı
    104-Çırpını çırpını yuvadan uçtum
    Ağlayı ağlayı bu hale düştüm
    Getirin anamı babamdan geçtim
    Neyleyim neyleyim hep anlımın yazısı
    Gülmemiş dünyada anamın kuzusu
    105-Gesi bağlarını gördün mü bilmem?
    Bahçesinde bağdaş kurdun mu bilmem
    Gizli sırlarıma erdin mi bilmem
    Gel otur yanıma hallerimi söyleyim
    Halimden bilmeyen ben o yâri neyleyim
    106-Vakit gelmeyince söğüt mü kavlar?
    Ciğer yanmayınca gözler mi ağlar?
    Oturup ağlasam gözyaşım çağlar?
    Gel otur yanıma hallerim söyleyim
    Halimden bilmiyor ben o yâri neyleyim
    107-Gesi bağlarında geçemiyorum,
    Az doldur kadehi içemiyorum
    Anamdan babamdan geçemiyorum
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun
    Bize sebep olan içten vurulsun
    108-Gesi�ye giderken yolun sağında
    Güller açmış, nazlı yârin bağında
    Yeni değmiş on üç ondört çağında
    Gel otur yanıma boyu posu güzelim
    Dost düşman yanında güler oynar gezerim
    109-Eşik arasında fenerim yitti
    Feleğin ettiği gücüme gitti
    Bana ettiğini kimlere etti
    Atma garip anam beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    110-Ellerin mektubu gelir okunur,
    Benim yüreğime hançer sokulur
    Bugün posta günü canım sıkılır
    Atma anam beni dağlar ardına
    Kimseler yanmasın anam yansın derdime
    111-Everek�in bayırına düzüne,
    Döndüm baktım karlar yağmış izime,
    Uyma dedim uydun eller sözüne
    Sağ olanlr bir olur kavuşur
    Küs olanlar bir gün gelir barışır
    112-Gesi�nin etrafı tozlu yol m�ola?
    Salını salını gelen yâr m�ola?
    Urgan atıp ölsem ölüm zor m�ola?
    Şimdi ben anladım onmadığımı,
    Daha çilelerim dolmadığını�
    113-Gesi�nin evleri kemer kemerdir
    Derdim içerimde küme kümedir
    Ağlamak dururken gülmek nemedir?
    Örtün pencereyi esmesin yeller
    Dertli olduğumu bilmesin eller
    114-Söktüm sim saçımı örenim yoktur
    Kapıdan içeri girenim yoktur
    Ağlasam sızlasam görenim yoktur
    Doğurmaz olsaydın anam başım belalı
    Bur murat almadım anam doğdum doğalı
    115-Salkım söğüt gibi dallarım yerde
    Gözlerim o yâri gözlerim yolda
    Götürün anama evleri nerde?
    Gurbet elde neler geldi başıma
    Anam yok ki şu derdime katalana
    116-Şu dağlara çıksam yolu arasam
    Mendilim elimde döne döne ağlasam
    Anam yok ki ben derdimi söylesem
    Ne deyim ağlayım anam alın yazısı
    Kader böyle imiş anam onmaz bazısı
    117-Tel tel olur Kayseri�nin Ovası
    Yüzüne bakmadım karın doyası
    Taze olur evlilerin boyası
    Ne deyim de ağlayayım alın yazısı
    Gülüp oynamıyor gelinler bazısı
    118-Yüce dağ başına gelmesin eller
    Bugün efkarlıyım açmasın güller
    Diz dize gelip de döktüğüm diller
    Ne deyim de ağlayayım bu böyle olmaz
    Kulların başına gelmedik olmaz
    119-Gesiye gidenin bağrı taş gerek
    Altı saltanatlı bir gardaş gerek
    Ağlamak dururken gülmek ne gerek
    Yas tutsun ellerim kına yakmayım
    Kör olsun gözlerim sürme çekmeyim
    120-Bülbüle su verdim altın tasınan
    Yolunu beklerim bir hevesinen
    Ocağın başında altın fesinen
    Ölüm olmasın da ayrılık olsun
    Bize sebep olan Allah�tan bulsun
    121-Gesi bağlarında gül ile nergis
    Sabahlar olmuyor sevdiğim sensiz
    Cennetin köşkün de olamam sensiz
    Yas tutsun ellerim kına yakmayım
    Kör olsun gözlerim sürme çekmeyim
    122-Kırıldı kanadım kefenem yoktur
    Kapıdan içeri girenim yoktur
    Gurbette anamın haberi yoktur
    Beklerim yolunu gelene kadar
    Çekerim derdini ölene kadar
    123-Kütür kütür kırdın felek dalımı
    Kimselere diyemiyom halimi
    Ben sana ne yaptım Allah zalimi
    Neyleyim neyleyim hep alnımı yazısı
    Gülmemiş bu dünyada anam kuzusu
    124-Gesi bağlarında dolyanıyorum
    Yitirdim yârimi aranıyorum
    Bir çift selâmına güveniyorum
    Eğil dağlar eğil gülleriniz açtı mı?
    Benim sevdiceğim burdan geçti mi?
    125-Yağmur yağar ince elek tülbentten
    Kurtar Allah beni gayri gurbetten
    Ölmeyince kurtuluş yok bu dertten
    Yol ver dağlar ben gideyem sılâma
    Sılâm zümrüt beni sakın kınama
     

Bu Sayfayı Paylaş