Gelin-görümce ilişkisi nasıl olmalı?

'İslamda Aile ve Kadın' forumunda Dine tarafından 23 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gelin-görümce ilişkisi nasıl olmalı? konusu
    Gelin-görümce ilişkisi nasıl olmalı?


    Biri evin kızı diğeri aynı evin kızı olma niyetiyle aileye sonradan katılmış iki kadın İkisi de anne-baba der, aynı aile büyüklerine Bu yönüyle birbirlerine kız kardeştir aslında, gelin ile görümce
    Sokakta karşılaşıp hal hatır sordular:
    “Ne haber! Nasılsın yıllardır görmüyorum seni” dedi
    Arkadaşı ise,
    “Sorma eşimden ayrıldım” diye cevapladı
    “Yapma ya nasıl oldu?”
    “Biliyorsun eşimle anlaşamıyorduk Görümcelerimle de birbirimizi sevmiyorduk Nihayet yıllar sonra bizi ayırmayı başardılar”
    “Keşke, onlarla anlaşmanın bir yolunu bulsaydın Şimdi daha kötü olmuş”
    Evet, kimi evliliklerde problemler kördüğüm gibi Çözülmek istense de çözülmüyor Herkes bir taraftan çekiştiriyor Düğümler, gevşeyip çözülmek yerine iyice oturuyor
    Bir de araya aile yakınları girdi mi işin içinden çıkılmaz oluyor Kimi yakınlar, ailedeki yangına su yerine körükle koşabiliyor Neticede ise aile çatısı çökebiliyor
    Zaten birbirine yabancı olan iki insan bir araya gelmiş Gelenekleri, görenekleri ve yaşam tarzları farklı olduğundan tek bir dünya meydana getirmeye çalışıyorlar
    Birbirlerinin huylarına alışmakta zorlanabiliyorlar Uyum sorunu yaşayabiliyorlar Ya da ruhen imtizaç edemiyorlar Tam frekansları uyuşacağı zaman araya giren yakınlar parazit oluşturuyor
    Esasen kimi evlilikler sağlam bina gibidir Dışarıda fırtına kopsa içeriye zarar vermez Eşler arasında muhabbet ve uyum vardır Ne kayınvalide ne görümce ne de başkaları aralarını bozamaz
    Fakat kimi evlilikler çürük bina gibidir Küçük bir rüzgârla bile sarsılabilir Eşler arasında sağlam bir muhabbet ve uyum yoktur Dışarıdan da menfi müdahale olduğu zaman olmayan muhabbet ve uyumu iyice sarsıyor
    Oysa ne kadın ne de erkeğin yakınlarının aileye müdahale etmeye hakları yoktur Böyle bir davranış hiçbir açıdan etik değildir
    Yeni evlenen gençler, ayrı bir birey ve ayrı bir ailedirler Artık büyümüş ve kendi başlarına evlerini idare edecek olgunluğa erişmişlerdir
    Ama bazı insanlar başkalarını idare etme ya da özel hayatlarını kontrol altında tutma hakkını kendilerinde görebiliyorlar “Ne demek efendim o benim oğlum veya kardeşim tabii ki, evine karışacağım” vb sözler işitilebiliyor
    Ama aynı insanlar, kendi eşlerinin yakınlarının müdahalesine karşı çıkıyorlar İşte burada empati yapmak lazım “Acaba aynı şey bana yapılsa ne der, ne düşünür, nasıl bir hareket sergilerim?” denmelidir
    Kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkası için de istememelidir Çünkü bir başkasını incitmek, onun yuvasını sarsmak ya da bozmak kul hakkıdır
    Peygamberimiz,
    “Akraba haklarını çiğneyen kimse cennete giremez” (Buhari, Edep: 11Müslim, Birr: 19)
    “Kim rızkının bol, ömrünün uzun olmasını arzu ederse, akrabalarına iyi muamelede bulunsun” buyurmuştur (Buhari, Edep: 13; Tirmizi, Birr: 16)
    ‘Akrabalar’ kelimesinden anlaşılıyor ki, burada her iki tarafa da görevler düşüyor
    Kimi gelin de erkeğin akrabasıyla bütün bağları koparmak istiyor Halbuki eşini seven, eşinin akrabalarını da sevmelidir
    Daha doğrusu gelin görümcesini, görümce de gelini kız kardeşi gibi sevmelidir Şayet sevmiyorlarsa o zaman da birbirlerinin hukuklarına zarar vermemelidirler
     

Bu Sayfayı Paylaş