Gelişim ve Öğrenme Terimleri Sözlüğü

'FrmArtuklu TatLı SöZLük' forumunda SeLeN tarafından 19 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gelişim ve Öğrenme Terimleri Sözlüğü konusu gelişim sözlüğü - öğrenme sözlüğü

    A

    Algı: Duyumları yorumlayıp, anlamlı hale getirme süreci.
    Animizm: Bilişsel yapılarının sınırlı olması nedeniyle çocuğun canlı ile cansızı, gerçek ile hayaliyi karıştırması.
    Ayrımlı Pekiştirme: Bir önuyarana bağlı olarak davranış sergilendiğinde pekiştirecin sunulması ve o uyaran ortamda bulunmadığında davranışın pekiştirilmesi.
    B

    Bağımlılık: Karşı karşıya kaldığı sorunları tek başına çözebilmek ve kendi yönünü belirleyebilmek için gerekli yetenekten yoksun olmak. Kişilerarası ilişkilerde biri olmazsa diğerinin varlığının tehlike altına gireceğine inanma biçimindeki sağlıksızlık hali.
    Bağlılık: Kişiler arası ilişkilerde bireyler arasında dostluk, dayanışma, sevgi ve yardımlaşmayı içeren sağlık hali.
    Baskın genler: Gen çiftinin diğer öğesinin taşıdığı özellik ne olursa olsun, denetlediği özelliğin bireyde bulunmasını sağlayan, baskın kalıtsal özellikleri taşıyan genler.
    Bellek: Bilginin kodlanması, depolanması ve geri getirilmesi süreçlerini sağlayan, baskın kalıtsal özellikleri taşıyan genler.
    Bilinç: Ruhsal yapının bireyin farkında olduğu yaşantıları içeren düzeyi.
    Bilinç dışı: Freud’un topografik kişilik kuramına göre, ruhsal yapının bireyin farkında olmadığı arzularının, isteklerinin, dürtülerinin, düşüncelerinin, duygularının ve yaşantılarının depolandığı düzeyi.
    Bilinç öncesi: Freud’un topografik kişilik kuramına göre, ruhsal yapının bireyin o anda pek farkında olmadığı, ancak biraz çaba göstererek bilince getirebildiği zihinsel olayları ve yaşantıları içeren düzeyi.
    Biliş: Bilginin nasıl organize edileceği, nasıl düzenleneceği ve nasıl biçimlendirileceğini gösteren işlemler ve eylemler.
    Biliş bilgisi: Bireyin kendi düşünme süreçleriyle ilgili bilgisi.
    Bilişsel gelişim: Bilginin kazanılması, bellekte işlenmesi, tutulması, akıl yürütme ve düşünme gibi zihinsel özelliklerde görülen gelişme.
    Bilişsel süreçler: Bilgilerin bir bellekten ötekine aktarılmasını sağlayan zihinsel etkinlikler.
    Birincil Pekiştireçler: Biyolojik gereksinmeleri karşılamaya yönelik pekiştireçler.
    Bitişiklik: Pavlov’un klasik koşullanma kuramında, koşullu uyaran ile koşulsuz uyaran arasındaki sürenin kısa olması.
    C-Ç

    Ceza: İzlediği davranışın oluşum sıklığını azaltan davranış sonrası çevresel olay ya da durumlar.
    Çekinik genler: Denetlediği özelliğin bireyde bulunabilmesi için aynı özelliği taşıyan bir diğer genle birlikte çalışan kalıtsal özellikleri taşıyan genler.
    D

    Denetim odağı: Bireyin belli bir durumda elde ettiği sonuçtan içsel ya da dışsal özelliklerini sorumlu tutması.
    Dengeleme: Özümleme ve uyumsama süreçlerinden yararlanılarak yeni bir dengeye ulaşma süreci.
    Diğerkâmlık: Kişisel çıkar ve kazanç beklentisi olmaksızın başkaları yararına davranabilmek.
    Dölüt evresi: Doğum öncesi gelişimde, döllenme anından ikinci haftanın sonuna kadar geçen dönem.
    Duyusal bellek: Duyu organları aracılığıyla alınan uyarıcıların işlenmeden önce çok kısa süre tutulduğu bilgi deposu.
    Dürtü: Bireyi davranışa ya da etkin olmaya iten güç.
    E

    Ego: Freud’un yapısal kişilik kuramına göre, kişiliğin akılcı yönü. Ego gerçekçi, mantığa uygun ve akılcı bir biçimde davranarak idin kabul edilmez istekleri ile süperegonun katı kurallarını uzlaştırmaya ve dengelemeye çalışır.
    Embriyo evresi: Doğum öncesinde ikinci haftanın sonundan sekizinci haftanın sonuna kadar geçen süre.
    Empati: Olayları ve durumları bir başka kişinin bakış açısından görebilme bir diğer insanın duygularına nüfuz edebilme.
    F

    Fallik dönem: Freud’un psiko-seksüel gelişim dönemlerinden üç ile beş yaşları arasını kapsayan ve çocuğun ilgisinin cinsel organları üzerinde odaklaştığı dönem. Bu dönemde çocuk için haz merkezi cinsel organdır.
    Fenotip: Bir organizmanın gözlenebilir özellikleri.
    Fetüs evresi: Gebeliğin sekizinci haftasından bebeğin doğumuna kadar geçen süre.
    G

    Gelişim dönemleri: Belirli davranışların ya da gelişimsel özelliklerin ortaya çıktığı yaş dönemleri.
    Genelleme: Belirli bir uyarana karşı gösterilen tepkinin bu uyarana benzer uyaranlar karşısında da gösterilmesi.
    Genital dönem: Freud’un psiko-seksüel gelişim dönemlerinden sonuncusu. Ergenlik ve ergenlik sonrası yılları kapsayan ve cinsel duyguların yeniden ortaya çıktığı, gencin ilgisinin yetişkin cinselliğine yöneldiği dönem.
    Genotip: Bir organizmanın genetik donanımı.
    Geri getirme: Uzun süreli bellekteki bir bilginin araştırılıp bulunması.
    H

    Habercilik: Koşullu uyaranın kendisinden sonra koşulsuz uyaranın geleceğini organizmaya hatırlatması.
    I-İ

    İd: Freud’un yapısal kişilik kuramına göre, kişiliğin biyolojik ve dürtüsel davranış kalıplarını içeren, haz ilkesine göre davranan ilkel yanı.
    İkincil pekiştireçler: Birey için yaşamsal önemi olmayan fakat öğrenme sonucu pekiştirici özellik kazanan pekiştireçler.
    İnce motor gelişim: Kollar, eller ve parmaklarındaki daha küçük kasları koordine etme yeterliliği.
    İşleyen bellek: Üzerinde zihinsel işlemlerin yapıldığı, bilgilerin geçici olarak tutulduğu bilgi deposu.
    K

    Kaba motor gelişim: Bacak ve kollardaki büyük kasların kullanımını gerektiren becerilerin kazanılması.
    Karakter: Bireyin kişiliğinin toplumun değerler sistemine göre değerlendirilen yönü. Kişiliğin ahlaki boyutu.
    Kişilik: Bireyin inançları, tutumları, değerleri, güdüleri, mizaçsal özellikleri ve davranış örüntülerinin bileşimi.
    Kodlama: Uzun süreli belleğe kaydedilmesi istenen bilgilerin zihinsel simgelerinin oluşturulması.
    Kritik dönem: Gelişimin kimi olay ya da durumlarından olumlu ya da olumsuz yönde etkilenebileceği en duyarlı zaman aralıkları.
    Kural öğrenme: Ortak özellikler taşıyan durumlara benzer tepkilerde bulunma.
    L

    Latent dönem: Freud’un psiko-seksüel gelişim kuramında 5-12 yaşlar arasındaki dönem. Bu dönemde çocuğun cinsel ilgisi ve arzuları, bilinç dışında varlığını örtük ve gizli bir biçimde sürdürmektedir.
    M

    Mizaç: Kişiliğin duygusal yönü, duygulanım biçimi.
    Motor gelişim: Hareket gelişimi.
    O-Ö

    Olgunlaşma: Düzenli bir sıra içerisinde birbirini izleyen biyolojik temelli değişikliklerle organizmanın ya da organların gelişiminin fonksiyonel olması.
    Olumlu pekiştirme: Bir davranışı izleyen bir durumda, ortama organizmanın hoşuna giden bir uyaranın eklenmesiyle o davranışın ilerde tekrarlanma sıklığının arttırılması.
    Olumsuz pekiştirme: Davranışın ortaya çıkmasını engelleyen uyaranın ortamdan çekilmesiyle yapılan pekiştirme. İstenmeyen durumların ortaya çıkmasını engelleyen davranışların sıklıklarında artış olmasıdır.
    Oral dönem: Freud’un psiko-seksüel gelişim dönemlerinden, bebeğin haz merkezinin ağız bölgesi olduğu, doğumdan onsekizinci aya kadar olan süreyi kapsayan dönem.
    Öğrenme: Yaşantılar yoluyla kalıcı davranış değişiklikleri edinme.
    Öğrenme gücü: Bireyin davranışlarını değiştirebilmeye yönelik çevre ve kalıtım ile belirlenmiş gizil güç.
    Örgütleme: Yaşantılarla elde edilen bilgilerin, gerektiğinde kullanılabilmek ve yeni bilgilerin kazanılmasını olanaklı kılabilmek için, sistematik olarak düzenlenmesi.
    Özümleme: Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre, bilişsel gelişimde bireyin bir bilgiyi zihinsel repertuarına katma süreci.
    P

    Pekiştireç: İzlediği davranışın ortaya çıkma sıklığını artıran uyarıcı.
    Pekiştirme: Koşulsuz uyaranın meydana getirdiği etki.
    Psiko-sosyal gelişim: Kişilik gelişimi, bireyin duygusal ve sosyal özellikleriyle ilgili gelişimi.
    S-Ş

    Sönme: Koşullu uyaranın uzunca bir süre tek başına sunulmasıyla koşullu tepkinin giderek azalarak ortadan kalkması.
    Standart test: İçeriği, uygulaması, işlem yolları, süresi ve uygulama ölçütleri önceden belirlenmiş olan uzman yapısı test.
    Süperego: Freud’un yapısal kişilik kuramına göre, kişiliğin bileşenlerinden biri. Kişiliğin ahlaki, yargısal ve vicdani yanı.
    Şema: Piaget’in bilişsel gelişimi kuramında, bireyin çevresine uyum yapabilmesini sağlayan; doğuştan gelen, gelişim süreci boyunca şekil değiştiren ya da sonradan ortaya çıkan bilişsel yapılar.
    T

    Tutum: Bir nesne ya da olaya ilişkin olumlu ya da olumsuz davranmaya hazır olma.
    U-Ü

    Uyumsama: Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre, özümlenerek bireyin zihinsel yapısına eklenen yeni bilgilerin, yeni durumlara uyarlanması.
    Uzun süreli bellek: Bilgilerin sürekli ve geri getirilerek kullanılmaya elverişli biçimde saklandığı depo.
    Z

    Zekâ: Zihinsel yeteneklerin tümü.
    Zigot: Döllenmiş yumurta hücresi.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş