Gebelikte Madde Bağımlılığı

'Gebelik ve Annelik' forumunda NeslisH tarafından 8 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gebelikte Madde Bağımlılığı konusu
    GEBELİKTE MADDE BAĞIMLILIĞI
    Doğum yapan kadınlar arasında ve gebelikte madde bağımlılığı giderek dramatik bir şekilde artmaktadır. ACOG (American College of Obstetricians and Gynecologists)’a göre (1994), gebe kadınların %10’unda madde bağımlılığı problemi vardır. Bağımlılık yapan çeşitli maddeler gebe kadınlarda, gebelik komplikasyon riskini arttırmakta, fetüste fiziksel ve mental risklere neden olabilmektedir. Bu durum ailelerin madde bağımlılığından haberdar olabilmeleri için üreme çağı boyunca hemşirelik bakımı almalarını zorunlu kılmaktadır.

    GEBELİKTE SİGARA KULLANIMI

    Hamilelikte sigara içmek, ceninin büyümesini yavaşlatır, yeni doğduğunda bebeğin kilosu normalden az olur ve vücudun zararlı bakterilere karşı bağışıklılığı azalır. Düşük yapma ve erken doğum tehlikesi, sigara içen annelerde her zaman büyüktür. Bunların yanında annenin kanından alınan oksijen'in sigara içiminden dolayı azalması, uzun süreli olarak, çocuğun vücutsal ve zihinsel gelişimini engellemektedir.
    Gebelik döneminde sigara içilmesi bebeğin akciğer gelişimini ve kapasitesini olumsuz etkileyerek bebeğin ileride akciğer problemleri ile karşılaşmasına neden olur. Gebeliklerinde sigara içen kadınların çocuklarında okul döneminde öğrenme güçlüğü tespit edilmiştir. Bunun da anne karnında bebeğin karbonmonoksit gazına maruz kalmasına ve beynine giden oksijenin azalmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

    Prof. Dr. Rıza Madazlı, yaptığı açıklamada, gebelikte sigara kullanımının hem anneye hem de karnındaki bebeğin sağlığına ciddi etkileri olduğunu belirterek, "Düşük doğum ağırlıklı çocuk doğurma, erken doğum, plasentanın yerinden erken ayrılması, ani çocuk ölümü sendromu ve okul çağında düşük performans ile ilişkili olduğu bildirilmektedir. Sigara içim sayısı artınca, olumsuz sonuçların oranı da artar" diyor.

    Sigara fetusu nasıl etkiliyor?
    Sigaranın içinde 3000’den fazla kimyasal madde var. Bunların fetus üzerine etkileri kesin olarak bilinmiyor. Bu kimyasal maddeler içinde üzerinde durulan 3 tanesi; nikotin, karbon monoksit ve siyanid. Prof. Dr. Rıza Madazlı, bu maddelerin fetus üzerindeki etkisiyle ilgili olarak şöyle konuşuyor:
    “Nikotin kuvvetli bir damar büzücü ajandır ve rahime giden kan akımını azaltarak etkili olabilir. Karbon monoksit hücrelere zarar vererek gelişme geriliğine neden olabilir, ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğini de azaltır. Siyanid de direk olarak hücreler üzerine toksik etkiye sahiptir. Bununla birlikte, anneleri doğum öncesi dönemde sigara içen çocukların akıl ve kas yapısı gelişimlerinin de geri olduğu bildirilmiştir.


    Düşük doğum ağırlıklı çocuk
    Özellikle düşük doğum ağırlığı ile sigara kullanımı arasındaki ilişki çok net olarak ortaya konulmuş durumda. Yapılan epidemiyolojik çalışmaların gebelikte sigara kullanımı ile düşük doğum ağırlığı arasındaki ilişkiyi çok açık olarak ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Rıza Madazlı, “Bu olumsuz etki kullanılan sigara sayısı arttıkça daha da artmaktadır. Ayrıca, sigara içen kadınlar daha az ve düzensiz beslendiklerinden, bu olay da fetusun gelişimine olumsuz etkide bulunabilmektedir” diye ekliyor.

    vMaternal ( gebelik sırasında ) sigara içiminin (aktif veya pasif) gebelik ve çocuk üzerine olan etkileri
      • Kanıtlanmış Etkileri:
        • Çocuğa Olan Etkiler:
          Spontan ( kendiliğinden ) düşük sıklığını arttırır .Akut ve Kronik fetal distres sıklığını arttırır. İntrauterin gelişme geriliği görülme sıklığını arttırır. Düşük doğum ağırlıklı bebek sıklığını arttırır. Prematür doğum sıklığını arttırır. Doğum sırasında ve sonrasında ölüm ve hastalık riskini arttırır. Doğum sonrası fiziksel ve mental gelişmeyi olumsuz yönde etkiler.
        • Gebeliğe Etkileri:
          Plasenta Previa sıklığını arttırır. Ablatio Placenta sıklığını arttırır. Erken membran rüptürü sıklığını arttırır. Operatif doğum sıklığını arttırır.
      • Şüpheli Etkileri:
        • Konjenital anomali
        • Doğum sonrası hayatta kanser gelişimi
    Sigaranın Patofizyolojik etkileri
    1.Karbonmonoksit, plasentaya geçerek hemoglobinin oksijen taşıma kapasitesini azaltır
    2.Nikotin,adrenalin salınımını uyararak vazokontriksiyona neden olur.
    3.Kadmiyum,çinkonun plasentaya geçişini engeller.
    4.Kemiklerden kalsiyum mobilize edildiğinden kemik kaybı artar, B12 vitamininin bağırsaktaki senaaai azalır, C vitamininin kullanımı artar.
    Fetal ve Neonatal Komplikasyonlar
    1.Dikkat eksikliği
    2.Hiperaktivite rahatsızlığı
    3.IQ düşüklüğü
    4.Çocukluk dönemi kanser riskini arttırma
    5.Yeni doğanda SIDS (Sudden Infant Death Syndrome) riskini arttırır
    6.Çocukluk dönemi astım gelişme riski artar
    7.Anne sütünü azaltır
    8.Pnömoni, bronşit, iç kulak enfeksiyonları gibi çocukluk dönemi solunum yolu hastalıkları artar.


    GEBELİKTE ALKOL KULLANIMI
    Gebeliğe hazırlık ve gebelik döneminde alkol tüketiminden kaçınmak gerekir. Alkol kadınların vücudundan daha uzun sürede atılır, gebelik öncesi dönemden itibaren alkol kullanılmamalıdır. Alkol doğumsal anomalilere neden olur. Alkollü içeceğinizi dilüe etmeniz (sulandırmanız) veya içkiden evvel bir şeyler yenmesi alkole karşı reaksiyonunuzu yavaşlatır, fakat alkolün bebeğe geçmesine engel olmaz.



    Fötal Alkol Sendromu

    Günümüze dek fötal alkol sendromunun sadece gebeliği sırasında fazla miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde görüldüğü düşünülmekteydi, fakat daha az miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde de problemlerin görüldüğü ortaya çıktı. Gebelik döneminde az miktar alkol alan annelerin bebeklerinde düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği görülmektedir. Günlük alınan alkol miktarı fazla ise bebeklerde gelişme geriliği, yüz ve kulak deformasyonları, yarık damak ve yarık dudak, sinir sistemi fonksiyon bozukluğu, zeka geriliği, diş gelişiminde problemler, iskelet sistemine ait bozukluklar, kalp, karaciğer ve üreme sistemine ait problemler görülür. Bu çocuklarda daha ileri yaşlarda davranış bozukluğu, hiperaktivite ve okulda başarısızlık da görülür. Fazla miktarda alkol alan kadınların bebeklerinde nöral tüp defektleri ve kromozomal anomalilere de rastlanır.

    Gebeliğin ilerleyen zamanlarında alkol alımı kesilse dahi bebekteki gelişim geriliği devam eder. Gebeliğin ilk dönemlerinde alınan alkol bebeğe büyük ve kalıcı zararlar verir. Fazla miktarda alkol alan kadınlarda gebelik öncesinden itibaren alkol alımı kesilmezse bebekte görülebilecek doğumsal problemleri önlemek mümkün olmaz. Anne için alkol tüketiminin güvenli olduğu bir miktar belirlenememiştir. Gebelikten önce alkol alımını tamamen kesmek gerekir. Eğer doğum kontrolü uygulanmıyorsa menstrual siklusun ikinci yarısında kesinlikle alkol alınmaması gerekir.
     

Bu Sayfayı Paylaş