Geçmişten İlginç Buluşlar

'Garip olaylar' forumunda semyav5mitq tarafından 7 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Geçmişten İlginç Buluşlar konusu Geçmişten İlginç Buluşlar

    Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis'in
    1513'te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu gösteren harita, ortaya
    çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu'nun keşfi,
    haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818'de gerçekleşmişti. Dahası,
    Piri Reis'in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de
    gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6
    bin yıl önce erimişti.

    2000 yıllık pil

    Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938'de Irak'ın
    başkenti Bağdat'ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını
    şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabın içine monte
    edilmiş bir bakır silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını
    kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi "dünyanın en eski pili" olarak
    tanımladı.
    Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken, 1800'lü yıllarda modern
    pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge
    düştü.

    Antik çağ bilgisayarı

    1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları
    ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir
    dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda
    dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların
    ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak
    ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak
    için geliştirildiği anlaşıldı.

    Kristal kuru kafa

    Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir
    blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı
    hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan
    göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı
    söyleniyor.

    Generalin kemer tokası

    M.S. 300'lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou'nun mezarında
    1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan
    yapılmış. Ama doğada sadece bileşik olarak bulunan alimünyumun diğer
    maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez
    19. yüzyılda mümkün olmuştu.

    1000 yılda yapılan kent

    Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik
    Nan Madol kentinin inşası, M.Ö 200'de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250
    milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay
    adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye
    nasıl getirildiği ise hâlâ sır

    Uzaylılar için iniş pisti

    Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler
    M.O. 300 üe M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki şekillerini
    resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu garip
    motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti
    vazifesi gördüğü öne sürülüyor.

    Concorde'un atası

    M.Ö 200'de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır'da
    bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu
    konusunda kimse bir fikir beyan edememişti. 1972'de arkeolog Halil Mesiha
    bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve
    kanatlarının Concorde'u andırdığını iddia etti.

    Kayaya gömülü çekiç

    Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936'da Teksas'ta
    400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern
    bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana,
    çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim
    adamlarını hayrete düşürdü.

    Harçsız taş set

    Peru'nun Cusco bölgesindeki bir İnka kalesinin etrafını 360
    metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300
    tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına
    rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak
    kadar mükemmel yerleştirilmiş.
     

Bu Sayfayı Paylaş