G.Doğu'da 40 yılın en kurak sonbaharı

'Yurt İçi Haberler' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    G.Doğu'da 40 yılın en kurak sonbaharı konusu Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sonbahar mevsiminde yaşanan kuraklık çiftçileri kara kara düşündürüyor. Bölge geneline Kasım ayında hiç yağış düşmezken, bazı ilçelere yaklaşık 45 gündür yağış düşmedi.

    Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi sonbahar yetersiz yağış nedeniyle tedirginlik yaşarken, üreticiler başta olmak üzere tüm bölge halkı dört gözle yağmur bekliyor. Bazı belde ve ilçelerde vatandaşlar yağmur duasına çıkarken, Mardin Müftülüğü camilerde toplu yağmur duaları okutmayı planlıyor.
    Diyarbakır Meteoroloji Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Yergin AA muhabirine, Diyarbakır'ın Kasım ayı uzun yıllar sıcaklık ortalamasının 9,6 derece, bu yılın Kasım ayındaki ortalama sıcaklığın ise 11,1 derece olduğunu söyledi. Diyarbakır'a Kasım ayında düşen yağış miktarının uzun yıllar ortalamasının 54 kilogram olduğunu belirterek, bu yılın Kasım ayında ise kente hiç yağış düşmediğini kaydetti.
    Çiftçilerin yağış beklentisi içinde olduğunu kaydeden Yergin, ''Çiftçilerimiz sürekli olarak telefonla bize ulaşıp yağış beklenip beklenmediğini soruyor. Önümüzdeki 5 gün içerisinde de yağış beklentimiz yok. Kasım ayında hiç yağış düşmedi. Kayıtlarımıza göre 1970 yılının Kasım ayında da Diyarbakır'a hiç yağış düşmemiş'' dedi.
    Mardin Meteoroloji Müdürü Mehmet Zeki Tekin ise Kasım ayında Mardin'e yağış düşmediğini bildirerek, ''Müdürlüğümüz 71 yıl önce kurulmuş. Bu nedenle 71 yıllık değerler elimizde buna göre Mardin son 71 yılın en kurak Kasım ayını yaşadı. Bu yılın 11 ayında düşen yağış miktarı 269 kilogram. Oysa uzun yıllar yıllık yağış ortalamamız 700 kilogramdır'' diye konuştu.

    ''EKİMİ YAPILAN ÜRÜNLER KURUDU''
    Bismil Ziraat Odası Başkanı Hibetullah Ay, bölge genelinde kuraklık tehlikesinin yaşandığını bildirerek, kuraklık nedeniyle çiftçilerin büyük tedirginlik içinde bulunduğunu söyledi.
    Bazı çiftçilerin ekim ayının ilk döneminde tohum ektiğini ve ardından 45 gün yağış düşmemesi nedeniyle yeşeren ürünlerin kuruduğunu belirten Ay, şöyle konuştu:
    ''Önümüzdeki haftalarda yağış olsa bile çiftçilerimiz ürünün yüzde 50'sini ancak kurtarabilir. Tarlamıza 45 gündür yağış düşmedi. Yaşamım boyunca ilk kez bu mevsimde böyle etkili bir kuraklık görüyorum, dört gözle yağmur bekliyoruz. Çiftçilerle yağmur duasına çıkmayı düşünüyoruz. Temennimiz kuraklık nedeniyle genel bir afetin oluşmaması. Bismil'de 1 milyon 300 bin dönüme yakın ekili alan var. Bunun sadece 300 dönümü sulu tarım arazisidir. Sulama imkanı bulunan çiftçilerimiz sulamaya başladık. Kalan 1 milyon dönümlük alanda ise kuru tarım yapılıyor. Bu alanların sulama imkanı da yok. Bir hafta içinde yağmur düşmez ise 1 milyon dönüm alanda ot dahi yeşermeyecek. Kuraklık tarımla uğraşanların yanı sıra tüm bölge halkını etkiliyor. Hayvancılık zaten tarıma bağlı. Bölge halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğu için herkes bu durumdan olumsuz etkilenecek.
    Kuraklık korkusundan kurtulmanın tek yolu sulu tarıma geçmektir. Bunun için acilen tarımsal sulama projelerinin yapılmasını bekliyoruz. Barajlar ve sulama projelerinin yapımı tamamlandığı zaman biz çiftçiler rahata kavuşuruz. O zaman yağmur duasına çıkmaya gerek kalmaz. Sulu tarım yapan arkadaşlarımız sıkıntı yaşamıyor, biz ise geceleri tedirginlikten uyuyamıyoruz.''
    REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK
    Siirt Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Hatice Ay, bölge genelinde yaşanan kuraklıktan Siirt'in de etkilendiğini belirterek, sulu tarım yapılamadığı için çiftçilerin büyük sıkıntı içerisinde olduğunu söyledi.
    Sonbahar yağmurlarının bu yıl düşmediğini vurgulayan Ay, ''Yaklaşık 45 gündür tarlaya yağmur düşmedi. Ekimi yapılan tarlalardaki ürünler kurumaya başladı. Birkaç gün içerisinde yağmur yağmaz ise ekimi yapılan ürünlerin tamamı kurumuş olacak. Yağsa bile ekimi yapılan ürünlerde zarar olacak. Bu kuraklık bölge genelinde hububat ürünlerindeki rekoltede düşüşe neden olacak. Gözümüz kulağımız televizyonlardaki hava durumu ile ilgili haberlerde. Bu mevsimde böyle bir kuraklık görülmemiş'' dedi.

    MALİK ÖZKAN: ''İKİNCİ KEZ TOHUM EKMEK ZORUNDA KALACAK''
    Mardin Ziraat Odası Başkanı Malik Özkan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki çiftçilerin 2008 yılında da kuraklıktan büyük zarar gördüğünü anımsatarak, ancak o yıl ilk bahar mevsimi kurak geçmişti, ''Bu sefer sonbahar kurak geçti. Görülür şey değil. Bu gidişle tohum toprağın altında kalacak'' diye konuştu.
    Kuraklık nedeniyle bir grup çiftçi olarak yağmur duası yaptıklarını, çiftçilerin yoğun talebi doğrultusunda önümüzdeki günlerde yeniden yağmur duasına çıkacaklarını vurgulayan Özkan, bununla ilgili olarak Mardin İl Müftülüğü ile temasa geçtiklerini söyledi.
    Mardin'e Kasım ayında yağışın hiç düşmediğini, ekim ayının ise ilk yarısında yağış düştüğünü dile getiren Özkan, şöyle konuştu:
    ''Ekim ayının ilk yarısında çiftçilerimizin bazıları tarlalarına ekim yaptı. Bir kısmı da yağışın düşmesini bekledi. Ancak beklenen yağış bir türlü düşmedi. Ekimi yapan çiftçilerin ürünleri kurumaya başladı. Yağış bekleyenler ise tarlaları kuru olduğu için sürüm bile yapamadılar. Kısacası ekim yapan da ekimi bekleyen de zarar gördü. Kuraklık çok etkili bir boyutta sürüyor. Bir hafta içinde yağış düşmez ise ekilen ürünlerin tamamı kurumuş olacak. Çiftçilerimiz tarlalarını sürüp yeniden ikinci kez tohum ekmek zorunda kalacak. Bu kadar süre geçtikten sonra yeni ekimi yapılan ürünün verimi doğal olarak düşük olacak. Kuru tarımda dekar başına 400 kilogram ürün alınırken, sulu tarımda dekar başına alınan ürün miktarı 700 kilograma kadar çıkıyor. 2008 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle arazilerin büyük bölümünde hasat bile yapılamadı. Sulu tarımda bile 250 kilogram ürün alınabildi. Kuraklık tüm arazilerde etkili oluyor. Bu nedenle kuraklığın hasat dönemindeki rekolteyi azaltacağını düşünüyorum.
    Borçlanarak tohum eken çiftçiler kara kara düşünüyor. Hepsi yağmur yağmasını bekliyor. Sulama projelerinin kısa sürede tamamlanarak, arazilerin suya kavuşturulması gerekiyor. Yoksa çiftçinin kuraklık korkusu devam edecek. Sulu tarıma geçilmiş olsaydı, bugün bunları konuşmuyor olacaktık.''
    Bismil'in Tepe Beldesinde çiftçilik yapan Hamit Sümer ise 1500 dönümlük alanda hububat üretimi yaptığını belirterek, ''Sonbahardaki kuraklık büyük zarar yol açacak. Yağmur yağmaz ise çiftçinin hali perişan olur. Sulu tarım alanlarını çok etkilenmese de kuru tarım yapılan araziler bu işten büyük oranda etkilenir. Yağmur olmadığı için imkanımız ölçüsündeki tarlalarımızı sürekli olarak suluyoruz. Ancak sulama yapan çiftçilerinde büyük masrafı oluyor'' dedi.
    Hüseyin Güneş ise bölge genelindeki tüm çiftçilerin olumsuz etkilendiğini ifade ederek, ''Böyle devam ederse masrafımız ve emeğimiz boşa gidecek. Bir yağmur düşerse diye bekliyoruz. Herkesin sulama yapacak imkanı yok. İşin çözümü sulu tarım projelerini devreye koymaktır'' şeklinde konuştu.

    YAĞMUR DUASI TALEBİ
    Mardin Müftüsü Mehmet Kızılkaya da köy muhtarları ile çiftçilerden yağmur duasına çıkılması için yoğun talep aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
    ''Kuraklıkla ilgili yağmur duasına çıkmakta yarar var. Gelen talepler üzerine yağmur duasına çıkmayı planlıyoruz. Bir hafta içinde müftülük olarak yağmur duasına çıkmayı düşünüyoruz. Yağış düşmediği için Nusaybin ve Kızıltepe ovalarında hala ekim yapılamadı. Dua insanları ayakta tutan bir faktör ve psikolojik olarak insanları motive eder. Yağmur duası da bizim eskiden beri yaptığımız ve yapmaya da devam ettiğimiz bir iştir. Son 70 yılın en kurak mevsimi yaşanıyormuş. Geçen yıl bahar ayında da camilerde yağmur duası yaptık. Yağmur dualarını öncelikle camilerde başlatmayı düşünüyoruz. Ardından kırlara yağmur duasına çıkmayı planlıyoruz.''


    AA
     

Bu Sayfayı Paylaş