Güzel Konuşmanın Önemi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Mavi_inci tarafından 12 Nisan 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Güzel Konuşmanın Önemi konusu Güzel Konuşmanın Önemi - Güzel Konuşmanın Önemi Nedir? Güzel Konuşma Önemi Hakkında

    GÜZEL KONUŞMANIN ÖNEMİ

    Bir fikrin, duygunun, dilin malzemesini oluşturan kelimelerle bir düzen içerisinde anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sözle ifade edilmesine sözlü kompozisyon diyoruz. Sözlü kompozisyonun amacı, kişiye halini, isteğini, düşüncesini açık, tam ve doğru olarak ifade becerisi kazandırmaktır.

    Söz, yazıdan daha önce, daha etkili ve daha pratik olduğu için sözlü kompozisyonun temelini oluşturan, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri olan konuşmanın usulüne göre yapılması hemen her alanda başarılı olmanın asıl unsurlarındandır.

    Başarılı yöneticilerin, tanınmış avukatların, liderlerin, toplum içinde saygın bir yeri olan kişilerin ayırıcı vasıflarından biri de güzel ve etkili konuşmalarıdır. Böyle kişiler fikirlerini, güzel konuşma sanatının incelikleriyle ifade ettikleri için kendilerini dinletmesini bilirler ve herkesin kalbini kazanırlar. Çünkü bunlar Aristo'nun da dediği gibi "...düşündüklerinin hepsini söylemez, fakat söylediklerini düşünür de söylerler."

    Konuşma sanatının inceliklerini bilmeyen birisi ise ne kadar akıllı, fıkri ne kadar değerli olursa olsun, kendisini dinletemez, muhatabını inandıramaz, etrafındakileri kendinden uzaklaştırır, adeta konuşmaya başladığı andan itibaren kendisine zarar vermeye başlar. "Sözü altın olanların susması intihardır." İfadesi konuşmanın önemini ortaya koyan özlü sözlerdendir.

    Amerika'da çeşitli sosyal konular üzerindeki çalışmalarıyla tanınan yazar Dave Garroway, iş hayatında, siyasette, sanat hayatında mevki sahibi olmuş yüzlerce erkek ve kadına bazı sorular sorarak insanların arasını en çok açan şeyin, kelimelerin doğru kullanılmaması olduğuna kanaat getirmiştir. Dave Garroway'e göre insanların en büyük zaafı, daima düşünmeden konuşmaları ve acele ile herhangi bir söz sarf ederken, daima düşüncelerini, ileri sürdükleri ithamlarla genelleştirmeleridir.

    Yazar, bunu şöyle açıklamaktadır:

    1. Bir kadın, eşine bir şey anlattığı sırada, onun dalgın olduğunu fark eder de derhal: "sen beni hiç dinlemezsin." diyerek hücuma geçerse, bu, hemen tartışmaya yol açar. Halbuki erkeğin dalgınlığı, sadece o an için söz konusudur. Kadın, "Beni daima dinlemezsin. " anlamında olan bu söz yerine "kocacığım, beni dinlemiyorsun galiba.;' derse tartışma ihtimali zayıflar.

    2. Zevk konusunda da öyledir. Eşler, daima kendi zevkleri çok ince, karşı tarafın zevkleri ise çok kabaymış gibi hareket ederler... "berbat, bundan nasıl zevk alıyorsun!" cümlesi hakaretamiz bir sözdür. Bunun yerine "Bence bu güzel değil. " dense tartışma olmaz. "Bence" kelimesi birçok tartışmayı önler.

    3. Başarı konusunda birtakım peşin fikirlere saplanarak, sonucu önceden belirten genel yargılar ileri sürmek de yanlıştır. "Sen başaramazsın, sen beceriksizsin, sen adam olmazsın!" gibi sözler tartışma kapısıdır. Öncelikle başarının ne olduğunu kendi kendimize düşünmek gerekir. Sonra o gün, o ay için gösterilemeyen bir başarının her zaman için ölçü olamayacağını kabul etmek gerekir. Bu kapsamda kelimelerin sihri üzerinde dikkatlerimizi toplamalıyız.
     

Bu Sayfayı Paylaş