Gürsel Aksel Kimdir-Gürsel Aksel Hayatı-Gürsel Aksel Biyografisi

'Yerli - Yabancı Sporcular' forumunda Mavi_Sema tarafından 17 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gürsel Aksel Kimdir-Gürsel Aksel Hayatı-Gürsel Aksel Biyografisi konusu GÜRSEL AKSEL
    Kimdir?
    1937 yılında Edirne'nin Uzunköprü kazasında dünyaya gelen Gürsel Aksel, babasının memuriyeti nedeniyle geldikleri Manisa'da futbola başladı. Kısa sürede futbol otoritelerinin dikkatini çekti. 1955 yılında ağabeyi Güler Aksel ile birlikte Manisa Gençlik'ten Göztepe'mize transfer edildi. 10 yılı takım kaptanlığı olmak üzere 17 sene aralıksız sarı-kırmızılı ekibimizde oynadı. Göz-Göz'ümüzün tarihi başarılarında başrol oynadı. İki defa Türkiye Kupası, bir defa Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanan kadronun kaptanıydı. Aynı şekilde Avrupa Kupa Galipleri Kupası, Fuar Şehirleri (UEFA) Kupası'ndaki tüm maçlarda görev aldı. Futbolu bıraktıktan sonra, Göztepe, Ordu, Rize takımlarında teknik adam olarak görev yaptı. Rizespor'u çalıştırırken 13 Ekim 1978'de bir benzin istasyonundaki patlama sonucunda hayata gözlerini yumdu. Aksel, Evli biri kız, diğeri erkek iki çocuk babasıydı. 3 defa A Milli, 2 defa Ümit Milli 12 defa da Ordu Milli Takım'da oynayan Aksel, 1966 yılında Kazablanka'da Dünya Şampiyonu olan Ordu Milli Takımı'nda görev yaptı.

    Koca Kaptan Gürsel
    Kimileri ona maç sırasında çok konuştuğu için "kaynana", kimileri vücut yapısı nedeniyle "kestane" kimileri ise liderlik vasfı nedeniyle "baba" diyordu ama o günümüze "Koca Kaptan" lakabıyla geldi ve bu lakap onunla özdeşleşti. Gürsel Aksel, bir ekoldü. O iyi bir kaptan, iyi bir futbolcu, iyi bir insan ve hepsinden önemlisi iyi bir dosttu. Takım arkadaşlarını sevdi, kulübünü sevdi ve hepsine sevgiyi aşıladı. Sevgiyle nelerin başarılabileceğini herkese gösterdi. Öyleki herkesin umutsuzluğa kapıldığı anlarda dahi o arkadaşlarına ve çevresine hırs aşıladı, sevgi aşıladı. O muhteşem kadroda ona inandı, onunla Avrupa kapılarını araladı. Öyle bir liderdi ki, onun Göztepe'de görev yaptığı dönemde futbolcular hiç bir zaman doğru düzgün transfer görüşmelerine dahi girmedi. Gürsel Aksel, sezon sonunda yönetim toplantısına giriyor tüm takım arkadaşları için pazarlığa oturuyordu. Arkadaşları ise kapıda onu bekliyordu. O yöneticilerle yaptığı çetin mücadele sonunda anlaşmaya varıyor, kapıdan çıkıp arkadaşlarına "Arkadaşlar artık içeri girip imza atabilirsiniz" diyordu. Futbolcular imza attıkları kağıda baktıklarında Koca Kaptan'ın en düşük fiyata imza attığını, kendilerine daha fazla para yazıldığını görüyorlardı. O işte böyle bir liderdi. Hatta yöneticilere o dönemlerde "Ali'ye daha fazla para verin. O çok para yiyor. Ona yetmez" diyerek en fazla parayı da ona verdiriyordu. Ama futbolcular da, ona öylesine büyük saygı gösteriyordu ki, o duşa girmeden hiç bir futbolcu duşa girmiyordu. Koca Kaptan'ın bir dediğini iki etmiyorlardı. Gürsel Aksel, Göztepe'miz ile bir çok başarılara imza attı. Sarı-kırmızılı ekibimizin Avrupa Kupaları'nda çeyrek final ve yarı final oynadığı dönemlerde ve iki Türkiye Kupası, bir Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanılmasında büyük pay sahibi oldu.

    Kadere Bak
    Futbolculuk döneminde tarihi başarılara imza atan Gürsel Aksel, antrenörlük döneminde Göztepe'mizin 2.Lig'e düşüşüne tanık oldu. Hem de son maçta Göz-Göz'ümüze rakip olan Orduspor'un başında. 1976-77 sezonunda Göztepe'miz ligde zor günler yaşıyor. Ligin son haftasına girildiğinde sarı-kırmızılı ekibimiz Ordu deplasmanına gidiyor. O dönemde Gürsel Aksel Orduspor'un teknik direktörü. Göztepe'miz bu maçı kazanırsa ligde kalacak, kaybederse küme düşecek. Maçtan önce Göztepeli yöneticiler koca kaptana adeta yalvarıyor. "Aman Gürsel, Göztepe'nin kaderi senin elinde. Bize bir puan bile yetiyor. Futbolcularla konuş, bu işi bağla." diyorlar. Koca Kaptan duyduklarına inanamıyor ve yerinden fırlıyor. "Siz hiç futbolcunuza bu maçı satın diyebilirmisiniz? Biz bugüne kadar Göztepe'de formamıza hiç ihanet etmedik, ettirmedik. Size şerefli bir forma bıraktık, düşeceksek şerefimizle düşeriz. Kalbim Göztepe'yle ama ben böyle bir şey yapamam." diyor. Aksel, maçtan önce soyunma odalarına gidip futbolcularına "Arkadaşlar. Benim kanım, canım her şeyim Göztepe. Ama sakın bana bakıp duygusal davranmayın. Çıkın mertçe, erkekçe oynayın ve maçı kazanın." diyor. Orduspor o maçı 2-1 kazanıyor ama maçtan sonra Orduspor soyunma odası ölü evi gibi. Futbolcular Gürsel Aksel'i maç bitiminde hüngür hüngür ağlarken buluyor, onu teselli etmeye çalışıyor. Aksel, kimseye haber vermeden Kula'ya gidiyor ve tam 1.5 ay hiç ama hiç kimseyle konuşmuyor. Yakınları onun sağlığından endişe ediyor, Aksel Göztepeli arkadaşlarının ısrarıyla İzmir'e zor getiriliyor.

    Gürsel Aksel'den Bir Anı: Cumhurbaşkanlığı Kupası
    1969-70 sezonu. Gürsel Aksel'in allandıra, pullandıra anlattığı en büyük anılardan birisi. Göztepe'miz, Galatasaray ile Cumhurbaşkanlığı Kupası oynuyor. Maçtan önce ısınma hareketleri yapılırken Galatasaray'ın İzmirli efsane ismi Metin Oktay, Gürsel Aksel'in yanına giderek, "Size dört gol atacağız" diyor. Aksel müthiş sinirleniyor. Arkadaşlarını soyunma odasında toplayıp durumu anlatıyor ve şunları söylüyor: "Bakın arkadaşlar bu maçı mutlaka kazanacağız. Anadolu'ya bu kupayı götüren ilk kulüp olacağız. Bu maçı benim için kazanın" Göztepe sahaya çıkıyor ve süper bir oyun sergiliyor. İlk yarı 1-1 sona eriyor. İkinci yarıda adeta Göztepe fırtınası esiyor. Gürsel Aksel, ceza alanı dışından topa nefis vuruyor, top Galatasaray ağlarında. Maçın hakemi Orhan Gönül, ürküyor. Göztepe'mizin kupayı alması veya Galatasaray'ın kupayı kaybetmesinin getireceği tepkilerden korkuyor. Maçı uzattıkça uzatıyor. Ama Göztepe davaya inanmış. Maçı kazanacak. Gürsel'in pasını alan Fevzi uzatma dakikalarında topa öylesine güzel vuruyor ki, Cim-Bom adeta çimlere gömülüyor, taraftarlarımız ayağa kalkıyor. Evet, Cumhurbaşkanlığı Kupası Göztepe'mizin. Tribünlerde büyük coşku yaşanıyor. Maçtan sonra Gürsel Aksel, taraftarlardan kurtulup maçın topunu alıyor ve Galatasaraylı Metin Oktay ile diğer futbolcuların yanına yanaşarak, "Dört atarız demiştiniz. Biz size üç tane attık. Al bununla dört olsun." diyor ve takım arkadaşlarının yanına koşuyor. Ardından dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'dan Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı alıyor.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş