Güneydoğu Asya'da Myanmar - Birmanya Birliği Sosyalist Cumhûriyeti Hakkında Bilgi

'Ülkeler Coğrafyası' forumunda Mavi_inci tarafından 6 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Güneydoğu Asya'da Myanmar - Birmanya Birliği Sosyalist Cumhûriyeti Hakkında Bilgi konusu Güneydoğu Asya'da Myanmar - Birmanya Birliği Sosyalist Cumhûriyeti Hakkında Bilgi

    DEVLETİN ADI: Birmanya Birliği Sosyalist Cumhûriyeti
    BAŞŞEHRİ: Rangoon
    YÜZÖLÇÜMÜ: 676.577 km2
    NÜFUSU: 43.466.000
    RESMİ DİLİ: Birmanca
    DİNİ: Budizm, İslâmiyet, Hıristiyanlık, Animizm
    PARA BİRİMİ: Kyat

    Güneydoğu Asya’da bulunan; kuzey ve kuzeydoğusunda Çin, batısında Hindistan ve Bangladeş, doğusunda Laos, güneydoğusunda Tayland ile komşu olup, Bengal Körfezi ve Andaman Denizinde geniş kıyılara sâhip bir ülke. Birmanya ve Burma olarak da bilinir. Uzak Doğu Asya’nın bütün tipik özelliklerine sâhiptir.

    Târihi

    Birmanya târihi hakkında bilinen bilgiler eskidir. Orta Asya’dan Moğol ve Türk asıllı kavimler buraya göç yapmışlardır. On birinci asırda kurdukları bir devletle târih sahnesinde yer işgâl eden Birmanya, 13. asırda Kubilay Han tarafından işgâl edilmiştir. Daha sonra çeşitli hânedanların idâresi altında 19. asrın ortalarında refah seviyesi yüksek bir ülke hâline gelen Birmanya, 1882’de İngilizlerin istilâsına uğradı. İngilizler önce diğer sömürgesi olan Hindistan’a bağladıkları Birmanya’yı daha sonra direkt bir şekilde kendilerine bağladılar (1886). İkinci Dünyâ Savaşında Japonların işgâline uğrayan ülke, Japonların yenilmesiyle sona eren harbin nihâyetinde (1945’te), İngilizlere karşı bir bağımsızlık savaşı başlatarak, 4 Ocak 1948’de İngilizlerin çekilmesiyle bağımsızlığını îlân etti. 1974’te kabul edilen bir anayasa ile sosyalist bir idâre kuruldu. 1988’de demokrasi yanlısı hareketi bastırarak iktidara el koyan askerî yönetim, bütün partileri dağıttı. Askerî yönetimin başında bulunan General Saw Maung, 1992’de geçirdiği sinirsel bir rahatsızlık yüzünden görevi bırakmak mecburiyetinde kaldı. Yerine General Tan Shwe geçti (1993).

    Fizikî Yapı

    Fizikî özellikleri bakımından bir sâdeliğe sâhip değildir. Çok yüksek dağlar, yüksek yaylalar, alüvyonlu ovaların hepsi mevcuttur. Dünyânın en yüksek sıradağları olan Himalaya Dağlarının son uzantıları Birmanya’nın batısında bulunur. Bu sıradağlar ülkenin kuzeyinde âniden sarplaşır ve yüksekliği 5000 metreye varan tepeler hâlini alır. Güneye doğru alçalarak gider. Burada Arakan Sıradağları ismini alır. Batıdaki bu sıradağların güneybatıdaki kolu denize dik bir şekilde ulaşırken, bu dağların bir uzantısı olarak denize pekçok küçük adacıklar teşekkül etmesine sebep olurlar. Bu bölgede deniz sığ ve kayalık olduğu için gemiler için ulaşım elverişli değildir.

    Batıdaki sıradağların kuzeyi, ülkenin de kuzey kesimini teşkil eder ki, bu yörede dağlar Theing-Wang Razi Tepesinde ülkenin de en yüksek noktası olarak 6024 metreye ulaşır. Bu bölgeden doğan İrrawadi Nehri, doğusunda ülkeyi bir uçtan diğer uca 2200 km olan uzunluğuyla kat ederek, Bengal Körfezine dökülür. Bu ırmağın kollarıyla berâber meydana getirdiği havza, ülke topraklarının yarısından fazlasını teşkil eder.

    Kuzeyde hızlı akmasına rağmen, gittikçe hızı yavaşlayan İrrawadi Irmağının güneyden îtibâren 1450 kilometrelik bir bölümü nehir ulaşımına elverişlidir. Denize döküldüğü yerde geniş bir delta teşkil eder. Ulaşıma elverişli olması sebebiyle bu nehrin ülke hayâtında önemli bir yeri vardır.

    Ülkeyi kuzeyden güneye kateden batı sıradağları ve ortada İrrawadi Havzasından sonra, doğuda yine kuzeyden güneye kateden Chan Yaylası yer alır. Bu yaylanın yüksekliği 1000-2000 m arasında değişirken, yaylanın kuzey kısımları kurak, çıplak ve tarıma elverişli olmayan arâzilerle kaplıdır. Güney kesimleriyse zengin tropik bitki örtüsüyle bezenmiştir. Pekçok akarsuyun bulunduğu Chan Yaylasındaki en önemli nehir, bu ülke topraklarındaki uzunluğu 1700 km olan Salven Nehridir. Chan Yaylası güneyde Malaka Yarımadasına kadar uzanarak denize dik yamaçlar hâlinde ulaşır. Bu yaylanın da denize ulaşması batı sıradağlarında olduğu gibi denizde gemilerin seyrine engel teşkil eden kaya adacıkları şeklindedir.

    İklim

    Bütün Güneydoğu Asya ülkelerinde mevcut olan muson iklimi genel olarak Birmanya’da da hâkimdir. Ülke yengeç dönencesi üzerinde bulunduğundan, kışın karalardan denizlere doğru esen kuru; yazın ise denizlerden karalara doğru esen bol yağışlı muson rüzgârları, ülkenin iklimindeki en önemli unsurdur. Ülkenin doğusundaki yüksek yaylalarla, batısındaki yüksek sıradağlar, yağışların bölgelere göre dağılımına tesir etmektedir. Birmanya’nın en çok yağış alan bölgeleri; Arakan Sıradağlarının batı kesimi ile İrrawadi Nehrinin denize döküldüğü yerde teşkil ettiği Delta Ovası ve Chan Ovasının güney kesimleridir. Bu bölgelerde senelik yağış ortalaması 5000 milimetreyi geçer. İç bölgelerde muson rüzgârlarının tesiri pek fazla olmadığı için yağış da azdır. Ülkenin muson rüzgârlarına mâruz kalan güney bölgeleri bol yağışlı olup, senelik sıcaklık farkları 17-39°C civârında değişir. Kuzey kısımlarında nisbeten daha kurak ve soğuk bir iklim hâkimdir.

    Tabiî Kaynaklar

    Birmanya, tabiî kaynaklar bakımından çok zengin bir ülkedir. Ülkenin % 60’ı tropikal ormanlarla kaplı olup, bu ormanlarda fil, kaplan, arslan, maymun gibi vahşî hayvanlar bulunur. Yeraltı zenginlikleri de oldukça fazla olan ülkede petrol, tabiî gaz, kalay, çinko, kurşun, tungsten, altın, gümüş, bakır ve yemiştaşı gibi mâden kaynakları vardır. Nehirlerinde ve denizlerde bol miktarda çeşitli balıklar mevcuttur.

    Nüfus ve Sosyal Hayat

    43.466.000 olan nüfûsu değişik etnik gruplar meydana getirir. Bu etnik gruplardan en önemlileri; Birmanyalılar, Karenler,Şanlar, Şinler,Kaşınlar ve Kayahlardır. Ancak nüfûsun % 74’ünü Birmanyalılar teşkil etmektedir. Bunlardan başka Bangladeş,Hindistan ve Çin’den gelen göçmenler de ülke nüfûsunda az da olsa bir yekün teşkil ederler.

    Refah seviyesinin çok düşük olduğu Birmanya’da halk, kazıklar üzerine bambudan yaptığı evlerde yaşar. Evlerini kazıklar üzerine yapmalarının sebebi; muson yağmurları sebebiyle sık sık mâruz kaldıkları sellerden korunmak içindir. Halk, genellikle çiftçilikle uğraşmaktadır. Resmî dilin Birmanca olmasına rağmen, halkın ancak % 65’i bu lisânı konuşmakta, geri kalanlar ise kendi bölgelerine mahsus olan çeşitli dilleri konuşmaktadır. Birmanya halkı genel olarak geleneklerine bağlı, an’anelerinden vaz geçmeyen bir millettir. Âile kavramı; anne, baba, kardeşler, dayı, teyze, amca, hala, dede, nine, yeğenlerden müteşekkil topluluktur. Âilede söz sâhibi olan kimse mutlaka babadır. Halkın ekseriyeti Budizm dînine inanır. İslâmiyetin, halkın genel kültür seviyesinin yükselmesiyle gittikçe yayıldığı Birmanya’da Hıristiyanlık ve Hindu dinleri çok dar sâhalarda kalmıştır. Okur-yazar oranının % 70 gibi yüksek bir rakam olmasına rağmen, bu sâdece okur-yazar olmaktan ileri gitmeyen halkın kültür seviyesinin yüksek olmasını ifâde etmemektedir. Orta öğretim yapan okulların sayısının çok sınırlı olduğu ülkede bir tek üniversite vardır. Sağlık hizmetlerinin de yetersiz olduğu hastahânelerde nüfûsa göre yatak sayısı da çok azdır.

    Siyâsî Hayat

    1948’de bağımsızlığını îlân ettikten sonra, Birmanya’da parlamenter demokratik bir rejim benimsendi. Meclis ve Senato’nun teşkili, devlet ve hükûmet başkanlarının seçiminden sonra komünist ve bölücülerin meydana getirdikleri kargaşalık netîcesinde ordu yönetime el koydu. Seneler sonra hazırlanan anayasa, 1974’te halk oyuna sunularak kabul edildi. Bu anayasa netîcesinde, Birmanya Sosyalist Federal Cumhûriyeti oldu. İdârî bakımdan 50 vilâyete ayrılmıştır. Bunların çoğunluğu küçük şehirlerdir.

    Ekonomi


    Dünyânın geri kalmış ülkelerinin başta gelenlerinden olan Birmanya’da ekonomi tarıma dayanmaktadır. Çok bol olan mâdenler, tarımdan sonra ekonominin dayandığı ikinci büyük faktördür. Ülkede üretilen en önemli tarım ürünü, bütün Uzakdoğu ülkelerinde olduğu gibi pirinçtir. Halkın temel gıdâ maddelerinin başında gelen pirincin ülke içerisindeki tüketimden artanı ihrâç edilir. Buğday, mısır, akdarı, susam, baklagiller, pamuk, çay ve şekerkamışı ülkede üretilen diğer tarım ürünleridir. Tarım en ilkel usûllerle yapılmaktadır. Gür tropik ormanlar ekonomiye kereste, kauçuk üretimi şekliyle katkıda bulunurlar.

    Mâdenler bol olmasına rağmen işlenememektedir. Ülkedeki petrol üretimi, İkinci Dünyâ Savaşından önceki seviyesine henüz ulaşmış değildir. Sanâyisi yok denilebilecek seviyede olan Birmanya’da, çok az sayıda çimento, kâğıt, dokuma ve şeker fabrikaları vardır. Fildişi ve tahta oymacılığı ile ipekçilik ve mücevherat yapımı yaygındır. Ticâret de, bütün ekonomi kolları gibi çok geri kalmıştır. Balıkçılık mevcut sularda çok az yapılmaktadır. Daha ziyâde nehirlerde yapılan balıkçılığın yanısıra son zamanlarda deniz balıkçılığı da yaygınlaşmaktadır.

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Myanmar (Burma)

    [​IMG]


    Yangon - Schwedagon Pagodası

    Geçmişte Burma ve Birmanya diye anılan Myanmar, güneydoğu Asya’nın en gizemli ve şaşırtıcı ülkesidir. Sadece güzel manzaraları, sanatsal ve kültürel mirasıyla değil, halkının asaleti, misafirseverliği ve güleryüzüyle de hayranlık uyandırır. Seyyah, bu ülkede kendini başka bir dünyada zannedebilir.


    [​IMG]

    Yangon – Schwedagon Pagodası

    Batısında Bengal Körfezi’nin, güneyinde ise Andaman Denizi’nin sularıyla yıkanan Myanmar, Bengladeş, Hindistan, Çin, Laos ve Tayland’dan dağları ve ormanlarının yarattığı tabii bir sınırla ayrılmıştır. Himalayalarda doğan ve ülkenin atardamarı olan Irrawaddy nehri, yüksek boğazlar, balta girmemiş tropikal ormanlar ve pirinç tarlalarının ortasından akarak, ülkenin en büyük kenti Yangon’un güneyinde 280 km. genişliğindeki devasa deltaya ulaşır.

    [​IMG]

    Yangon – Kandawgyi Gölü - Kralliyet Teknesi

    Myanmar seyahati Yangon’dan başlar. Çok yakın bir zamana kadar ülkenin başkenti olan Yangon’un ismi, 1852 de ülkenin güneyini kolonize eden İngilizlerin verdiği Rangoon adından gelir. Kısa bir süre önce, 1962 den beri ülkenin idaresini ellerinde tutan generaller, başkenti, bilinmeyen bir nedenle, daha kuzeydeki Pyinmana bölgesinde bulunan Nay Pyi Daw kentine taşıdılar. Bilindiği gibi, bu generaller cuntasını boykot eden batılılar uzun süre Myanmar’a seyahat etmek istemediler. Bu boykot sayesinde de Myanmar turist akınlarıyla bozulmadan günümüze gelebildi.

    [​IMG]

    Yangon – Şafakta Kandawgyi Gölü

    Ancak günümüzde bir kaç yüzbin turistin geldiğini düşünürsek, bu sadeliğin uzun süre kalmayacağını anlarız. Bütün bu nedenlerle ülkeye hafifçe çekinerek gelen seyyahın çekingenliği havaalanındaki uzun vize formaliteleri sırasında artsa da, ülkeye adımını atar atmaz, Budist tapınaklarının arasında ve zamanın ötesinde bir yolculuk yapmaya başlayacak ve kendini bu güleryüzlü, sakin insanların arasında son derece güvende hissedecektir

    [​IMG]

    Inle Gölü


    İlk kültür şokunu, Birman ruhunu çok iyi yansıtan ve yüz metreden daha yüksek, altın kaplı stupasıyla ülkenin en tanınmış pagodası olan mistik Shwedagon’da yaşayabilirsiniz. Yangon’da, Chaukhtatghi Yatan Buda Pagodası, çok hareketli eski kolonyal mahalleler, renkleri ve kokularıyla Çin Pazarı, romantik Kandagyi Kraliyet Gölü, Birman tarihini sergileyen milli müze ve ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen hediyelik eşyaların satıldığı Bogyoke Aung San sanatkarlar çarşısı gibi ilginç geziler yapabilirsiniz.

    [​IMG]

    Irrawaddy Nehri

    Ancak alışverişinizi seyahatiniz boyunca gezeceğiniz ve boyalı şemsiyeler, lake eşyalar gibi daha zengin çeşit sunan Mandalay ve Bagan bölgelerinde yapmanızı tavsiye ederiz. Birmanya safir, opal, topaz, zümrüt gibi değerli taşların bolca çıkarıldığı bir ülke ancak hakikisinden çok sahtesinin de aaagahları doldurduğunu düşünerek bu tip bir alışveriş için pahalı olmakla birlikte, en güvenilir yerin değerli taşlar müzesindeki devlet mağazası olduğunu söyleyebiliriz.

    [​IMG]

    Inle Gölü

    Shan bölgesinde, 1000 metre rakımda bulunan Inle Gölü’ne varabilmek için önce Heho’ya kadar uçakla gitmek, havaalanından sonra bir saat kadar kara yolundan Nyaungshwe’ye ulaşmak ve oradan da gölün en sakin köşelerinde ve yerel mimari tarzında, yani kazıklar üzerinde inşa edilmiş otellere gidebilmek için, ortalama yarım saat motorlu piroglarla seyahat etmek gerekmekte. Yüksek dağlarla çevrili Inle Gölü, kazıklar üzerine inşa edilmiş köyleri, ufak sandalların üzerinde ayaklarıyla kürek çeken balıkcıları, gölün üzerinde inşa ettikleri tarlalarında tarım yapan köylüleri, tapınakları, dükkanları ve kısacası göl üzerindeki canlı yaşamıyla alıştığımızın çok dışında ve ilginç bir görüntü sergilemekte. Gölü keşfetmek için sabah erken saatlerde, piroglarla, sisin içindeki büyüleyici atmosferin içinde yolculuğa başlamak gerekiyor.

    [​IMG]

    Inle Gölü – Sagar

    Sabah yola çıkıldığında hava serin olmakla birlikte saat ona doğru güneş yükseldikce çok ısınacağını göz önünde bulundurmak gerekir. Yolculuk esnasında göldeki hayatın, balıkçılarla, meyva, sebze, odun, yosun veya sepet taşıyan piroglarla, zıplayan kediler manastırı gibi göl üzerinde inşa edilmiş pagodalardaki dua eden keşişlerle, yavaş yavaş nasıl hareketlendiğini görebilirsiniz. Gölün güneyindeki, eski başkentlerden Sagar’a kadar uzunca ama çok ilginç bir yolculuk yaparak, yarı bellerine kadar sulara gömülmüş, periler ülkesini anımsatan pagodaları görebilirsiniz.


    [​IMG]

    Mandalay – Kralliyet Sarayı


    Mandalay’a gitmek için Heho’ya geri dönerek uçağa binmek gerekmekte. Mandalay, hem çevresindeki birçok manastırla Buda alimlerinin merkezi, hem de kadınlara yasak olduğu için sadece erkeklerin yanına kadar gidip yapıştırdıkları altın yapraklarla 15 cm. kadar altınla kapladıkları, ülkenin en kutsal Buda’sı Mahamuni’nin bulunduğu Hpayagyi Pagoda’sıyla ülkenin en kutsal şehridir. Mandalay’da biçok altın yaprağı imal eden atölye görebilirsiniz. Birman halkının inancına göre altın yaprakları sadece güzel ve değerli değil aynı zamanda da yiyeceklere karıştırılıp yendiği zaman kalbi güçlendirmektedir. Burma’nın İngilizler tarafından 1885 de işgaline kadar son kraliyet başkenti olan Mandalay, 1945 de bombardımanlardan çok zarar görmüş ve kraliyet sarayı yıkılmıştır.

    [​IMG]

    Mandalay – Kuthodaw Pagodası

    Bugün bu sarayın bir kopyasını görmek mümkün. Mandalay’ın güzel bir panaromasını görebileceğiniz tepenin eteklerinde, Buda felsefesinin 729 stele yazılı olduğu, dünyanın en büyük taş kitabını barındıran Kuthodaw Pagodası bulunmakta. Mandalay’dan hareketle, bir ada üzerinde bulunan ve at arabalarıyla gezilen Ava; 1849 senesinde Ava sarayından getirilen tik ağaçlarıyla inşa edilen, 1200 mt. uzunluğundaki U-Bein köprüsüyle Amarapura; tepelerde inşa edilmiş pagodaları, tapınakları ve budizmi öğrenmek için gelen kadın ve erkek keşişleri barındıran 400 manastırıyla Sagaing ve daha kuzeydeki ve gemilerle gidilen Mingun gibi eski başkentleri gezebilirsiniz. Mingun’da Moskova’dakinden sonra en büyük ve sağlam çanı ve 1790 da inşaatına başlanan fakat kralın ölümünden sonra para yokluğundan terk edilen en büyük pagodayı görmek mümkün.

    [​IMG]

    Bagan

    Mandalay’ın 145 km. güneyindeki Bagan’a üç yolla gitmek mümkün: Uçak, çok bozuk ve 8 saat süren kara yolu veya nehirden gemiyle. Nehir yoluyla yolculuk en renklisi: suyun yüksekliğine göre 8 ila 12 saat sürebiliyor. Fakat gün boyu göreceğiniz manzaralar buna değer.

    [​IMG]

    Bagan

    Güney-Doğu Asya’nın en büyük arkeolojik ören yeri olan Bagan, 849 senesinde oturulmaya başlayarak, 1287 deki Moğol istilasına kadar Burma’nın başkenti olmuş ve XI.ci yy.da, büyük kral Anawratha’nın devrinde inşa edilen tapınak ve pagodalarıyla altın çağını yaşamıştır. Unesco’nun sayımına göre 2229 eser ihtiva eden Baga’nın tümünü gezmeyi pek düşünmemek gerekir. Ancak, Shwezigon, Thatbyinnyu, Buhpaya, Mingalazedi, tepesinden muhteşem bir gün batımı izleyebileceğiniz Shwehsandaw pagodaları ve Ananda, Htilimilo, Mahabodhi, Sulamani ve renkli duvar resimleriyle Anandaokkyaung tapınakları en ilginç örnekleri oluşturmakta.


    [​IMG]

    Bagan - Schwezigon Pagodası

    Tüm Bagan’ı, gün doğumunun ışıkları ve sisleri içinde görebilmek için bir balon turu yapmak, pahalı olmakla birlikte en doğru seçim.
    Bagan’da geleneksel Birman kukla tiyatrosunun oyunlarını izleyebilirsiniz. Genellikle akşam yemeği esnasında izleyebileceğiniz bu gösteriler, ülke insanlarının mizah anlayışı hakkında güzel bir örnek sergilemekte. Büyük ve tahtadan yapılmış kuklalar da, Burma’dan getirebileceğiniz en dekoratif hatıra eşyalarından biri olabilir.


    [​IMG]

    Ava – U-Bein Köprüsü


    Son bir konu da Birman mutfağı. Genelde Çin ve Taylan mutfaklarının bir benzeri olan Birman mutfağında ağırlıklı olarak pirinç ve pirinç makarnasının yanında sebze, çeşitli otlar ve balık yenmekte. Uzakdoğu mutfağını sevenlerin çok memnun kalabilecekleri bir yemek çeşidi.



     

Bu Sayfayı Paylaş