Gündoğumu Gölleri

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Mavi_Sema tarafından 24 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gündoğumu Gölleri konusu Doğunun denizi Van, koyu laciverdi mor suyuyla, yoksul ama misafirperver insanların yurdu Balık Gölü ve incisi Hazar... Yazın kavurucu sıcak, kışın Erzurum'a inat ılıktır Tortum Gölü. Halim Diker, sırt çantasından başka bağımlılık istemeyenler için doğunun göllerinde farklı bir rota çizdi.

    [​IMG] [​IMG]

    Dolunay, karşı kıyıda yükselen koca dağın buzdan takkesini parlatmış. O dağ Süphan. Sol tarafta bir başka dağ göreceksin. İçinde koca bir çukur var. Yüzyıllar önce homurtusu tükense de hâlâ göğe usul usul bahar püs----en, çanağında dev bir krater gölü barındıran Nemrut'tur o dağ. Hafif bir soda kokusu yayılır genzine. Doğunun denizi Van Gölü'dür o. Unutma güneş burada çok erken doğar.
    Çay ocağının önüne dizili hasır taburelerden çek altına, demli bir İran çayı söyle. Buharı tüten tandır ekmeğine ser, otlu peyniri. Önündeki sehpadan bir kıtlama şekeri al, at ağzına. Bir yudum çek çayından ve seyret caddedeki telaşı. Lokantadaki askıya asılmış etler alınıp fırına verildi bile. Birazdan buram buram büryan kebabı kokacak çarşı. Köşe başında 'ışgıın!' diye bağıran delikanlı bitecek. 'Doğu'nun muzu bu' diyecek sana. Bir demet al, ikincisini o hediye edecek. Yedikçe iştahın artacak yüksek yaylaların şifalı, eşsiz lezzetteki çıtır çıtır meyvesini.

    [​IMG] [​IMG]

    Cadde boyu minibüsler dizilecek, köyden kentten gelenlerle cıvıl cıvıl olacak Tatvan. Eğer ara sokaklara dalarsan ceviz ağaçlarının gölgelediği toprak damlı evleri, oyun oynayan çocukları göreceksin. Ve eğer iflah olmaz bir kedi tutkunuysan sarı mavi gözlü şirin bir pamuk yumağı olacaksın kucağına. Küçük bir çocuk gelecek yanına, ya götürürse korkusuyla, ürkekçe, 'Hadi ver artık' diyecek. Taze süt kokusu, ev önünde korumaya bırakılmış kaysı kokusuna karışacak. Nemrut Dağı, gözünden hiç gitmeyecek. Nasıl giderim diye soracaksın birisine, 'Hadi gidelim' diyecek.
    Merttir Van'ın insanı, aynı zamanda cömerttir de. Dükkânını komşusuna emanet edip alacak seni arabasına. Volkanik kayaların, tozların arsından kıvrıla kıvrıla yükselip gideceksin dağın içindeki gizli cennete. Koca bir havuzun ıssız bir koyundasın. Çıkar elbiselerini, hızla dal suya, çığlıkların kayalıklarda yankılansın. Su bitkilerinin arasında küçük balıklarla kovalamaca oyna. Başka çığlıklar duyacaksın, tepenin ardından yükselen. Sıcak gölün kıyısında banyo yapan ufaklıkların çığlıkları onlar. Haydi sen de katıl onlara. Buhar bacalarının yanına ulaştığında nefesini tut, kulağını sese ver. Derinden bir hırıltı duyacaksın. Nemrut'un kalbi olmalı. Sıcak buhar yüzünü ıslatacak. Tepeden, günbatımında yüzü al al olmuş Van Gölü'nü seyredeceksin.
    Bir sabah çadırının kapısını açtığında kıyıdan, mavi düzlüğün ortasındaki adaya giden teknelerin ayrıldığını göreceksin. Adanın kıyısında kümbetli bir yapı var, adanın ismi Akdamar. Kahvaltını orada, gölün içindeki adada yap. Akşama Van balığı var mönüde. Van'ın yüzyıllardır yenilen incikefalidir Van balığı. Tadı pek de güzeldir. Yedikçe yiyesin gelir.

    [​IMG] [​IMG]

    Edremit'in çakıllı plajında göle girenleri göreceksin, çekinme sen de gir. Çıkınca kamp yerinde duş alırsın nasılsa. Van'ın ışıkları yanıp sönerken göl kıyısında, sırtüstü sahile uzanmış, yıldızları seyrediyor olacaksın.
    Yalnızlıktan hoşlanıyorsan eğer, veya yaşadığın şehri bir süreliğine unutmak istiyorsan, ufuktaki dağların arasında yapayalnız bir göl var. Koyu lacivert mi desem, mor mu! Hayatında göreceğin yoksul ama en misafirperver insanların yurdu orası. Balık Gölü derler, o yalnız göle. Yıllar önce turist kafileleri göl kıyısındaki otelde kalırmış. Şimdi harabe halindeki oteli balıkçılar kullanıyor. Otelin yanı başında buz gibi bir pınar var. Çadırını oraya kur diyeceğim ama kurdurmazlar ki. 'Ayıp ayıp, ta nereden kalkıp gelmiş de bizi hakir görüp çadır kuracak, ikramımızı reddedecek' der köylüler. Sen en iyisi kırma onları, misafir oluver. Paylaşacak ne çok şeyiniz olacak gör bak. Gölde balıkçılarla ağ çek, peşinizden uçan martıları besle ve mutlaka doğal göl alabalığından doya doya ye.
    [​IMG]
    Hava sıcak mı sıcak, deriniz kavrulacak. Serin bir deniz arzusu kabaracak içinde. Yol, yokuşu aşınca karşında tuhaf bir mavilik göreceksin. Yok serap değil bu, Hazar. Elazığ'ın Hazar Gölü. Kıyısında yeşillikler içinde bir çay bahçesi ve lokanta bulacaksın, hemen orada minibüsten in. Kamp yerin burası. Pırıl pırıl kumsalda uyuyan buzağı ve sıpaları ürkütmeden yanaş göl kıyısına. Tatlı bir serinlik tüm vücudunu sarana kadar ilerle gölde. Yanından geçen balıkları seyret. Akşamüzeri birkaç olta takımı salla göle ki akşam yemeğin çıksın. Nasibin yoksa da üzülme, yanı başındaki, lokantada yersin balığını.

    [​IMG] [​IMG]


    Doğunun dağlarını aş, platolarını geç, kanyonlarından ilerle, köyleri, kasabaları geç. Kuzeye çıktıkça doğudan ayrıldığın hissine kapılacaksın ama acele etme, son bir sürpriz kaldı geriye, bu toprakların en haşin yüzlü gölü Tortum. İkiye yarılmış dağın arasında uzanan dar ve derin bir göl burası. Yazın kavurucu sıcak, kışın Erzurum'a inat ılıktır Tortum Gölü çevresi. Gölün ortasındaki yarımada da piknik yeri. Kıyıdaki sac tekneler gölün karşı kıyısındaki elma, kayısı bahçelerine gitmek için. Sabah erkenden kalkarsan elbette sen de teyzelerle kürek çekip gidersin bereketli bahçelere. Göle girersen eğer, gölde kulaç atan çocuklara özenip fazla açılma. Göl çok derin, yutuverir insanı maazallah. Kıyısında teselli bul ve sıkılana kadar seyret Tortum'u. Gölün sonuna ulaşırsan cılız bir şelaleyle karşılaşırsın. Bir zamanlar 52 metreden dökülen dev şelaleden artakalan o su. Şelalenin tüm suyu hidroelektrik santralında kullanılıyor artık.
    Aç gözlerini, doğuda o kadar çok gezilip görülecek yer var ki, hayal etmeyi bırak. Çadırını, uyku tulumunu al, sırt çantanı hazırla. Sırt çantalı turistlerden neyin eksik senin? Henüz beton binalar dikilmeden, turizm adına doğa ve tarih katliamı yapılmadan, suyu, havası kirletilmeden, cömertliği, misafirperverliği bitmeden evvel, el değmemiş doğasından, yitirilmemiş dostluğundan sen de nasibini al. Al ki anlatacak hikâyelerin, seni hiç unutmayacak dostları olsun.
     

Bu Sayfayı Paylaş