Günah Hayaline Bile Girmesin(2 güzel hadis ve açıklaması)

'Sünnetler & Hadisler' forumunda HÜZÜN_LÜ tarafından 25 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Günah Hayaline Bile Girmesin(2 güzel hadis ve açıklaması) konusu
    Günah Hayaline Bile Girmesin..


    Allah Resûlü, bir hadislerinde, insanın kötülüğe niyet edip yapmadığı zaman, bir sevap kazanacağını; başka bir hadislerinde ise fenalığa niyet edip yapmadığı halde günah kazanacağını bildirir.

    Bu iki hadiste kastedilen mânâ telif edildiği zaman, birinci hadisin bizim gibi avam insanlara karşı söylenmiş; ikinci hadis-i şerifin ise Allah tarafından bol bol lütuflarla serfiraz kılınmış ve o lütuflar helezonunda yükselmiş insanlara yöneltilmiş bir hitap olduğu anlaşılır. Çünkü o insanın fenalıkları zihninde tasavvur etmesi bile, Allah'a kurbiyetle telif edilemeyeceğinden o, aksi bir hükümle cezalandırılır. Yine önemli (önemli olduğu kadar kudsî) bir mekânda bulunup kendilerinden sadece okuma, düşünme, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışmakla Allah'a kurbiyet kesbetme beklenen insanların, bu türlü fısk u fücura girmesi, çarşıya-pazara çıktıklarında gözlerine dikkat etmemeleri, Allah'ın kendilerine karşı onca hıfz, himaye ve kelaetine saygısızlık olacağından, daha büyük tokatlara sebep olabilir. Onlar, bu türlü şeylere maruz kaldıklarında, şeytandan bir ok yemiş gibi hemen Allah'a teveccüh etmeli ve, 'Estağfirullah Ya Rabbi!' demelidirler...

    Bir diğer husus da şudur, kasdî ve iradî olmaksızın, vazife icabı bu türlü şeylere tevessül eden Müslümanlar hakkında sû-i zan etmemiz hiçbir zaman doğru olmaz. Zira bu insanlar, vazife icabı toplumun içine girmekte ve görevlerini ancak bu şekilde yürütebilmektedirler. Dolayısıyla, 'Toplumun içinde kalıp da ondan gelenlere katlanmak, tek başına olmaktan daha hayırlıdır.' hadisi, onlar için bir sığınak sayılabilir. Böyle bir hayır arama düşüncesiyle, ister okulda talabe ya da hoca olarak görev yapsınlar, ister çarşıda esnaflık, isterse başka yerde çalışsınlar, kasdî olarak bu türlü şeylere tevessül etmedikleri müddetçe, tıpkı sokakta gezerken paçalara sıçrayan çamurun namaza engel olmadığı gibi bu durum da onlar için sorumluluk vesilesi olmaz.

    Fakat bir mecburiyet olmadan, kasdî ve iradî olarak bu tür günahlara kapı aralanırsa, o zaman da Cenâb-ı Hak burada sormasa bile, âhirette sorabilir; dünyada sorulması ehven; ahirette sorulması ise daha eşed/şiddetlidir. Dolayısıyla, özellikle Cenâb-ı Hakk'ın has dairesi içinde bulunan kişilerin, içtimaî münasebetlerinde olabildiğince dikkatli olmaları ve iktisat etmeleri gerekmektedir. Bu sebeple bu mevzuda hassasiyet gösterenleri hafife almak kesinlikle doğru değildir.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş