Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov

'Kitap, Resim ve Dergi' forumunda KaRDeLeN tarafından 27 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov konusu Cengiz Aytmatov Gün Olur Asra Bedel kitap tanıtımı - kitap özeti



    Kitabın künyesi

    Üretici :Ötüken Yayınevi
    Türü: Dünya Edebiyatı
    Basım Yeri: İstanbul
    Basım Tarihi: 2010-4
    Basım: 1.
    Sayfa Sayısı: 420
    Dili: Türkçe
    Kapak: Karton Kapak
    Ebat: 120 x 195
    Barkod: 9789754370539


    Kitap hakkında


    Cengiz Aytmatov’un bütün dünyada geniş yankılar uyandıran bu romanı, yürek paralayan, tüyler ürperten bir haykırıştır. Fakat umutsuz bir çırpınış değil, aynı zamanda tutsaklığa karşı bir meydan okuyuştur…

    Romanın kahramanı Yedigey Cangeldin, cepheden döndükten sonra, Kazak bozkırlarında küçük bir aktarma istasyonunda çalışmaya başlar. Burada tanık olduğu ve uzak geçmişine çağrışım yapan olaylar, gerçekte bir siyasi rejimin gümbür gümbür çöküşünün nedenleridir.

    Aytmatov, kaçınılmaz olan bu çöküşü eserleriyle hızlandıran yazarların başında gelir. Yedigey, ölen emektar arkadaşı Kazangap’ın cenazesini mezarına götürürken, kendisinin ve milletinin geçmişini, acı-tatlı, düşündürücü yanlarıyla bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün “asra bedel bir gün olur” onun için. Sevdikleri kişinin cenazesini Nayman’ların kutsal mezarlığına götürdükleri zaman, orada bir uzay üssünün kurulmuş olduğunu görürler ve cenazenin gömülmesine izin verilmez. Öte yandan, Rus-Amerikan ortak araştırması sonunda kozmonotlar, uygarlık düzeyi Dünyanınkinden çok daha yüksek bir gezegen keşfederler. Bu gezegende yaşayanlar dünyalılarla ilişki kurmak isterler. Fakat daha yüksek bir uygarlığı, daha iyi bir yönetimi kendileri için zararlı gören dünyalı yöneticiler bu isteği reddederler.

    Kurgu-bilime dayanan bu bölüm, eseri asla bir kurgu-bilim romanı haline getirmez. Yazar bu eserde, geçmişi, bugünü ve yarını bir arada gözler önüne sermek ustalığı gösterir… Romanda derin ve temiz aşklar, efsane ve masallar, KGB’nin acımasız uygulamaları, okuru heyecandan heyecana sürükler. Aytmatov, o eşsiz anlatım gücü ile “insanlarımızı mankurt olmaktan kurtaralım” mesajını vermektedir. Neden mankurt? Bunu romanda anlatılan bir Nayman efsanesinden öğreniyoruz: Juan-Juan’lar, tutsak ettikleri genç savaşçılara, akıl almaz bir işkence usulü ile geçmişlerini unuttururlar. Geçmişini unutan tutsak, artık bir “mankurt”tur. Anasını babasını, çocuklarını bile tanımaz. Yeni efendisinin emriyle ve ona yaranmak için öz anasını öldürmekten çekinmez… Bu kadar da değil… Aytmatov, birbirinden ilginç ve sürükleyici konuları bütünleştirerek sunmasını en iyi bilen yazardır.

    Kitap kapağı

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş