Gülün Yari Efendim

'İlahi Sözler Ezgiler' forumunda Dine tarafından 31 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gülün Yari Efendim konusu Söz biter; hıçkırığa boyanır birgün daha
    Sûret-i cemalimde mahzun çocuklar çağlar
    Benden alır hüznünü seni görmemiş saha
    Fikrimin hicretine tam on dört asır ağlar

    ...........................Efendim! An yaralı bu güz sensiz hastadır
    ...........................Semalarda titreşen dualarım yastadır

    Toplanır birer birer deryasına seherin
    Nurundan almak için rûhanî güvercinler
    Bilmezler günah nedir; nerde izi kahırın
    Sesini duyamayan kalbim elimde inler

    ...........................Efendim! Dil isyanda zikre seni katıyor
    ...........................Halbuki yüreğimde kaç bin Leheb yatıyor

    Kutlu varoluşların en mukaddes olanı
    Duası Abdullah'ın Amine'nin rüyası
    Sen ey ana rahminin boynu bükük kalanı
    Cihânşumul doğumun en haşmetli ziyâsı

    ...........................Efendim! yokluğunun diğer adıdır ziyan
    ...........................Varlığını haykıran sözlere emridir; yan!

    Sen ki Kureyş müjdesi gonca gonca açılan
    O İlahi rahmetin merhamet yüklü gizi
    Bir feth-i mübîndin ki karanlığa saçılan
    Bitmedi bitmeyecek zulme verdiğin sızı

    ...........................Efendim! sensizliğim tüketti nedenimi
    ...........................Istırap katre katre sarıyor bedenimi

    Yaralı yüreğiyle yağmurları ağlattı
    Ardından bakıp kalan gül Mekke sokakları
    Gizli bir inilti ki derdi öze bağlattı
    Yılların firâkıyla ağrıdı şakakları

    ...........................Efendim! kir ve kan'dır çağın yüzünden sızan
    ...........................Nasıl şaşırıp kaldı yönü kefensiz mizan

    Hani âli bayramı yaşamıştı Medine
    Râm olup varlığına kurtulurken yoklardan
    Ve takvâ yazar iken canını yüce dine
    Hala utanır Taif yürüyen ayaklardan

    ...........................Efendim! Kör iz'anla emrine uyamadım
    ...........................Düştüm de yollarına kokunu duyamadım

    Bilallerin göğsünde iman ederken taşlar
    Onunla haykırdılar; Allah Resûl ve Ehad
    Hûşu hakikatine nasıl koşmuştu başlar
    Kanını toprağına değdiremedi Uhud!

    ...........................Efendim! sûretinle ifşa oldu nur nişan
    ...........................Sırtındaki mühürde hayat buldu sonsuz şan!

    Ne güzel gülümserdin Ayşe'nin iffetine
    'Beni nasıl sevdin? ' e cevabındı; kördüğüm
    Çölde kumlar şahitti sevdanın saffetine
    Şimdi bir masal gibi kitaplara sorduğum

    ...........................Efendim! Kutlu çilen dokunmadı çamura
    ...........................Güzel ahlâk verilmiş özündeki hamura.

    Ellerim bir güzide yakarışın kelamı
    Mazide nefes alan çöllere hasret sürgün
    Muazzam çığlıkların yönü meçhûl selamı
    İşte hicrana perde ihtiyâr gece ve gün


    ...........................Efendim! Bilemedik niye güzeldir güller
    ...........................ve o lâtif gülleri koparamayan eller.




    Nuray Alper ​
     

Bu Sayfayı Paylaş