Gözlerinden Kayan Binbir Yıldız Masalları

'Şiirler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 7 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Gözlerinden Kayan Binbir Yıldız Masalları konusu
    Gözlerinden Kayan Binbir Yıldız Masalları

    Gözlerinde uyuttuğu yıldızlar adına
    ‘ Biz O’nunla karadelik gibiydik ‘ diyen Işıl’a...

    İntiharın eşiğinden döndüm az önce
    saat gece yarısını vurduğundan
    eşiğe takılı kalan ponponlu terliklerim
    bir masal saçmalığına kurban gitti
    kırılmıştım
    tüm kırılmışlıklarımı üst üste dizmiş
    dipsiz bir uçurum kıyısından kendimi bırakmaya hazırlanıyorken
    dur bile demeyen Pollyanna'dan dost olmazdı anladım
    içinde besle büyüt yıllarca
    kendi infazına göz yumsun
    Bugün Pollyanna'ya rest çektim bayım
    büyükannemin kılığına bürünse de
    açmayacağım hiçbir masal kapımı

    Masalların acıtan taraflarını törpülemeye kalktım az önce
    gerçeklerin keskinliği size zarardı bayım
    en az Pollyanna kadar kırgındım size
    eski kırık kalbini getirene yenisini veren bir kampanya da yoktu üstelik
    umudumun yırtık zarını güzel yalanlarla yamaladım
    dikiş yerleri siz kanadı bayım
    bir film şeridi gibi gözümün önünden geçerken aldanışlarım
    acilen hayatıma cüzi dozda şiir almalıydım

    Şiiri fazla kaçırdığım bir akşamda
    kendimden geçiyordum
    size uğradım
    çok kalmayacaktım
    mevsimsizliğime dokunurken
    güzden geçtiğinizi söylediniz
    her akşam aynı satır başında buluştuk sonralarda
    kağıttan uçaklar yapıp
    cam kenarında afili bir yere iliştirip aşkımı
    gönderdim yüreğinize
    paragraflar boyunca seviştik sonra
    bütün imla suçlarını işliyorduk
    failiydik kusursuz imhaların
    de’ler ve ki’ler ayaklandılar
    virgüller aşktandı[​IMG] dokunmadık
    önümüze gelen noktaya kaç sille
    sayamadık

    Aşırı dozda şiirler almıştık yine
    paranaaa aralarını boşaltmaktan aranan iki zanlıydık
    - ' mevsimsiz[​IMG] zamansız aşka yardım ve yataklıktan ... ' -
    ojelerini bozduğumuz tırnak işaretleri arasında yer alıyordu isimlerimiz
    iğne deliğinden cennetler geçirirken biz
    kimin umrundaydı

    Şiirlerin masallara bulaştığı bir anda
    miş'li zamanların laneti düştü üzerimize
    elimiz kolumuz bağlandı dilek kiplerinde
    mutlu sona doğru
    bir cümleden diğerine geçerken nefes nefese[​IMG] kan ter içinde
    azami hız sınırını aşmaktan yargılanacaktık bir de

    Yıldızların kuyruklarının kesildiği hecede soluklanırken
    kimliği bilinmeyen mevsimlerce ateşe verilmişti masallar
    aşkın kan kaybeden apoletleri düşüp kırılırken
    ' Güz sadece bir mevsim değil 'diyordunuz bayım
    gözlerimden dökülen yıldızlar avuçlarınızdan kayarken
    tutmadığınız her dilek kendi mezarını kazıyordu

    Koynumda beslediğim ihtimal mevsimsizliğe büyüyorken
    kollarımı açabildiğim kadar sevmiştim sizi bayım
    boyumca yalnızlığım var şimdi
    DNA'sı ihanetin Güz’e dönümü

    Ben sizden geçiyordum bayım
    bir şiire uğradım
    düştüğümde beni gördünüz sandığım
    kör kuyuydunuz
    Güz bir mevsim değildi anladım;
    gözlerime inen perdede sahnelenen aldatılışım[​IMG]
    kırılmışlıklarımdan görünmeyen mutsuz sonsuz masallarım...

    Dip bucak temizlik yapmaya karar verdim masallarda
    ne Pamuk Prenses'in çürüyen elması kaldı
    ne Hansel ile Gratel’in ekmek parçalarını yiyen kuşların pisliği ormanda
    ne Pinokyo’nun tahta tozları arasında yalanları
    ne de külleri Pollyanna'nın
    intiharın eşiğinden dönerken bayım
    içimde kalan siz kalıntıları
    bir şiirde can verecekti

    Şiirden de geçtim bayım
    kendime geldim
    masallar duruyordu
    siz yoktunuz




    Altşiir : Güz keşke bir mevsim olsaydı.
    Hazan’dan Zemheri’ye geçerdi.
    Hiç değilse...


     

Bu Sayfayı Paylaş